FUNDA KARAYEL Portakalı soydular şimdi çekirdekleri sayacağız
Ankara24.com, Sabah kaynağından alınan verilere dayanarak açıklama yapıyor.
Herkesin merak ettiği soru nihayet yanıtını buldu. Altın Portakal gerçekleşecek. Hem de 24- 31 Ekim tarihleri arasında 63. kez. Kısa film ve belgesel yarışmalarının jürileri açıklandı, başvurular 31 Ağustos'a kadar devam ediyor. Ulusal uzun metraj yarışmasının jüri başkanlığını ise Derviş Zaim üstlenecek. Yani sinema tarafında hayat normale dönüyor gibi. Ama herkesin aklında başka bir soru var. Bu festivalin parası nasıl harcanacak?
Altın Portakal bu kez sadece filmlerin yarıştığı bir festival değil; Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin organizasyon anlayışının da sınava girdiği bir festival. Malum, Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraki ANSET'e yönelik soruşturma kapsamında ihaleye fesat karıştırma, rüşvet ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama iddiaları gündeme geldi. Soruşturma dosyasında 113 milyon 426 bin 440 liralık kamu zararı tespit edildiği bildirildi. Bu rakam artık Altın Portakal'ın jeneriğine yazılmasa da festivalin arka planında duruyor. Üstelik ANSET, Altın Portakal ve Piyano Festivali gibi organizasyonları üstlenen belediye iştiraklerinden biri. Dolayısıyla bu yıl Antalya'da asıl merak edilen; "Kim gelecek?" değil. "Kaça gelecek?" Öğrendiğime göre festival ANSET organizasyonuyla değil, Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından yönetileceği açıklanıyor.
Festival yönetmeliğinde de yönetim, koordinasyon ve yapılandırmanın doğrudan Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirileceği belirtiliyor. Bu aslında çok önemli bir ayrıntı. Çünkü bu yıl Portakal'ın kabuğu biraz daha ince olacak. Festivalin ihtişamından ziyade hesap verebilirliği konuşulacak. Yurtdışından yıldızlar mı? Muhtemelen yok. Bütçeleri bugüne kadar yapılan festivaller arasında en düşünü olabilir. Büyük prodüksiyonlar ve şaşaalı davetler de yok.
DİYET PORTAKAL OLACAK
Bir festivalin uluslararası olması için her yıl gökyüzünden star indirmesine gerek yok. Sinema festivalini sinema festivali yapan şey, kırmızı halıda kaç ünlünün yürüdüğü değil; kaç iyi filmin gösterildiği, kaç genç yönetmenin desteklendiği, kaç sinemacının gerçekten söz sahibi olduğu ve en önemlisi kamu kaynağının nereye gittiğinin açıklanabilir olmasıdır. Bu yıl belki uçak sayısı azalır. Zaten rüşvet dosyasındaki uçak kaldırma meselesi de çok ütopikti. Uçaklar kalkmayınca festival batmaz. Bu yıl Antalya'nın festival ekonomisi muhtemelen biraz diyet Portakal olacak. Daha az gösteriş, daha az ağırlama, daha az şatafat… Ama bunun karşılığında daha fazla denetim, daha fazla şeffaflık ve daha fazla hesap verebilirlik görmek istiyoruz. Belgeselciden tasarruf edilecekse bile bunun sanatçının emeğinden değil, gereksiz harcama kalemlerinden yapılması gerekir. Kısa film yönetmeni zaten bavulunu alıp Antalya'ya gelecek. Sinemacıların cebinden değil, organizasyonun lüksünden kısmak gerekir.
300 BİN TL ÖDÜL ÇOK MU?
Bir başka tartışmada belgesel ödülünün yüksek olması. Bütçeler düşerde belediye tabii ki de ödül rakamlarını eleştirecek. 300 bin liralık belgesel ödülünün hesabını sormak kolaydır; asıl soru, milyonlarca liralık organizasyon bütçesinin hangi kalemlere dağıldığıdır. Tasarruf başka şeydir, sanattan kısmak başka. 300 bin Tl ödül bence az bile.
Bu nedenle bu yıl Altın Portakal'ın en güzel kırmızı halısı belki de şeffaflık tablosu olacak. Kim davet edildi? Ne kadar ödendi? Hangi şirket ne iş yaptı? Hangi ihale hangi bedelle verildi? Kaç otel odası tutuldu? Kaç uçak bileti alındı? Konuk ağırlama bütçesi neydi? Teknik hizmetler ne kadardı?
Ve en önemlisi: Festival sonunda bütçe ile gerçekleşen harcama arasındaki fark ne? Bunların hepsi açıklanırsa, işte o zaman Altın Portakal gerçekten yeniden doğmuş olur.
Çünkü 113 milyon liralık kamu zararı iddiasının konuşulduğu bir ortamda "Festival yaptık, bitti" demek artık yetmez. Kamuoyunun görmek istediği şey festivalin kendisi kadar faturasıdır. Soruşturmanın hukuki sonucunu mahkemeler belirleyecek elbette; ancak kamuoyunun denetim hakkı bugün başlar. Çünkü Portakal bu kez gerçekten soyulduysa, artık kabuğuna bakıp "Ne güzel festival" demenin zamanı değil. Çekirdekleri saymanın zamanı. Portakalı soyup başucuna koymuşuz. Şimdi bakalım içinden ne çıkacak? Ben takipteyim. Bu yıl Altın Portakal'ın filmlerini değil, faturalarını da izleyeceğim hiç merak etmeyin.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:74
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 30 Ağustos 2026 07:06 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















