Filler ve Karıncalar
Sonhaberler sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com haber yayımlıyor.
Asgari ücret netleştikten sonra bir holding kuruluşun yönetim başkanı, "Asgari ücret zammı beklentilerimiz doğrultusunda gerçekleşti." dedi. Konuşmasının ilerleyen bölümlerinde ise, "Bugün en yüksek maliyet kalemimizi işçilik oluşturuyor." diyerek sohbetine devam etti.
Söylediklerinin yalan olduğunu düşünmüyorum. Doğru olabilir. Mamullerin maliyeti azalmış, hatta enerji giderleri dahi ucuzlamış olabilir. Rakamları bilmiyorum; üzerinde nasıl oynama yaptıklarını da... Masraflar için devletten destek alıp almadıklarından bihaberim. Konuşmadan yola çıkarak, dediklerinin dolaysız biçimde doğru olduğunu varsayacağım.
Asgari ücret son beş yılda %1.108, yani yaklaşık 12 kat artış gösterdi. Muhtemelen o holding sahibinin kıyasına göre kârlılığı 12 kat artmadığı için kendisini zararda görüyor. Bu mantıkla bakınca haklı.
KOBİ'lerin bir kısmı ve esnafların neredeyse tamamı o holding sahibi kadar şanslı değil. Çünkü küçük işletmeleri ayakta tutan işçi sınıfı olmayınca süreklilikleri riske girdi. Pek çoğu kepenk indirirken, geride kalanlar holding sahiplerin/büyük işletmelerin insafına bırakıldılar. İşçi sınıfıyla birlikte pek çok patron da enflasyon altında ezildi.
İşletmeler, önlerine çıkan iş fırsatlarını görebilmek için geçmişe göre çok daha uyanık olmak zorundalar; çünkü yüzde binin üzerinde artan işçi maliyetini bir şekilde minimize edip kârlılığı maksimize etmeleri gerekiyor. Çakıl taşları misali önlerinden çekilen kitlenin terk ettiği bu işler akıllıca değerlendirilmeli, başkalarının zorluklarından istifade etmeyi başarmalılar. Kâğıt üzerinde bile zor olan bu işlemi realiteye taşımak ise düşünüldüğünden daha güç. Bu nedenle işçi maliyetlerinden şikayet ediyor ve devletten yardım talep ediyorlar.
Zirvedekiler büyük bir risk içerisindeler. Dimyat'a pirinçe giderken evdeki bulgurdan olma ihtimalleri var. Ancak devletin elit sınıfı gözden çıkaracağını sanmıyorum. Geçmişte gördüğümüz gibi, günümüzde de devlet böyle firmaları kolay kolay silmez. Ya el koyar ya da el değiştirir. Kendi aralarındaki paylaşım adil olmak zorunda değil. Dünün zenginlerinden bugünün kazananı olmayabilir. Her iktidar kendi zengininin elinden tutmuştur.
Hiç şüphesiz benim derdim fillerin dövüşmeleri değil; aksine karıncaların hâlidir. İslamiyetin öğretisiyle azla yetinmeyi erdem sanan toplumun sessiz çığlıklarını kimseler duymuyor. Sadece kendileri çalıp kendileri dinliyorlar ve ezilmemek için elleri göğe dönük dua ediyorlar.
Dinmek bilmeyen bir fırtına gibi her işyerini ve oradan evleri sarsan ekonominin mustazafları hareketsiz bırakıldı. Eylemleri ellerinden alındığı gibi, umutları da mumun ışığına üfler gibi üflenip söndürüldü. "Yüzyıllık planın maddelerinden biri mi, yoksa kendiliğinden gelişen bir süreç mi" tartışması bitmiştir. Kaybedenlerin tarafına o kadar çok insan ekleniyor ki adım atmak değil, nefes almak bile zorlaşıyor. Filler durmalı ve bastıkları çimenlere tanıklık etmeliler. Giden sadece karıncalar değil. Ayaklarının altından kayan zemini görmüyorlar mı?
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:45
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 03 Ocak 2026 00:45 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar


















