Ankara24.com
close
up
ERHAN AFYONCU Papa ile imparator kavgası Avrupa’yı 11 yıl meşgul etti

ERHAN AFYONCU Papa ile imparator kavgası Avrupa’yı 11 yıl meşgul etti

Sabah sayfasından alınan bilgilere göre, Ankara24.com açıklama yapıyor.

Trump-Papa kavgası bakalım nasıl neticelenecek? Ortaçağ'da Papa VII. Gregorius, mücadeleye girdiği İmparator IV. Heinrich'i aforoz etmiş, her yerden dışlanan imparator ise yürüyerek papanın huzuruna gelip af dilemişti.

IV. Heinrich'in "Canossa Yürüyüşü" olarak adlandırılan bu hadise zamanla "pişman olmak, boyun eğmek ve af dilemek" anlamında kullanılan bir deyime dönüştü. Ancak imparator, 11 yıllık büyük mücadelenin sonunda papayı azlettirerek galip gelen taraf oldu


Günümüzde Papalık, Vatikan ve çevresini kapsayan çok küçük bir devlettir. Ancak buna karşın Katolik dünyasında papanın önemli bir ağırlığı bulunur. Özellikle Katolik nüfusun yoğun yaşadığı ülkelerde, papanın benimsediği siyaset tarzı toplumu ve siyasetçileri etkiler. ABD'de Katolik nüfus hem güneydeki Hispanik eyaletlerde hem de Massachusetts, New Jersey, Michigan, Wisconsin, Ohio, Rhode Island gibi Kelt ve İrlanda kökenlilerin yoğun olarak yaşadığı eyaletlerde bulunuyor.
Trump'ın seçilmesinde de pay sahibi olan bu seçmene rağmen aslen Amerikalı olan Papa ile ABD Başkanı'nın kavgası Orta Çağ'dan beri süregelen sivil hükümdar-Papalık arasındaki güç kavgasının bir devamıdır. Bu çatışma sırasında bazı krallar ve imparatorlar Papalık tarafından aforoz edilirken, bazı hükümdarlar ise papaları kendi siyasetlerinin aracı haline getirmeyi başarmışlardır. Ancak bu mücadelede en ünlü adımı atan kimse, Papalık ile yaşadığı kavga sonrasında af dilemek için yürüyen bir Kutsal Roma Germen İmparatoru'dur. Bu konuda David Bachrach ve Ingrid Rowland gibi yazarların eserlerinde geniş bilgi vardır.


IV. Heinrich, papanın huzuruna çıkıyor.

PAPANIN AFOROZ SİLAHI
Ortaçağ Avrupa'sında feodal sistem hâkimdi. Kralların ve imparatorların yetkileri aslında çok kısıtlı bir alanda geçerliydi. Bu sistem içerisinde derebeyi olarak adlandırılan lordlar, kendi yerel muhitlerinde hâkimiyet sürmekteydiler. İmparatorlar ve krallar çok istisnai durumlarda derebeylerine emir verebiliyorlardı. Bu düzen içinde, en etkin kurum Roma merkezli Katolik kilisesiydi.
sistematikti. Ruhani otoriteye sahip olan kilise, Paris, Münih, Londra, Venedik gibi dönemin en büyük metropollerinden en küçük köye kadar aldığı kararları uygulama gücüne sahipti. Bu yüzden taşradaki siyasi nüfuza hâkim olmanın yolu Papalık ile olan ilişkileri iyi kurmaktan geçmekteydi. Papaların bunun dışında ellerinde çok güçlü bir silah bulunmaktaydı. Bu da kral ve imparatorları aforoz etmekti.
Kelimenin Latince'si olan "excommunicatio" Türkçe'de "iletişim dışı tutmak" manasına gelir. Aforoz edilen kimsenin uluslararası alanda ülkesi ve kendisi sapkın olarak görülmeye başlar ve tüm Avrupa sisteminden dışlanırdı. Bu çok ağır yaptırımı papalar bazen uygulamış ve bu metotla hükümdarları, kendilerinin istedikleri çizgiye getirmeye çalışmışlardır. IV. Heinrich'in "Canossa Yürüyüşü" de papaların imparatorlar üzerindeki etkisinin bir sonucudur.

III. HEINRICH'İN OTORİTESİ
Kutsal Roma Germen İmparatoru III. Heinrich, Almanya tarihinin en otoriter ve güçlü isimlerindendi. Salian Hanedanı'na mensup olan imparator, Burgondiya'yı imparatorluğa bağlarken, Alman düklerini kontrol altına almıştı. Macaristan'ı 1044'te Menfo Muharebesi'nde mağlup eden III. Heinrich, ülkede kral değişimine sebep olmuş ve yeni Macar Kralı Peter Orseolo, Heinrich'e bağlılık yemini etmişti.
Bohemya'ya düzenlenen iki sefer sonucunda, bu ülkenin hükümdarı Breslav, bağlılığını bildirmişti. Papalık'ı da kontrol eden imparator, Roma'ya girmiş ve uzun süredir devam eden Vatikan'daki fetreti sona erdirerek kendisine yakın bir isim olan II. Clemens'i papa yaptırmıştı. Daha sonra gelen papalar, III. Heinrich ile iyi ilişkiler kurmuşlardı. Onun döneminde papa olan isimlerden IX. Leo, kardinal oylamasına dayalı Papalık seçimi uygulamasını getirmişti.
İmparatorluk otoritesini her alanda tesis eden III. Heinrich, 39 yaşında 1056'da öldü. Yerine IV. Heinrich'in tahta geçti. Ancak III. Heinrich'in ölümüyle büyük bir boşluk meydana geldi. Bu boşluktan faydalanan Alman prensleri, imparatorluk otoritesine karşı özerkliklerini artırdılar, saray içinde entrikalar çoğaldı.
IV. Heinrich tahta çıktığında henüz 6 yaşındaydı. Yönetimi, naibi olan annesi Poitoulu Agnes üstlendi. Poitoulu Agnes, Fransız-Akitinya kökenli bir kraliçeydi. Kraliçe Agnes'in nahif, nazik, uzlaşmacı tutumu, yerel Alman prenslerine Karintiya ve Swabia'da belli siyasi ve ekonomik imtiyazlar vermesi, Alman prenslerini tatmin etmekten uzaktı.


Papa Gregorius

PAPALIK KUVVETLENİYOR
Katolik Kilisesi'nde ise ruhban sınıfı, papa seçiminde daha fazla özerklik talep etmekteydi. İleride papalığa da yükselecek olan dönemin başdiyakozu Hildebrand, Papalığın dünyevi hükümdarlıktan bağımsız olmasını savunmaktaydı. Bu bağlamda Hildebrand, imparatorların papayı onaylama yetkisi olan "approbatio" uygulamasına karşı çıktı. 1059'da Papalık tahtına çıkan II. Nicolaus bu konuda ciddi bir adım atarak 13
Nisan 1059'da yayınlandığı "In Nomine Domini" isimli kararnameyle, papaların, kardinal-piskoposlarca seçilmesi sistemini getirdi. Bu ferman her ne kadar imparatorun onaylama yetkisi "approbatio"yu kaldırmasa da pratikte bu yetkiyi etkisiz hâle getirmekte ve kilisenin iç işleyişini imparatorların etkisinden uzaklaştırmaktaydı.
1062'de Alman tarihine geçecek bir olay yaşandı ve imparator, Alman prenslerince kaçırıldı. Alman tarihine "Kaiserswerth Darbesi" olarak geçen bu olayda, İmparator IV. Heinrich Düsseldorf'tayken ve Ren Nehri kıyısındayken bir gemiye davet edildi. Gemiye binen imparator, geminin bir an hareket ettiğini görünce nehre atladı, ancak tekrar yakalanıp Köln'e götürüldü. Bu olay hem henüz çocuk yaştaki imparatorun aşağılandığı hem de imparatorun naibi olan annesinin gücünün kırıldığı bir olaydı. Annesi fiilen iktidarı kaybederken, darbenin ardındaki en önemli isim olan Köln Başpsikoposu II. Anno, kralı fiilen vesayet altına aldı. Daha sonra ise tarihçi ve din adamı Bremenli Adam, imparatorun üzerinde siyasal nüfuz sahibi oldu.
1063'te 13 yaşındayken, ilk kez Macaristan üzerine yapılan bir sefere katılan IV. Heinrich, Macar tahtını gasp eden I. Bela'ya karşı, Solomon'a destek verip başarılı oldu. Amcası Bela bu seferde ölürken imparatorluk orduları İstolni-Belgrad'a girmiş ve Solomon bu şehirde Macar tacını giymiştir.
IV. Heinrich 1065'te resmen reşit ilan edildi. Genç imparator, saltanatının ilk yıllarında Almanya'nın kuzeyindeki Sakson isyanlarıyla uğraşmak zorunda kaldı. İmparator büyük bir mücadele sonucunda isyanları bastırdı ve 1075'teki Langensalza Muharebesi'nde Saksonya Dukalığı'nı mağlup etti.
IV. Heinrich Saksonlar'la uğraşırken, imparatorlukla iyi ilişkilere sahip olan Papa II. Aleksander ölmüş ve yerine Papa VII. Gregorius geçmişti. Asıl ismi Hildebrand olan Papa, daha gençliğinde kilisenin dünyevi otoriteden bağımsız hareket etmesi gerektiğine inanan biriydi. Papalık makamının bütün dini makamlardan ve kurumlardan üstünlüğüne inanmaktaydı. IV. Heinrich ise taşrada oldukça kuvvetli siyasi etkiye sahip olan piskoposları kendisi seçmeye devam etmek istiyordu. Zira çocuğu olmayan piskoposlar, imparatorlar için daha güvenilir yöneticilerdi.
Kriz İtalya'nın en önemli dini, ekonomik merkezlerinden Milano Piskoposu Tedald'ın atanması sırasında çıktı. Kilisede reform isteyen ve "simoni" denilen kilise makamlarının satılması işlemine karşı çıkan papa, Patarino denilen ve Milano halkının desteğini de alan piskoposlara destek verdi. Buna karşılık imparator hem bu gelir kaybından hem de kendisine yakın bir ismin atanması ayrıcalığından feragat etmek istemiyordu. Heinrich, Milano başpiskoposu olarak Tedald'ı atadı ve onu Lombard piskoposlarına kutsattı. Ancak papa kendi adamı Atto'nun piskopos olarak atanmasını istedi ve Tedald'ı aforoz etti.
Yaşanan bu kriz sırasında, Papa Gregorius, 1075 Noel törenini yönetirken bir saldırıya uğradı ve bir kalabalık tarafından hapse atıldı. Ertesi gün, papanın destekçileri hapishaneyi kuşattı ve papayı kilisenin başına geri getirdi; papa da kaldığı yerden ayini sürdürdü.


IV. Heinrich

İMPARATORU AFOROZ ETTİ
Yaşanan bu kriz ve gerilimler üzerine IV. Heinrich, kendisine destek veren 26 Alman piskoposu Worms şehrinde topladı ve sinod (kilise) meclisi papadan çekilmesini istedi. Bunun üzerine Papa VII. Gregorius, Heinrich'i aforoz etti. İmparatorun tahta çıkış kararını da iptal etti. Alman prensleri bu durum üzerine yeni bir imparator seçmek üzere harekete geçtiler ve Tribur'da toplandılar.
Hem tahtı risk altına giren hem de aforozlu konuma düşen Heinrich bağışlanmak için bir yıl içinde papaya başvuracağı sözünü vererek yeni imparator seçimini ertelemeyi başardı. İmparatorun geleceği hakkındaki son kararı Augsburg'da davetli olacağı bir meclis verecekti. Heinrich, danışmanlarının önerisi üzerine İtalya ile Almanya arasındaki doğal set olan Alpler Dağları'nı aşan papa ile görüşmek üzere gizlice yola çıktı.
Swabya soyluları Alp geçitlerine geçiş izni vermeyi reddettikleri için imparator, Burgonya üzerinden ilerlemek ve 3612 rakımlı Mont Cenis geçidinden ilerleyerek Alpler'i aşmak zorunda kaldı. Hersfeldli Lambert'in kroniklerine göre, Henry, eşi Savoylu Bertha ve küçük oğulları Conrad, sert kış koşullarında Alpler'in zirvesini geçerek hayatlarını tehlikeye attılar.

BU SEFER PAPA AZLEDİLDİ
Kuzey İtalya'daki Canossa Kalesi'ne ulaşan Heinrich, VII. Gregorius'un huzurunda nedamet getirdi ve papa tarafından yeniden kiliseye kabul edildi. İmparator böylece Almanya içindeki kendi siyasi rakiplerine karşı bir zafer kazanmış ve dini dışlanmışlıktan ötürü kaybettiği meşruiyetini yeniden kazanmıştı. Ancak bunun bir bedeli vardı. Artık papanın siyasi anlamda da üstünlüğünü kabul ediyor, kralın kiliseye denkliğinden hatta onay yetkisinin verdiği üstünlükten vazgeçmiş oluyordu. Ancak bu olayla papa ile imparator arasındaki gerilim tam olarak bitmemişti.
1077'de Saksonya krizinin bir devamı olarak Alman prensleri, Schwaben Dükü Rudolf'u Alman kralı olarak ilan ettiler. IV. Heinrich bu hamleye cevap olarak Bavyera ve Schwaben düklerinin mallarına el koydu ve buradaki yerel halkın desteğini de kendi yanına çekti. Papa Gregorius ise 1080 Mart'ında bir kez daha kilise dışı tayin uygulamasını yasakladı ve Heinrich'i bir kez daha aforoz ederek Rudolf'u yeni kral olarak tanıdı. Ancak bu yeni yasak birçok asilzadeyi de rahatsız etti ve kendi mallarının da gideceğini gören soylular papaya karşı Heinrich'e destek verdiler.
Alman soylularının desteğini alan IV. Heinrich bu kez papayı azletti ve Ravenna Piskoposu Guibert'i papa seçtirdi. Bu sırada Heinrich'e alternatif kabul edilen Rudolf öldü ve IV. Heinrich'in eli rahatladı. 1081 ve 1082'de Roma'ya saldırılar düzenleyerek Guibert'i papalık tahtına oturtma girişimi başarısız kaldıysa da Papa Gregorius'un hem dini hem siyasi gücü büyük ölçüde budanmıştı. Heinrich nihayet 1084'de Roma'yı ele geçirmeyi başardı.
Heinrich'in desteklediği Guibert, III. Clemens adıyla papa oldu ve 31 Mart 1084'te Heinrich'e imparatorluk tacını giydirdi. Gelenek gereği o ana kadar sadece kral unvanını kullanan Heinrich, imparator olarak anılmaya başlandı. Gregorius ise kaçtığı Salerno'da 1085 yılında öldü.

***


CANOSSA YÜRÜYÜŞÜ
IV. Heinrich yaklaşık 11 yıl boyunca Papa Gregorius ile büyük bir mücadeleye girişmiş ve bu savaştan galip ayrılmıştı. Ancak bu mücadelenin ilk safhasında gerçekleştirdiği "Canossa Yürüyüşü" onun bu zaferinin bile önüne geçmiş ve bu olay, papaların imparatorlara karşı üstünlüğünün sembolü olmuştur. Canossa Yürüyüşü bütün Avrupa'da nam salmış ve "Canossa'ya Gitmek" Batı dillerinde "pişman olmak", "boyun eğmek" ve "af dilemek" anlamında kullanılan bir deyime dönüşmüştür.

Durumu takip etmeye devam edin, Ankara24.com her zaman en yeni haberleri sunuyor.
seeGörüntülenme:32
embedKaynak:https://sabah.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 10 Mayıs 2026 07:09 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Alev alev yanan tanker kullanılamaz hale geldi

09 Mayıs 2026 00:08see155

Hull City, Premier Lig ateşini yaktı! Gözler rövanş maçında

09 Mayıs 2026 00:26see154

Can Uzun un golü Borussia Dortmund u durduramadı!

09 Mayıs 2026 00:43see148

Son dakika: Başkan Erdoğan dan yeni atamalar! SPK ve TUİK başkanı değişti

09 Mayıs 2026 00:14see146

Veli Ağbaba Halk TV de tek tek açıkladı: Bu kadar iftira bu kadar alçaklık olmaz!

09 Mayıs 2026 00:06see142

Türk Telekom CEO su Ebubekir Şahin in kızı Zeynep Melike Şahin dünyaevine girdi

09 Mayıs 2026 04:00see136

ABD, Venezuela da bir reaktördeki zenginleştirilmiş uranyumu ülkeden çıkardı

09 Mayıs 2026 00:04see136

TÜİK’te başkanlığa Mehmet Arabacı atandı

09 Mayıs 2026 00:38see131

Cumhurbaşkanlığı atama kararları Resmi Gazete’de

09 Mayıs 2026 00:42see130

Aydın da vali karşılamasında protokol tartışması Sözcü Gazetesi

09 Mayıs 2026 01:26see130

Putin den Zelenskiy ile olası görüşmeye dair açıklama Dış Haberler

10 Mayıs 2026 01:18see130

Yandaşların hayalleri suya düştü! İBB davasında Gülibrahimoğlu nun dilekçesi sahte çıktı

08 Mayıs 2026 16:51see130

Eyüpsultan da taksiciye gasp ve darp anı kamerada

10 Mayıs 2026 01:35see130

Galatasaray dan taraftarlara duyuru! Kutlama yapılmayacak

10 Mayıs 2026 00:56see129

Trafik cezaları arttı magandalar frene bastı

09 Mayıs 2026 07:05see129

Hantavirüs tespit edilmişti... Sağlık Bakanlığı: Gemideki 3 Türk vatandaşı getirilecek

10 Mayıs 2026 00:46see128

Haluk Levent, Gülistan Doku yu andı

10 Mayıs 2026 00:32see128

Olanı ben oldurdum zanneden olacak olanın da olduğunu nereden bilsin? Serdar Tuncer

09 Mayıs 2026 04:05see128

Anneler Günü öncesi Bilgili Anneler Sağlıklı Nesiller sempozyumu

08 Mayıs 2026 16:36see127

Tarımsal destekleme ödemeleri hesaplara yatırılıyor Gündem Haberleri

08 Mayıs 2026 17:52see127
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları