Gazze’nin gölgesi Siyonistleri boğdu Son 15 yılın en ağır tablosu İsrail ordusunda perde arkası felaket! Bülent Orakoğlu
Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak duyuru yapıyor.
Gazze’de akan kanın gölgesi şimdi İsrail ordusunun üzerine düştü. Son 15 yılın en ağır tablosunu ortaya koyan veriler, asker ve polis saflarında büyüyen psikolojik çöküşü gözler önüne serdi. Tel Aviv yönetiminin perdelemeye çalıştığı kriz artık saklanamıyor. İsrail merkezli Haaretz gazetesinin haberine göre, 2010’da ordu ve emniyet mensupları arasında intihar edenlerin sayısı 28 iken, 2011’de bu sayı 21 olarak kayıtlara geçti.
İSRAİL'DE GÖRÜLMEMİŞ İNTİHAR DALGASI
Ekim 2023’ten önceki 10 yılda, ordudaki yıllık ortalama intihar sayısı 12 olarak kaydedildi. İsrail’in Gazze Şeridi'ne saldırılara başladığı Ekim 2023'ten sonra ise hem orduda hem de emniyet birimlerinde intihar vakaları artış gösterdi. Buna göre, 2023’te intihar vakaları 17 olurken, bunların 7’si Ekim-Aralık 2023 arasında gerçekleşti. Polis ve askerler arasında 2024’te 21 ve 2025’te 22 olan intihar vakaları, son 15 yılın en yüksek seviyesine çıktı. Artan vakalar, asker ve polislerin ruh sağlığındaki bozukluğu gözler önüne serdi.
Öte yandan, gazetenin elde ettiği bilgilere göre, 2026'da 6'sı nisan ayında olmak üzere 12 asker ve polis intihar etti. Gazeteye konuşan adı açıklanmayan bir ordu yetkilisi, “Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılar başladığında durumun kontrol altında olduğunu sanıyorduk fakat bu durum (intiharlar) kelimenin tam anlamıyla elimizde patladı.” ifadelerini kullandı. Haaretz’e konuşan ruh sağlığı uzmanları da Nisan 2026’daki intihar vakalarına dikkati çekerek, önceki yılların aynı dönemlerinde bu denli bir artış gözlemlemediklerini belirtti. Uzmanlar, nisandaki artışın, ordu tarafından askerlere sağlanan ruh sağlığı desteğinin daraltılması nedeniyle yaşandığını iddia ediyor. Ordu, Şubat 2026’da yedek askerlerin terhis olmadan önce aldıkları “psikolojik destek ve sivil hayata hazırlık” toplantılarını tamamen iptal etti.
“UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞINDA CİDDİ ARTIŞ”
İran ile yaşanan savaştan sonra savunma bütçesi artınca, ordu bu destek programlarını tekrar başlattı. Ancak bu karar kağıt üzerinde kaldı çünkü destekler her birliğe ulaştırılmadı. Özellikle çatışmaların yoğun olduğu kuzey sınırı ile işgal altında Batı Şeria gibi bölgelerde görev yapan askerler, son haftalarda hiçbir psikolog veya uzmanla görüşmeden, yaşadıkları travmalarla evlerine gönderildi. İntiharların en temel nedeni, askerlerin özellikle Gazze Şeridi’nde tanık oldukları yıkım ve ağır travmalar. Bazı askerlerin çevresine “savaşın dehşetine artık dayanamadığını” söylediği ve bu sebeple intihar ettiği belirtiliyor. Yedioth Ahronoth gazetesi, 24 Kasım 2025’te İsrail’in Gazze Şeridi’nde işlediği soykırım nedeniyle ülkede büyük bir psikolojik çöküş yaşandığını, uyuşturucu bağımlılığında ciddi artış görüldüğünü yazmıştı. Haberde, “Aralarında çok sayıda askerin de bulunduğu 2 milyon İsrailli psikolojik yardıma ihtiyaç duyuyor. Uyuşturucu bağımlılarının sayısında keskin bir artış yaşanıyor; aileler ve bütün topluluklar parçalanıyor.” ifadeleri kullanılmıştı.
GAZZE’DE 72 BİN 568 FİLİSTİNLİ KATLEDİLDİ
İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda çoğunluğu kadın ve çocuk 72 bin 568 kişi hayatını kaybetti, 172 bin 338 kişi yaralandı.
WASHİNGTO’NUN ABLUKA PLANI ÇÖKÜYOR
ABD Başkanı Donalt Trump’ ın İran’a yönelik başlattığı Hürmüz Boğazı ablukası, Washington’da “ekonomik çöküşle Tahran’a diz çöktürme” stratejisinin son halkası olarak görülüyor. Ancak CNN’in analizine göre bu plan, geçmişte defalarca başarısız olan bir varsayıma dayanıyor: İran’ın ekonomik baskı karşısında geri adım atacağı inancı.
SAHADAKİ TABLO AĞIR AMA İRAN YÖNETİMİ HALA AYAKTA
ABD yönetimi, İran’ın petrol ihracatını keserek ekonomiyi kilitlemeyi ve halkın hükümete karşı ayaklanmasını hedefliyor. Washington’daki değerlendirmelere göre artan enflasyon, işsizlik ve temel ihtiyaçlara erişimde yaşanan kriz, kısa sürede Tahran yönetimini masaya oturmaya zorlayabilir. Trump ise planın işe yaradığını savunarak İran ekonomisinin “çöktüğünü” öne sürüyor. ABD tarafı, askeri kayıplara yol açmadan baskıyı artırmanın en etkili yolunun bu olduğunu düşünüyor.
İran'da ekonomik göstergeler alarm veriyor. İşsizlik artıyor, gıda fiyatları yükseliyor ve enerji tüketimine sınırlamalar getiriliyor. Ancak CNN'e göre bu tablo, otomatik olarak hükümet değişimi anlamına gelmiyor. Ortadoğu Enstitüsü’nde kıdemli araştırmacı Alex Vatanka, ekonomik çöküşün siyasi sonuca dönüşmesi için organize bir halk hareketi ve sistem içinden kopuşlar gerektiğini vurguluyor. Bu iki unsurun ise henüz ortaya çıkmadığı belirtiliyor.
ABD’NİN KÖR NOKTASI: İRAN’I YANLIŞ OKUMAK
İran'ın geçmişi, bu tür baskılara karşı direnç üzerine kurulu. 1980'lerdeki İran-Irak Savaşı boyunca ağır kayıplara rağmen geri adım atmayan Tahran yönetimi, yıllardır süren yaptırımlara rağmen de ayakta kalmayı başardı. İran yönetiminin ideolojik temeli de ABD'ye karşı direnç üzerine inşa edilmiş durumda. Bu nedenle ekonomik çöküş ihtimali bile, hükümetin geri adım atmasından ziyade baskıyı artırmasına yol açabilir. CNN analizine göre ABD yönetimleri uzun yıllardır aynı yanılgıya düşüyor: İran’ın ekonomik baskıyla çökeceğini varsaymak. Quincy Sorumlu Devlet Yönetimi Enstitüsü’nün başkan yardımcısı Trita Parsi, Washington’un kendi ekonomik mantığını İran gibi farklı dinamiklere sahip bir ülkeye uyguladığını ve bunun sürekli yanlış sonuçlar doğurduğunu belirtiyor. Daha önceki “maksimum baskı” politikaları da benzer şekilde beklentileri karşılamamıştı.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:26
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 04 Mayıs 2026 04:16 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar


















