Ankara24.com
close
up
Menu

Oğlundan Trump ın başını yakacak Rus itirafı Sözcü Gazetesi

Vucic, 27 Eylül de istifa edip 25 Ekim seçimi için kampanyaya katılacak

Erdoğan’dan NATO liderlerine verilen silah hediyesiyle ilgili ilk açıklama: Eserlerimizi takdim edelim istedik

Çekmeköy de dorsesi açılan hafriyat kamyonu üst geçide çarptı

Memik Yılmaz: Fenerbahçe gibi bir rakibe karşı aldığımız 1 puan çok değerli

İKSV Alt Kat tan çocuklar için Kitap Arkadaşım

Bakan Gürlek duyurdu: Başsavcılıklara ailenin, gençlerin ve toplumun korunması için genelge

Umman duyurdu: Kritik Hürmüz görüşmesi ertelendi

Jigolo ağının çarkı deşifre oldu: Beni bu işlere Emre Tanış soktu

Günlerdir aranıyordu! Raperin Yılmaz ın gözaltı sonrası ilk görüntüleri

Kılıçdaroğlu nun koltuğuna talip! CHP’de ilk genel başkan adayı belli oldu

Bakan Bolat: Esnafımıza 853 milyar lira finansman desteği ve kolaylığı sağladık

Bakırköy’de 4 katlı metruk binanın çatısı alevlere teslim oldu

Sarıyer de villa arıyor: Mert Yazıcıoğlu yeni aşk yuvası için kolları sıvadı Sözcü Gazetesi

Rusya da akaryakıt krizi: Pek çok şehirde benzin bulunamıyor

İsrail ordusu ödüllü belgesel için harekete geçti: Yanıt verebiliriz

Valiliğin tedbiri işe yaradı! İstanbul da okulun ilk günü trafikte beklenmedik durum

Trump tan çok sert mesaj! Bize tazminat ödeyecekler

İsmail Kartal dan istifası hakkında açıklama

Kurtlar Vadisi Pusu da yıllar sonra fark edilen detaylar: Bu sır benle mezara gidecek! Sözcü Gazetesi

“Devlet içinde devlet” mi? Hayır… İran’da devletin kendisi zaten üniformalı Dış Haberler

“Devlet içinde devlet” mi? Hayır… İran’da devletin kendisi zaten üniformalı Dış Haberler

Haberturk sayfasından alınan bilgilere göre, Ankara24.com açıklama yapıyor.

Bu tablo, Avrupa Birliği’nin 29 Ocak 2026’da IRGC’yi resmen “terör örgütü” listesine alması ile yeni bir eşiğe taşındı.

AB’nin yıllardır “hukukî zemin–siyasi maliyet” ikileminde sürüncemede bıraktığı karar, son protestolara yönelik şiddet ve insan hakları ihlalleri gerekçesiyle alındı İran ise yanıtı geciktirmedi: Tahran’dan gelen mesaj, AB ülkelerinin silahlı kuvvetlerini “terörist” ilan etme tehdidi oldu; bu çıkış, gerilimi diplomasi zemininden “karşılıklı kriminalizasyon” zeminine çekti.

IRGC, 1979 Devrimi sonrasında “devrimi korumak” üzere kuruldu. Zamanla klasik bir askerî yapı olmaktan çıkıp ideolojik bağlılık, güvenlik aygıtı, ekonomik holding ve bölgesel operasyon ağı gibi dört ayrı kimliği aynı anda taşıyan bir güce dönüştü.

Avrupa’da bu dönüşüm uzun süredir “paralel devlet” kavramıyla tartışılıyordu; Stockholm merkezli UI’nin hazırladığı bir değerlendirme, AB’nin IRGC’yi terör listesine almasının neden “hukuken karmaşık” olduğuna işaret ederken, örgütün toplumsal dokuda ne kadar yaygın bir örgütlenme mantığına sahip olduğunun da altını çiziyordu.

Bugün artık soru şuna dönmüş durumda:

İran’ın ordusu mu güçlü, yoksa İran devleti mi IRGC’nin bir uzantısı?

