Dünün çocukları, bugünün kahramanları! Sözcü Gazetesi
Sozcu sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.
Rekabet öyle ilginç bir kavram ki, dozu haddinden fazla kaçırınca kardeşi kardeşe kırdırabiliyor. Hal bu ya, 'kardeş' ülkenize geçmiş üzerinden gönderme yapıp, milli marşını bile ıslıklayacak konuma gelmek gerçek bir had aşımı... Tatlı atışmalar sporun genetiğinde olan şeyler ancak sapla samanı karıştırmamak gerekiyor. Kosovalı fanatikler bir kenara, basın mensuplarının bile İstiklal Marşımızı ıslıkladığı anları görmek gerçekten büyük hayal kırıklığı yarattı. Oysa ki maç öncesi 'bedelini 1999'da ödediniz, çaylar ikramımızdır' diyebilecek kadar dostane davranışlar gönülleri fethetmişken...
Saha içindeki tarihi zaferi daha fazla saha dışı ile gölgelemeden gecenin kahramanlarının da hakkını vermek lazım. Kosova galibiyetinin ardından 2002'de ilkokulda ders aralarında milli heyecan yaşadığımız günler aklıma geldi. Ya bir sınıfta toplanıp maç izlenir ya da evi yakın olan kimse onun evinde ekran başında yer alırdık. Milli Takım forması terleten oyuncularımız da tıpkı bizim gibi 'dünün çocukları'ydı. Ama artık onların bizlerden bir farkı var, onlar artık 'bugünün kahramanları.' 24 yıl sonra çocuklarımız sokaklarda, halı sahalarda topa vururken başka ülkelerin değil Türkiye'nin yıldızlarının isimlerini sayıklayabilecek. Ayıptır söylemesi, onun keyfini de yaşayan bilir.
Öncelikle Sezar'ın hakkı Sezar'a diyerek Montella'ya şapka çıkarmak gerekiyor. Takıma yeni bir oyun kimliği kazandırdı, Hollanda mağlubiyeti sonrası inat etmedi ve hatalarını minimize etti. '9 numarasız sistem olur mu' tartışmalarının arasında önce Avrupa Şampiyonası'nda büyük hayaller kurdurdu, UEFA Uluslar Ligi'nde ilk kez B Ligi'nden A Ligi'ne yükselmemizde takıma öncülük etti ve şimdi de 24 yıllık Dünya Kupası hasretimizin dinmesinde en büyük rolü oynadı.
Tabii ki oyun içinde zaman zaman eleştirilmesi doğal, çünkü bizim futbol iklimimizde herkes her şeyi en iyi bilir. Kabul etseniz de etmeseniz de yerli hocaların lobisi yabancılarda asla olmuyor. Yabancı teknik adamlar, Türk futbolunda oldum olası yalnız kalıyor. Ancak Montella'nın geldiği günden bu yana çizilen grafik üzerinden incelerseniz istikrarın ne kadar önemli olduğunu çok daha iyi kavrayabilirsiniz.
Kosova galibiyeti sonrası dikkatimi çeken ve içimi burkan bir durum fark ettim. 24 yıl sonra Dünya Kupası biletini aldığımız anlarda İtalya'yı deviren Bosna Hersek'te sokaklar bayram yerine döndü. Bizde ise, sokaklar bomboş ama sosyal medya platformları çöktü. Hayatı biraz daha gerçek dünyada yaşamaya dönsek hiç de fena olmaz gibi. 'Biz büyük ülkeyiz' kibirinden mi yoksa sokağa çıkmaya korkar olduk ondan mı bilmem ama bu yaz bu üzücü durumu 'Bizim Çocuklar'ın zaferleri ile tersine çevirmek harika olur. Milli zaferlerimizin yeniden sokaklara taşacağı günler, alacakları galibiyetlerle 'bugünün kahramanları'nın elinde.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:69
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 01 Nisan 2026 12:07 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















