Elektrikli otomobillerin dokuz kusurlu hareketi
Ankara24.com, Halktv kaynağından alınan verilere dayanarak duyuru yapıyor.
2025 sonu itibariyle Türkiye’de trafiğe kayıtlı motorlu kara taşıtı sayısı, 33,6 milyon adetten biraz fazla. Son yıllarda çok hızlı büyüme gösteren elektriklilerse toplamda 373 bin seviyelerinde, yani tüm araç parkının ancak yüzde 1,1’ine denk geliyor. Bu küçük paya rağmen sürekli gündemde olmaları, geleceğin teknolojisi olarak görülmelerinden ve birçok ülkenin teşvik politikalarından kaynaklanıyor. Velakin elektrikli otomobillerin avantajları kadar konuşulması gereken, kullanıcı deneyimlerine dayalı bir o kadar da dezavantajı var.
Dokuz başlıkta işte o sorunlar:
1- SOĞUKTAN HİÇ HAZ ETMEZ

İçinde bulunduğumuz kış aylarında elektrikli araçların menzili azalır, şarj süresi uzar, batarya performansı doğrudan etkilenir. Soğuk havalarda batarya sıcaklığı da azalıyor ve depo kapasitesi düşüyor. Bu şarj süresinin uzamasına ve menzilin yüzde 30 kadar kısalmasına yol açıyor. Yani yoğun kar yağışının görüldüğü Orta ve Doğu Anadolu gibi bölgelerde elektrikli araçlar cazibesini kaybediyor.
2- SICAĞI DA SEVMEZ

Elektrikli otomobiller sıcak hava koşullarından da verim ve performans düşüşü bakımından etkileniyor. 35 derece üzeri yüksek sıcaklık, batarya kimyasını yorar ve uzun vadeli ömrünü kısaltır. Çoğu aracın teknolojisinde aşırı sıcaklarda sistem kendini korumaya alır, bu da şarj hızını düşürüp, ani performans ataklarını kısıtlar. Klima sürekli çalıştığı için menzil yüzde 15 kadar azalabilir. Bu soğuk havalardaki kadar sert bir düşüş olmasa da sonuçta gerçektir. Güneş altında park etmek, bataryayı, iç mekânı ve soğutma sistemini zorlar, ömrünü kısaltır.
3- ŞARJ SÜRESİ SABIR İSTER

Akaryakıtlı aracı fullemek iki dakika, ama elektrikli arabanın yüzde 10’dan 80’e hızlı şarjda bile bataryasının doldurulması modeline göre 25 ila 40 dakika sürüyor. Ev tipi prizde bu süre 12 saate kadar uzayabiliyor. Malum, Türkiye’de apartman hayatı yaygın. Elektrik altyapısı, otopark sorunu derken evde şarj herkes için mümkün değil. Şarj altyapısı üç büyükşehirde iyiye gidiyor, ama küçük şehirlerde ve kırsal bölgelerde halen yetersiz. Kısacası uzun yola çıkacaksanız ciddi bir planlama şart.
4- BENZİN PAHALI DA ELEKTRİK BEDAVA MI?

100 km’de ortalama 6 litre benzin tüketen bir otomobil ele alalım. Güncel rakamlarla km başına yaklaşık 3,2 TL yakması demektir. Bir zamanlar nispeten ucuz olan elektrikse, piyasanın özelleştirilmesi sonrası artık çok ciddi zamlı. Geçen yıl ortalama konut elektriği fiyatı kWh başına 2,6 TL, halka açık hızlı şarj istasyonlarında ise 13 TL civarındaydı. Togg T10X standart model 52,4 kWh kapasiteli ve 314 km menzile sahip. Hızlı şarjda yaklaşık 680 TL’ye batarya doldurulurken km başına 2,2 TL yaktığı ortaya çıkıyor. Ev tipi sistemde aracı gece boyunca şarj etmek, ekonomik ve batarya sağlığı açısından daha idealken, kapalı garajınız yok da hızlı şarj istasyonuna mahkumsanız beş katı para ödüyorsunuz.
5- NE ZAMAN YOLDA KALIRIM KAYGISI

Yapılan çeşitli testler sonucu alınan bir ortalamayla araçların kataloglarında menzil bilgileri yer alıyor. Fakat her yazılan da gerçek hayatta aynı karşılığı bulmuyor. Katalogda yazan menzil, soğuk hava, ısıtma veya soğutma ile yüksek hızda yüzde 30’a kadar düşebiliyor. Ülkemizde yaygın olan yazlık, memleket ziyareti, bayram yolculukları gibi tek seferde 800 km’nin üzerindeki yolculuklarda iki-üç kez şarj etmek zorunda kalmaksa ayrı bir stres kaynağına dönüşüyor.
6- PERFORMANS ARAYAN BEDELİNİ ÖDER

Ani hızlanma atakları, uzun yolda sürat yapma sevdası, karavan gibi bir römorkun bağlanması gibi talepleriniz varsa, bunların hepsinin bedelini dramatik şekilde düşen menzille ödüyorsunuz. Şehir dur-kalk trafiğinde çile çekenler için ideal olabilen elektrikli araçlar, uzun yol yapanlar için hiç gülümsemiyor.
7- BAKIMI DA MALİYETLİ

Sıfır elektrikli otomobiller aynı segmentte bulunan içten yanmalı araçlara göre genelde daha pahalıya satılıyor. İthalata getirilen son gümrük düzenlemesiyle ilk alım maliyeti yükseldi. Ancak bunun ötesinde servis ve usta sayısının oldukça sınırlı olması, ortalama kullanıcının dengelerini zorluyor. İyi yetkili servisler var, ama pahalı. Özel servis ekosistemi tam oluşmamış durumda ve küçük şehirlerde neredeyse yok. Yani elektrikli aracı olan, şimdilik “sanayide” yaptıramıyor.
8- ÖMÜR ÇALAN BATARYA

Elektrikli araçların henüz çözemediği esas problemi batarya ömrü. BYD’den Tesla’ya bu alandaki öncü ve egemen markalar dahi, 8 yıl veya 200 bin km ötesinde garanti vermiyor. Garanti dışı batarya değişim maliyetiyse, aracın sıfır değerine yakın ölçüde çok pahalı. Bu da ikinci el piyasasında alıcıların ilk olarak “batarya durumu nasıl?” diye sormasına neden oluyor.
9- DENGESİNİ BULAMAYAN İKİNCİ EL DEĞERİ

İkinci el pazarında en kritik konu böylece batarya sağlığı oluyor. Satış zorlaşırken, değer kaybı riski artıyor. Bunun somut halini, sahibinden.com platformunun verilerinden okumak mümkün. 2025 Aralık ayında, ortalama satılık otomobil cari fiyatı önceki yıla göre yüzde 22 yükselmiş, ama enflasyondan arındırılmış reel fiyatlarla yüzde 6,8 gerilemiş. En yüksek yıllık artış yüzde 19,5 ile benzinli araçlarda. Dizel araçlarda fiyatlar yüzde 18,7, hibritlerde ise yüzde 15,9 artmış. Elektrikli otomobillerse yüzde 7,2 ile en düşük artışı gösteren grup. Reel fiyatın zaten düştüğü pazarda, elektrikli aracı olan enflasyona kıyasla hepten zararına satmış demek oluyor.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:111
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 25 Ocak 2026 05:09 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar


















