Gül kokulu sevgi diyarı
Ankara24.com, Sabah kaynağından alınan verilere dayanarak haber yayımlıyor.
Hac ibadeti için 15 gündür Mekke'deydim. Umre, nafile tavaf, hac gibi bütün ibadetlerimizi yerine getirdikten sonra veda tavafıyla en zor ayrılığı yaşamıştım. En büyük tesellim ise Peygamberimiz Hz. Muhammed'in (SAV) Ravza'sına gelecek olmamdı. Kâbe'de, Meke'de sık sık 'Peygamberimiz hicret ederken bu çok sevdiği şehirden nasıl ayrılabildi?' diye geçirdim içimden. Hiçbir veda onun vedası kadar zor olmamıştır...
KUTSAL GÖÇ HAREKETİ
Dün sabah otobüsle Medine'ye doğru yola çıktık. Yaklaşık 6 saatlik yolculuktan sonra Medine'deydik. Hz. Muhammed'in Mekke'den Medine'ye hicreti, 622'de Kureyşlilerin baskıları üzerine Mekke'den Medine'ye gerçekleştirdiği 450 kilometrelik kutsal göç hareketiydi.
EYÜP SULTAN MİSAFİR ETMİŞ
Medine'ye hicret ettiğinde, Medineli Müslümanlar tarafından büyük bir coşku ve sevgiyle kucaklanmış. Şehre girişinde Peygamber Efendimizi evlerinde misafir edebilmek için herkes devesinin yularından tutarak onu kendi mahallesine davet etmiş. Medine'de devesi Kasva, bugünkü Mescid-i Nebevi'nin bulunduğu boş arsaya çökmüş. Peygamber Efendimiz burada misafir olmak istemiş ve bu arsayı satın alarak Mescid-i Nebevi'yi yaptırmış. Devenin çöktüğü yere en yakın ev Ebu Eyyüb el-Ensari'nin eviymiş. Yani Eyüp Sultan Hazretleri. Peygamberimiz, Medine'deki ilk günlerinde onun evinde misafir kalmış.
BABAEVİNE GELMİŞ GİBİ
Ben de Peygamber ocağına geliyordum, 'Nasıl bir şehirdi acaba Medine?' diye aklımdan geçiriyordum. Kente girer girmez enerji yumuşadı. Medine, hicrette Peygamber Efendimizi de bağrına basmamış mıydı? Bir anda babaevinde gibi hissettim kendimi. Babası hayatta olmayanlar, babasızlığın acısını çok iyi bilir. Sanki yaslanacak dağın gitmiş, kanatların kırılmıştır. Babaevine gitsen de sanki her yer artık bomboş, eksiktir. Babam vefat edeli 5 yıl olacak. Ne zaman Edirne'deki babaevine gitsem hep bomboşum.
RAVZA'YA GİTTİK
Ama Medine'ye ayak basar basmaz sanki babaevindeyim. İçim sevgi ile dopdolu. Kalbim en büyük sevgiye kavuşmuş, kocaman olmuş gibi. Peygamber Efendimizin Ravza'sına koştuk hemen. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Diyarbakır'da Kuran kursu hocası olan Rukiye Yıldırım Hoca eşlik etti bize. Mescid-i Nebevi'de ilerlerken yatsı namazı başladı. Bir yandan Peygamber Efendimizin mezarının bulunduğu Yeşil Kubbe kendini gösterirken bir yandan Ravza imamının yatsı ezanı sesi yükseldi. Namazı saf tutarak cemaatle birlikte kıldık.
MİS GİBİ GÜL KOKUSU YAYILDI
Rukiye Hocamızla Ravza randevumuzla sırayla içeri alındık. Muhteşem ötesiydi. Mis gibi gül kokusu geldi burnuma. Zaten 'Biz gülü sen kokuyorsun diye sevdik Ya Resulullah' sözü de Efendimize olan derin muhabbeti ifade eden o kadar derin bir söz ki. Rukiye Hocamızla selam namazımızı kıldık.
İŞTE TAM ORADAYDIM
Medine'de, Mescid-i Nebevi'nin içindeki Ravza, Arapça'da "cennet bahçesi" demek. Ravza-i Mutahhara, Hz. Muhammed'in kabri ile minberi arasında kalan kıymetli bölgenin ismi. İşte ben tam oradaydım. Ne hissettiğimi kelimelerle anlatmak o kadar zor ki... Koca bir sevginin parçası olmak gibi.
'YEŞİL KUBBE'YE BAKIP AĞLIYORLAR
Buradan çıkarken zemzem ve hurma ikram ediyor görevliler, gözyaşını siliyor. Yeniden Mescid-i Nebevi'nin bahçesine çıktığımda, hacıların Yeşil Kubbe'nin karşısına oturup nasıl özlem ve sevgiyle baktıklarına şahit oldum. Hemşire Merve Yılmaz, hac ibadetini yapıp Peygamberimize koşanlardan. Gözyaşları içinde iziliyor Yeşil Kubbe'yi ve "O kadar zor ki ifade etmek. Gönlüm burada sevgi ve özlem dolu" diye anlatıyor. Zhanna Kezdikbayeva, Kazakistan'dan gelmiş. O da Yeşil Kubbe'nin başından hiç ayrılmıyor. Buradan ayrılmak gerçekten zor. Buradaki duygular kelimelere sığmıyor.
CENNET BAHÇELERİNDEN BİR BAHÇE
Peygamberimizin "Evimle minberimin arası, cennet bahçelerinden bir bahçe" dediği o özel yer, hac ve umre ibadetleri sırasında ziyaret ediliyor. Ben de Efendimizin kabri ile minberi arasında kalan o özel alanda, ilk önce Mescid'e saygı namazı kıldım. Ardından da şükür namazı. Peygamber Efendimizin minberi karşımda. Bir de 'ağlayan kütük' var. Hz. Muhammed, Mescid-i Nebevi'de hutbe okurken dayandığı hurma kütüğünün, minber yapılıp kütükten ayrılınca ağladığı söyleniyor. Burada kaldığım her dakika, her saniye, özlem, kavuşma, sevgi içeriyordu. Kokusuyla, her şeyiyle yumuşacık bir sevgi kalpleri sarıyor. Bir yandan da o hasret kalpleri acıtıyor, gözyaşları durmaksızın akıyordu.
#MEDİNE #MEKKE #PEYGAMBER EFENDİMİZ
Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin
Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:27
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 02 Haziran 2026 07:21 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















