Ertuğrul Özkök: Türk devlet ajansının geçtiği çok sıradan bir İran devlet televizyonu haberi
T24 sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.
Gökhan Çınkara, Necmettin Erbakan Üniversitesi öğretim üyesi.
Orta Doğu konusunda uzmanlaşmış bir bilim insanı.
Onun tek başına hazırladığı bir haber bülteni var.
Tanıdığı insanlara WhatsApp yoluyla iletiyor.
Benim çok işime yarayan bir bülten çünkü Orta Doğu konusunda hiçbir yerde bulamadığım çok ilginç haber ve analizler geçiyor.
Dün yine işte böyle bir haberi onun bülteninden öğrendim.
Devlet televizyonu seçilmiş cumhurbaşkanının yayınını kesiyorHaberin kaynağı ilginç…
Anadolu Ajansı.
Yani Türkiye’nin resmi devlet ajansı.
Dün sabah saat 8 sularında abonelerine, İran’dan çok dikkatimi çeken bir haber geçiyor.
Kısa bir haber ve başlığı şöyle:
“İran devlet televizyonu, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın açılış programının yayınını kesti…”
Sayın başkan, kısa kesersen sevinirizİlk bakışta sıradan bir haber gibi görünüyor.
Ama burasının İran olduğunu düşünürseniz…
Hiç de sıradan değil, hatta çok sıra dışı…
Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, bir açılış töreninde konuşurken İran televizyonunun muhabiri yanına geliyor ve kendisini resmen uyarıyor:
“Canlı yayındayız, zamanı doğru yönetirseniz memnun oluruz…”
Dil nazik gibi ama muhabir Cumhurbaşkanına resmen “Fazla uzatma” diyor.
Önemli değil, kesin biz kendi işimizi yaparızİran Cumhurbaşkanı sitemkar bir sesle muhabire şunu söylüyor:
“Yayınlamayın önemli değil biz kendi işimizi yaparız…”
Peki muhabir ne yapıyor?
Cumhurbaşkanının bu tepkisi üzerine yayını o an kesiyor…
Bu, şu an İran’da yaşanan gizli iktidar savaşının ne olduğunu en çarpıcı şekilde anlatan olay.
Bir tarafta seçilmiş başkan öteki tarafta seçilmemiş mollaİran’ın tepesinde şu an iki güç var.
Bir halk tarafından direkt oyla seçilen Cumhurbaşkanı…
Pezeşkiyan…
Öteki ise halk tarafından seçilmeyen bir Ruhani lider…
Hamaney…
Milli iradeyi kim temsil eder?
Halk tarafından seçilen bir insan mı…
Dini kurul tarafından seçilen bir ruhbani lider mi…
Bize öğretilen tabii ki halk tarafından direkt seçilen kişinin milli iradeyi temsil ettiği…
Devlet radyo ve televizyonu kime bağlı; seçilmişe mi seçilmemişe mi?İran’da öyle değil…
Halkın seçtiği insanın yetkileri sınırlı.
Ve Devlet Radyo Televizyonu direkt olarak dini lider Hamaney’e bağlı…
Başındaki kişi direkt onun tarafından atanıyor.
Yani halkın seçtiği Cumhurbaşkanı, devlet televizyonunun bir memurunun gözünde hiçbir şey ifade etmiyor.
Halk tarafından seçilen halka hesap veriyorPezeşkiyan son seçimde Hamaney’in desteklediği adayı yenerek Cumhurbaşkanı seçildi.
Halka hesap veren bir insan olduğu için, Pezeşkiyan gösterilere katılan insanlara karşı daha vicdanlı.
Daha merhametli.
Bence açılış töreninde yaşanan bu olay, İran’da başlayan yeni bir siyasi çatışma dönemin ilk işaretlerinden biri.
Önümüzdeki günlerde İran’ın seçilmiş Cumhurbaşkanı ile seçilmemiş dini lideri arasındaki çatışma büyürse şaşırmayacağım.
Dini lider pazar gecesinden itibaren bu savaşı başlatmış görünüyor.
Pazar günü İran’ın reformcu hareketinin liderleri tek tek evlerinden alınarak Evin hapishanesine götürüldü.
Bu muhalif kesimlere ilk gözdağı hareketiydi.
Seçilmiş Cumhurbaşkanına karşı ilk hareket ise önceki günkü açılışta yaşanan bu olaydı.
Belli ki dini lider, seçilmiş Cumhurbaşkanının görünürlüğünü azaltmak istiyor.
İran'ın dış temsilciliklerinde iltica isteyen diplomatlarAncak ok yaydan çıktı.
İran’da muhalefet yavaş yavaş apolitik kesimlere de kayıyor.
İran’ın yurtdışındaki temsilciliklerinin yanılmıyorsam 4’ünün başındaki diplomatlar son gösterici katliamından sonra bulundukları ülkelerden sığınma hakkı istedi.
Bugüne kadar sessiz kalan bir çok insan yapılan son katliamdan sonra sesini yükseltmeye başladı.
Seçilmemiş lider yeraltında, seçilmiş başkan toplantılardaKatliam emrini veren seçilmemiş Dini lider kendisi açılış törenlerine katılamıyor.
Ama halk tarafından seçilen Cumhurbaşkanı açılış toplantılarına gidip konuşmaya başlayınca, yeraltına inen dini lider onun da sesini susturmak için mikrofonu elinden aldırıyor.
Söyler misiniz bu daha ne kadar devam eder?
Türkiye'nin tonunda nüansGeçmişte söz konusu Suriye, Mısır, Suudi Arabistan, İsrail olunca sesini miting meydanlarında bile yükselten Türkiye, İran konusunda temkinli gidiyor.
Bence de gitmesinde yarar var.
Ancak Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın geçen gün CNN Türk’te Ahmet Hakan’la yaptığı sohbette söylediği bazı sözlere bakınca Ankara’nın da kafasında bazı tereddütlerin doğmaya başladığını hissettim...
Fidan, "Bu rejim bombalamayla yıkılmaz" diyor ama...Fidan, "Bu rejim bombalama ile yıkılmaz" diyor.
Ama Hamaney’in emriyle yapılan katliamın boyutları konusunda tereddütlü.
İran Dışişleri Bakanı, hayatını kaybeden insanlarla ilgili Fidan’a düşük bir rakam vermiş.
Fidan, “O bile çok yüksek bir rakam” diyor.
Orta Doğu konusunda iyi istihbarata sahip olduğu bilinen Fransa’nın Dışişleri Bakanı ise Hakan Fidan’a 30 bine yakın insanının öldürüldüğünü söylemiş.
Bir müslüman, bunca insanın cesedi üzerinde huzurla oturabilir mi?Son olaylarda rejimin öldürttüğü insan sayısı ile ilgili kesinleşmiş rakamlara bakılırsa 7 bine yakın insan katledilmiş.
Ama İran konusuna çalışan bazı kuruluşlar 30 bine yakın insanın katledildiğini söylüyor.
Söyler misiniz, halkın seçmediği bir insanın emriyle yapılan bir katliam üzerinde kim huzur içinde oturabilir?
Zaten halkın oylarıyla seçilen bir lider olsaydı böyle vicdansız, gayriinsani bir katliam emrini asla veremezdi.
Bazıları “Bu rejim yıkılmaz” diyor.
Ben de diyorum ki; hiçbir rejim 30 bin insanının kanı üzerinde huzur içinde oturamaz.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:62
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 11 Şubat 2026 07:32 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















