Ankara24.com
close
up
Gizli görüşmeler, stratejik hamleler: Dengeleri değiştiren adım! İran görüşmelerinin gizli aktörü ne planlıyor?

Gizli görüşmeler, stratejik hamleler: Dengeleri değiştiren adım! İran görüşmelerinin gizli aktörü ne planlıyor?

Hurriyet sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com haber yayımlıyor.

ABD ile İsrail’in İran’a başlattığı savaşın ardından barış görüşmelerinin ilk turu 11 Nisan'da Pakistan’ın başkenti İslamabad’da yapıldı. İkinci tur için ise bekleyiş sürüyor. Şimdilik tıkanan barış görüşmeleri Pakistan’ın arabuluculuğunda sürüyor.

Görüşmelerin kilit ismi Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir için Trump, “En sevdiğim mareşal” diyor; İran-Pakistan ilişkileri ise arada inişli çıkışlı olsa da genel anlamda istikrarlı izliyor. Bölgede barış ve huzurun tesis edilmesi Orta Doğu’daki ülkeler başta olmak üzere herkesin temennisi ancak arabuluculuk rolünü üstlenen Pakistan’ın da bu rolden beklentileri olması muhtemel; en başta prestij tabii.

Peki, Pakistan arabuluculuktan ne elde etmek istiyor? Barış görüşmelerinin olumlu neticelenmesi, 900 kilometrelik bir sınırı paylaşan İran ile Pakistan’ın Belucistan’da da huzura kavuşmasını sağlar mı?

PAKİSTAN GENELKURMAY BAŞKANI ASIM MÜNİR ÖNE ÇIKIYOR

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi geçtiğimiz günlerde, ABD ile barış görüşmelerinin ikinci turunun çıkmaza girmesinin ardından İslamabad’dan ayrıldı ancak 24 saat içinde şehre geri döndü. Bu sefer Erakçi’nin görüşmek istediği kişi Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif değildi. Erakçi, bu gelişinde Pakistan Silahlı Kuvvetleri’nin başındaki isimle, Genelkurmay Başkanı Mareşal Asım Münir ile bir araya geldi. Münir, mevcut durumda Tahran ile Washington arasında mesaj taşıyabilecek tek kişi olarak görülüyor.

Müzakereler, İran ile ABD arasında diplomatik kapıların açılması için bir vesile şüphesiz, ancak bir yandan da ev sahibi Pakistan’ın güç yapısının yeniden dikkat çekmesine neden oldu. Pakistan’daki darbeci diktatör Pervez Müşerref’in 2008’de yönetimi sivillere devretmesinden bu yana “müesses nizam” -ordu için kullanılan pek çok kod addan biri- ülkeyi gölgelerin arkasından yönetmeyi tercih ediyor.

Mareşal Asım Münir, Başbakan Şahbaz Şerif gibi kamuoyuna konuşmalar yapmıyor fakat Donald Trump ve Erakçi gibi dünya liderleriyle saatlerce baş başa görüşmeler gerçekleştiriyor.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ve Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir, fotoğraf: AP

Münir, daha önce sadece 1958-1969 yıllarında yönetimde olan darbeci diktatör Eyüp Han’a verilen “mareşal” unvanını kabul etti. Ardından yeni ve uzun vadeli bir makam olan “Genelkurmay Başkanlığı” pozisyonunu oluşturarak bu koltuğa oturdu.

Pakistan Eski Finans Bakanı Müftah İsmail, “Trump, Münir’in ismini Başbakan’ın isminden önce yazıyor” diyerek, bunun da birçok Pakistanlı için ülkenin gerçeğini gösterdiğini söyledi ve devam etti:

“Bu gerçek de Mareşal’in Başbakan’dan daha güçlü olması ve daima son sözü söylemesi. Sivil kontrol ‘kurgusu’ sona erdi. Birileri buna inanmak istiyorsa veya inanıyormuş gibi davranıyorsa bu rolü sürdürmek artık daha zor.”

Gelelim müzakerelerdeki arabuluculuk rolüne… Mareşal Münir müzakerelerden barış ve huzurun yanı sıra ne istiyor? Pakistan’ın yakın vadede savaşın bitirilmesine her şeyden çok ihtiyaç duyduğu sır değil. Çünkü ekonomisi Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol ve doğalgaza dayanıyor. Trump da çok kısa bir süre önce, Tahran nükleerden vazgeçmediği sürece boğazın kapalı kalacağını söyledi. Boğazda gerginlik son günlerde artıyor. Pakistan’da ise hükümet şimdiden kemer sıkma önlemleri almak zorunda kaldı. Özel sektör haftanın dört günü çalışmaya başladı ve bazı okullar kapandı.

Pakistan’ın uzun zamandır tekleyen ekonomisini savaştan önce IMF kurtarma paketleri ve Körfez kredileri ayakta tutuyordu. Londra merkezli düşünce kuruluşu Chatham House’dan Farzana Shaikh, çatışmanın uzamasının bir “çökmeye” neden olabileceğini belirtti.

DOĞALGAZ BORU HATTI BİTECEK Mİ?

Münir’in istek listesinin başında ise yeni bir enerji kaynağı olduğu kanaati hakim. ABD yaptırımları, İslamabad’ın Körfez’den deniz yoluyla gelen ikmale bağımlılığını azaltacak İran-Pakistan doğalgaz boru hattının tamamlanmasını engelledi. Tahran sınırın kendi tarafındaki bin 100 kilometrelik hattı inşa etti ancak Pakistan kendi payına düşen 700 kilometrelik kısma henüz başlamadı. İran, 18 milyar dolarlık tazminat talep ediyor ve mahkeme kararının iki yıl içinde çıkması bekleniyor. Pek çok kişi Mareşal Münir’in projedeki yaptırımların gevşetilmesi için Beyaz Saray’daki konumundan faydalanmasını umuyor.

Diplomatik açıdan bakıldığında ise, barış süreci yeniden başlamasa bile Pakistan halihazırda bazı kazançlar elde etti. Müftah İsmail, Pakistan’ın uluslararası ilişkilerin merkezindeki rolünün psikolojik açıdan önemli olduğuna dikkat çekerek, sürecin küresel medyadaki Pakistan’ı “terörizm” odaklı açıdan ele alan anlatıyı değiştirdiğine işaret etti. Ayrıca, “baş düşmanı” Hindistan’ın “Pakistan’ı yalnızlaştırma” yönündeki temel dış politika hedefini de boşa çıkarmayı başardı.

YENİ İTTİFAKLARIN HAREKETLİLİĞİ

Diğer yandan, analistler bu merkezi rolün riskleri de beraberinde getirdiğini ifade ediyor. Mareşal Münir bir yandan Orta Doğu’daki bağların derinleştirilmesi için çaba harcarken, bir yandan da karmaşık rekabet ağında yolunu bulmaya çalışıyor.

Münir, geçen sene Suudi Arabistan ile bir savunma anlaşması imzaladı. İkisinden birine saldırı olması halinde iki ülkenin karşılıklı yardımlaşmasını öngören savunma anlaşması, “İslami NATO” benzetmelerine neden oldu. Pakistan’ın prestijini güçlendiren bu hamle, diğer yandan da Körfez’deki Pakistan’ın elinde bulunan gelişmiş Çin silahlarına ulaşılması isteğini de ortaya koydu (geçen sene Pakistan ile Hindistan arasında yaşanan savaşta Hindistan’ın Fransa’dan aldığı Rafales savaş uçağını Pakistan Çin yapımı J-10C jetiyle durdurmuştu).

Söz konusu ittifak, Pakistan’a büyük krediler sağlayan Birleşik Arap Emirlikleri’ni (BAE) endişelendirdi. Abu Dabi geçen ay aniden aldığı kararla Pakistan’dan 3,5 milyar dolarlık kredinin ödemesini talep etti. Bu talebin altında, BAE’nin bölgesel rakibi Riyad ile İslamabad’ın yakınlaşmasından doğan endişenin yattığı belirtiliyor. Financial Times’ın haberine göre, Abu Dabi’nin adımının ardında ayrıca Pakistan’ın arabuluculuk rolüyle İran’la fazla yakınlaşmasının yarattığı kaygı da yatıyor.

Öte yandan, Pakistan’ın Washington Büyükelçiliği, ABD’nin 1980 yılında İran ile diplomatik ilişkilerini kesmesinden bu yana İranlı diplomatlara ev sahipliği yaparak, görüşmeler için bir arka kapı kanalı sağlıyor. Yaklaşık 900 kilometrelik sınırı paylaşan İran ile Pakistan ilişkileri, sınır eyaleti Belucistan’dan dolayı da zaman zaman geriliyor. İran, 2024’ün Ocak ayında Pakistan’ın sınır eyaleti Belucistan’da Sünni Beluçların haklarını koruduğunu iddia eden Ceyşul Adl’e füze fırlatmıştı. İslamabad da buna İran sınırındaki hedefleri vurarak karşılık verdi ancak iki ülke hızla gerilimi düşürdü. ABD’nin İran’a savaş başlattığı sırada iki ülke arasında denge halihazırda yeniden tesis edilmişti.

Fakat savaş bölgedeki dengeleri tabii ki değiştiriyor. Pakistan’da yayın yapan Dawn gazetesinin yazarlarından Khurram Husain’e göre, Pakistan için en büyük etki, İran’ın devrimden bu yana hapsedildiği yaptırım duvarlarının arkasından çıkarak, bölgede büyük bir güç olarak belirmesi olacak.

Asım Münir ile ABD Başkan Yardımcı JD Vance, İslamabad'daki görüşmeler öncesinde el sıkışıyor, fotoğraf: AP

İslamabad geçtiğimiz günlerde, Çin gibi üçüncü ülkelerden İran’a gidecek mallar için altı yeni ticaret güzergahı açtığını duyurdu. Washington ve Hindistan’daki şahinler, Münir’i “ikili oynamakla” suçlayarak bu anlaşmayı İran’ın ABD ablukasını delme yolu olarak görüyor. Ancak Husain, mevcut kargo hacminin ablukada ciddi bir gedik açamayacak kadar küçük olduğunu belirtiyor.

Zaten analistler de bu adımın Washington’u kızdırma ihtimalinin düşük olduğu kanaatinde. Donald Trump konuyla ilgili açıklamasında, söz konusu güzergah hakkında “her şeyi bildiğini” söyledi ancak İslamabad’ın kendisine danışıp danışmadığını belirtmedi. Müftah İsmail de Pakistan’ın arabuluculuk rolünü tehlikeye atacak bir şey yapmayacağını dile getiriyor.

Güvenlik ve terör uzmanı Coşkun Başbuğ da Pakistan’ın menfaat elde etmek için araya girdiği kanaatinde olmadığını belirterek, şu bilgileri verdi:

“Türkiye-Pakistan dostluğu İslam dünyasındaki en kadim dostluklardan biri. Pakistan ile iyi bir dostluğumuz var. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da çok önem verdiği bir ülke. Pakistan bu sürece Türkiye’nin talebiyle girdi. Biz her ne kadar ortalıkta görünmesek de Pakistan’daki masayı tasarlayan ve Pakistan’ın orada olmasını sağlayan ana aktörüz; rolü Pakistan’a verdik.

Asım Münir, Türkiye ile 50’den fazla telefon görüşmesi yaptı. Dolayısıyla, yabancı basın organlarında çıkan ‘Pakistan bir menfaat elde etmek için arabuluculuk yapıyor’ tezine katılmıyorum.”

Herkesin arabuluculuk rolünü üstlenmek isteyebileceğine işaret eden Başbuğ, arabuluculuğun Pakistan açısından avantajını ise şöyle ifade etti:

“Barış anlaşması imzalanırsa bu süreç Pakistan ile İran’ı yakınlaştırır. İran’da masayı önceleyen taraf zaten bölge ülkeleriyle işbirliğinden yana. Erakçi’nin Pakistan ile görüştüğü hususlardan bir sonuç alınırsa İran-Pakistan yakınlaşması yaşanır ve bu yakınlaşma da Belucistan sorununun çözümü demektir.

İki ülke el sıkıştığı an burada kalıcı bir huzur başlar. Belucistan sorunu iki ülkeyi savaş noktasına getiren bir konu ve Türkiye araya girmeseydi çoktan savaşmışlardı. Barış görüşmelerinden bir sonuç alınırsa, ‘aramızdaki şu meseleyi de çözelim’ gibi bir yaklaşım görülmesi ihtimali kuvvetli. Pakistan illa bir çıkar gözetiyorsa, o çıkar bu olabilir.”

Daha fazla bilgi ve son haberler için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:97
embedKaynak:https://hurriyet.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 06 Mayıs 2026 07:07 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

ABD’den İran heyetine BM Genel Kurulu öncesi vize onayı

18 Eylül 2026 00:05see207

Kartal Avrupa da ava başladı! Fransızları bozguna uğrattı

18 Eylül 2026 00:00see196

Samsunsporlu Watt: Taraftara 3 puan hediye etmek istiyoruz

17 Eylül 2026 19:24see194

OFI Hoffenheim MAÇ SONUCU İşte OFI Hoffenheim maçı özeti ve golleri (UEFA Avrupa Ligi)

18 Eylül 2026 00:07see194

Beşiktaş a gol atan Abdallah ın piyasa değeri görenleri şaşırttı

18 Eylül 2026 00:04see193

Finike Devlet Hastanesi nde anne ve babasıyla aynı çatı altında çalışan doktor oldu

17 Eylül 2026 20:50see192

Menderes, Zorlu ve Polatkan ın idam edilişlerinin 65 inci yılı

17 Eylül 2026 10:17see191

Levent İnanır a eski eşi Neslihan Acar dan irade tepkisi

17 Eylül 2026 18:24see191

Orkun Kökçü: Evimizde, güçlü bir rakibe karşı güçlü başlamak zorundaydık

18 Eylül 2026 01:22see190

Milyonları ilgilendiren açıklama! Yeni infaz düzenlemesi geliyor

17 Eylül 2026 13:58see188

YAZICI, TARAYICI, 3B YAZICI, 3B TARAYICI VE ELEKTRONİK MALZEME SATIN ALINACAKTIR

18 Eylül 2026 00:20see182

Türkiye Danimarka kültürel miras iş birliği Cenevre de anlatıldı

19 Eylül 2026 00:00see163

Malatya da motosiklet sürücüsü ön tekeri havaya kaldırıp tehlikeli yolculuk yaptı

18 Eylül 2026 01:53see160

Sermaye piyasası soruşturması; Muhammed Yarız tutuklandı, 48 kişi hakkında yurt dışı çıkış yasağı

17 Eylül 2026 18:55see158

Mikroplastik detoksu: Vücudumuzu arındırmak mümkün mü?

17 Eylül 2026 14:09see157

Bruno Genesio dan istifa sorusuna yanıt!

18 Eylül 2026 02:17see157

Ernest Poku: Takım içinde her zaman yüzde 100 ümü vermeye hazırım

18 Eylül 2026 01:22see157

Çiğdem Yaylası nda nadir rastlanan baran engereği kamerada! Zehirli yılanı fark eden mantarcılar uzaklaştı

17 Eylül 2026 19:47see156

T.C. HAYMANA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNDEN / BAŞKANLIĞINDAN

18 Eylül 2026 00:34see155

Trump tan Grönland açıklaması: Süresiz anlaştık

19 Eylül 2026 01:34see153
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları