Ankara24.com
close
up
Menu

Oğlundan Trump ın başını yakacak Rus itirafı Sözcü Gazetesi

Vucic, 27 Eylül de istifa edip 25 Ekim seçimi için kampanyaya katılacak

Erdoğan’dan NATO liderlerine verilen silah hediyesiyle ilgili ilk açıklama: Eserlerimizi takdim edelim istedik

Çekmeköy de dorsesi açılan hafriyat kamyonu üst geçide çarptı

Memik Yılmaz: Fenerbahçe gibi bir rakibe karşı aldığımız 1 puan çok değerli

İKSV Alt Kat tan çocuklar için Kitap Arkadaşım

Bakan Gürlek duyurdu: Başsavcılıklara ailenin, gençlerin ve toplumun korunması için genelge

Jigolo ağının çarkı deşifre oldu: Beni bu işlere Emre Tanış soktu

Kılıçdaroğlu nun koltuğuna talip! CHP’de ilk genel başkan adayı belli oldu

Bakırköy’de 4 katlı metruk binanın çatısı alevlere teslim oldu

Bakan Bolat: Esnafımıza 853 milyar lira finansman desteği ve kolaylığı sağladık

Rusya da akaryakıt krizi: Pek çok şehirde benzin bulunamıyor

İsmail Kartal dan istifası hakkında açıklama

İsrail ordusu ödüllü belgesel için harekete geçti: Yanıt verebiliriz

Trump tan çok sert mesaj! Bize tazminat ödeyecekler

Borsada sert düşüş! 15 Eylül 2026 borsa neden düştü, Borsa İstanbul BIST 100 endeksi ile borsa neden düşüyor?

Usta oyuncu Kadir İnanır ın vasiyeti 17 Eylül de açılacak Sözcü Gazetesi

Bakan Tekin, Sudan Eğitim Bakanı Hajar ile bir araya geldi

Vatandaşın parasını cebe indirmişler: Her kuruşu sisteme gidiyor

Müstehcen içerik ve LGBT propagandası niteliğinde paylaşım yapan hesaplara erişim engeli

Garipçe Köyü nden SİHA pazarının zirvesine... Selçuk Bayraktar dan samimi açıklamalar: Çocukluğunu böyle anlattı

Garipçe Köyü nden SİHA pazarının zirvesine... Selçuk Bayraktar dan samimi açıklamalar: Çocukluğunu böyle anlattı

Ankara24.com, Hurriyet kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi yayımlıyor.

Kendini “Türk Müslüman Selçuk Bayraktar. Bu ülkenin evladı” olarak tanımlayan Bayraktar,Robert Koleji'ni annesi sayesinde kazandığını anlattı ve babasının okula gitmeden önce kendine verdiği nasihatı okuyucularla paylaştı.

İşte Toygun Atilla'nın o röportajı:

ÇOCUKLUĞUNU ANLATTI

Selçuk Bayraktar'ın hikayesi Sarıyer'de başlıyor. Dedesi balıkçı. Deniz, onun çocukluk oyuncağı. "Sarıyer bizim için balıkçı kasabasıydı" gibi diyor. Altı yaşında olta ile tanışıyor, ağ atıyor, mahalle kültürü ile büyüyor.

"Site çocuğu değil, mahalle çocuğuyduk. Deniz hayatımızın içindeydi"

Hafızasında bir vapur iskelesi var. İlk balık tutma anısı altı yaşında. "Voli" denilen uzatma ağlarla gece avları, ufak tekneyle ağ atmalar, yakalanıp birlikte pişirilen balıklar.

Deniz, onun için bir manzara değil aynı zamanda bir disiplin. Çocukken teknenin motorunu tamir etmek, bakım yapmak, sintine temizlemek, aileyi tekneyle gezdirmek gibi detaylar, Bayraktar'ın dünyasında "öğrenmenin" kitaplardan önce sahada başladığını gösteriyor. Bu arada söylediği bir cümle karakter özeti gibi düşüyor masaya...

"On yaşında kaptan gibiydim"


Bu çocukluk dünyasının merkezi ise Sarıyer'in Garipçe köyü...Nüfusa kayıtlı olduğu yer...

"Dedem balıkçıydı" diye başlıyor cümleye... O konuştukça ve anlatmaya başladıkça, köy kültürünün onun anlatısında sadece folklor değil aynı zamanda güçlü br muhazafakarlık zemini olduğunu anlıyorum.

