Dolar hegemonyasının sürdürülemezliği ve küresel sistemde yeni inşa süreci: Zehirli kadeh Düşünce Günlüğü Haberleri
Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak açıklama yapıyor.
Dr. Yunus Emre Aydınbaş / Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi
İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıntıları üzerine inşa edilen Bretton Woods sistemi, bugün artık gizlenemez bir ontolojik krizin içindedir. Küresel ekonomi politikte tecrübe ettiğimiz mevcut türbülans, konjonktürel bir dalgalanmanın aksine, tasarım aşamasından itibaren yapısal çelişkilere mahkûm edilmiş bir sistemin kaçınılmaz çöküş sancılarıdır. Tarihin, hegemonik güç değişimlerini dikte ettiği o kritik eşikteyiz.
TRIFFIN AÇMAZI
Mevcut küresel mimaride ABD Doları, dünya ekonomileri ve bizzat ABD’nin kendisi için “yaldızlı” ama “zehirli bir kadeh” işlevi görmektedir. Ulusal bir para biriminin aynı zamanda küresel rezerv para olmasının yarattığı bu yapısal çelişki, iktisat literatüründe Triffin Açmazı olarak kavramsallaştırılır. Buna göre rezerv parayı basan hegemonik güç, küresel sistemin likidite ihtiyacını karşılamak için sürekli cari açık vermek zorundadır. Kısa vadede büyük bir ayrıcalık gibi görünen bu durum, uzun vadede hegemonun kendi üretim kapasitesini zehirler. Dünyaya dolar ihraç eden ABD, aşırı değerlenmiş para birimi nedeniyle imalat sanayisinin rekabet gücünü kaybetmiş, reel üretim yerini spekülatif bir finansallaşmaya bırakmıştır. Bugün Wall Street’in devasa türev piyasaları Detroit’in üretim bantlarını yutmuş, hanehalkı refahı, üretken yatırımlardan ziyade finansal piyasaların irrasyonel dalgalanmalarına bağımlı hale gelmiştir.
TARİH TEKERRÜR EDERKEN
Dünya Sistemleri Teorisi bu hikâyenin yeni olmadığını kanıtlar. Aynı yapısal çöküş döngüsü, daha önce Hollanda ve İngiltere hegemonyalarında da kusursuz bir şekilde işlemiştir. 17. yüzyılda küresel ticaretin sinir merkezi Amsterdam, rezerv parası ise Hollanda floriniydi. Süreç benzer bir şekilde çalıştı, Hollanda’nın reel üretim gücü zayıfladı, finans kapital şişti ve yeni hegemonya üretim avantajını elinde bulunduran İngiltere oldu. 19. yüzyıl boyunca İngiltere sterlinle dünyaya hükmetti. Londra, küresel finansın kalbi haline geldi. 1913’te dünya rezervlerinin yüzde 64’ü sterlin cinsiydi. Ancak aynı zehirli kadeh bu kez Britanya imalatını eritti. 1920’ler ve 30’ların kaotik ortamında sahneye yeni bir aktör, ABD ve onun doları çıktı. Bugün, bu tarihsel saatin yeniden çaldığına tanıklık ediyoruz. ABD’nin üretim gücü asimetrik bir erozyona uğrarken; Şanghay ve Shenzhen, Detroit ve Pittsburgh’un tarihsel mirasını devralmaya hazırlanıyor.
RAFA KALDIRILAN ÇÖZÜM VE KEYNES’İN HAKLILIĞI
Aslında küresel sistemin bu yapısal krize girmesini engelleyecek formül, 1944 yılında masadaydı. İngiliz iktisatçı John Maynard Keynes, Bretton Woods konferansında Bancor adını verdiği, tarafsız ve uluslarüstü bir hesap birimi önermişti. Bu mimaride hiçbir ulusal para birimi ayrıcalıklı/zehirli bir konuma sahip olmayacak, ticaret fazlası ve açığı veren ülkeler otomatik stabilizatörlerle dengeye zorlanacaktı. Ancak 2. Dünya Savaşı'nın mutlak galibi ABD, bu rasyonel öneriyi reddederek kendi ulusal parasını sisteme dayattı. 80 yıl sonra bugün, ABD’nin kısa vadeli siyasi ihtiraslarının, uzun vadeli küresel istikrarı nasıl feda ettiğini ve Keynes’in ne denli haklı çıktığını acı bir şekilde tecrübe ediyoruz.
YENİ KÜRESEL MİMARİ İÇİN KURUCU İLKELER
Tarihsel sosyoloji bize, hegemonik geçiş süreçlerinin nadiren barışçıl olduğunu gösterir. Hollanda’dan İngiltere’ye, oradan ABD’ye geçişler küresel savaşların yıkımıyla gerçekleşti. Bugün de kurallara dayalı uluslararası düzen retoriğinin çöktüğü, Trumpizm gibi akımlarla sistemin maskesinin düştüğü ve saf güç politikalarının devreye girdiği bir dönemdeyiz.
Geçiş sürecinin yıkıcı maliyetlerini minimize etmek ve adil bir yeni düzen inşa etmek için politika yapıcıların şu temel ilkeleri operasyonelleştirmesi elzemdir:
Rezerv para tuzağından kaçınış: Ulusal bir paranın küresel rezerve dönüşmesi, uzun vadede sanayisizleşmeyi getiren bir illüzyondur. Yeni dönem, çoklu rezerv sistemlerine dayanmalıdır.
Finansal kapitalin dizginlenmesi: Küresel refahı baltalayan, reel ekonomiyi rehin alan ve ülkeleri vampir ahtapotlar gibi saran aşırı finansallaşma, sıkı makro-ihtiyati regülasyonlarla reel ekonominin hizmetkârı konumuna geri döndürülmelidir.
Dijital Bancor alternatifi: Keynes’in tarafsız uluslararası hesap birimi fikri, günümüzün blokzincir ve merkez bankası dijital para birimleri teknolojileriyle güncellenerek ticarette adil bir denge mekanizması olarak hayata geçirilmelidir.
TÜRKİYE’NİN KİLİT ROLÜ
Sistemik fay hatlarındaki kırılmanın sismik merkez üssü, bugün tüm çıplaklığıyla Orta Doğu’dur. ABD’nin bölgedeki güç projeksiyonu daralırken, Suriye’nin yeniden inşası, Gazze’deki insanlık dramının derinleştirdiği kriz ve Körfez’in çok kutuplu dış politika arayışları, eski düzenin öldüğünü ancak yenisinin henüz doğmadığını kanıtlamaktadır. Tam bu asimetrik güç boşluğunda, Türkiye’nin jeopolitik konumu ve uyguladığı ekonomi politikası tarihi bir anlam kazanmaktadır. Türkiye, ne doların zehirli kadehinden içmeye devam eden edilgen bir çevre ülkesi ne de yeni ortaya çıkan hegemon adaylarının gölgesine sığınan bir uydudur. Aksine, “Stratejik Özerklik” doktriniyle kendi bağımsız eksenini inşa etmektedir.
Türkiye’nin sahada askeri caydırıcılık (Suriye ve Libya örnekleri), masada aktif diplomatik arabuluculuk ve küresel ticarette milli paralarla ticaret (de-dolarizasyon) gibi proaktif adımları, yeni dünya düzeninin gerektirdiği çevikliği yansıtmaktadır. Rusya ve Çin ile dengeli ilişkiler kurarken NATO mimarisindeki yerini koruması, enerji ve gıda güvenliği merkezli koridor diplomasisi sistemik krizlere karşı inşa edilen dirençli ve dayanaklı bir devlet aklının tezahürüdür.
Sonuç itibarıyla, doların zehirli kadehi parçalanmakta ve çok kutuplu yeni bir dünya düzeni sancılar içinde doğmaktadır. Bu geçiş muhtemelen barışçıl olmayacaktır, hiçbir iktidar sahibi elinde bulundurduğu gücü gönüllü olarak devretmez. Ancak Türkiye, kırılan kadehlerin cam kırıkları üzerinde yürümek yerine, diplomatik sermayesi, ekonomik esnekliği ve bölgesel nüfuzuyla yeni mimarinin kurucu ve dengeleyici kilit aktörü olarak tarih sahnesindeki yerini çoktan almıştır.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:71
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 17 Mart 2026 04:05 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