Personel ve Yapı: “Bir ordu” değil, “Bir Sistem”

IRGC’nin aktif gücü için İran içindeki bir çok tartışmada, 150 bin–200 bin bandı sıkça geçiyor. Buna ek olarak “iç güvenlik–saha kontrolü” işlevinde görülen Besic (Basij) ağının ise yüz binlerle ifade edilen bir kapasiteye ulaştığı belirtiliyor.

Bu sayılar, sadece askerî bir envanter değil; İran’da rejim güvenliğinin nasıl örgütlendiğinin de özeti. Çünkü IRGC, “sınır savunması”ndan çok, “rejimin sürekliliği” için kurgulanmış bir aygıt olarak görülüyor.

İnsan hakları örgütleri, son protestolarda IRGC’ye bağlı güvenlik mekanizmalarının sert yöntemler kullandığını, gözaltı ve baskı süreçlerinin “kurumsal bir düzenek” halinde işlediğini vurguluyor. AB’nin terör listesi kararında da bu “iç baskı” vurgusu öne çıktı.

Tahran ise protestoları “dış destekli sabotaj” olarak çerçeveliyor; rejim dilinde IRGC, “devrimin sigortası”.

IRGC’nin en kritik gücü, sahada taşıdığı silahtan ziyade; ekonomideki damarları. Birçok rapor, IRGC’nin özellikle inşaat, altyapı, enerji ve taşeron ağlarında belirleyici olduğuna dikkat çekiyor. Bu ağın vitrini sayılan yapı Hatemu’l-Enbiya (Khatam al-Anbiya) İnşaat Karargâhı. Birleşmiş Milletler kayıtlarında Khatam al-Anbiya’nın yaptırım/listelenme geçmişi bulunuyor.

İranWatch gibi izleme platformları ise bu yapının hem büyük ölçekli sivil-askerî projelerde hem de İran’ın hassas programlarında (alt yükleniciler üzerinden) rol aldığına dair değerlendirmeleri derliyor. Körfez merkezli analizlerde, IRGC’nin ekonomik büyümesi “özelleştirme dönemlerinde rejim içi sermaye transferi” üzerinden okunuyor.

Bu nedenle Batı’daki yaptırım stratejileri, yalnızca komutanları değil, şirket ağlarını, taşeron zincirlerini ve finansal mekanizmaları hedef alıyor. ABD’nin “IRGC finansal ağına” ilişkin ödül programı bile bunun göstergesi: hedef, sahadaki asker değil, paranın dolaştığı damar.

Kudüs Gücü: İran’ın sınır ötesi “sigorta poliçesi”

Bölgesel denklemde IRGC’nin “dış yüzü” Kudüs Gücü. Açık kaynak tanımları, Kudüs Gücü’nün “asimetrik harp ve istihbarat operasyonları” ekseninde uzmanlaştığını belirtir. Lübnan’da Hizbullah, Yemen’de Husiler, Irak’ta İran’a yakın milis ağları ve Filistin dosyası—Batı raporlarında bu hat “vekâlet mimarisi” olarak okunuyor. İngiliz Parlamentosu araştırma notu, İran’ın Lübnan–Suriye–Irak–Yemen hattındaki nüfuzunu ve bu nüfuzun güvenlik mimarisine yansımasını çerçeveliyor. Yemen dosyasında ise Sanaa Center gibi bölgesel araştırma kurumları, İran bağlantılı ağların koordinasyon dinamiklerine dikkat çekiyor.

Kısacası Kudüs Gücü, Tahran’ın gözünde “macera” değil; caydırıcılığın dış hatları.

Komuta ve “Yeni Dönem”: Pakpur ataması ne söylüyor?

Sizin metninizde geçen güncel vurguyla uyumlu biçimde, İran Lideri Ali Hamaney’in 13 Haziran 2025’te Muhammed Pakpur’u IRGC komutanı olarak atadığı resmî kayıtlarda yer aldı.

Bu atama, Batı’da “İran–İsrail geriliminin kurumsal refleksleri” üzerinden okundu. Çünkü yeni komuta kadrosu tartışması, sadece askerî bir düzenleme değil; rejimin kriz anlarında kime yaslandığının göstergesi.

BÖLGESEL AKTÖRLER NE DİYOR?

Washington, IRGC’yi yıllardır “devletin içindeki askerî-siyasi çekirdek” olarak tanımlıyor. ABD’nin Nisan 2019’da IRGC’yi Foreign Terrorist Organization (FTO) olarak listelemesi, modern dönemde bir “devlet kurumuna” yönelik en sert kriminalizasyon hamlelerinden biriydi.

ABD çizgisinde iki hedef var:

Finansal ağları kesmek (şirketler, taşeronlar, bankacılık kanalları), Vekâlet ağlarını maliyetli hale getirmek.

AB, yıllardır “terör listesi için mahkeme kararı gerekir mi?” tartışması yaşadı; bu konuda hukuk çevrelerinde “karmaşık bir iş” değerlendirmesi hakimdi. 29 Ocak 2026 kararıyla AB, bu eşiği geçti.

Ancak asıl mesele şimdi başlıyor:

Avrupa’da IRGC bağlantılı ağlara yönelik daha sert soruşturmalar mı? İran’ın misilleme adımları (AB ordularını “terörist” ilan etme tehdidi gibi) diplomatik kanalları tamamen mi kilitleyecek?

Moskova için IRGC, “Batı’ya karşı stratejik direnç” söyleminde faydalı bir partner. Fakat Rus strateji çevrelerinde IRGC’nin bölgesel hamleleri bazen “öngörülemez tırmanma riski” olarak da ele alınıyor. Özellikle Körfez, İsrail ve Doğu Akdeniz’de bir kıvılcımın geniş çaplı krize dönüşmesi, Rusya’nın enerji ve diplomasi hesaplarını bozabiliyor.

Katar, İran’la çatışma yerine “iletişim kanalı”nı önceleyen bir çizgi izledi. Ancak AB–İran gerilimi keskinleştikçe, “arabulucu alanlar” daralıyor. IRGC’nin yaptırım/terör listeleriyle daha fazla kuşatılması, Katar gibi aktörlerin manevra alanını da daraltıyor: çünkü mesele artık “diplomasi” değil, “kriminalizasyon”.

Riyad perspektifinde IRGC, özellikle Yemen üzerinden güvenlik tehdidi çerçevesinde okunuyor. Yemen’deki tırmanma evreleri ve koordinasyon iddiaları, bölgesel araştırma raporlarında da tartışılıyor. Suudiler için IRGC sadece İran’ın bir kurumu değil; bölgesel gerilimin motoru.

Lübnan dosyasında IRGC, Hizbullah üzerinden “stratejik derinlik” yaklaşımıyla anılıyor. Orta Doğu Council on Global Affairs gibi bazı kurumlar, İran’ın “stratejik derinlik doktrini”ni ve bu doktrinin sahada nasıl maliyet ürettiğini analiz ediyor. Lübnan açısından sorun şu: İran–İsrail–Batı gerilimi büyüdükçe, ülkenin iç siyasi düzeni daha da kilitleniyor.

Yemen’de IRGC’nin rolü tartışmaların merkezinde. Sanaa Center gibi kurumların raporlarında, bölgesel koordinasyon dinamikleri ve ortak operasyon söylemleri öne çıkıyor.

Batı’nın okuması “vekâlet”; İran’ın okuması “direniş”. Yemen’in gerçeği ise çoğu zaman “insani ve ekonomik yıkım”.

Ankara açısından IRGC, tek boyutlu bir konu değil:

Bir yanda İran’la komşuluk, ticaret, enerji ve sınır güvenliği; Diğer yanda Irak–Suriye denkleminde milis ağları, istikrarsızlaşma riski ve bölgesel tırmanmanın Türkiye’ye yansıması.

AB’nin terör listesi kararı, Türkiye’nin İran’la temas kanallarını otomatik kesmez; ama Avrupa–İran geriliminin büyümesi, Türkiye’nin çevre coğrafyada risk yönetimini zorlaştırır.

İran içinde IRGC, bir “kurum” olmanın ötesinde siyasi kariyer merdiveni. Birçok kadro, güvenlik bürokrasisinden ekonomiye, oradan siyasete uzanan bir rota izliyor. Akademik literatürde de IRGC’nin dış politikada artan rolüne dikkat çeken çalışmalar var.

Bu nedenle IRGC’ye dokunmak, İran’da sadece “orduya dokunmak” değildir; rejimin sinir sistemine dokunmaktır.

Son Perde: Terör listesi sonrası yeni tablo

AB’nin 29 Ocak 2026 kararıyla IRGC artık Avrupa’da da “en sert çerçeve”ye alınmış durumda. İran’ın “AB orduları terörist ilan edilebilir” çıkışı ise bunun bir “uzun kriz” olacağını gösteriyor.

Ve ironinin kendisi burada:

IRGC, 1979’da “devrimi korumak” için kuruldu. 2026’ya gelindiğinde, dış dünyada “terör listesi” tartışmalarının merkezinde. İçeride ise rejimin en güvenilir dayanağı.

İran’da bir gün “normalleşme” konuşulacaksa, herkes aynı soruya dönmek zorunda kalacak:

Normalleşecek olan İran mı, yoksa IRGC’nin İran’ı mı?

Daha fazla bilgi ve son haberler için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:67
embedKaynak:https://www.haberturk.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 31 Ocak 2026 14:08 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Oğlundan Trump ın başını yakacak Rus itirafı Sözcü Gazetesi

15 Eylül 2026 01:44see203

Vucic, 27 Eylül de istifa edip 25 Ekim seçimi için kampanyaya katılacak

15 Eylül 2026 01:30see187

Erdoğan’dan NATO liderlerine verilen silah hediyesiyle ilgili ilk açıklama: Eserlerimizi takdim edelim istedik

15 Eylül 2026 00:12see184

Çekmeköy de dorsesi açılan hafriyat kamyonu üst geçide çarptı

15 Eylül 2026 02:11see175

Memik Yılmaz: Fenerbahçe gibi bir rakibe karşı aldığımız 1 puan çok değerli

15 Eylül 2026 00:06see165

İKSV Alt Kat tan çocuklar için Kitap Arkadaşım

14 Eylül 2026 19:31see160

Bakan Gürlek duyurdu: Başsavcılıklara ailenin, gençlerin ve toplumun korunması için genelge

14 Eylül 2026 18:42see152

Umman duyurdu: Kritik Hürmüz görüşmesi ertelendi

14 Eylül 2026 08:48see151

Jigolo ağının çarkı deşifre oldu: Beni bu işlere Emre Tanış soktu

14 Eylül 2026 22:22see149

Günlerdir aranıyordu! Raperin Yılmaz ın gözaltı sonrası ilk görüntüleri

14 Eylül 2026 08:17see147

Kılıçdaroğlu nun koltuğuna talip! CHP’de ilk genel başkan adayı belli oldu

14 Eylül 2026 17:04see146

Bakan Bolat: Esnafımıza 853 milyar lira finansman desteği ve kolaylığı sağladık

15 Eylül 2026 19:47see145

Bakırköy’de 4 katlı metruk binanın çatısı alevlere teslim oldu

15 Eylül 2026 00:46see144

Sarıyer de villa arıyor: Mert Yazıcıoğlu yeni aşk yuvası için kolları sıvadı Sözcü Gazetesi

14 Eylül 2026 09:30see144

Rusya da akaryakıt krizi: Pek çok şehirde benzin bulunamıyor

14 Eylül 2026 22:14see144

İsrail ordusu ödüllü belgesel için harekete geçti: Yanıt verebiliriz

14 Eylül 2026 18:02see142

Valiliğin tedbiri işe yaradı! İstanbul da okulun ilk günü trafikte beklenmedik durum

14 Eylül 2026 09:31see142

Trump tan çok sert mesaj! Bize tazminat ödeyecekler

15 Eylül 2026 00:09see141

İsmail Kartal dan istifası hakkında açıklama

14 Eylül 2026 19:28see141

Kurtlar Vadisi Pusu da yıllar sonra fark edilen detaylar: Bu sır benle mezara gidecek! Sözcü Gazetesi

14 Eylül 2026 09:35see141
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları