Dünyanın sanılandan daha hızlı ısınıyor olabileceğine dair ipuçları bulundu
Ankara24.com, Trthaber kaynağından alınan verilere dayanarak haber yayımlıyor.
Fosil yakıtların yakılması, karbondioksit ile birlikte kükürt kirliliğine de yol açıyor.
Karbondioksit gezegeni ısıtırken, kükürt kirliliği havada küçük parçacıklar oluşturarak güneş ışığını uzaya geri yansıtıyor. Bu durum, karbondioksitin ısınma etkisini kısmen dengeliyor.
Elektrik santrallerinden ve gemilerden kaynaklanan gaz kirliliğini azaltmayı hedefleyen politikalar sayesinde kükürt emisyonları hızla düşüyor.
Karbondioksit emisyonları ise rekor seviyelere yakın kalmaya devam ediyor. Bilim insanları, kükürdün sağladığı soğutma etkisinin ortadan kalkmasının küresel ısınmayı hızlandırdığını değerlendiriyor.
Sülfat aerosollerinin soğutma etkisi azalıyorKömür ve petrolün yakılmasıyla ortaya çıkan sülfat aerosolleri, parlak yapıları sayesinde güneş ışığını gezegen yüzeyine ulaşmadan yansıtıyor.
Aerosoller ayrıca bulut oluşumunu değiştirerek gezegenin soğumasına katkıda bulunuyor. Aerosol miktarının fazla olması, bulutların daha parlak olmasını ve güneş ışığını daha fazla yansıtmasını sağlıyor.
Son yıllarda insan sağlığına zararlı olan ve asit yağmurlarına yol açan kükürt kirliliğini azaltmak amacıyla Avrupa, Kuzey Amerika ve Çin'de emisyonlar büyük oranda düşürüldü.
Karbondioksit iklim sisteminde yüzyıllarca kalırken, sülfat aerosolleri atmosferde yalnızca günler veya haftalarca barındığı için soğutma etkisi emisyonlar düştüğünde hızla kayboluyor.
Temiz havanın ısınmaya doğrudan neden olmadığı, ancak ısınmayı baskılayan soğutma etkisini ortadan kaldırdığı belirtiliyor. Aerosol kirliliğindeki düşüşün, küresel ısınmaya her on yılda yaklaşık 0,05 ile 0,1 derece arasında katkıda bulunduğu tahmin ediliyor. Sera gazları ise küresel ısınmaya her on yılda yaklaşık 0,2 derece eklemeyi sürdürüyor.
Gezegenin emdiği güneş enerjisi ile uzaya geri saldığı ısı arasındaki fark "Dünyanın enerji dengesizliği" olarak adlandırılıyor. Dünyanın kaybettiğinden daha fazla enerji emmesi sıcaklıkların artmasına yol açıyor. Son yirmi yılda bu dengesizlik oranının yaklaşık üç katına çıktığı bildiriliyor.
Okyanusların ısınmasıyla birlikte alçak bulut örtüsü azalıyor. Parlak bulutların yerini karanlık okyanus yüzeyine bırakması, daha fazla güneş ışığının emilmesine ve sıcaklıkların artmasına neden oluyor. Okyanusların son yirmi yılda 1960 ile 2005 yılları arasındaki döneme kıyasla iki kattan daha hızlı ısındığı kaydediliyor.
İklim hassasiyeti beklentilerin üzerinde olabilirSon gözlemler ve bilgisayar simülasyonları, iklimin sera gazlarına karşı önceden tahmin edilenden daha hassas olabileceğini gösteriyor. Yapılan analizler, mevcut emisyon seviyelerinin önceden düşünüldüğünden yüzde 25 daha fazla ısınmaya yol açabileceğini ortaya koyuyor.
Mevcut hükümet politikaları doğrultusunda yüzyılın sonuna kadar yaklaşık 2,8 derecelik bir ısınma beklenirken, yeni kanıtların doğrulanması durumunda bu artışın 3,5 dereceye yaklaşabileceği ifade ediliyor.
Hava kirliliğinin azaltılması ısınmanın hızlanmasına katkı sağlasa da iklim değişikliğinin temel nedeni olarak sera gazları gösteriliyor. Sıcaklık artışıyla birlikte aşırı sıcak dalgaları, seller, kuraklıklar ve orman yangınlarının riskinde artış öngörülüyor.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:97
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 09 Eylül 2026 06:23 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















