FED de kritik takvim değişikliği! Faiz kararı sonrası dikkat çeken adım: 2027 de bazı toplantılarda faiz kararı alınmayacak
Ankara24.com, Sabah kaynağından alınan bilgilere dayanarak haber veriyor.
ABD Merkez Bankası (Fed), para politikası toplantılarının yapısında değişikliğe gitmeye hazırlanıyor. Fed Başkanı Kevin Warsh'ın açıkladığı plana göre, 2027 yılında gerçekleştirilecek sekiz toplantıdan biri uzun vadeli para politikası stratejisinin değerlendirilmesine ayrılacak. Söz konusu toplantıda faiz oylaması yapılmayacak ve olağan para politikası karar metni yayımlanmayacak.
Fed'in takvim değişikliğine ilişkin açıklaması, ABD tahvil piyasasındaki yükselişin öne çıktığı bir dönemde geldi. Merkez bankasının 28 Ekim'de politika faizini yüzde 3,75–4,00 aralığında sabit tutmasının ardından ABD'nin 10 yıllık Hazine tahvili getirisi yüzde 5,02 seviyesinde kapandı. Piyasalar, hem uzun vadeli borçlanma maliyetlerindeki artışı hem de Fed'in yeni toplantı düzeninin olası etkilerini değerlendiriyor.
2027'DE FAİZ KARARI ALINACAK TOPLANTI SAYISI YEDİYE DÜŞECEK
Fed'in mevcut uygulamasına göre Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC), yıl içinde sekiz olağan toplantı gerçekleştiriyor. Bu toplantılarda ekonomik veriler, enflasyon, istihdam ve büyüme görünümü ele alınırken politika faizine ilişkin kararlar da açıklanıyor.
Yeni düzenlemeyle toplantı sayısı sekiz olarak kalacak ancak toplantılardan biri farklı bir amaca hizmet edecek. 2027'de bir araya gelecek Fed yetkilileri, bu oturumda kısa vadeli faiz kararları yerine para politikasının uzun vadeli çerçevesini değerlendirecek. Böylece olağan faiz kararlarının alınacağı toplantı sayısı yediye inecek.
Warsh'ın açıkladığı değişikliğin temelinde, politika yapıcılara uzun vadeli stratejileri daha kapsamlı biçimde ele alabilecekleri zaman ve alan sağlama hedefi bulunuyor.
2028'DE FAİZ OYLAMASI YAPILAN TOPLANTI SAYISI ALTIYA İNEBİLİR
Fed'in planı yalnızca 2027 yılıyla sınırlı değil. Warsh'ın değerlendirmesine göre 2028'de iki toplantının uzun vadeli para politikası stratejisine ayrılması öngörülüyor. Bu senaryoda, yıl boyunca yapılacak sekiz toplantının altısında olağan faiz kararları alınacak.
Ancak strateji görüşmelerinin hangi tarihlerde gerçekleştirileceği henüz kesinleşmiş değil. Fed'in 2027 yılı için açıkladığı toplantı takviminde sekiz toplantının tarihleri yer alıyor. Buna karşın hangi toplantının faiz oylaması yapılmadan tamamlanacağı konusunda henüz ayrıntılı bir açıklama bulunmuyor.
Bu belirsizlik, yatırımcıların faiz beklentilerini ve ekonomik veri takvimini değerlendirirken hangi tarihlere ağırlık vereceği açısından önem taşıyor.
FED ACİL DURUMLARDA FAİZ KARARI ALABİLECEK
Toplantı takvimindeki değişiklik, Fed'in faizleri yalnızca yedi veya altı belirli tarihte değiştirebileceği anlamına gelmiyor. Merkez bankası, ekonomik koşulların gerektirmesi halinde olağan toplantılar dışında da bir araya gelerek para politikası kararı alabiliyor.
Bununla birlikte olağan faiz kararları arasındaki sürenin uzaması, piyasa beklentilerinin şekillenmesinde etkili olabilir. Enflasyonun yeniden hızlanması, istihdam piyasasında ani bir bozulma yaşanması veya ekonomik görünümün beklenmedik biçimde değişmesi durumunda yatırımcılar, Fed'in bir sonraki olağan toplantısını ve olası müdahalelerini daha yakından izleyebilir.
FED FAİZİ SABİT TUTTU, İKİ ÜYE ARTIŞTAN YANA OY KULLANDI
Fed, 28 Ekim'deki toplantısında politika faizini yüzde 3,75–4,00 aralığında korudu. Karar, 10'a karşı 2 oyla alındı. Lisa Cook ve Beth Hammack, politika faizinin 25 baz puan artırılması yönünde görüş bildirdi.
Bu ayrışma, Fed üyeleri arasında enflasyonla mücadele konusunda farklı değerlendirmelerin bulunduğunu ortaya koydu. Faiz artışını destekleyen üyelerin varlığı, enflasyon risklerinin para politikası üzerindeki etkisinin sürdüğüne işaret etti.
Karar metninde ABD ekonomisinin büyümesini sürdürdüğü, tüketim harcamalarının güçlü kaldığı ve yatırımların sağlam bir görünüm sergilediği belirtildi. Öte yandan enflasyonun yüksek seviyelerde seyretmeye devam etmesi, faizlerin gelecekte nasıl bir seyir izleyeceğine ilişkin belirsizliği korudu.
ABD'NİN 10 YILLIK TAHVİL GETİRİSİ YÜZDE 5,02'YE YÜKSELDİ
Fed'in politika faizini sabit bırakmasına rağmen ABD tahvil piyasasında uzun vadeli getiriler yüksek seviyelerde kaldı. Gösterge niteliğindeki 10 yıllık Hazine tahvilinin getirisi 28 Ekim kapanışında yüzde 5,02'ye ulaştı. Gün içindeki hareketlerde getiri yüzde 5,04 seviyesinin de üzerine çıktı.
Tahvil getirilerindeki yükseliş, mevcut sabit getirili tahvillerin piyasa fiyatlarının gerilemesi anlamına geliyor. Uzun vadeli faizler üzerinde enflasyon beklentileri, enerji fiyatları, ekonomik büyüme görünümü ve Fed'in gelecekteki politika adımları gibi birçok faktör etkili oluyor.
Bu nedenle 10 yıllık tahvil getirisinin yüzde 5 eşiğini aşmasını yalnızca Fed'in toplantı takvimiyle ilişkilendirmek doğru değil. Piyasa, para politikası kararlarının yanı sıra ABD ekonomisinin geleceğine ve uzun vadeli finansman koşullarına ilişkin beklentileri de fiyatlıyor.
İKİ YILLIK VE 30 YILLIK TAHVİLLERDE DE HAREKETLİLİK VAR
Fed'in açıklamaları sonrasında ABD tahvil piyasasında farklı vadelerde de dikkat çekici hareketler görüldü. İki yıllık tahvil getirisi yüzde 4,70 civarına gerilerken 10 yıllık tahvil faizi bazı işlemlerde yüzde 5,04'ün üzerine çıktı. Otuz yıllık tahvilin getirisi ise yaklaşık yüzde 5,36 seviyesine yükseldi.
Kısa ve uzun vadeli tahvil getirileri, yatırımcıların farklı riskleri nasıl değerlendirdiği konusunda önemli ipuçları veriyor. İki yıllık tahviller, Fed'in politika faizine ilişkin beklentilerden daha fazla etkilenirken uzun vadeli tahvillerde enflasyon, büyüme ve kamu borçlanması görünümü daha belirleyici olabiliyor.
Uzun vadeli faizlerin yüksek seyretmesi, ABD'de konut kredilerinden şirketlerin finansman giderlerine kadar pek çok alanda borçlanma maliyetlerini artırabilecek bir unsur olarak öne çıkıyor.
FED'İN YENİ TAKVİMİ DOLARI VE ALTINI NASIL ETKİLEYEBİLİR?
ABD'nin 10 yıllık Hazine tahvili getirisi, küresel piyasaların yakından izlediği temel göstergeler arasında bulunuyor. Getirilerin yükselmesi, dolar cinsinden varlıkların sunduğu faiz avantajını artırarak yatırımcıların diğer ülke piyasalarına yönelik tercihlerini etkileyebiliyor.
Bununla birlikte doların yönünü yalnızca ABD tahvil faizleri belirlemiyor. Diğer merkez bankalarının politikaları, küresel ekonomik görünüm ve yatırımcıların risk alma isteği de döviz piyasalarında etkili oluyor.
Altın fiyatları açısından da tahvil getirilerinin seyri önem taşıyor. Özellikle enflasyondan arındırılmış reel faizlerin yükselmesi, faiz getirisi sağlamayan altını elde tutmanın fırsat maliyetini artırabiliyor. Ancak jeopolitik gelişmeler ve güvenli liman talebi, altının tahvil faizlerinden farklı yönde hareket etmesine yol açabiliyor.
Bu nedenle Fed'in yeni toplantı düzeninin etkileri değerlendirilirken yalnızca karar tarihlerine değil, enflasyon görünümüne ve piyasanın gelecekteki faiz beklentilerine de bakılması gerekiyor.
ABD TAHVİL FAİZLERİ NEDEN ÖNEMLİ?
Fed'in faiz kararlarını açıklayacağı toplantı sayısında planlanan değişiklik ile ABD tahvil getirilerindeki yükselişin birlikte takip edilmesi, önümüzdeki dönemde küresel piyasalar açısından önemini koruyacak. Yatırımcılar için asıl belirleyici unsurlar ise enflasyonun seyri, Fed'in faiz politikasına ilişkin mesajları ve uzun vadeli borçlanma maliyetlerinin hangi seviyelerde dengeleneceği olacak.
Haber Girişi Deniz Dalgıç - Editör
#KEVİN WARSH #ABD #FED #ABD MERKEZ BANKASI #FAİZ KARARI
Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin
Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:59
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 29 Ekim 2026 10:48 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















