Ankara24.com
close
up
Menu

Sağanak yağışlar 4 ilimizde hayatı felç etti: Yollar göle döndü, araçlar sürüklendi

Trump tan Grönland açıklaması: Süresiz anlaştık

Cumhurbaşkanı Erdoğan imzaladı, yeni dönem başladı! Şehirlerde teknoloji atılımı başlıyor

Sadece oynatmıyor, kendi de atıyormuş: Italiano nun efsane golü yeniden gündem oldu

Süper Lig de 4 0 lık maç sonrası flaş yorum: Hak ettiğimiz bir mağlubiyet...

Emekli promosyon kampanyaları Eylül 2026: En yüksek emekli promosyonu hangi banka veriyor? (Ziraat, Yapı Kredi, Garanti, Akbank ve İş Bankası) Hangi banka ne kadar promosyon veriyor?

Trabzonspor Galatasaray maçı sonrası Süper Lig de gol kralı değişti!

AB ye üye devletten itiraf gibi açıklama: Rusya NATO savaşı isteniyor

İlk Evim konut kredisi başvuruları ne zaman başlıyor? 2026 1,20 düşük faizli İlk Evim kredisi şartları neler, hangi bankalar kredi verecek?

Osmaniye de 2 otomobilin çarpışması kamerada; 3 yaralı

Türkiye den ortalığı karıştıran Somali iddiasına yalanlama

Yurt çıktı yemek çıkmadı Sözcü Gazetesi

Diyanet, lüks termal otelden vazgeçmiyor Sözcü Gazetesi

Eski futbolcu Hasan Şaş ın ifadesi ortaya çıktı Sözcü Gazetesi

Sultangazi’de çatı katını arılar bastı: Arıların soktuğu kadın hastanelik oldu

Dockers derbisinde kazanan çıkmadı (ÖZET) Milwall West Ham United maç sonucu: 2 2 Fanatik Gazetesi Futbol Haberleri Spor

Shomurodov yıldızlaştı! Başakşehir 4 maç sonra Gençlerbirliği ne patladı

Çanakkale de trafik kazası: 97 yaşındaki adam öldü Son dakika haberleri

Putin: Kiev yönetiminin müzakere etme niyeti yok

Motorine gece yarısı indirim geldi: 100 TL barajı yıkıldı Sözcü Gazetesi

Din bilim teknoloji alanında yeniden iman mümkün mü İhsan Aktaş

Din bilim teknoloji alanında yeniden iman mümkün mü İhsan Aktaş

Yenisafak sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.

İslâm vahyinin Hz. Muhammed’e (sav) gelişi, Yahudilik ve Hristiyanlığın kurumsallaşmış dinler olarak varlığını sürdürdüğü bir döneme rastlar. İslâm düşüncesinde peygamberlik, fitne ve adaletsizliğin yaygınlaştığı zamanlarda insanlığı yeniden dengeye çağıran ilahî bir müdahale olarak görülür. İlk vahiyden itibaren bireyin inşası, cemaatin oluşumu ve adalet merkezli bir toplumsal-siyasal düzenin ortaya çıkışı, İslâm tarihinin ayırt edici yönüdür. Bu süreç, modern tarih ve siyaset literatüründe de

İslâm vahyinin Hz. Muhammed’e (sav) gelişi, Yahudilik ve Hristiyanlığın kurumsallaşmış dinler olarak varlığını sürdürdüğü bir döneme rastlar. İslâm düşüncesinde peygamberlik, fitne ve adaletsizliğin yaygınlaştığı zamanlarda insanlığı yeniden dengeye çağıran ilahî bir müdahale olarak görülür.

İlk vahiyden itibaren bireyin inşası, cemaatin oluşumu ve adalet merkezli bir toplumsal-siyasal düzenin ortaya çıkışı, İslâm tarihinin ayırt edici yönüdür.

Bu süreç, modern tarih ve siyaset literatüründe de İslâm’ın ve Osmanlı’nın yükseliş dönemlerini açıklayan dikkat çekici bir medeniyet tecrübesi olarak değerlendirilir.

İslâm’ın zuhur ettiği dönemde Yahudilik ve Hristiyanlık, İslâm düşüncesinde “tahrif” kavramıyla ifade edilen tarihsel dönüşümlerden geçmiş, evrensel ölçekte insanlığı kuşatan bir adalet ve düzen fikri üretmekte zorlanan dinî yapılara dönüşmüştü. Yahudilik daha çok etnik ve cemaat merkezli bir çerçeveye sıkışırken, Hristiyanlık ahlâkî öğretiyi merkeze almış; hukuk ve siyasal düzen meselesini belirgin biçimde ilahî bir sistem olarak vazetmemiştir.

Bu boşluk, eski Yunan’ın site merkezli dışlayıcı siyaset anlayışı ve Roma’nın “Romalı–barbar” ayrımı üzerine kurulu hukuk-siyaset mirasıyla doldurulmuş,

Vahyin gelişi tam da bu parçalı, dışlayıcı ve düzensiz yapıya karşı; ahlâk, hukuk ve siyaseti birlikte ele alan, insanlığı etnik, coğrafi veya kültürel hiyerarşilere ayırmadan kuşatmayı hedefleyen bütüncül bir adalet düzeni inşa etme ihtiyacının bir sonucudur.

Tarihsel olarak medeniyet mücadelesi büyük ölçüde Müslümanlar ile Hristiyanlar arasında şekillenmiş; Yahudiler ise çoğu zaman siyasal bir güç olmaktan ziyade bu iki medeniyet arasında, özellikle İslâm dünyasına daha yakın bir konumda yer almıştır. Hristiyan Avrupa’da dışlanma ve gettolaşma yaygınken, İslâm coğrafyasında Yahudiler hukuki statüye sahip cemaatler olarak varlıklarını sürdürebilmiş, bu durum medeniyet ve siyasal düzen anlayışlarındaki farkı yansıtmıştır.

Dinler tarihi açısından bakıldığında Yahudilik Hristiyanlığı ve İslâm’ı, Hristiyanlık ise İslâm’ı ilahî din olarak kabul etmezken; İslâm her iki dini de vahiy geleneğinin parçası olarak tanır ve peygamberlerini kendi peygamberleri kabul eder. Bu kapsayıcı yaklaşım, tarih boyunca İslâm şehirlerini çok dinli ve kozmopolit merkezler hâline getirmiş; buna karşılık Hristiyan kentleri daha dışlayıcı bir toplumsal yapı sergilemiştir.

İslâm’ın adalet ve düzen anlayışı; Medine’den Şam’a, Bağdat’tan Buhara ve Mâverâünnehir’e, Endülüs’ten İstanbul’a, Anadolu’dan Kudüs’e uzanan geniş bir coğrafyada asırlar boyunca hüküm sürmüş; İslâm dini bu süreçte yalnızca bir inanç sistemi değil, köklü bir medeniyet tecrübesine dönüşmüştür. Bu medeniyet, farklı din, dil ve kültürleri adalet ilkesi etrafında bir arada yaşatmış; ilim, ticaret ve şehir hayatının geliştiği, insanlığın huzur ve istikrar içinde “nefes aldığı” uzun dönemler ortaya çıkarmıştır.

Abbâsîler döneminde belirginleşen Türk askerî ve idarî etkisi, zamanla bağımsız Türk-İslâm imparatorluklarının doğuşuna zemin hazırlamış; 14. yüzyılda Timur İmparatorluğu, Osmanlılar, Memlükler ve Altın Orda gibi büyük devletlerin aynı tarihsel kesitte varlık göstermesi bu dönemin “Türk Asrı” olarak anılmasına yol açmıştır.

Batı Aydınlanmasıyla birlikte modern bilimin ve rasyonalist düşüncenin yükselişi, Sanayi Devrimi’nin sağladığı askerî ve ekonomik güçle birleşerek Batı üstünlüğünü tesis etmiş; bu süreç insanlığın geri kalan coğrafyaları için derin bir eşitsizlik ve felaket zeminini de beraberinde getirmiştir. Gustave Le Bon’un sembolik ifadesiyle, modern Batı bilimi ortaya çıktıktan sonra din, medeniyet ve tarih dâhil olmak üzere Batı dışı tüm birikimler “arkaik”, “çökmüş” ve “geri kalmış” olarak tanımlanmıştır. Son üç yüzyıllık dönemde bu zihniyet, yeryüzü tarihini Batı merkezli bir anlatıya indirgemiş; tıpkı Antik Yunan ve Roma’daki “medenî–barbar” ayrımı gibi, dünyayı “Batı ve ötekiler” şeklinde keskin bir ikiliğe hapsetmiştir. Bunun doğal sonucu olarak Batı dışındaki toplumlar ya doğrudan işgale uğramış ya da sömürgeleştirilmiş; dinî, kültürel ve tarihsel birikimleri sistematik biçimde yok sayılarak küresel hiyerarşinin alt basamaklarına itilmiştir.

Batı Aydınlanması ve modern bilimin yükselişiyle birlikte şekillenen yeni dünya tasavvuru, özellikle 19. yüzyıldan itibaren Müslüman toplumları derinden etkileyen bir zihinsel kırılmaya yol açtı. Pozitivist düşüncenin hâkim olduğu bu dönemde “İslâm terakkiye manidir” söylemleri, Batılı sömürgeciliğin ideolojik araçları olarak İslâm dünyasına taşındı. Böylece Müslümanlar, kendi tarihlerini, inançlarını ve medeniyet birikimlerini savunmak zorunda bırakıldıkları uzun bir fikrî savunma dönemine girdiler.

YENİDEN İNANMAK

Din: İslam, kâinatın son dinidir. Hz. Muhammed (s.a.v.), peygamberler silsilesinin son halkasıdır. Kıyamete kadar ne yeni bir din ne de yeni bir peygamber gelecektir. Cenab-ı Hak, Kur’an-ı Kerim’in kıyamete kadar muhafaza edileceğini bizzat vaad etmiştir.

Batı sömürge imparatorluğunun tüm çabalarına rağmen Allah inancı, peygamber inancı ve tevhid anlayışı bozulmamış; aksine güçlenerek varlığını sürdürmüştür.

Bugün itibarıyla yeniden iman, yeniden İslam ve yeniden İslam’ın ruhu üzerine düşünmenin vaktidir. Adalet, hakkaniyet, kâinat tasavvuru ve ahlak merkezli bir anlayışla İslam’ı yeniden idrak etmek mümkündür.

Modern Batı’ya karşı sürekli savunma pozisyonunda kalan bir İslam anlayışı yerine; kendi hükmünü berrak biçimde ortaya koyan, tevhid, vahiy ve nübüvvet esaslarını hiçbir komplekse kapılmadan dile getiren ve yayan bir yaklaşımı benimsemeliyiz.

Bilim: Bu bağlamda bilim, batı medeniyetinin ideolojik aygıtı olmaktan ziyade, insanlığın ortak tecrübesi ve birikimi olarak yeniden konumlanmaktadır. Bilginin üretimi ve paylaşımı coğrafi, kültürel ve inançsal sınırları aşmış; farklı medeniyet havzaları kendi tarihsel ve ahlaki referanslarıyla bilimsel sürece katkı sunmaya başlamıştır.

Böylece bilim ile din arasında zorunlu bir karşıtlık olduğu iddiası da zayıflamış, bilimin metafizik alanı bütünüyle dışlamadan ilerleyebileceği yönünde daha dengeli yaklaşımlar güç kazanmıştır. Günümüzde bilim, ne Batı’nın ideolojik tahakküm aracı ne de dinleri tasfiye etmeyi amaçlayan bir inanç sistemi olarak görülmelidir; aksine, hakikati arama çabasında insanlığın ortak aklını temsil eden, farklı medeniyetlerin katkılarıyla zenginleşen evrensel bir faaliyet alanı hâline gelmiştir.

Teknoloji: Batı biliminin bir çıktısı olarak uzun süre teknolojik üstünlük ve tekel üzerinden Batı dışı toplumları “yenilgi halinde” tutan bir zayıflık felsefesinin temelini oluşturdu. Afrika’da iki yüz yıl hüküm süren, ancak yerli halkın en temel ihtiyaçlarını karşılayacak altyapıyı dahi kurmayan Batı medeniyeti; kendi teknolojik üstünlüğünü başka milletlerin geri kalmışlığını derinleştiren bir araç olarak kullandı. Teknoloji, bu dönemde insanlığın ortak birikimi olmaktan ziyade, sömürgeciliğin ve tahakkümün meşrulaştırıcı unsuru hâline getirildi.

Bugün ise bu tekel kırılmaktadır. Çin’in gerçekleştirdiği teknoloji devrimi, Batı merkezli üstünlük anlatısını ciddi biçimde sarsmakta ve teknolojik gelişmenin her millet için mümkün olduğunu açıkça göstermektedir. Bu bağlamda mesele yalnızca teknik kapasite değil; yeniden inanma, özgüven ve irade meselesidir. Teknolojik tekellerin aşılması, zihinsel bağımlılığın sona erdirilmesiyle mümkündür. Kendi medeniyet tasavvuruna güvenen toplumlar için teknoloji, artık bir boyunduruk değil; bağımsızlığın, kalkınmanın ve adaletli bir küresel düzenin anahtarı olabilir.

Sonuç olarak: Sonuç olarak din, bilim ve teknoloji alanlarında “yeniden iman” mümkündür ve hatta tarihsel şartlar dikkate alındığında zorunludur. Bu yeniden iman; geçmişe nostaljik bir dönüş değil, vahyin evrensel ilkelerini, insanlığın ortak aklını ve teknolojik imkânları adalet, ahlak ve hikmet ekseninde yeniden buluşturma iradesidir. İslâm’ın sunduğu tevhidmerkezli varlık tasavvuru, bilimi hakikati aramanın bir yolu, teknolojiyi ise insanı ve yeryüzünü imar etmenin bir vasıtası olarak konumlandırabilir.

Zihinsel bağımlılıkların, aşağılık komplekslerinin ve savunmacı reflekslerin aşıldığı bu yeni idrak düzeyi; Müslüman toplumların yeniden özne hâline gelmesini, küresel eşitsizliklere karşı adil bir söz ve güçlü bir alternatif üretmesini mümkün kılacaktır. Böylece yeniden iman, yalnızca bir inanç tazelenmesi değil; medeniyet kurucu bir iddia ve insanlık için yeni bir umut ufku anlamına gelecektir. Görelim Mevla neyler.

Önemli haberleri ve güncellemeleri kaçırmamak için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:114
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 21 Aralık 2025 04:05 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Sağanak yağışlar 4 ilimizde hayatı felç etti: Yollar göle döndü, araçlar sürüklendi

19 Eylül 2026 00:22see190

Trump tan Grönland açıklaması: Süresiz anlaştık

19 Eylül 2026 01:34see189

Cumhurbaşkanı Erdoğan imzaladı, yeni dönem başladı! Şehirlerde teknoloji atılımı başlıyor

19 Eylül 2026 00:40see183

Sadece oynatmıyor, kendi de atıyormuş: Italiano nun efsane golü yeniden gündem oldu

19 Eylül 2026 00:31see181

Süper Lig de 4 0 lık maç sonrası flaş yorum: Hak ettiğimiz bir mağlubiyet...

20 Eylül 2026 00:41see178

Emekli promosyon kampanyaları Eylül 2026: En yüksek emekli promosyonu hangi banka veriyor? (Ziraat, Yapı Kredi, Garanti, Akbank ve İş Bankası) Hangi banka ne kadar promosyon veriyor?

19 Eylül 2026 01:34see173

Trabzonspor Galatasaray maçı sonrası Süper Lig de gol kralı değişti!

20 Eylül 2026 01:00see171

AB ye üye devletten itiraf gibi açıklama: Rusya NATO savaşı isteniyor

20 Eylül 2026 00:05see171

İlk Evim konut kredisi başvuruları ne zaman başlıyor? 2026 1,20 düşük faizli İlk Evim kredisi şartları neler, hangi bankalar kredi verecek?

19 Eylül 2026 01:34see168

Osmaniye de 2 otomobilin çarpışması kamerada; 3 yaralı

19 Eylül 2026 00:20see166

Türkiye den ortalığı karıştıran Somali iddiasına yalanlama

19 Eylül 2026 03:42see166

Yurt çıktı yemek çıkmadı Sözcü Gazetesi

20 Eylül 2026 04:56see161

Diyanet, lüks termal otelden vazgeçmiyor Sözcü Gazetesi

20 Eylül 2026 04:36see160

Eski futbolcu Hasan Şaş ın ifadesi ortaya çıktı Sözcü Gazetesi

19 Eylül 2026 01:25see159

Sultangazi’de çatı katını arılar bastı: Arıların soktuğu kadın hastanelik oldu

19 Eylül 2026 12:41see153

Dockers derbisinde kazanan çıkmadı (ÖZET) Milwall West Ham United maç sonucu: 2 2 Fanatik Gazetesi Futbol Haberleri Spor

19 Eylül 2026 16:39see146

Shomurodov yıldızlaştı! Başakşehir 4 maç sonra Gençlerbirliği ne patladı

19 Eylül 2026 21:53see144

Çanakkale de trafik kazası: 97 yaşındaki adam öldü Son dakika haberleri

19 Eylül 2026 00:27see144

Putin: Kiev yönetiminin müzakere etme niyeti yok

19 Eylül 2026 02:54see144

Motorine gece yarısı indirim geldi: 100 TL barajı yıkıldı Sözcü Gazetesi

19 Eylül 2026 07:26see143
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları