Emtia piyasasında nisan rallisi
Trthaber sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.
ABD/İsrail-İran savaşının etkisi petrol piyasasının ötesine geçerek gübreler, endüstriyel metaller ve tarım sektörlerine yayılırken arza ilişkin endişeler emtia piyasasının yönü üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor.
Nisan ayı, petrol şoku olarak başlayan sürecin, tedarik zinciri aksamaları, artan ulaşım maliyetleri, gübre kıtlığı ve para politikası ile döviz piyasaları etrafındaki artan belirsizlik nedeniyle daha geniş bir emtia enflasyonu döngüsüne dönüştüğü bir dönem oldu.
Değerli metallere bakıldığında fiyatlar ons bazında altında yüzde 1, gümüşte yüzde 1,8 azalırken platinde yüzde 1,6, paladyumda yüzde 3,3 arttı.
Petrol kaynaklı enflasyon endişeleri ve tahvil faizlerindeki yükseliş geçen ay da altın fiyatlarını baskıladı. Yüksek petrol fiyatları, güçlenen dolar ve yükselen tahvil faizleri gümüş için de zorlu bir makroekonomik ortam oluşmasına neden oldu.
Küresel platin açığının artmaya devam etmesiyle platin fiyatları ile yeşil enerji talebinin artacağına yönelik öngörülerle paladyum fiyatları arttı.
Baz metaller sert yükseldiBaz metallerde geçen ay ralli havası yaşandı.
Tezgah üstü piyasada geçen ay fiyatlar, libre bazında bakırda yüzde 6, alüminyumda yüzde 1,3, kurşunda yüzde 3,5, nikelde yüzde 13,1 ve çinkoda yüzde 4,1 arttı.
Bakır fiyatları nisan ayında kayda değer bir toparlanma gösterdi. Bakırdaki bu yükseliş fiziksel talep sinyallerindeki iyileşme ve tedarik zinciri kırılganlığına ilişkin sıkıntıların devam etmesi nedeniyle gerçekleşti.
Fosil yakıt fiyatlarındaki artış ve enerji güvenliği konusundaki endişelerin artması, alternatif enerji kaynaklarına yönelik küresel ilgiyi artırdı ve yenilenebilir enerji, şebeke altyapısı, pil depolama ve elektrik üretim kapasitesine yapılan yatırımları hızlandırdı.
Aynı zamanda, yapay zeka, elektrifikasyon ve veri merkezlerinden kaynaklanan artan elektrik talebi, üretim, iletim ve depolama alanlarında büyük çaplı bir genişleme ihtiyacını daha da artırıyor.
Bu gelişmelerin tümü, enerji dönüşümünün belkemiği olan bakırın, ister elektrik şebekeleri, ister elektrikli araçlar, ister pil sistemleri ya da yenilenebilir enerji üretimi olsun, gelecekte yapısal olarak daha yüksek bir talep göreceğine işaret etmeye devam ediyor.
Küresel alüminyum piyasası da ABD/İsrail-İran savaşından kaynaklı bu yıl arz açığıyla karşı karşıya kalıyor.
Körfez ülkelerinde alüminyum eritme tesislerinde artan tedarik aksamaları, alüminyum piyasasında önemli bir açığın oluşmasına neden oldu. Bu durum, alüminyum tedarikindeki kısa vadeli toparlanmayı sınırlıyor ve arza ilişkin risklerin devam etmesine yol açıyor.
Endonezya'nın tüm nikel cevheri sınıfları için referans taban fiyatlarını yükseltmesi ise nikel fiyatlarındaki artışta etkili oldu.
Analistler, Endonezya hükümetinin savaşın yükselttiği petrol fiyatlarıyla artan bütçe baskısından dolayı ek gelir aradığını belirtti.
Çinkoda arz açığı olacağına yönelik öngörüler fiyatlarda yükselişe neden oldu.
Uluslararası Kurşun ve Çinko Araştırma Grubu 2026 yılında çinkoda küresel çapta arz açığı olacağını öngörüyor.
Enerji grubuna bakıldığında Brent petrolün varil fiyatı yüzde 7,9 artarken Hollanda merkezli TTF'de işlem gören doğal gaz kontratları yüzde 8,1 azaldı.
Orta Doğu'da gerginliğin devam etmesi ve Hürmüz Boğazı kaynaklı risklerin sürmesi petrol arzına ilişkin endişelerin artmasına neden olurken Brent petrol yükseliş serisini 4. aya taşıdı.
Artan fiziksel arz sıkıntısı ve bazı bölgelerde doğrudan petrol arzına ilişkin endişelerin artması petrol fiyatlarındaki yükselişte etkili oldu. Hürmüz Boğazı'nın neredeyse tamamen kapanması, küresel enerji piyasalarını giderek daha fazla sıkıştıran aksaklığı uzatmaya devam ediyor. Dünyanın en önemli petrol arterlerinden biri üzerinden yapılan akışlar hala ciddi şekilde kısıtlanmış durumda.
Devam eden jeopolitik gerilimlere karşın ABD-İran arasında barış olabileceğine dair beklentilerle doğal gaz fiyatlarında düşüş görüldü.
Tarım grubunda pamuk rallisi öne çıktıChicago Ticaret Borsasında kile başına fiyatlar buğdayda yüzde 3,3, mısırda yüzde 3,7, soya fasulyesinde yüzde 2,1 artarken pirinçte yüzde 5,1 azaldı.
Intercontinental Exchange'te libre bazında fiyatlar, kahvede yüzde 4,3, şekerde 5,9 azalış kaydetti, pamukta yüzde 17,4, kakaoda yüzde 8,2 arttı.
Tarım sektörü de emtia piyasasında nisan ayındaki yükselişte daha büyük bir rol oynadı. Kuraklık ve gübre konusundaki endişelerin birleşerek arz beklentilerini daraltmasıyla buğday öne çıktı.
ABD'nin önemli tarım bölgelerinde yaşanan kuraklık ve gübre maliyetlerindeki artışın da etkisiyle buğday ekim alanları tarihi düşük seviyelere indi. Bu durum buğday fiyatlarında yükselişi tetikledi.
Mısır ve soya fasulyesi fiyatları da petrol fiyatlarındaki yükselişten destek buldu.
Pirinç stoklarında yaşanan artış ve talebe yönelik artan endişeler pirinç fiyatlarında değer kaybına neden oldu.
Kahve fiyatları, Brezilya'da rekor hasat olacağı beklentisiyle geriledi. Yüksek üretim rakamları ve talebin azalacağına yönelik endişeler, şeker fiyatlarında değer kaybına yol açtı.
ABD'deki kuraklık ve don riski nedeniyle de pamuk fiyatları yükseldi.
Gübre kıtlığı ve El Nino'nun üretimi olumsuz etkileyeceğine yönelik endişelerle de kakao fiyatları yükseldi.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:99
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 06 Mayıs 2026 11:41 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















