Erdoğan a göre pek çok sorunun sebebi buymuş: Jakoben, elitist, üstenci anlayış
Ankara24.com, Halktv kaynağından alınan bilgilere dayanarak haber veriyor.
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birlik Vakfı’nın 40. kuruluş yıl dönümünde yaptığı konuşmada, toplumu tehdit eden riskler olduğunu söyleyip dayanışma çağrısı yaptı.
Erdoğan, çağın hızlı değişimiyle birlikte kültürel değerlerin dönüştüğünü belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Çağın çok hızlı bir şekilde değiştiği, buna paralel olarak kültürün, geleneğin, kıymet atfedilen değerlerin de dönüştüğü, hatta tüm bunların kuşatma altına alındığı bir dönemde yaşıyoruz.”
Erdoğan, dijitalleşmenin sağladığı imkânların yanında getirdiği tehditlere de dikkat çekti.Erdoğan şöyle devam etti:
“LGBT gibi sapkın akımlardan bağımlılığa, mahremiyetin yok olmasından aile kurumuna dönük saldırılara, 7’den 70’e tüm insanlığa, bununla birlikte 86 milyon vatandaşımızı da tehdit eden meydan okumalarla yüz yüzeyiz.
Tehdit, yalnızca şekil ve boyut değiştirmiştir. Lakin hedef her zaman olduğu gibi aynıdır. Hedef insandır. Hedef ailedir. Hedef, milli ve manevi değerlerimizin tahrif edilmesidir.”
Aile kurumunu güçlendirmek için devletin birçok adım attığını belirten Erdoğan, mücadelenin başarıya ulaşması için topyekûn çaba gerektiğini vurguladı:
“Bağımlılık gibi, aile kurumuna yönelik saldırılar gibi, uyuşturucu, sanal bahis, kumar gibi küresel boyutu olan tehditlerle mücadele, yalnızca devlet eliyle yürütülemez, yürütülse dahi arzu edilen neticeye ulaşılamaz.
Gençlerimizi, neslimizi, geleceğimizi hedef alan bu saldırı dalgasını ancak bir olursak, birlikte hareket edersek, birlikte savaşırsak püskürtebiliriz.”
Erdoğan, kültürel yozlaşmaya karşı mücadelenin sadece devlet kurumlarının değil, toplumun tüm kesimlerinin ortak görevi olduğunu söyledi:
“Aileyi önemsiz hale getirmeyi, değerlerimizi yıpratmayı, gençlerimizi manen ve ruhen çökertmeyi, böylece adım adım bireyi köleleştirmeyi hedefleyen bu melun kuşatmayı ancak el ele verirsek kırabiliriz.”ERDOĞAN SORUNLARIN NEDENİNİ ÖYLE AÇIKLADIKonuşmasının devamında Erdoğan, geçmişteki kimi zihniyetlerin bugünkü sorunların kaynağı olduğunu savundu:
"Biz Teknofest gençliği dedikçe, biz dinine, kültürüne, ruh köküne bağlı, imanlı, ahlaklı, nitelikli gençler yetiştirmeliyiz dedikçe birileri bundan hep rahatsız oldu.Batı'dan kopyaladıkları gardırop modernleşmesini yıllarca bu ülkeye ilericilik diye, çağdaşlık diye pazarladılar.Hem batıyı, hem doğuyu bilen, bir ayağı bu topraklarda diğeriyle de tüm dünyayı dolaşabilen bir gençliği ideolojilerine tehdit olarak gördüler.Kimse kusura bakmasın.Bugün yaşadığımız pek çok sorunun temelinde kendi öz değerlerinden ve milletin hassasiyetlerinden tiksinen işte bu çarpık zihniyet bulunmaktadır.Jakoben, elitist, üstenci anlayışın egemen olduğu dönemlerde toplumu bir arada tutan çimento zayıfladı.Milli bünyemiz daha kırılgan hale geldi.23 yıldır aynı zamanda birikmiş bu yanlışları da düzeltmeye çalışıyoruz."SANAL BAHİS İÇİN EYLEM PLANI DEVREDEYMİŞErdoğan, son zamanlarda artan sanal bahis skandallarının ardından hazırladıkları 'eylem planını' da devreye koyduklarını açıkladı:
"Mesela insanımızı bataklığa sürükleyen sanal bahis ve kumar belasının kökünü kurutmak için kapsamlı bir eylem planını uygulamaya koyduk."
Son Dakika | Trump'tan Erdoğan'a Gazze Kurulu daveti
Erdoğan'ın konuşmasından da öne çıkanlar şöyle:
"Geçmiş hadiseler, gelecek olanlara suyun suya benzemesinden daha çok benzer. Çağın çok hızlı bir şekilde değiştiği, buna paralel olarak kültürün, geleneğin, kıymet atfedilen değerlerin de dönüştüğü, hatta tüm bunların kuşatma altına alındığı bir dönemde yaşıyoruz.
Bilgi ve enformasyon, geçmişte hiç olmadığı kadar hızla yayılıyor. Teknoloji ve dijitalleşme, eski dönemlerle kıyas dahi kabul etmeyecek yeni imkanlar, yeni avantajlar sunuyor. Bu nimetlerden hepimiz, elbette azami ölçüde istifade ediyoruz.
Fakat, bunların beraberinde getirdiği yeni tehditleri, yeni sınamaları da çok yakından hissediyoruz. Küresel ölçekte kültür emperyalizminin dayatmaları sebebiyle bireyden aileye, aileden de topluma uzanan bir tefessüh riskiyle karşı karşıyayız.
LGBT gibi sapkın akımlardan bağımlılığa, mahremiyetin yok olmasından aile kurumuna dönük saldırılara, 7'den 70'e tüm insanlığa, bununla birlikte 86 milyon vatandaşımızı da tehdit eden meydan okumalarla yüz yüzeyiz.
Bugün geldiğimiz noktada İbn-i Haldun'un işaret ettiği hakikati daha net görebiliyoruz. Tehdit, yalnızca şekil ve boyut değiştirmiştir. Lakin hedef her zaman olduğu gibi aynıdır. Hedef insandır. Hedef ailedir. Hedef, milli ve manevi değerlerimizin tahrif edilmesidir. Buna karşı devlet ve hükümet olarak kuşkusuz her seviyede tedbirlerimizi aldık alıyoruz.
Mesela insanımızı bataklığa sürükleyen sanal bahis ve kumar belasının kökünü kurutmak için kapsamlı bir eylem planını uygulamaya koyduk.
Aynı şekilde toplumun çekirdeği olan aileyi güçlendirmek amacıyla farklı projeleri hayata geçirdik. Çocuk başına yapılan ödemelerin artırılmasından yuva kurmak isteyen gençlerimize yardımcı olunmasına kadar pek çok destek paketini devreye aldık.
Fakat şurası bir gerçek ki, bağımlılık gibi, aile kurumuna yönelik saldırılar gibi, uyuşturucu, sanal bahis, kumar gibi küresel boyutu olan tehditlerle mücadele, yalnızca devlet eliyle yürütülemez, yürütülse dahi arzu edilen neticeye ulaşılamaz.
Bilhassa, bağımlılık denilen modern zaman vebasının başını erkenden ezmezsek, Allah korusun, yarın daha derin sosyal krizlerle karşılaşabiliriz. Bakınız. Çok açık söylüyorum. Gençlerimizi, neslimizi, geleceğimizi hedef alan bu saldırı dalgasını ancak bir olursak, birlikte hareket edersek, birlikte savaşırsak püskürtebiliriz.
Sadece kendi evinin önünü temizlemek yetmez. Komşularımızı da özellikle el ele verip, onlara da el uzatmak, onlara da yardımcı olmak mecburiyetindeyiz. Bunun için toplumun her kesiminin desteğine ve katkısına ihtiyacımız var
Gönüllü kuruluşlarımızın, medyamızın, üniversitelerimizin bu mücadelede bize omuz vermesine ihtiyacımız var. Siyasi partilerimizin abuk sabuk gündemleri terk edip ülkenin ve milletin can yakıcı sorunlarına odaklanmasına ihtiyacımız var. Gençlerimizin rol model gördüğü sporcularımızın, sanatçılarımızın, kanaat önderlerinin bu mücadeleyi sahiplenmesine ihtiyacımız var. Hepsinden öte, ailelerimizin bilinçlenmesine, meselenin farkına varmasına ihtiyacımız var. Tekrar vurguluyorum. Dijital tekno kültürün bilhassa gençlerimizin üzerindeki olumsuz etkilerini sadece topyekun bir dayanışma ruhuyla engelleyebiliriz.
Aileyi önemsiz hale getirmeyi, değerlerimizi yıpratmayı, gençlerimizi manen ve ruhen çökertmeyi, böylece adım adım bireyi köleleştirmeyi hedefleyen bu melun kuşatmayı ancak el ele verirsek kırabiliriz.
Şu muhasebenin de artık cesaretle yapılması gerektiği inancındayım.
Biz Teknofest gençliği dedikçe, biz dinine, kültürüne, ruh köküne bağlı, imanlı, ahlaklı, nitelikli gençler yetiştirmeliyiz dedikçe birileri bundan hep rahatsız oldu.
Batı'dan kopyaladıkları gardırop modernleşmesini yıllarca bu ülkeye ilericilik diye, çağdaşlık diye pazarladılar.
Hem batıyı, hem doğuyu bilen, bir ayağı bu topraklarda diğeriyle de tüm dünyayı dolaşabilen bir gençliği ideolojilerine tehdit olarak gördüler.
Kimse kusura bakmasın.
Bugün yaşadığımız pek çok sorunun temelinde kendi öz değerlerinden ve milletin hassasiyetlerinden tiksinen işte bu çarpık zihniyet bulunmaktadır.
Jakoben, elitist, üstenci anlayışın egemen olduğu dönemlerde toplumu bir arada tutan çimento zayıfladı.
Milli bünyemiz daha kırılgan hale geldi.
23 yıldır aynı zamanda birikmiş bu yanlışları da düzeltmeye çalışıyoruz.
Derneklerimizden, vakıflarımızdan gönüllü teşekküllerimizden daha fazla inisiyatif almalarını, sorunların çözümünde bizlere daha fazla yardımcı olmalarını özellikle istirham ediyorum.
Saygıdeğer misafirler, tabii burada bu tür meseleleri konuştuğumuzda umutlarımızı zayıflatan bir gerçeği teessüfle dikkatinize sunmak durumundayım.Biz milli meselelerde güç birliği yapalım dedikçe maalesef muhalefette aynı hüsnü niyeti göremiyoruz.
Türkiye'deki muhalefetin milletin dertlerini dert edinmek, memleketin sorunlarına çözüm üretmek gibi bir alışkanlığı yok.
Bilhassa iktidarın alternatifi olması gereken ana muhalefet partisinin böyle bir gündemi, kaygısı, tasavvuru, niyeti mevcut değil.
Dünyada ne olup bittiğini, insanlığın nereye gittiğini, gençleri hangi tehdit ve tehlikelerin beklediğini takip bile etmiyorlar.
Belediyeleri haraca bağlamış, rüşvetsiz selam dahi almayan bir avuç rant şebekesinin gündemine tamamen hapsolmuş vaziyetteler.
Meselenin daha vahim tarafı şudur: Alkolün, uyuşturucunun, kumarın yuvaları dağıttığı ortadayken bunlar çıkıyor grup kürsülerinden kumarı meşrulaştırıyor, içkiyi özendiriyorlar.
Mezar başında kadeh tokuşturmak gibi saçmalıkları savunuyorlar.
LGBT denilen aile ve fıtrat düşmanı akımlara hamilik yapanlar yine bunlar.
Sokak eylemlerinde öne sürdükleri gençler üzerinden prim toplamaya çalışanlar yine bunlar.
Görevini yapan jandarma personeline, yolsuzlukların peşine düşen yargı mensuplarına, baklava kutularına gizlenen rüşveti deşifre eden polislere hakaret eden, şiddet uygulayan, tehdit eden aynı şekilde yine bunlar.
Ne bir fikir, ne bir öneri, ne de bir siyasetin ufkunu açan bir proje her gün 10 yerde konuşuyorlar ama ortada elle tutulur hiçbir şey yok.
Durum öyle vahim ki böyle giderlerse en büyük eserleri olarak onlardan geriye sadece hacimli bir hakaret sözlüğü kalacaktır.
Ana muhalefet yönetimi eğer gerçekten Türkiye merkezli siyaset yapmak istiyorsa kendilerini düzeltmeli, bu anormallikten kurtulmalı, iradelerine vurulan vesayet zincirlerini parçalayıp atmalıdır.
Diğer türlü uzaktan kumandayla kontrol edilenleri ne millet ciddiye alır ne de biz muhatap olur.Değerli kardeşlerim, enerjimiz, azmimiz, heyecanımız, Türkiye'ye hizmet aşkımız ilk günkü gibi diri, hamdolsun ilk günkü gibi taze.
Rabbim ömür verdikçe gençlerimizle birlikte tüm Türkiye için milletimizin yanı sıra dünyadaki tüm mazlumlar için çalışmaya devam edeceğiz.
Bunu da 40. yaşını şanla, şerefle kutlayan Birlik Vakfı gibi kalbi Türkiye için, kalbi mazlumlar için çarpan siz kardeşlerimle beraber başaracağız.
Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum.
Birlik Vakfımız'ın 40. yaşını bir kez daha tebrik ediyorum.
Bu çatı altında hiçbir dünyevi menfaat gözetmeden ülkesi ve milletinin aydınlık yarınları için emek sarf eden kardeşlerime teşekkür ediyorum.
Ebediyete irtihal eden büyüklerimize, kardeşlerimize Cenabı Allah'tan rahmet diliyorum."
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:95
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 17 Ocak 2026 17:31 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















