Ankara24.com
close
up
ERHAN AFYONCU Nadir Şah öldürülünce Şii Sünni yakınlaşması sona erdi

ERHAN AFYONCU Nadir Şah öldürülünce Şii Sünni yakınlaşması sona erdi

Ankara24.com, Sabah kaynağından alınan verilere dayanarak haber yayımlıyor.

İran, Sünni bir devletken 1501’de Safevi Devleti’ni kuran Şah İsmail tarafından Şiileştirildi. 18. yüzyılın ilk yarısında İran’da yönetimi ele geçiren Nadir Şah, İran’ın geleneksel dini anlayışını değiştirecek bir siyaset izledi. İran’daki dini uygulamaların bazılarını değiştirip Sünnilerle diyalog kurmaya çalıştı. Caferiliğin, Sünni dünya tarafından beşinci mezhep olarak tanınmasına çalıştı. İlk defa Sünni ve Şii ulema bir araya gelip mezhep meselelerini tartıştılar ve bir diyalog kapısı açıldı. 1747’de Nadir Şah’ın öldürülmesiyle bu kapı tekrar kapandı

18. yüzyılın başlarında İran'da Safevi hâkimiyeti sallanmaya başladı. Safevi Devleti'nin içinde bulunduğu durumdan istifade eden Ruslar birçok yeri işgal edince, Osmanlılar Rusların İran'ın içlerine gireceklerinden korktular. 1723'te Osmanlı ordusu üç koldan İran'a girip büyük fütuhatta bulundu. Yavuz ve Kanuni zamanlarında bile bu kadar büyük başarı elde edilememişti. Ancak Safevilere yardıma gelen Avşarların reisi Nadir Şah, Osmanlıların fethettikleri yerleri geri aldı.
1736 yılında savaşlara son vermek için yapılan sulh görüşmelerinde ise siyasi hadiselerin yanı sıra o zamana kadar İran'la yapılan antlaşma müzakerelerinde hiç gündeme gelmemiş olan dini meseleler görüşüldü. Bu konuda İsmail Aka, İlker Külbige, Ersin Kırca, Abdurrahman Ateş, Saim Arı ve Hamit Algar'ın araştırmaları vardır.


Nadir Şah

DİNİ ANLAYIŞ DEĞİŞTİ
İran, Akkoyunlular zamanında Sünni bir devletti. 1501'de Şah İsmail tarafından Safevi Devleti'nin kurulmasına kadar küçük mahalli beylikler tarafından temsil edilen Şiilik, Safeviler ile birlikte zaman içerisinde İran'ın resmi mezhebi hâline geldi. Şiiliğe geçmeyen bölgelerde katliamlar yapıldı. Bağdat, Yezd ve Horasan gibi yerlerde kadın-çocuk denilmeden on binlerce insan öldürüldü. Şii ezanı tesis edildi, ilk üç halifeye ve Hz. Ayşe'ye lanet okunmaya başlandı.
Osmanlılar, bu yüzden İran'la yapılan antlaşmalara "tebarriliğin meni"ni koydurmaya çalıştılar. Tebarriliğin meni, İran'daki dini mekânlarda Hazreti Ebubekir, Hazreti Ömer, Hazreti Osman ve Hazreti Ayşe ile sahabeye kötü laf söylenmesinin engellenmesidir.
Nadir Şah, 1736'da şah ilan edilirken "sebb ü rafz" denilen "ilk üç halife ve sahabeye lanet okunması âdetini yasaklandığını, ilk üç halifenin hilafetinin meşru olduğunu, İmam Cafer-i Sadık'ın yolunun takip edilmesini ve Sünnilerle diyalog kurulması gerektiğini" söyledi. Bu duruma karşı çıkan Mollabaşı Mirza Abdü'l-Hüseyin, şaha "hükümdarların ibadet işlerine karışmaya hakkı olmadığı, ibadetin Allah tarafından gönderilen Peygamber'e nail olduğu ve ancak ona uyabileceklerini, dini meselelerde değişikliğe gitmenin tehlikeleri bulunduğunu, bunun halkı ayaklanmaya teşvik edeceğini" söyledi. Ancak mollabaşı, şaha karşı çıkmasını canıyla ödedi. Bu durumu gören ulema takiye yoluna gitti. Yeni şahın tekliflerini kabul etmiş gibi göründüler. 16 Mart 1736'da Mugan sahrasında beyler ve ulema Nadir Şah'ın şahlık senedini imzaladılar.


Nadir Şah'ın öldürülmesi.

'HANEFİLİK VE CAFERİLİK BİRDİR'
Nadir Şah, Şii ulemanın etkisini kırmak için bir dizi tedbir aldı. Kazvin'e dönünce ulemaya, "Öyle anlaşılıyor ki, sizler vazifenizde kusur işlediniz. Allah sizin gibi insanların yaptığı işlerden memnun olmadığından, yaklaşık 50 yıldan beri ülke devamlı kötüye gidip harap oldu. Ancak askerler canlarını feda ederek durumu düzelttiler ve eski parlak devirler geri geldi. Dolayısıyla biz bu askerlere şükran borçluyuz. Bu yüzden vakıf gelirleri onlara tahsis edilmelidir" diyerek, vakıf gelirlerini ulemanın elinden aldı.
İran'ın yeni hükümdarı, İsfahan'da bir ferman yayınlayarak, "Hanefilik ve Caferiliğin yollarının bir olduğu, dört halifeyi tanıdıklarını, bundan böyle dört halifenin adlarının saygıyla anılmasını, Sünniler ile Şiilerin arasını açacak sözlerin sarf edilmesinden sakınılmasını" emretti.


Birinci Mahmud

ŞİİLİĞİ BİTİRMEYE ÇALIŞTI
Nadir Şah, İran'daki geleneksel Şia anlayışını sona erdirip, İran'ı, Caferiliğe geçirmeye çalıştı. İmam Cafer-i Sadık, Sünniler tarafından da saygı duyulan bir âlimdi. Nadir Şah, Osmanlılara karşı cephelerde üstünlük sağladıktan sonra yapılan barış görüşmelerinde toprak taleplerinin yanı sıra dini alanda da bazı taleplerde bulundu. Bunlar şunlardı:
1- İran hacıları için bir emir-i hac tayin edilmesi.
2- Caferiliğin beşinci mezhep olarak kabulü ve Kâbe'de mezheplerine bir rükün tahsisi.
3- Osmanlıların İsfahan'da, İranlıların İstanbul'da bir şehbender bulundurması.
İranlı elçiler, 1736 yılı ortalarında bu isteklerle İstanbul'a geldiklerinde Osmanlı devlet adamları toplanarak mezheple ilgili talepleri tartıştılar. Daha sonra iki devlet heyetleri arasında sekiz toplantı yapıldı.
24 Eylül 1736 tarihli son görüşmede müzakereler bir neticeye bağlanarak bir antlaşma imzalandı. İran hacılarına İran kökenli bir emir-i hac tayini ve şehbender bulundurulması maddelerinde anlaşılmıştı. Ancak Osmanlı uleması, Caferiliğin beşinci mezhep olarak tanınmasını kabul etmedi. İmamet meselesi başta olmak üzere iki mezhep arasında birçok ihtilaflı konu vardı. Bu meseleleri İran ulemasıyla müzakere için Osmanlı ulemasından iki kişinin İran'a gönderilmesine karar verildi.
Nadir Şah, yeni bir antlaşma için 1741'de İstanbul'a bir elçilik heyeti gönderdi. Şah, yine Caferiliğin beşinci mezhep olarak tanınmasını istemekteydi.

MEZHEP TARTIŞMASI BAŞLADI
Osmanlı Devleti'ni görüşmelerde temsil eden Reisülküttap Ragıb Paşa, mezhep meselesi Osmanlı uleması arasında tartışılırken, "Hak mezhep dörttür. Lakin padişahımızın hâkimiyeti altında bulunan topraklarda kadılar, padişahımızın Hanefi mezhebinden olması sebebiyle dört mezhepten olanların davasına dahi Hanefi mezhebi üzere içtihat edip hüküm verirler. Caferi mezhebi bile tasdik olunsa yine Osmanlı memleketinde Hanefi mezhebi geçerli olur. Bu tasdik sözü çok önemli değildir. Bunun için otuz seneden beri Anadolu harap ve nice yüz bin nüfus telef ve hazine boş kaldı. Bundan başka devletin Moskof ve Nemçe (Avusturya) gibi düşmanları da sahneye çıktı ve yine Acem (İran) mezhep kavgası için sefer açtı. Kuru bir söz için böyle zaruri bir durumda şeriatın müsaadesi vardır" demişti.
Onun bu lafları üzerine Darüssaade Ağası Beşir Ağa, "Bir daha bu sözü ağzına alma, mademki ben hayattayım, dört mezhebe Caferiliği beşinci olarak koydurtmam" diye cevap vermişti.

GELENEKSEL ANLAYIŞA DÖNÜLDÜ
Nadir Şah, Osmanlılara kabul ettiremeyeceğini anlayınca Caferiliğin beşinci mezhep olarak tanınması isteğinden vazgeçti ve 1746'da iki devlet arasında barış anlaşması imzaladı.
Getirmeye çalıştığı yeni dini uygulamalardan dolayı Nadir Şah'a karşı ulema ve halk arasında bir tepki vardı. Nadir Şah, İran'da Safeviler dönemindeki askeri gruplar yerine Özbek, Afgan, Kaçar ve Afşarlardan oluşan askerleri kullanmaya çalışıyordu. Hindistan'dan Kafkaslar'a kadar yaptığı ve çoğunda başarılı olduğu askeri harekâtlar, halkı ve beylerin vergi yükünü artırmıştı.
Nadir Şah, yeğeni Ali Kuli Han'ın katline ferman çıkarınca Ali Kuli Han, şahın baskısından bıkmış beylerle bir suikast planladı. 20 Haziran 1747'de Nadir Şah çadırında katledildi. Nadir Şah'ın din politikasının önde gelen savunucularından Mollabaşı Ali Ekber de Nadir Şah'ın katledildiği gün öldürüldü. 1751'de yönetimi ele geçiren Kerim Han Zend zamanında geleneksel dini anlayışa geri dönüldü.


ULEMA CAFERİLİK MEZHEBİNİ TARTIŞTI
ERSİN Kırca, 1743'te Necef'te yapılan mezhep toplantısını şöyle anlatır:
"Nadir Şah, Osmanlı Devleti'ne kabul ettiremediği Caferilik mezhebini, Şii ve Sünnilerden pek çok ulemayı Necef'te toplayarak onaylatmak istedi. 12 Aralık 1743'te Necef'te Afgan, Belh, Buhara, Turan, Necef, Hille ve Bağdad âlimlerini bir araya getirdi. Onun bu toplantıdan en büyük beklentisi Şii ve Sünni ulemanın ortak kararıyla Caferiliğin hak mezhep olduğunu tasdik ettirmek ve bu sayede İslam âlimleri arasındaki ihtilafı kaldırmaktı. Nadir Şah, Bağdad Valisi Ahmed Paşa'dan bu toplantıya katılmak üzere bir âlim göndermesini istemişti.
Ahmed Paşa, dönemin ünlü Sünni âlimlerinden Süveydî Abdullah Efendi'yi Necef'e gönderdi ve toplantı onun hakemliğinde yapıldı. Üç gün süren uzun tartışmalardan sonra bir sonuç raporu ortaya çıktı. Toplantıya katılan 43 âlim bu vesikanın altına imza attılar. Vesikada, dört halifenin her biri hakkıyla halifelik yaptılar, aralarında kardeşlik vardı ve 'rabt-ı muvasalat' yani hilafete geçiş sıraları muhakkak idi. Hz. Ali, Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer'in vefatından sonra onların hakkında 'Adil imamlardı, hak üzere yöneticilik yaptılar ve hak üzere vefat ettiler'; Hz. Ömer ise 'Ali olmasaydı, Ömer helak olmuştu' demiştir.
Safevi Devleti'nin kurulmasından sonra üç halifeye küfredilmesi 'sebb' ve rafz âdeti İran'da yayıldı. Mugan sahrasında toplanan meşveretten sonra bu bildiriyi hazırlayan ulema 'sebb' ve 'teberra' (ehlibeyte kötülük edenleri sevmeme, onlara düşmanlık besleme) âdetlerinden uzaklaştıklarını, dört halifeyi hilafete geçiş sıraları üzere hak bildiklerini beyan eder.
İmam Cafer-i Sadık, Hazreti Peygamber'in zürriyetinden ve ümmetin memduh şahıslarından olup onun mezhebi makbuldür. Caferi mezhebine geçmiş olan ehl-i İran'ın akaidleri sahih olup bu kişiler dört halifenin hakkaniyetlerine inanmışlardır. Her kimse bu fırka ile (Caferi İranlılar ile) din konusunda düşmanlık ederse o kişiler dinden, Allah, Peygamber ve din büyüklerinden uzak olsunlar."
Nadir Şah, Necef toplantısıyla Caferi mezhebini Sünniler nezdinde beşinci mezhep hâline getirmek istemişti. Necef'te alınan kararları Osmanlı Devleti'ne göndertti. Ancak Osmanlı Devleti'nin bu konudaki tutumu değişmedi.

Önemli haberleri ve güncellemeleri kaçırmamak için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:94
embedKaynak:https://sabah.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 01 Şubat 2026 07:01 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Halkın arasına karışan(!) AKP’li vekile emekliden tepki: ‘İnek gibi sağın sonra karşımıza çıkın’

31 Ocak 2026 05:24see173

Konuşmasın diye avukat yollamışlar Yerel Gündem Haberleri

31 Ocak 2026 04:04see166

Trump ı suçladı aynısı başına geldi: Elon Musk ın Epstein mailleri paylaşıldı Amerika Haberleri

31 Ocak 2026 00:24see156

AFAD Başkanı Pehlivan: İzmir de 112 ye gelen 577 ihbarın tamamına müdahale ettik

30 Ocak 2026 19:37see155

Evan Guessand’ın yeni takımı açıklandı!

31 Ocak 2026 01:53see153

Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığı na Hasan Suver atandı

31 Ocak 2026 00:41see151

TCMB den yabancı para kredilerine düzenleme

31 Ocak 2026 02:45see145

CHP teşkilatları DEM den rahatsız Yerel Gündem Haberleri

31 Ocak 2026 04:04see144

Trump ı suçlamıştı! Elon Musk ın Epstein e gönderdiği e posta ortaya çıktı

31 Ocak 2026 01:05see142

Lübnan dan İsrail iddialarına yalanlama!

30 Ocak 2026 21:41see134

İşgalci İsrailliler Batı Şeria’da yüzlerce ağaç kesti, hayvan çaldı

31 Ocak 2026 06:34see133

AB den göç rotalarında çok amaçlı merkez: Ortak ülkelerle yakın iş birliği Avrupa Haberleri

30 Ocak 2026 19:55see133

Deniz üstünde yeni bir Rize... 662 futbol sahası kadar dolgu yapıldı

31 Ocak 2026 07:22see133

Venezuela da genel af çıkartılacak

31 Ocak 2026 07:30see132

CHP den AK Parti ye geçen Çakır dan emeklileri çıldırtacak çıkış

01 Şubat 2026 00:46see130

Liverpool, Newcastle United’a takılmadı!

01 Şubat 2026 01:12see125

Trump’tan İran açıklaması: Daha kötü bile olabilir

01 Şubat 2026 00:23see124

Çağdaş Atan: Beklentinin altında kaldığımızın farkındayız Tümosan Konyaspor Haberleri

01 Şubat 2026 00:08see124

CHP den Demokrasi Konferansı... Özgür Özel’den MHP’li Yıldız’a gönderme: Olsaydı çok kıymetli olacaktı

31 Ocak 2026 21:31see123

Ankara Kadın Platformu ndan kadın cinayetlerine tepki

01 Şubat 2026 02:11see122
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları