Enflasyonun panzehiri daha çok üretim Ekonomi Haberleri
Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.
Türkiye ekonomisinin 2025 yılını kapatırken karşılaştığı tablo, enflasyonla mücadelenin sadece para politikası araçlarıyla kazanılama-yacağını bir kez daha tescilledi. Aralık ayı itibarıyla açıklanan veriler; aylık yüzde 0,89, yıllık ise yüzde 30,89 olarak gerçekleşen enflasyonun, uygulanan yüksek faiz ortamına rağmen direnç gösterdiğini kanıtladı. Ekonomi yönetiminin belirlediği hedeflerin üzerinde seyreden enflasyon rakamları, mücadelenin merkezine "bol üretim ve düşük maliyet" stratejisinin yerleştirilmesi gerektiğini yüksek sesle söylüyor.
KİRA VE EĞİTİM ALARM VERİYOR
Açıklanan verilerin satır araları, enflasyonun sadece genel bir fiyat artışı olmadığını, temel yaşam alanlarında ciddi bir "maliyet baskısı" yarattığını gösteriyor. Özellikle hizmet kalemlerinde yaşanan yükselişler, hanehalkı bütçesini doğrudan sarsıyor. Kira fiyatlarının yıllık yüzde 49 oranında artması, barınma krizinin enflasyon üzerindeki yukarı yönlü baskısını sürdürdüğünü ortaya koyuyor. Öte yandan, eğitim harcamalarındaki yüzde 66’lık devasa artış, geleceğe yönelik yatırımların maliyetini ağırlaştırırken, sosyal refah üzerindeki riskleri de çoğaltıyor. Her iki kalemdeki katılık, klasik sıkılaştırma politikalarının tüketimi kısmada başarılı olsa da temel hizmetlerdeki arz-talep dengesizliğini çözmeye yetmediğine işaret ediyor.
YÜKSEK FAİZ POLİTİKASI TEK BAŞINA YETERSİZ
Ekonomi çevreleri, mevcut yüksek faiz politikasının enflasyonu dizginlemede önemli bir çıpa görevi gördüğünü ancak "tek başına yeterli olmadığını" vurguluyor. Talep tarafını baskılayan yüksek faiz, ne yazık ki arz tarafındaki yetersizlikleri ve yüksek girdi maliyetlerini ortadan kaldırmıyor. Aksine, yatırım maliyetlerini artırarak üretimin genişlemesini engelleyebiliyor. Uzmanlar, ortaya çıkan son tablonun enflasyonla mücadelede paradigma değişikliğini zorunlu kıldığını belirtiyor. Kalıcı bir fiyat istikrarı için sanayiden tarıma kadar her alanda üretim hacminin artırılması ve girdi maliyetlerinin düşürülmesi artık tercih değil, ekonomik zorunluluk halini aldı.
EN GÜÇLÜ SİLAH ARZIN ARTIRILMASI
Türkiye'nin önündeki gerçekçi yol haritası, arz şoklarını üretimle göğüslemekten geçiyor. Enflasyonun panzehirinin, piyasaya daha fazla ürün ve hizmet arz ederek fiyat dengesini doğal yollardan kurmak olduğu bir kez daha anlaşılıyor. İstihdam ile kredi maliyetlerinin düşürülmesine yönelik teşviklerin artırılması, yerli üretimin desteklenmesi ve özellikle kira-eğitim gibi temel kalemlerde arz kapasitesinin genişletilmesi, enflasyonu kalıcı biçimde aşağı çekecek en güçlü silah olarak öne çıkıyor. Sadece paranın değil, malın ve hizmetin maliyetini düşüren bir ekonomi modelinin, 2026 yılına dair umutları gerçeğe dönüştürebileceğine dikkat çekiliyor.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:114
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 07 Ocak 2026 04:02 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















