Freddie Mercury nin yıllarca sakladığı kızının ölümünün ardından gizlenen çocuklar ve aklanan babalar
Ankara24.com, Haberturk kaynağından alınan verilere dayanarak haber yayımlıyor.
Bu haftanın gizemli haberi, Queen grubunun efsanevi solisti Freddie Mercury'nin, varlığından haberdar olduğu ama yıllarca sakladığı kızının 48 yaşında kansere yenik düşmesiydi. Haberi gizemli yapan, aslında kızının yıllardır saklanan varlığı, yüzü ve adı...
Geçen yaz sonu çıkan bir kitapla bu sır açığa çıkmıştı. Yazar Lesley-Ann Jones, ilk olarak adı sadece 'B' olarak bilinen Bibi'nin varlığını 'Love, Freddie' adlı kitabında ortaya çıkarmıştı. Bibi, Freddie Mercury'nin, 1976'da bir arkadaşının eşiyle yaşadığı kısa süreli ilişkisinden dünyaya gelmişti. Bibi'nin yüzünü hiçbir zaman görmedik.
Queen grubunun tüm üyeleri, Freddie Mercury'nin ailesi ve uzun süreli sevgilisi Mary Austin, Bibi'den haberdar olsalar da onun varlığını hiçbir zaman kamuoyuna açıklamadılar. Ailesi, Bibi'nin Freddie Mercury ile birlikte çekilmiş fotoğraflarını yayınlamayı düşünse de Bibi, kariyeri nedeniyle kimliğini kamuoyuna açıklamak istemedi. O bir doktordu ve haberin hastalarını etkilemesinden endişe ediyordu.
Bibi, Lesley-Ann Jones'un kitabı için el yazısıyla kaleme aldığı notta, "Freddie Mercury benim babamdı ve hâlâ da öyle. Doğduğum andan itibaren ve hayatının son 15 yılı boyunca çok yakın ve sevgi dolu bir ilişkimiz vardı. Beni çok severdi ve bana çok düşkündü" diyordu.
Nadir görülen bir omurilik kanseri olan kordoma ile uzun bir mücadeleden sonra hayatını kaybeden, ardında 9 ve 7 yaşlarında iki oğul bırakan Bibi, kanser teşhisini çok genç yaşlarında almıştı. Hastalık, duraklama döneminin ardından 2021'de tekrar nüksedince Bibi, hikâyesini Lesley-Ann Jones'a anlatmaya karar verdi. Mercury'nin babası olduğuna inanmayanlar olursa diye DNA testi de yaptırmıştı.
AIDS'le mücadelesine, 1991'de 45 yaşındayken yenik düşen Freddie Mercury, kızıyla sık sık görüşüyordu. Başka bir aile tarafından büyütülen Bibi, Freddie Mercury'nin her zaman babası olduğunu biliyordu. Eylül 2025'te çıkan kitap, iddialara göre, Mercury'nin ölümünden önce Bibi'ye verdiği 17 ciltlik günlüklerden yola çıkılarak yazılmıştı.
Bibi, duygusal mesajında, "Babamı tüm dünyayla paylaşmak istemedim. Ölümünden sonra, ona yönelik saldırılarla, yanlış temsillerle ve babamın artık herkese ait olduğu hissiyle yaşamayı öğrenmek zorunda kaldım" demişti. "Dünyanın dört bir yanındaki hayranları Freddie için yas tutarken ben de babam için ağladım ve yas tuttum. 15 yaşında olmak kolay değildi" diyen Bibi, "Onsuz yetişkin olmak, tüm önemli anları ve olayları onun desteği olmadan yaşamak zorunda kaldım" diye belirtmişti.
Ünlülerin gizli tuttukları çocukları, her zaman merakları cezbeden bir konu olageldi. Sahnedeki ya da ekrandaki ışıltılı yüzlerinin ardında gizledikleri bambaşka bir hayat, bambaşka yüzleri olduğu gerçeği dikkat çekici.
En ilginç gizli çocuk hikâyelerinden biri, Arnold Schwarzenegger'e ait. Dört çocuğunun annesi, 25 yıllık eşi Maria Shriver'ın 2011'de boşanma davası açmasından birkaç gün sonra, 'Terminatör'ün 14 yıl önce evin hizmetçisi Mildred Baena ile bir çocuğu olduğu haberi ortaya çıktı. Yıllarca aynı evin içinde eşini aldatmıştı Arny. Bu ilişkiden olan oğlu Joseph Baena ile yakın ilişkisini hayatı boyunca sürdürdü.
Joseph Baena, Schwarzenegger'in Maria Shriver'dan doğan dördüncü çocuğu Christopher ile aynı yıl dünyaya geldi; her ikisi de 28 yaşında. Christopher, 1992 yılının eylül ayında, hizmetçiden olan Joseph ise ekim ayında doğdu. Yani Schwarzenegger'in hem eşi hem de yasak aşkı aynı dönemde hamilelik geçirdi.
Arnold Schwarzenegger ve hizmetçisiyle yasak ilişkisinden doğan oğlu Bu hikâyenin en çarpıcı yanı ihanetin kendisi değil, toplumun onu paketleme biçimi. Arnold Schwarzenegger’in yıllarca aynı evde eşini aldatmasını, iki hamileliğin aynı döneme denk gelmesini 'insani zaaf', 'karmaşık aile hikâyesi' ya da 'babanın oğluna sahip çıkması' gibi yumuşatıcı anlatılarla tıraşlıyoruz.
Sonuçta utanç, erkeğin üzerinden kayıp gidiyor; geriye kalan yük çoğunlukla kadınların omzuna yıkılıyor. Eş 'kandırılmış' olmakla damgalanıyor, hizmetçi 'yuvayı yıkan' etiketiyle hedefe konuyor; erkekse cazibesi ve gücü üzerinden yeniden parlatılıyor.
Clint Eastwood Clint Eastwood, 1953'ten 1987'ye kadar Margaret Neville Johnson ile evliydi. Ancak evli olsa da birçok yasak ilişki yaşayan oyuncunun, farklı kadınlardan çocukları oldu. Hamilelikle sonuçlanan ilk yasak ilişkisi, hâlâ kimliği bilinmeyen bir kadınla oldu ve bu ilişkiden 1954'te kızı Laurie doğdu. Laurie evlatlık verildi, ancak yetişkinliğinde babasını bulmayı başardı. 2004'te babasıyla birlikte Oscar törenine, 2018'de de 'The Mule' filminin galasına katıldı. Eastwood ayrıca, 1959'dan 1973'e kadar dublör Roxanne Tunis ile bir yasak ilişki yaşadı ve bu ilişkiden 1964'te kızı Kimber dünyaya geldi. Oysa Eastwood'un evli olduğu Margaret Neville Johnson ile ilk çocuğu 1968'de, ikincisi ise 1972'de dünyaya geldi. Eastwood'un daha sonra farklı kadınlardan dört çocuğu daha oldu.
Tom Jones Tom Jones, 1941 ile 2016 arasında, tam 75 yıl evli kaldığı lise aşkı Melinda Rose "Linda" Trenchard'ı 1987'de aldattı. ABD turnesinde kısa süreli ilişkide bulunduğu Katherine Berkery hamile kaldı ve 1988’de oğlu Jonathan doğdu. 1989’da DNA testi ve mahkeme kararıyla Jones’un babalığı tespit edildi. Şarkıcı, 20 yıl boyunca çocuğun babası olduğunu reddetti. Ta 2008’de babalığını kamuoyuna açık biçimde kabul etti ancak Jonathan'la hiç baba-oğul ilişkisi kurmadı. Sadece mahkeme kararı nedeniyle yıllarca nafaka ödedi. Çocuğun babası olması için 'kandırıldığını' iddia etti. Bir açıklamasında, "Eğer planlamış olsaydım, sadece maddi olarak değil, daha fazlasını yapardım. Gerçekten kandırıldım. Sadece tuzağa düştüm" demesi ilginçti.
Tom Jones ve Melinda Rose "Linda" Trenchard, Jones'un itiraf ettiği birçok sadakatsizliğine rağmen, Trenchard'ın 2016'daki ölümüne kadar evli kaldılar.
Clark Gable Clark Gable, Maria Langham ile evliyken, 1935'te 'Vahşetin Çağrısı' filminin çekimleri sırasında Loretta Young ile bir ilişki yaşadı ve Young hamile kaldı. Dönemin ahlak baskısı nedeniyle hamilelik gizlendi. Young sağlık gerekçesiyle ortadan kayboldu, Kasım 1935'te kızları Judy Lewis'i gizlice dünyaya getirdi. Judy'yi kamuoyuna evlatlık kızı olarak tanıttı Young. Kızını yetimhaneden alıp büyüttüğünü söyledi.
Young, Clark Gable'ın ölümünden 6 yıl sonra, 1966'da kızı Judy Lewis'e kendisinin ve Gable'ın onun biyolojik ebeveynleri olduğunu itiraf etti. Hikâye, Loretta Young'ın ölümünden sonra yayımlanan anılarında ortaya çıktı. Oysa Hollywood’un stüdyo çağındaki skandal yönetme refleksleri ve sessizlik anlaşmalarıyla yıllarca üstü örtülmüştü. 1994’te Judy Lewis, 'Uncommon Knowledge' adlı anı kitabıyla babasının Clark Gable, annesinin Loretta Young olduğunu kamuya açık biçimde anlattı.
Clark Gable hiçbir zaman kamuoyu önünde babalığı kabul etmedi. Yaygın anlatıya göre Judy ile yalnızca bir kez, Judy ergenlik çağındayken kısa bir görüşme yaptı. Aralarında duygusal ya da resmi bir bağ kurulmadı.
2015’te Loretta Young’ın ailesi ve biyografi yazarı, oyuncunun ilerleyen yıllarda, Clark Gable ile setteki ilişkinin doğasını “bugünün ölçütleriyle bakıldığında rıza dışı” olarak tanımladığını aktardı. Bu, Gable’ın adı etrafındaki tabloya yeni bir ahlaki çerçeve ekledi.
Metin Akpınar 'Bizden' bir hikâyeyi eklemeden geçmeyelim...
Metin Akpınar'ın yıllar önce yaşadığı bir yasak ilişkiden ikiz kızları olduğu, 35 yıl sonra ortaya çıktı. Kardeşlerden Duygu Nebioğlu, 2023'te Metin Akpınar’a babalık davası açtı. Ardından 2024'te diğer kızı Sevgi Katkıcı, DNA testiyle, sanatçının babası olduğunu mahkemede kanıtladı. Metin Akpınar gerçeklerin ortaya çıkmasının ardından yaptığı basın açıklamasıyla hem çocuklarından hem de 60 yıldan uzun bir zamandır evli olduğu eşi Göksel Akpınar’dan özür diledi.
Metin Akpınar'ın ikiz kızları Doğumdan sonra annelerinin Almanya'ya gittiği, kardeşlerin de devlet korumasına alındıktan sonra bir aileye evlatlık verildiği öğrenildi. Aslında kardeşler, kamuoyunun bu olayı öğrenmesinden yıllar önce, 20'li yaşlarındayken babalarına ulaşmıştı. Ancak Metin Akpınar, yıllarca gizlediği kızları kamuoyu karşısına çıktıktan sonra durumu kabul ettiğini işaret eden bir açıklama yaptı.
"Varlıklarından haberdar olmadığım çocuklarımın çektiği acılardan dolayı çok üzgünüm. Ayrıca eşim Göksel Akpınar'ı üzdüğüm için özür diliyorum. En önemlisi anlamsız bir şekilde üzdüğüm halkımdan özür diliyorum. Ne yazık ki hayat geriye doğru yaşanmıyor" dedi Akpınar.
Konuya seyirci olanlar tarafından baktığımızda, kuşkusuz efsanelerden büyülenmek kolay; zor olan, efsanenin gölgesinde kalanların yaşadıklarını anlamaya çalışmak… Çünkü perde kapandığında geriye büyük isimler değil, kalbi kırık hayatlar kalıyor.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:22
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 17 Ocak 2026 09:57 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















