Güzellik merkezinde yanık kâbusu! Epilasyon sırasında yandı, ne tedavisi yapıldı ne de iade alabildi... Mağdur tüketici ne yapmalı?
Hurriyet sayfasından alınan bilgilere göre, Ankara24.com açıklama yapıyor.


Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
İstanbul’da faaliyet gösteren bir güzellik merkezinde epilasyon işlemi sırasında vücudunda 2. derece yanıklar oluştuğunu belirten bir vatandaş, yaşadığı mağduriyeti sosyal medya hesabından duyurdu. Tedavi masraflarının karşılanması ve sözleşmenin feshi taleplerinin kurum tarafından reddedildiğini ifade eden mağdur, adli rapor alarak resmi makamlara şikâyette bulundu. Tüketici haklarının ihlal edildiğini ve kendisine sözleşme nüshası teslim edilmediğini vurgulayan kullanıcı, yetkili bakanlıkların güzellik merkezine yönelik inceleme başlatmasını talep etti.
Sosyal medyada çığ gibi büyüyen bu mağduriyet iddiaları ve güzellik merkezlerindeki denetimsizlik tartışmaları üzerine merak edilen tüm hukuki boyutları Avukat Elvan Kılıç değerlendirdi.
SÖZLEŞME VEYA MAKBUZ VERİLMEMİŞSE NE YAPILMALI?
Sosyal medyaya yansıyan olayda tüketicilerin sıklıkla karşılaştığı "Elimizde sözleşme yok, bir şey talep edemeyiz" algısına değinen Elvan Kılıç, tüketicinin elinde sözleşme bulunmamasının hakkının olmadığı anlamına gelmediğini belirtti.
Ödeme ve iletişim kayıtlarının da hukuken delil niteliği taşıdığına dikkat çeken Kılıç, sözleşmenin veya faturanın teslim edilmemiş olmasının tüketicinin yasal haklarını ortadan kaldırmayacağını söyledi.
Hizmet ilişkisinin banka veya kredi kartı ödemesi, POS kaydı, WhatsApp yazışmaları, randevu kayıtları, SMS ve e-postalar, tanık anlatımları hatta işletmenin kendi kayıtlarıyla dahi ispatlanabileceğini vurgulayan Kılıç, üstelik sözleşmenin niteliğine göre tüketiciye bir nüsha verilmesinin ayrıca yasal bir zorunluluk olabileceğinin altını çizdi. Dolayısıyla işletmenin "elinizde sözleşme yok" diyerek sorumluluktan kurtulmasının mümkün olmadığını ifade etti.
ÜCRET İADESİ VE SÖZLEŞMENİN FESHİ İSTENEBİLİR
Epilasyon uygulamalarında ortaya çıkan zararların hukuki niteliğini açıklayan Kılıç, ikinci derece yanık gibi bir sonucun somut olayın özelliklerine göre ayıplı hizmet iddiasını son derece güçlü hâle getirdiğini belirtti.
6502 sayılı Kanun uyarınca tüketicinin; hizmetin yeniden görülmesi, ayıp oranında indirim veya sözleşmeden dönerek ödediği bedelin iadesini talep edebileceğini ileten Kılıç, sözleşmeden dönme tercih edilmişse kanunun ödenen bedelin derhâl iadesini öngördüğünü kaydetti. Tüketicinin bu hakların yanında ayrıca zararlarının tazminini de isteyebileceğini belirten Kılıç, sürecin hukuki adımlarını şöyle özetledi:
“Talebin önce işletmeye yazılı olarak yöneltilmesi ispat bakımından doğru olacaktır. Sonuç alınamaması halinde 2026 yılı itibarıyla 186.000 TL’nin altındaki tüketici uyuşmazlıklarında Tüketici Hakem Heyetine, bu tutarın üzerindeki uyuşmazlıklarda ise dava şartı arabuluculuk sonrasında tüketici mahkemesine başvurulması gerekir. Tüketici yalnızca parasını geri istemekle kalmayıp, ayıplı hizmet nedeniyle uğradığı zararı da ayrıca talep edebilir.”
TEDAVİ MASRAFLARI GÜZELLİK MERKEZİNDEN TAZMİN EDİLEBİLİR
İşlem sonrası oluşan tıbbi masrafların karşılanıp karşılanamayacağına ilişkin soruya yanıt veren Avukat Elvan Kılıç, yanığın tedavisi nedeniyle yapılan hastane, doktor, ilaç, krem ve benzeri zorunlu giderlerin maddi zarar kapsamında yer aldığını doğruladı. Türk Borçlar Kanunu’nun bedensel zararlar içinde tedavi giderlerini ve varsa kazanç kaybını açıkça saydığına dikkat çeken Kılıç, ancak harcama ile epilasyon işlemi arasında illiyet bağının bulunması şartına işaret etti.
Kılıç, “Bu nedenle ilk yapılması gerekenlerden biri yanığın gecikmeden bir sağlık kuruluşunda kayıt altına alınmasıdır. Hastane raporları yanığın derecesini ve oluşum zamanını, reçete, fatura ve ödeme belgeleri ise zararın miktarını ispat açısından son derece önemlidir. Yanığı fotoğraflamakta önemlidir ama hastane raporu çok daha önemlidir. Zarar mutlaka tıbben kayıt altına alınmalıdır” ifadelerine yer verdi.
MANEVİ TAZMİNAT HAKKI VAR MI?
“Yanık, ağrı veya kalıcı iz nedeniyle manevi tazminat istenebilir mi?” diye sorduğumuz Elvan Kılıç, “Evet. Bir güzellik işleminin sonucu kişinin bedeninde kalıcı iz bırakıyorsa mesele artık yalnızca hizmet bedeli değildir. Kişinin bedensel bütünlüğü söz konusudur. Bedensel bütünlüğün zarar görmesi manevi tazminat hakkı doğurabilir. Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi, bedensel bütünlüğü zedelenen kişiye olayın özelliklerine göre uygun miktarda manevi tazminat verilmesine imkân tanıyor” dedi ve ekledi:
“Mahkeme, yanığın derecesini, tedavi süresini, çekilen acıyı, iz veya renk değişikliğinin kalıcı olup olmadığını, vücudun hangi bölgesinde bulunduğunu, kişinin yaşı ve günlük yaşamına etkisini ve olayın bütün özelliklerini değerlendirir. İş gücü ve kazanç kaybı ise esas olarak ayrıca maddi tazminat kalemidir.”
YANLIŞ CİHAZ VEYA EHLİYETSİZ PERSONEL NEDENİYLE YANIK OLUŞMASI SUÇ MUDUR?
Elvan Kılıç, somut olayda gerekli dikkat ve özen gösterilmemesi nedeniyle kişinin yanmasına yol açılmışsa Türk Ceza Kanunu’nun 89. maddesindeki "taksirle yaralama" suçunun gündeme gelebileceğini açıkladı. Yanlış cihaz kullanılması, cihazın yanlış ayarlanması veya gerekli eğitime sahip olmayan kişinin uygulama yapmasının ceza soruşturmasında özellikle değerlendirileceğini belirten Kılıç, tüketicinin Cumhuriyet Savcılığına şikâyette bulunabileceğini aktardı.
Elbette ceza sorumluluğunun otomatik olmadığını hatırlatan Kılıç, uygulamayı kimin yaptığı, hangi cihazın hangi ayarda kullanıldığı, özen yükümlülüğüne uyulup uyulmadığı ve yaralanmayla işlem arasındaki nedensellik bağının adli soruşturmayla belirleneceğini ifade etti.
TÜKETİCİLERİN BAŞVURABİLECEĞİ KURUMLAR VE ŞİKÂYET YOLLARI
Mağdur olan tüketicilerin haklarını arayabilecekleri mercileri sıralayan Avukat Kılıç, tazminat için tüketici yollarına, ruhsat ve cihaz ihlalleri için belediye ve sağlık idaresine, suç varsa savcılığa başvurulabileceğini ve bu yolların birbirinin alternatifi olmadığını söyledi.
Kılıç şu bilgileri verdi:
-- Güzellik salonları sağlık kuruluşu değildir ve esas olarak belediyeler tarafından ruhsatlandırılan işyerleridir. Bu nedenle ruhsat ve faaliyet şartlarına aykırılıklar ilgili belediyeye bildirilebilir.
-- Cihazların mevzuata uygunluğu ve tıbbi işlem sınırının aşılması konusunda İl Sağlık Müdürlüğüne, gerektiğinde İlçe Sağlık Müdürlüğüne de başvurulabilir. Sağlık sistemiyle ilgili yetkisiz uygulamalar ayrıca SABİM 184 veya CİMER üzerinden bildirilebilir.
-- Ayrıca, mevcut yönetmelik güzellik salonlarının denetiminde İl Sağlık Müdürlüğü temsilcisinin de bulunmasını ve cihazlara ilişkin teknik bilgilerin İl Sağlık Müdürlüğüne bildirilmesini öngörüyor.
Türk Dermatoloji Derneği ile Türk Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği, güzellik salonlarında epilasyon cihazlarının kullanımına imkân veren yönetmeliğin iptali için 2017 yılında dava açmıştı. Danıştay 10. Dairesi, dermatolog ve estetik cerrahların açtığı davada, güzellik salonlarında birtakım cihazların kullanılmasına izin veren yönetmeliği 2020 yılında iptal etmişti. Daire, 30 Mart 2017’de Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmeliğin iki maddesini de iptal etmişti.
DERMATOLOG YOKSA EPİLASYON HUKUKA AYKIRI MI?
Güzellik salonlarında lazer kullanımının yasal olup olmadığına ilişkin kamuoyundaki kafa karışıklığına açıklık getiren Avukat Elvan Kılıç, bu konuda önemli bir ayrım yapılması gerektiğini dile getirdi.
Danıştay 10. Dairesinin 2020 tarihli iptal kararının tek başına güncel hukuki durumu göstermediğini söyleyen Kılıç, bu kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından 18 Nisan 2022’de bozulduğunu söyledi. Kurulun, tıbbi işlem yapılmaması ve cihazların denetime tabi olması koşuluyla IPL kullanımına imkân veren düzenlemeyi hukuka aykırı bulmadığını ifade etti.
Ardından 25 Ağustos 2022 tarihli yönetmelik değişikliğiyle konunun yeniden ve daha ayrıntılı biçimde düzenlendiğini belirten Kılıç, güncel yasal çerçeveyi şu sözlerle detaylandırdı:
“Bugün güzellik salonlarında, 600–1200 nanometre aralığındaki IPL ile yalnızca epilasyon amacıyla üretilmiş ve 20 J/cm² enerji sınırını aşmayan seri atışlı diode lazer ekipmanı, mevzuatta öngörülen belge, bildirim, teknik rapor ve personel şartlarıyla kullanılabiliyor. İşlemi yapan güzellik uzmanının da gerekli mesleki yeterliliğe sahip olması gerekiyor. Dolayısıyla ‘dermatolog yoksa epilasyon mutlaka hukuka aykırıdır’ demek güncel mevzuat bakımından doğru değildir."
Ancak sınırın çok net olduğunun altını çizen Kılıç; güzellik salonlarında lazer veya IPL ile akne, cilt yenileme, damar veya pigment tedavisi gibi tıbbi işlemlerin yapılamayacağını, hatta salonda hekim çalışıyor olsa dahi tabip yetkisindeki tıbbi ve invaziv işlemlerin gerçekleştirilemeyeceğini belirtti.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:44
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 02 Ekim 2026 10:18 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















