Güllü’nün ölümünde hesap günü! Tuğyan ikinci kez hakim karşısına çıktı: Karar bekleniyor!
Ankara24.com, Sabah kaynağından alınan verilere dayanarak duyuru yapıyor.
Türkiye'nin yakından takip ettiği şarkıcı Güllü'nün ölümüne ilişkin davada gözler ikinci duruşmaya çevrildi. Annesinin ölümüyle ilgili davada tutuklu yargılanan Tuğyan Ülkem Gülter, bugün Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yeniden hakim karşısına çıktı. Duruşmada tutukluluk durumuna ilişkin nasıl bir karar verileceği merak ediliyor.
TUTUKLULUĞUN DEVAMINA KARAR VERİLMİŞTİ
Şarkıcı Güllü, 26 Eylül 2025'te Yalova'nın Çınarcık ilçesinde bulunan evinin 6'ncı katından düşerek hayatını kaybetti. Güllü'nün ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmanın ardından açılan davada, kızı Tuğyan Ülkem Gülter'in yargılanmasına devam ediliyor.
İKİNCİ DURUŞMA BAŞLADI
Güllü'nün oğlu Tuğberk Yağız Gülter, avukatı Rahmi Çelik ile Yalova Adliyesi'ne geldi. Tuğberk Yağız Gülter soruları yanıtsız bırakırken, avukatı Rahmi Çelik, "Kararın çıkması konusunda deliller toplanmıştır. Kararın çıkmasını bekliyoruz. Mahkeme karar verecektir. Biz de bekliyoruz. Sürprizlerle hareket etmiyoruz. Yargılama sonucunu hep birlikte göreceğiz" dedi.
BUGÜN KARARIN ÇIKMASI BEKLENİYOR
Duruşmada nihai karar çıkabileceği yönündeki beklentilere rağmen, mahkeme heyetinin yargılamaya devam etme veya duruşmayı başka bir tarihe erteleme ihtimali de bulunuyor. Davanın seyrini etkileyecek gelişmeler için gözler Yalova Adliyesi'ne çevrildi.
GÜLLÜ'NÜN OĞLU TUĞBERK YAĞIZ GÜLTER ADLİYEYE GELDİ
Davanın ikinci duruşması Yalova 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde başladı. Duruşmaya tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter, şarkıcı Güllü'nün oğlu Tuğberk Yağız Gülter, eski menajeri ve asistanı Çiğdem Emir Deniz ve taraf avukatları katıldı.
TUĞYAN ADLİYEYE AYNI KIYAFETLERLE GELDİ
Tuğyan Ülkem Gülter'in avukatı Merve Uçanok ise adliyeye birinci duruşmada giydiği kıyafetlerin aynısıyla korumalar eşliğinde geldi
SAVCI MÜTALAASINI AÇIKLADI
Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. İlk duruşmadaki mütalaasını yineleyen savcı, Güllü'nün kızı tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter'in (28), 'Tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasını istedi.
"SULTAN'IN DA YARGILANMASINI TALEP EDİYORUZ"
Güllü'nün kardeşi Kader Tut'un avukatları olay gecesine ait kamera görüntülerine ilişkin sunduğu raporda, "Güllü'nün lavaboya girdiği sırada Tuğyan'ın Sultan'a 'Şişt, şişt, Malkata'yı açalım öyle oynasın' dediği, Güllü'nün lavabodan çıktıktan sonra 'Aç, aç, aç' diye seslendiği ortaya çıkıyor. Sanık burada Sultan ile birlikte hareket etmiştir. Sultan'ın tanık değil, sanık olması gerekmektedir. Sultan ifadesinde doğruyu söylüyor ancak eksik söylüyor. Biz sanığın 'Üst soya karşı kasten planlayarak öldürme' suçundan cezalandırılmasını, Sultan'ın da yargılanmasını talep ediyoruz" ifadelerine yer verdi.
TUĞYAN GÖZYAŞLARINI TUTAMADI
Tuğyan Ülkem Gülter'in duruşma sırasında gözyaşlarını tutamadığı görüldü.
'MÜVEKKİLİM TUTUP, ATTIYSA NEDEN ÜZERİNDE DNA'SI YOK'
Yalova'nın Çınarcık ilçesinde, 'Güllü' adıyla tanınan şarkıcı Gül Tut'un (52), 6'ncı kattaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetmesine ilişkin davanın ikinci duruşması, savcının esas hakkındaki mütalaasını açıklamasını ardından sanık avukatlarının savunmalarıyla devam etti.
Tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter'in avukatı Bayram Yılmaz, şarkıcının alkolün etkisiyle düşerek öldüğünü iddia ederek şunları söyledi:
"Güllü'nün alkollü olması olayın kaza olduğunu gösterir. Olay yerine keşfe gelenler kaydığını zapta geçirmiştir. Zeminde kayganlaştırıcı olmayabilir ama zeminin kendisinde bir kayganlık vardır. Bu olayın kaza olma ihtimali katbekat arttırır. Müvekkilimizin üzerine atılı 'Hadi görüşürüz' sesinin kendisine ait olmadığı bellidir. Bir insanın sesini en yakınındakiler bilir. Bir şarkıcının sesini de en iyi aranjörü bilir. Aranjörü de sesin Güllü'ye ait olduğunu belirtmektedir. Sol bacağındaki iz camın pervazına oturduğu sırada olmuş olabilir. Yüzünün oda içine dönük düşme olasılığı yüksek. Dosyada iki bilirkişi raporu var. İlk belgede Güllü'nün sol kalçasındaki morluğa bakarak pervaza yaslanması ve düşmüş olma ihtimali yüksek ama bilirkişi raporu yüzü dışarı dönük diyor bu imkansız. Benim müvekkilim tutup attı diyelim, neden müteveffanın üzerinde müvekkilimin DNA'sı yok? Neden tırnak aralarında swap izi yok? Bu kapsamda müvekkilimizin beraatini talep ediyoruz."
''HADİ GÖRÜŞÜRÜZ' KİLİT BİR SES'
Sanık avukatı Merve Uçanok da şöyle konuştu:
"Olayın oluş şeklini konuşmamız gerekiyor burada. Dosyadaki hukuki deliller, olaylar birebir ilişkilendirerek anlatılıyor. Bu olayda birtakım ihtimaller var. Bu ihtimaller değerlendirildikten sonra hiçbir şüpheye mahal verilmeyecek şekilde bir sonuca varılması gerekiyor. 'Hadi görüşürüz' kilit bir ses. Bu cümleden sonra düşme var. Bundan önce de kullanılan bir kelime var ve bu göz ardı edilmemeli. Çiğdem Emir Deniz burada tanıklık yaptı. Bu ses kaydını ilk dinlediğimde Tuğyan, Sultan ve Çiğdem vardı. Çiğdem direkt 'Bu Gülo'nun sesi' dedi. Bunu Sultan da sürekli Güllü'nün sesi olduğunu söylüyordu. Ses mühendisi aranjörü Mustafa Arapoğlu'na gittik. Stüdyodaydık. 'Bu Güllü'nün sesi' dedi. Aranjörü, 'Ben bu konuda mütalaa verebilirim' dedi. Tutuklama öncesinde Sultan ile aramızda bir mesajlaşma geçti. Bu sesin kafamda oturmadığını söylemiştim. 'O esnada o tarafa bakmıyordum. Duyduysam da hatırlamıyorum ' diye cevap verdi. Sonra 'Ama evet Gül annenin sesine benziyor ifademde de söyledim' diye söylüyor. Bu mesajları mahkemenize sunuyorum. Bu da kanıttır."
İDDİANAME 10 AYDA HAZIRLANMIŞTI
Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yaklaşık 10 aylık soruşturma sürecinin ardından hazırlanan 21 sayfalık iddianame, Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmişti.
"AĞIR MÜEBBET HAPİS" TALEP EDİLDİ
Güllü'nün kızı tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter hakkında, tasarlayarak yakın akrabayı öldürmek suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.
Tutuklu sanık Güllü'nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter savunmasında, "Suçlamayı kabul etmiyorum. İlk defa böyle büyük bir duruşmaya çıkıyorum. 10 aydır yaşadığım zorlu süreci anlatmak istiyorum. Aile hayatım, çocuğum, her şeyim sosyal medyada sayfa sayfa paylaşılıyor çok ağır itham altındayım. Ceza verilmiş gibi konuşmalar yapılıyor bundan çok rahatsızım kolay değil.
"EVE GELDİĞİMDE ANNEM YATIYORDU"
Sabah saatlerinde sultan ile dışarı çıktık. Kızımın bakıcısı kendi evinde baktığı için yeni bakıcı arayışındaydım. Eve gittiğimde Annem yeni bakıcı bulduğunu söyledi ve yeni bakıcı ile görüştük ve anlaşamadık. Sultan ile Yalova'daki eve geri döndük. Annemle hiçbir problemimiz yoktu. Eve geldiğimde annem yatıyordu. Odasına girdim günün kritiğini yaptık. Onun ne yaptığını sordum. Ben dışarı çıkalım dedim annem istemedi. Annem bankamatikten para çektirmişti, ona verdim.
"ANNEM BANA SÖYLENİYORDU"
Film izleyelim dedim, annem kendine masa kurdu şarap açtı. Ben iki üç kere telefonla konuşmak için odama gittim. Ben telefonla konuşurken annem bana söyleniyordu, içeri gidince film bitmişti duygusal müzik dinledik beraber kliplerini izledik. Hiçbir sıkıntımız yoktu. Sultan trafik kazası geçirdiği için kafasındaki izden dolayı takıntı yapmıştı ve bizde kalıyordu, odamıza geçtik ayna karşısına geçti. Odada Kervan ile konuşurken anneme "müziğin sesini kız" diyerek mesaj attım. Sultan Müzik açtı ben gardırobun orada ayaktaydım. Annem içeri girdi önce sultanı oynattı ardından beraber oynadık.
"ANNEMLE DİLİMİZİN KEMİĞİ YOKTU"
Ben arkam dönükken bir anda büyük bir ses geldi o anda ne olduğunu anlamadım, annem yoktu. Sultan'a koş diye bağırdım ve aşağı indik. Annem olay günü alkol almıştı odamızda yerde ıslaklık yoktu. Annemin arkadaşı medya önünde herkesin önünde Kervan'ı da hedef gösterdi. Tüm medya bana katil diyor. Kervan erkek arkadaşımdı. 2024'ten beri ilişkimiz var. Evliydi, annem zaten kabul etmiyordu. Annemle telefonla bile tartışsam Kervan yanımda oluyor buna şahit oluyor. Benim kimsem yoktu. Ben işe giderken annemle tartışırdık akşam üstü beni arar normal yaşantımıza devam ederdik. Annemle dilimizin kemiği yoktu. Bircan abla ile sürekli konuşmazdık. Eşiyle tartıştığında beni arar dertleşirdik. Annem vefat etmeden 2-3 ay kadar Bircan abla ile hiç görüşmedim zaten annem ondan da haz etmezdi. İfade vermeye geldiğimde bana bir şey gösterilmedi. Kiralık katil olayını kabul etmiyorum böyle bir şey olmadı.
"EĞER ANNEMİ GÖRSEYDİM..."
Karakolda bende çok baskı gördüm. Ben zaten yüksek sesi duyduğumda annem yoktu, kal geldi bana. Annemi görmüş olsaydım tutar engel olmaya çalışırdım. Evimizin içinde hep argo kelimeler vardı biz bunu tuhaf karşılamazdık. Bayramlarda annem hep küfürlü şarkılar söylüyordu. Sabah kavga eder akşam barışırdık biz bu duruma yargılamazdık" dedi.
"ŞAKALAŞMAK İÇİNDİ, ART NİYET YOK"
Tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter'in avukatı müvekkiline, "Kervan Eminoğluna gönderdiğiniz bir mesaj var. "Annem birazdan kendini atıyor" diye. Açıklaması nedir? Sorusuna cevap veren Sanık, "Dövme yaptırdım. Kervan kemiğin acımadı mı, çok güzel olmuş yazdı. Anneme gösterdim. Benim dövmemi ayak bileğine yazdırdın. Onun bileğine mi yazdırdın dedi. Ben de şakalaşmak amacıyla Kervana böyle söyledim. Art niyetim yoktu. "Vallahi annem ölüyor" mesajında ise annemle eve giren kargayı çıkarmaya çalışıyorduk Kervan'a kargayı attım. Annem o ara "hayırlı bir haber değil" dedi. Bende bunu kervana söyledim ve kervan bana dua et" dedi.
"HADİ GÖRÜŞÜRÜZ" SESİ ANNEME AİT"
Valizlerle Tuğba Yılmaz'ın evine neden gittiniz hakkınızdaki kaçma şüphesi için ne diyorsunuz sorusuna ise, "Kahve içmeye giderken Serhat "kafeye gidersek bizi çekerler" diyerek bir otele götürdü bizi. Odaya gittikten 5 dakika sonra alkol siparişi verilmiş. Konuşurken Serhat "Bizi dinliyor olabilirler telefonu kapatın" dedi. Serhat bize sürekli "toplum baskısı nedeniyle tutuklanacaksınız diyerek Dilan Polat'ı örnek veriyordu.
"MALKATA ŞARKISINIZ O ZAMANLARDA DİNLERDİK"
Serhat'ın bizi ses kaydı aldığını öğrendik. Kardeşim beni arayarak "gülerek nereye kaçıyorsun" dedi. Can güvenliğim nedeniyle annemin evine gidemiyordum. Kaçma şüphem yoktu valizlerimle tekrar Yalova'ya dönecektim. Rahmi amca bize "tutuklanırsanız 30 yıl yatarsınız" diyordu. Annem benim bir çocuk sahibi daha olmamı istemiyordu, annem kürtaj olmamı istemedi. Ses kayıtlarında ortaya çıkan "hadi görüşürüz" ses kaydı anneme ait, bana ait değil. "Malkata" şarkısını mutlu olduğumuz zamanlarda dinlerdik. O gün salonda da bu şarkıyı dinledik. Annem çok alkol içerdi ve keyfi içerdi, dengesini kaybederdi annem hep alkol içtiğine öyle olurdu o gün 3 şişe içmişti.
"ANNEMİN ÇOK KEZ DÜŞMESİ OLURDU"
Cenaze günü de sipariş verdiği 20'ye yakın alkol eve geldi. Sultanla beraber kalırdık, kaza yaptıktan sonra daha çok beraber kalmaya başladık. Evin camından bakınca Çiğdem ablanın salonunu görürdük. Annemin yükseklikten korkusu var aman cam var kesin gitmeyeyim demiyordu. "Annem atlamış" diyorsun soruna cevap veren sanık, "o an ne dediğimi tam hatırlamıyorum. Annemin çok kez düşmesi olurdu, benim bizzat şahit olduğum yok ama bizzat benim çalıştığım hastaneye getirilirdi" dedi.
"ANNEM DİJİTAL MERAKI İÇİN KAMERA TAKDIRDI"
Müşteki avukatının olay günü ilk verdiğiniz ifadede yanınızda olan iki avukat hakkında bilgi verebilir misiniz? Sorusuna cevap veren sanık, "Hukuki anlamda bir müdahaleleri olmadı, manevi olarak yanımda oldular. İfade verirken bana sakinleştirici iğne yapmışlardı"dedi.
"O MESAJLARI BEN SİLMEDİM"
Olay günü 6 kameradan 4'ünün neden kapalı olduğu sorusuna cevap veren sanık Tuğyan, "Olay günü mutfaktaki kameranın kapalı olması ketıl takılı olduğu için. Kameraların hiçbirini devre dışı bırakmadım. Anne kız arasında tartışmamız olurdu ama birbirimizden nefret etmezdik. Bircan ile mesajlaşmam yok o mesajları ben silmedim.
"ANNEMİN ODASININ KAPISINDA ŞİFRE VAR AMA..."
Tanık Bircan'a taziye sırasında "ben yaptım çok pişmanım" demedim taziyede hiç yalnız kalmadım. Annemin odasının kapısında şifre var ama çalışmıyor. Annem böyle şeylere çok meraklıdır. Tedirgin olduğu için değil, dijital şeylere merakı olduğu için kameraları taktırdı. Bu kameralara benim erişimim yok. Olaydan sonra Sultan Nur Ulu ile ifade için konuşmadık. Polisin engellemesine rağmen aşağıdan yukarı odama girerken kendimde değildim, bu görüntüyü de ilk kez cezaevinde bir kadın programında izledim.
Televizyonda gördükten sonra anladım. Annem İlker Karaman yüzünden tefecilere bulaştı. Annem İlker abiye zaten düşmandı. Annemin telefonunu kendi kullanırdı, "Cumhurbaşkanı diye" kayıtlı olan kişi teyzemdi. Annem telefonunu kimseye vermezdi" dedi.
Haber Girişi Buse Sever - Editör
#TUĞYAN ÜLKEM GÜLTER #YALOVA #GÜLLÜ
Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin
Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:43
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 09 Ekim 2026 12:17 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