Garipçe'nin "çok mütedeyyin" oluşunu, köyde alkol olmamasını, dedesinin sigara ve alkole karşı sert tavrını anlatıyor. Aile mezarlarının orada olmasını, babası rahmetli Özdemir Bayraktar'ın orada yatmasını, kendisinin de "son istirahatgah" vurgusu olarak orayı söylemesi Selçuk Bayraktar'ın kökleri ile kurduğu ilişki ve hayatı temellendirdiği yer açısından anlamlı bir söylem içeriyor.

AİLE İÇİ TABLO

Selçuk Bayraktar, "Babam evdeki otoriteydi" diyor. Mühendis ve sürekli çalışan bir baba. Bu çocukluk günleri için bir boşluk değil daha çok bir disiplin kaynağı...

Annesi Canan hanım ise ayrı bir anlam ifade ediyor onun için... İktisatçı, İstanbul İktisat mezunu... Sanayi Kalkınma Bankası'nda çalışmış. 70 'li yıllarda üniversite mezunu ve çalışan bir kadından bahsediyoruz. Henüz üniversiteyi bitirmeden çalışma hayatına atılmış kendi kazandığı para ile kendi arabasını almış bir kadından bahsediyoruz.

Canan Bayraktar böyle bir kadın...

Selçuk Bayraktar annesi ile ilgili bunları anlatırken, "O yıllar için çok aydın" vurgusu ve tanımlaması annesini yalnızca "çocuk büyüten kişi" olarak değil, bir rol model olarak gördüğünü de gösteriyor.

Selçuk Bayraktar annesinden bahsederken "İlkokulda annemi çok özlerdim" diye bir cümle kuruyor.

Bu özlem, Selçuk Bayraktar'In aile ve çalışma düzenine dair bugünkü tercihlerinde de sessiz bir arka plan gibi duruyor.

"Çocukken annemi çalıştığı için çok özlerdim" cümlesi ilerde kendi çocuklarıyla kurduğu "birlikte olma " modeline bağlanan bir hafıza gibi...


Neden mi böyle söylüyorum, Odaya bir anda 2 yaşındaki oğlu Asım Özdemir giriyor. Hemen koşarak babasına sarılıyor. Birlikte kısa da olsa zaman geçiriyorlar.

Asım Özdemir, Baykar tesislerindeki tüm çalışaların çocukları ile birlikte kreşte zaman geçiriyor. Gün içinde de baba-oğul zaman zaman bir araya gelip hasret gideriyor.

Selçuk Bayraktar'ın "Çocukken çok özlerdim" dediği annesi Canan hanım ile de Baykar tesislerinde artık hep bir arada... Oğlu ile aynı çalışma katında kendine ait bir odada, Baykar'ın muhasebe departmanını yönetiyor. Canan anne bir anlamda Baykar'ın tüm finansal akışını kontrol eden gizli patronu dersek teşbihte hata yapmayız sanırım. Sadece muhasebe de değil kurucusu olduğu Can Sağlığı Vakfı ile ilgili çalışmaları da yürütüyor. Ana-oğul artık birbirlerini her özledikleri an birbirlerine sarılıp, birbirlerinin kokusunu duyacak, özlem giderecek kadar yakın...


ANNEM SAYESİNDE ROBERT'E GİRDİM

Eğitimde de annesinin rolünü saklamıyor: “Annem çalıştırdı beni sınava.” Ders çalışmayı sevmediğini söylüyor; matematiğe ve fene meraklı ama “zor disipline edilen” bir çocuk. Robert Kolej’i ve İstanbul Erkek’i kazanmasının arkasına da annesinin disiplinini koyuyor: “Annem sayesinde Robert’e girdim.”

Selçuk Bayraktar’ın anlatısında mühendislik bir “zeka gösterisi” değil; bir “kurum kültürü.” Küçük yaşlardan itibaren atölyede çalıştıklarını, babası Özdemir Bayraktar'ın kurduğu Baykar’ın o dönem talaşlı imalat yaptığını anlatıyor. Tornada, frezede, tesviyede… “Yağın pasın içinde.”
Onların kış tatilleri, Uludağ hikâyeleri yok. Onların tatili Sarıyer’in denizi. Bu sert ama gerçekçi arka plan, Bayraktar’ın teknolojiye bakışında romantizmin değil dayanıklılığın belirleyici olduğununda bence en önemli göstergesi...

MODEL UÇAK MERAKI VE ÇOCUKLUK ANILARI

Söyleşimizin en canlı damarlarından biri de model uçak anlatısı. Babasının yurt dışında çalışırken getirdiği ama uçuramadığı model uçağı “sonra bana nasip oldu” diyerek anlatıyor. Garipçe’de düzlükte model uçak uçurmak 90'lı yıllarda “çok nadir” bir faaliyet. O günler Bayraktar’ın çocukluk merakının somut fotoğrafı.

Hatta içten yanmalı benzin motorlu model uçaklarla evin önünden kaldırıp denize indirme hikâyeleri var. Komşuların hatırladığı bir “garip” çocukluk. Robotiğe ve model havacılığa merakını burada kuruyor. Bir de kritik detay: Babası Özdemir Bayraktar, pilotluk eğitimi almış; sekiz yaşında onu Samandıra’ya götürüp ufak uçaklarla uçurmuş. Bayraktar’ın da hususi pilot lisansı var. “Havacılık öyle girdi kanıma” diyor. Bu cümle, bugün “yüksek teknoloji” denen şeyi çocuklukta “hürriyet duygusu”yla bağlayan bir köprü.


ERKEK ÇOCUK İÇİN BABA KAHRAMANDIR

O yıllarda kahramanınız kimdi diye soruyorum?

“Erkek çocuk için baba kahramandır” diyor. Sonrasında muhabbet açıldıkça anlıyorum ki, onun için kahramanlık sadece “güç” değil; mühendislik formasyonu. Ufacık yaşta mühendisliğe merakı baba figürü ile birleşiyor.

Sohbetimiz o sırada beklenmedik bir yere gidiyor...

 Ansiklopedi. Resimli bilgi ansiklopedisi. Oradan hayvanlara bakması, “müellifi belli” bilgi vurgusu… Bugün geliştirdikleri “Küre” isimli açık kaynak ansiklopedi projesine bağlanıyor. Bilginin kaynağı ve yazarı meselesi, onun teknoloji anlayışında “hakikat” ve “metodoloji” ile iç içe.

GARİPÇE KÖYÜ'NDEN ROBERT KOLEJ'E

Selçuk Bayraktar ile söyleşimiz ilerledikçe Sarıyer'in Garipçe köyünde bir balıkçı kasabasında geçen çocukluk, mütedeyyin bir çevre sonrasında ise Robert Kolej...

Tüm bunlar film şeridi gibi dönüyor kafamda. Soruyorum, "Garipçe köyünden Robert Koleji'ne... "Beyaz Türklerin" çocuklarının okuluna... Nasıl uyum sağladınız ? Sizin hayatınızda neler değiştirdi ? "

Selçuk Bayraktar, Robert’e geçişi “kasabadan gelmiş gibi” diye tarif ediyor. Sarıyer’den Robert’e geçiş, bir sosyal-kültürel bir değişim. Bu geçişin duygusal ve ideolojik yükü var onun için.


BABA NASİHATI: AMERİKA'NIN DEVŞİRME MEKTEBİNE GİDİYORSUN

Babası Özdemir Bayraktar, daha okula gitmeden tembihlemiş: “Burası Batı’nın Amerika’nın devşirme mektebi gibi bir yer.” Osmanlı’nın devşirme benzetmesini tersine çevirerek kullanıyor. Robert’in misyoner kökenini hatırlatıyor; “inanç dünyamız açısından büyük farklar” diyor. Bu cümleler Türkiye’de tartışma çıkarır; ama aynı zamanda Bayraktar’ın kimliğini nasıl kurduğunu anlamak için referans niteliğinde.

Bu gerilim, onda kopuşa değil, “bilerek okuma” refleksine dönüşmüş görünüyor. Bir yandan da Robert’in ona açtığı başka bir pencere var: farklı kültürlere ilk kez maruz kalma. Sarıyer’in kasaba kültüründen, İstanbul’un ve Türkiye’nin başka kültürlerine geçiş. İşte tüm bunlar bugün karşısınıza çıkan Selçuk Bayraktar'ın hamurundaki en onemli unsurlar...

HÂLÂ LAZ UŞAĞI

Selçuk Bayraktar’ın Amerika anlatısı, “Batı beni değiştirdi” klişesine gelmiyor. Tam tersine.

“Robert Kolej'de de MIT’de de okudum, Ama hala laz uşağı olarak duruyorum.” diyor ve kahkaha atıyor. Sonra yine gülerek ekliyor; "Allah'tan anacığım Kastamonu'lu ya her ikisi de Trabzonlu olsaydı"

Söyleşimizden sonra Selçuk Bayraktar'ın söylediklerini düşünüyorum. Kurduğu cümleler iddialı olduğu kadar sosyolojik bir itirazı da içinde barındırıyor. Küresel tüketim kültürünün “stereotip” insan üretmesine karşı çıkıyor. “Herkes Amerikalı gibi olursa robot gibi insanlar olacak” diyor. Kendi “orijinal” kalışını bir renk olarak savunuyor. Fransa, Yunanistan, Hindistan, Çin, Tayvan gibi farklı milletlerden arkadaşlarla “fıkra gibi” bir grup olduklarını anlatması da bu renklilik fikrini güçlendiriyor.

Selçuk Bayraktar, küresel elit sistemin içinden geçip onu reddeden bir dil kuruyor; ama bunu kaba bir anti-Batı diliyle yapmıyor. “Seçici öğrenme” diyebileceğimiz bir pozisyona eviriyor. Bence çok kıymetli bir pencere...

TÜRK VE MÜSLÜMAN SELÇUK BAYRAKTAR

Şimdi tam yeri diyorum kendi kendime... Böylesi bir hikaye ve geçmişten sonra peki "Selçuk Bayraktar kendini nasıl tanımlıyor ? "

Kendini “Robertli/Amerika eğitimli” gibi etiketlerle tarif etmiyor. Tek bir cümle söylüyor ve hiç düşünmeden yanıtlıyor: “Türk Müslüman Selçuk Bayraktar diye tanımlarım. Bu ülkenin evladı.”

SELAHADDİN EYYUBİ’NİN DE FATİH SULTAN MEHMET’İN DE EYÜP SULTAN'IN DA TORUNUYUZ

Ardından “biz etnik olarak bir millet değiliz” diyerek medeniyet tanımı yapıyor: "Selahaddin Eyyubi’nin de torunuyuz, Fatih Sultan Mehmet’in de, Eyüp Sultan'ın da… "

Daha fazla bilgi ve son haberler için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:76
embedKaynak:https://hurriyet.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 02 Şubat 2026 06:11 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Oğlundan Trump ın başını yakacak Rus itirafı Sözcü Gazetesi

15 Eylül 2026 01:44see207

Vucic, 27 Eylül de istifa edip 25 Ekim seçimi için kampanyaya katılacak

15 Eylül 2026 01:30see190

Erdoğan’dan NATO liderlerine verilen silah hediyesiyle ilgili ilk açıklama: Eserlerimizi takdim edelim istedik

15 Eylül 2026 00:12see187

Çekmeköy de dorsesi açılan hafriyat kamyonu üst geçide çarptı

15 Eylül 2026 02:11see178

Memik Yılmaz: Fenerbahçe gibi bir rakibe karşı aldığımız 1 puan çok değerli

15 Eylül 2026 00:06see169

İKSV Alt Kat tan çocuklar için Kitap Arkadaşım

14 Eylül 2026 19:31see163

Bakan Gürlek duyurdu: Başsavcılıklara ailenin, gençlerin ve toplumun korunması için genelge

14 Eylül 2026 18:42see154

Jigolo ağının çarkı deşifre oldu: Beni bu işlere Emre Tanış soktu

14 Eylül 2026 22:22see152

Kılıçdaroğlu nun koltuğuna talip! CHP’de ilk genel başkan adayı belli oldu

14 Eylül 2026 17:04see150

Bakırköy’de 4 katlı metruk binanın çatısı alevlere teslim oldu

15 Eylül 2026 00:46see149

Bakan Bolat: Esnafımıza 853 milyar lira finansman desteği ve kolaylığı sağladık

15 Eylül 2026 19:47see148

Rusya da akaryakıt krizi: Pek çok şehirde benzin bulunamıyor

14 Eylül 2026 22:14see147

İsmail Kartal dan istifası hakkında açıklama

14 Eylül 2026 19:28see145

İsrail ordusu ödüllü belgesel için harekete geçti: Yanıt verebiliriz

14 Eylül 2026 18:02see145

Trump tan çok sert mesaj! Bize tazminat ödeyecekler

15 Eylül 2026 00:09see144

Borsada sert düşüş! 15 Eylül 2026 borsa neden düştü, Borsa İstanbul BIST 100 endeksi ile borsa neden düşüyor?

15 Eylül 2026 19:20see140

Usta oyuncu Kadir İnanır ın vasiyeti 17 Eylül de açılacak Sözcü Gazetesi

16 Eylül 2026 01:01see138

Bakan Tekin, Sudan Eğitim Bakanı Hajar ile bir araya geldi

15 Eylül 2026 20:01see133

Vatandaşın parasını cebe indirmişler: Her kuruşu sisteme gidiyor

15 Eylül 2026 20:17see133

Müstehcen içerik ve LGBT propagandası niteliğinde paylaşım yapan hesaplara erişim engeli

14 Eylül 2026 18:49see132
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları