Galatasaray alarm vermeye başladı: Beraberliğin asıl mesajını açıkladı
Halktv kaynağından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com açıklama yapıyor.
Soğuk ve yağışlı bir İstanbul gecesinde lider Galatasaray, sadece puan tablosunun zirvesinde değil, bir ruh sınavının eşiğindeydi.
Moraller düşük, kanatlar kırık…
Süper Kupa finalinde Fenerbahçe karşısında alınan yenilginin ağırlığı henüz omuzlardan inmemişken; Osimhen, Jakobs, Torreira ve Sara gibi oyunun aklını ve gücünü temsil eden yıldızların yokluğu bu ağırlığı daha da artırıyordu. Tüm bu eksikler, Gaziantep FK maçı öncesinde sarı kırmızı tribünlerde ve ekran başlarında tek bir duyguyu büyütüyordu: endişe.
Konuk ekip Gaziantep FK cephesinde de manzara parlak değildi. Teknik direktör Burak Yılmaz’ın cezalı oluşu; Kevin Rodrigues, Tayyip Talha, Camara, Kozlowski ve Abena gibi önemli isimlerin yokluğu, Gaziantep temsilcisini daha maç başlamadan savunma reflekslerine itmişti. Bu tedirginlik, ilk düdükle birlikte sahaya da yansıdı.
Ortaya çıkan tablo iki takım adına da iç açıcı değildi. Tempo düşüktü, paslar isteksizdi, üretim neredeyse yoktu. Galatasaray, ilk yarı boyunca orta sahada oyunu organize etmekte zorlandı; hücum hattı kopuktu, ön alan baskısı ise kağıt üzerinde kaldı. Barış Alper ve Sane’nin final paslarındaki tercih hataları bu dağınıklığı daha görünür kıldı. Sarı-Kırmızılılar, koskoca 45 dakikayı tek bir isabetli şut bile atamadan tamamladı.
Kontratak futboluyla bilinen Gaziantep FK, bu kez alışkanlıklarını törpüleyip risk almamayı, haddini bilerek oynamayı seçince; ilk yarıda sahada futbol adına geriye neredeyse hiçbir şey kalmadı. Güvenli, temkinli, bekleyen bir oyun.
İkinci yarıda da manzara çok değişmedi. Galatasaray biraz daha önde görünse de bu görüntü bir üstünlüğe dönüşmedi. Barış Alper ve Mauro Icardi ile yakalanan pozisyonlar, karar anlarında eriyip gitti. Futbol, böyle gecelerde merhametli değildir; kaçırılanı not eder, bedelini sonra tahsil eder.
Ve o an geldi… Haddini bilerek oynayan Gaziantep FK, ender çıktığı ataklardan birinde 73. dakikada Bayo ile golü buldu. Gol anında Galatasaray savunmasının yaptığı kademe hatası düşündürücüydü.
Dakikalar 84'ü gösterirken bu kez kader, taraf değiştirdi. Gaziantep FK, oyunun belki de tek affedilmeyecek anında konsantrasyonunu kaybetti. Kazımcan’ın taç atışında savunma paylaşımı unutuldu; boş bırakılan Barış Alper Yılmaz, yağmurun ve sabrın içinden çıkıp skoru eşitledi.
1–1’lik beraberlik, tabelaya bakıldığında bu maçın hakkıydı. Ancak Galatasaray açısından gecenin asıl mesajı skorun çok ötesindeydi. Bu maç, Sarı-Kırmızılılar adına puan kaybından ziyade bir form alarmıydı.
Galatasaray, ligin ikinci yarısına belirgin bir düşüşle girdi. Fenerbahçe karşısındaki isteksiz, güçsüz ve dağınık oyun bu maçta da devam etti. 90 dakika boyunca yalnızca 3 isabetli şut atabilen bir Galatasaray tablosu, sorunun sadece eksiklerle açıklanamayacağını açıkça gösteriyor. Orta saha bağlantısı kopuk, hücum üretkenliği sınırlı, reaksiyonlar geç…
Eksikler takıma döndüğünde tablo ne yönde değişir, bunu zaman gösterecek. Ancak bugünden söylenebilecek net bir gerçek var: Bu Galatasaray, alıştığımız o eski Galatasaray değil.
Ve bu görüntü, Atletico Madrid maçı öncesi Sarı-Kırmızılılar adına ciddi bir alarm anlamına geliyor. Futbol bazen skordan önce oyunu, oyundan önce de gerçeği söyler. Bu maç, o gerçeği açık açık fısıldadı.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:80
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 17 Ocak 2026 22:13 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















