Ankara24.com
close
up
Menu

Akaryakıtta eşelmobil sistemi fiyat artışının yarısını karşıladı

Dev yapının sırrı çözüldü! 40 yıldır yanlış biliyormuşuz Sözcü Gazetesi

Araç sahipleri dikkat! MTV ikinci taksit ödemelerinde son gün 31 Temmuz

İkinci El Piyasasında Yavaşlama Nedenleri

YKS sonuçları için geri sayım

İspanya da 12 bin hektar alan yandı

AVM ye Silah Götüren Öğrenci Yakalandı

Önce çöl sıcakları geliyor, ardından sağanak... Tarih verildi, meteoroloji uyardı

Arsa yatırımcısı Anadolu ya yöneldi! İstanbul hem pahalı hem yer kalmadı!

Şarjörle AVM ye girmeye çalışmıştı: Sevgilime götürüyordum dedi 606 mermi çıktı!

Minyatür tezgahlarla dokuma sanatını gençlere aktarıyor Iğdır Haberleri Habertürk Yerel Haberler

Son dakika haberi: Ve bölgede korkulan oldu! Kararı resmen duyurdular...

Suudi Arabistan daki yangında 4 Türk işçinin öldüğü evin görüntüsü ortaya çıktı

SON DAKİKA DEPREM HABERLERİ Az önce deprem mi oldu, nerede, ne zaman, kaç şiddetinde? 19 TEMMUZ güncel depremler listesi

İspanya Arjantin 2026 Dünya Kupası finali Canlı İzle! İspanya Arjantin ne zaman, saat kaçta, hangi kanalda? İspanya Arjantin muhtemel 11 ler

Meteoroloji tarih verdi: Bu yazın en sıcak günleri yaşanacak!

Uzmanı uyardı: Ateşli havale çocuklarda çoğu zaman hasar bırakmıyor Adana Haberleri Habertürk Yerel Haberler

Wimbledon da bir Türk hakem İzmir den Wimbledon a uzanan başarı İzmir Haberleri Habertürk Yerel Haberler

Gol kralı oldu ama yüzünden düşen bin parça: Fransa nın hayal kırıklığı Sözcü Gazetesi

Evde yapılan aramada 1 kilo 979 gram kubar esrar ele geçirildi Antalya Haberleri Habertürk Yerel Haberler

Ertuğrul Özkök Silivri’den yılın ilk mektubu: 9 numaralı koğuşta bestseller şair ve kitaplar nelerdir?

Ertuğrul Özkök Silivri’den yılın ilk mektubu: 9 numaralı koğuşta bestseller şair ve kitaplar nelerdir?

Ankara24.com, T24 kaynağından alınan verilere dayanarak açıklama yapıyor.

Geçen hafta Silivri’den yılın ilk mektubunu aldım.

Ünlü “Dokuz Numaralı Koğuş’tan” geliyordu.

Yani seçilmiş belediye başkanlarının, muhalif aydınların, gazetecilerin, sanatçıların yattığı koğuştan…

9 numaralı koğuşun bir sakini yazıyor

Mektubun altında şu imza vardı:

Doç. Dr. Buğra Gökce.

Kimdir derseniz, geçenlerde Silivri’de tuttuğu günlükleri topladığı kitabını anlatan bir yazı yazmıştım.

İşte o şehir plancısı…

Ankara, Çankaya ve İzmir büyükşehir belediyelerinde planlamacı olarak çalıştı.

Son görevi büyükşehir bünyesindeki “İstanbul Planlama Ajansı Başkanlığı idi…”

9 numaralı koğuşta günlük hayat nasıl bir şeydir?

Yazının başından beri “9 numaralı koğuş” diyorum ama o 12 Mart, 12 Eylül dönemlerini hatırlatan sembolik bir ifade.

Aslında durum farklı.

Asıl adı “9 Numaralı Cezaevi…”

Mektuptan okuyalım:

“Burada 9 No’lu cezaevinde koğuşlar tek kişilik.

En ağır tecrit halindeyiz. Avlu yani (havalandırma) dahi tek kişilik. Avukat görüşme odaları olmasa mahpus arkadaşlarımızı görme ihtimali de yok.

Avukat ve aile görüşmeleri bizim için birer sosyal tesis

Yani avukat görüşleri bizim için en temel sosyalleşme aracı.

O mekan bir nevi 'sosyal tesis…' Haftada bir saat kapalı görüş ile cam arkasından telefonla ailemizle konuşabiliyoruz.

Ayda bir saat de açık görüş ile ailelerimize dokunarak sohbet edebiliyoruz.

Bayram ve özel günler için ilave açık görüşler veriliyor.

10 ayda kaç açık, kaç cam arkasından görüşme yaptı

10 ayda 41 görüş yapmışım. 26'sı kapalı 15'i açık görüş. 15 saati sevdiklerime kısacak da olsa dokunarak, 26 saati görüp dokunamadan geçirmişim.

Haftada 10 dakika ve tek kişi olmak üzere telefonla görüşme hakkı olduğunu, bunun dışında hiçbir şans verilmediğini, ağır bir tecrit yaşadığımızı, birbirimizi de sadece avukat görüşme odalarında yan yana odalarda görebildiğimizi bilginize sunmak isterim.”

9 numaralı koğuşta hiç duygusal anlar yok mudur?

Kitabını biraz mekanik bulduğumu, insanın o cezaevi yalnızlığı içindeki günlüklerinde daha duygusal anlatımlar da beklendiğini yazmıştım.

Mektubunda diyor ki;  

“Günlüklerimdeki ilk notlarım elbet bir edebiyatçı hassasiyeti ve inceliğinde ya da roman yazma iddiasında olmadığından çok daha mekanik gelmiş olabilir. En özel ve duygusal satırlarım ise eşime ve aile yazılmış mektuplarda kaldı sanırım. O özel mektupları ise kitaba koymadık takdir edersiniz."

Şimdi anlıyorum; Kavala, Atalay ve Kahraman’a yeterli ilgiyi göstermemişim

Mektupta aynı yerde yatan bazı öteki tutuklu ve hükümlülere de mesaj var:

“Osman Kavala başta, cezaevinde uzun süre kalmak zorunda kalan Selçuk Kozağaçlı, Can Atalay, Tayfun Kahraman memleketin mağdur değerlerine de yeterince teveccüh gösteremediğimi anlıyorum. Bu vesile ile hepsine özellikle kıymetli dostum, kardeşim Tayfun'a özel sevgilerimi iletmek istiyorum.”

Cezaevi akrabalığımda en yakınım Fatih Altaylı’ydı

Mektubunda çok güzel bir kavram yaratmış.

'Cezaevi akrabalığı…'

“Cezaevi akrabalığı diye bir şey var bence.

Sanırım burada en önemli akrabam Fatih Abi diyebildiğim Fatih Altaylı ile oldu. Şükür ki yeni yıl öncesi evine, ailesine kavuştu ve ben tarifsiz mutlu oldum. Burada Osman Kavala, Can Atalay ve Selçuk Kozağaçlı uzun yıllar uğradıkları ağır tecrit ve yoksunluklara rağmen dimdik duruşları ile özel saygı ve hürmeti hak ediyorlar.

Onların şahsında tüm siyasi tutuklu ve hükümlülere de içten bir selam vermeliyim.”

Bir 9 numara sakini 10 ayda kaç makale yazabilir?

İnsan cezaevinde geçirdiği 10 ayda neler yapabilir?

Buğra’nın bilançosu şöyle:

“Birgün, Cumhuriyet ve Karar Gazetelerinde bu 10 aylık süreçte 22 makalem yayınlandı.

Diğer yandan sosyal medya paylaşımları ile yaptığım yemeklerden, duygu yoğunluklarıma kadar görece daha popüler notlarımı paylaşmaya çalıştım."

Koğuşta İsmail Cem okumak nostaljik bir duygu mudur?

Günlüklerinde bol bol İsmail Cem’in “Türkiye’de Geri Kalmışlığın Tarihi” kitabını okuduğunu yazmıştı.

Ben de bunu “Nostaljik bir okuma” olarak nitelendiriştim.

Tabi ki bunun altında şu soru da vardı:

Biraz geride kalmış bir okuma tercihi değil mi? Artık o kitabı aşan çok daha başka eserler var.

Mektupta o soruma şöyle karşılık vermiş:

“İsmail Cem'i nostaljik bir okuma olarak değil kıymetli bir hafıza tazeleme ve sonraki bazı Türkiye değerlendirmelerine altlık olarak düşünmüştüm.”

9 ay 29 günde 130 kitap okursanız neleri seçersiniz?

9 ay 20 günde 130 civarı kitap okumuş...

“Bu da cezaevinin en önemli artısı belki” diyor.

Siyasi ve ekonomik kitaplar:

Gramsci, Noam Chomsky, Auerbach, W. Schmidt, Lucien Febvre, İbn-i Haldun, Mahfi Eğilmez…

Ve...

“İçinde; Hasan İzzettin Dinamo'dan, Burhan Sönmez'e, Cemal Süreya'dan Sabahattin Ali'ye, Eduardo Galeno'ya; Marquez'den Amin Maalouf'a, Saragoma'ya; Çehov, Le Febvre,  D.Harvey, Camus’a kadar yazar ve düşünür olan geniş bir yelpaze ile hem yenilerini öğrendim hem tekrar okumalar ile daha önce ıskaladıklarımı buldum…”

9 numaralı koğuşta insan niye Cemal Süreya’nin “Üvercinka’sını” okur?

Günlüklerinde özellikle bir şairin adı geçiyordu.

Cemal Süreya…

Mektubunda o konuyu da açmış:

“Çankaya'daki görevim sırasında Üvercinka'yı, çocukluğunun başucu kitabı olarak okumuş bir Ankara çocuğuyum.  

O duygularla, TBMM'nin Dikmen kapısı yakınına, Cemal Süreya adına bir park yapmıştım... Bugünlerde Ankara’ya gelen Akbelen Ormanları içinde deprem mağdurlarının infaz indirimi yıkılan binaların sorumlularını kapsamasın diyerek tüm protesto edenlere de ev sahipliği yapıyor bu park.

"Keşke Özdemir Asaf adına da bir park yapsaydım"

Keşke Çankaya'da Meclis’in kapısına yakın bir başka yere bir de Özdemir Asaf parkı yapsaymışım

Yalnızlık içine bırakılmış, haksızlığa uğramış 'kendi kendine mektup yazıp onu duyuranların' ülkesinde yalnızlığın sesini sembolik anlatımlarla 'Devlet'e duyurmak isteyenlerin adresi olurdu belki…

Melih Cevdet Anday'ın Yaşamak Güzel Şey şiiri de üzerine yazı yazdığım buradaki en temel dayanaklarımdan oldu.”

9 numarada şu an için en önemli yazar Hannah Arendt

Mektubun en uzun bölümü şu cümleyle başlıyor:

“Öneriniz üzerine Hannah Arendt'in 'Kötülüğün Sıradanlığı' kitabını sindirerek okuma fırsatı buldum.”

Devamını ondan okuyoruz:

“Bununla da yetinmedim 'Biz Mülteciler' ve 'Radikal Kötülük' kitapları ve önermeleri üzerinde de düşünme fırsatı buldum.

Sonra bu okuma önerisini 'Auerbach' alıntım üzerine yaptığınızı da anımsayarak yaşadığımız süreçlere dair bazı çıkarımları bu okumalar üzerine inşa edebilir miyim diye düşündüm."

Hitler mağduru bir mülteci zalim bir Nazi memuru ile ilgili ne düşünür?

Arendt Nazi Holokost'unun mağduru… Portekiz'e kaçmak ve mülteci olarak yaşamak zorunda kalan bir Musevi…

Savaştan sonra, Holokost'un organizatörlerinden Eichman isimli Alman bürokrat/subayın davasını bizzat incelemeye başlamıştı.

“Başlangıçta bu ismi zihninde bir canavar, seri katil ya da sistematik kötülük organize eden özel bir şeytan olarak tasavvur etmiş.

Ancak, mahkemede izlediği kişiyi farklı bir gözle görmeye başlar:

Tam aksine düşünmeyen, emir ve talimatları sorgulamadan yerine getiren, görev tanımını yaşam biçimi ve sebebi olarak gören sıradan bir memurdur.”

Zalim bir Nazi memuru günahsız bir “emir kulu” mudur?

Eichman, İsrail’de yapılan duruşmalarda "emirleri" harfiyen uyguladığını, yasalara uyduğunu, hiçbir kişisel tercih, irade ya da özel kötülük planlamadığını iddia eden bir profil çizmişti.

Buğra mektubunda bu profili şöyle anlatıyor:

“Bu emirleri uygulayan sıradan bürokrat Arendt'e yaptıklarının anlamını hiç düşünmeyen, sonuçlarını ve olası felaketleri hiç değerlendirmeyen, vicdanını kaybetmiş ya da başkalarına devretmiş, kuralları ahlaki değerlerden üstün tutan bir insan figürü olduğunu düşündürmüştür."

Kötülüğün en berbat hali sıradanlaşmış halidir

“Arendt bu hali çok tehlikeli buluyor ve bunun nedenini fanatik bir nefretten daha tehlikeli şeyin; düşünme yoksunluğu olduğunu ifade ediyor.

Bu haliyle kötülük patolojik ya da istisnai olmaktan çıkar ve tam tersine sıradanlaşır, gündeliktir ve sistem içine rahatça yerleşebilir."

İşte bu tanım "kötülüğünü sıradanlaşması" kavramını dünya diktatörlükler literatürüne soktu.

Bugün bütün dünyada Arendt’in yeniden okunmaya başlanması, psikoloji ve felsefe dergilerinin Arendt’i kapak konusu yapması bu nedenledir.

Çünkü herkes şunu soruyor:

İnsanlık 20. yüzyılın ilk yarısında yaşadığı felaketi bugün popülist liderler yüzünden yeniden mi yaşıyor?

Silivri’den bu tespitleri yazma ihtiyacını şundan duydum

Sözü tekrar Silivri sakinine bırakıyorum:

“Bu tespitleri özellikle yazma gereği duydum zira ülkemiz bürokrasisi ve yönetim sistemi açısından epeyce şaşırtan benzerlikler kurulabilir çıkarımlar yapılabilir gibi geliyor bana...

‘Emirleri uyguladım, ben emir kuluyum’ benzeri gerekçelerle, düşünmeden ve sorgulamaksızın yapılan işleri hukuki sınırlar içinde tanımlama çerçevesine oturtabilirler ki bunu biz de giderek artan bir biçimde yaşıyoruz."

Üstelik ‘emir kulu’ olma bizim geleneksel kodlarımızda da var

“Üstelik 'emir kulu' olma metaforu bizim geleneksel kodlarımızın da içinde var...

Popülist otokrat liderler döneminde, pozisyonunu ve görevini korumak isteyen ya da terfi bekleyen tüm kamu görevlileri, yargı mensupları, bürokratlar, siyasetçiye yakın mensuplar bir süre sonra, yapılmasını emir aldıkları mevzuatları hukuki sınırlara sokabilme, hukuki çerçeve üretebilme ya da var olan çerçeve içinde yorumlar yaparak talimatı yerine getirme yarışına girebilmektedir."

Vicdanı ve insani değer ‘emiri yerine getirdim’ cümlesinin içinde kaybolunca...

Psikolojik olarak bu nasıl bir şeydir?

“Vicdani değerlendirme, derinlemesine düşünme, detaylıca sorgulama benzeri hususları; insani değerleri, varoluş nedenlerini ve dünya görüşlerinden bağımsızlaştırıp, 'emirleri yerine getirdik, kanunları uyguladık' biçiminde kendilerini tamamen edilgenleştiren ve iradelerini neredeyse merkezi otoriteye ihale edebilen bir yaklaşım…“

Yani bütün bir zulmün sorumluluğunu merkezi iktidarın sırtına yükleyen bir ruh hali…”

Bu analizin Silivri’den gelmesi hiç şaşırtıcı değil

Yaşadığımız günlerin en çarpıcı analizlerinden biri.

Bu ilk entelektüel tahlilin Silivri’den gelmesi hiç de şaşırtıcı değil tabi…

Oradan daha çok kitaplar gelecek. Çok filmler, belgeseller gelecek.

Ve bir dönemin tarihi “9. Koğuş Mektupları” ile yeniden yazılacak.

Bugün iktidar medyasının yazmaya çalıştığı resmî tarihten çok farklı bir tarih olacak o...

Daha fazla bilgi ve son haberler için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:127
embedKaynak:https://t24.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 20 Ocak 2026 09:26 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Akaryakıtta eşelmobil sistemi fiyat artışının yarısını karşıladı

19 Temmuz 2026 10:19see195

Dev yapının sırrı çözüldü! 40 yıldır yanlış biliyormuşuz Sözcü Gazetesi

19 Temmuz 2026 09:45see195

Araç sahipleri dikkat! MTV ikinci taksit ödemelerinde son gün 31 Temmuz

19 Temmuz 2026 10:20see193

İkinci El Piyasasında Yavaşlama Nedenleri

19 Temmuz 2026 09:51see193

YKS sonuçları için geri sayım

19 Temmuz 2026 09:49see191

İspanya da 12 bin hektar alan yandı

19 Temmuz 2026 10:36see187

AVM ye Silah Götüren Öğrenci Yakalandı

19 Temmuz 2026 10:08see186

Önce çöl sıcakları geliyor, ardından sağanak... Tarih verildi, meteoroloji uyardı

19 Temmuz 2026 09:30see185

Arsa yatırımcısı Anadolu ya yöneldi! İstanbul hem pahalı hem yer kalmadı!

19 Temmuz 2026 10:04see185

Şarjörle AVM ye girmeye çalışmıştı: Sevgilime götürüyordum dedi 606 mermi çıktı!

19 Temmuz 2026 10:52see182

Minyatür tezgahlarla dokuma sanatını gençlere aktarıyor Iğdır Haberleri Habertürk Yerel Haberler

19 Temmuz 2026 09:50see180

Son dakika haberi: Ve bölgede korkulan oldu! Kararı resmen duyurdular...

19 Temmuz 2026 09:46see180

Suudi Arabistan daki yangında 4 Türk işçinin öldüğü evin görüntüsü ortaya çıktı

19 Temmuz 2026 09:38see180

SON DAKİKA DEPREM HABERLERİ Az önce deprem mi oldu, nerede, ne zaman, kaç şiddetinde? 19 TEMMUZ güncel depremler listesi

19 Temmuz 2026 10:21see179

İspanya Arjantin 2026 Dünya Kupası finali Canlı İzle! İspanya Arjantin ne zaman, saat kaçta, hangi kanalda? İspanya Arjantin muhtemel 11 ler

19 Temmuz 2026 10:54see179

Meteoroloji tarih verdi: Bu yazın en sıcak günleri yaşanacak!

19 Temmuz 2026 10:53see175

Uzmanı uyardı: Ateşli havale çocuklarda çoğu zaman hasar bırakmıyor Adana Haberleri Habertürk Yerel Haberler

19 Temmuz 2026 10:54see174

Wimbledon da bir Türk hakem İzmir den Wimbledon a uzanan başarı İzmir Haberleri Habertürk Yerel Haberler

19 Temmuz 2026 10:59see173

Gol kralı oldu ama yüzünden düşen bin parça: Fransa nın hayal kırıklığı Sözcü Gazetesi

19 Temmuz 2026 10:51see172

Evde yapılan aramada 1 kilo 979 gram kubar esrar ele geçirildi Antalya Haberleri Habertürk Yerel Haberler

19 Temmuz 2026 10:59see172
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları