Denizin 6200 metre derinliklerinde kapılar açıldı: Siyah küreler sonunda bulundu Sözcü Gazetesi
Ankara24.com, Sozcu kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi yayımlıyor.
Tokyo ve Hokkaido üniversitelerinden araştırmacılar, abisopelajik bölge olarak adlandırılan ve aşırı basınç ile tam karanlığın hakim olduğu derinliklerde insansız su altı aracıyla bir keşif gezisi düzenledi. Biology Letters dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, mavi-siyah renkteki küreler başlangıçta biyolojik türü belirlenemeyen nesneler olarak kayıtlara geçti. Deniz araştırmacısı Yasunori Kano tarafından toplanan örnekler, detaylı inceleme için Hokkaido Üniversitesi'ne nakledildi.
KOZALARIN İÇİNDEN YENİ BİR TÜR ÇIKTI
Omurgasız uzmanı Keiichi Kakui liderliğinde gerçekleştirilen incelemelerde, siyah kürelerin içinden süt kıvamında bir sıvı ile birlikte küçük beyaz organizmalar çıktı. Yapılan DNA testleri, bu canlıların Platyhelminthes (yassı solucanlar) filumuna ait, literatürde daha önce yer almayan bir tür olduğunu kanıtladı. Her bir kozanın içinde birden fazla gelişmekte olan yassı solucan bulunduğu ve bu yapıların koruyucu üreme kapsülleri görevi gördüğü saptandı.
Bu keşif, serbest yaşayan yassı solucanlar için yeni bir derinlik rekoru anlamına geliyor. Daha önceki bilimsel veriler bu canlıların en fazla 5 bin 200 metre derinlikte yaşayabildiğini gösterirken, son bulgular yaşam sınırını 6 bin 200 metreye çekti. Araştırmacılar, bu derinlikteki örneklerin fiziksel yapı bakımından sığ sularda yaşayan akrabalarına şaşırtıcı derecede benzediğini not etti.
EKSTREM KOŞULLARDA HAYATTA KALMA BAŞARISI
Bilim dünyası, güneş ışığının hiç ulaşmadığı ve gıda kaynaklarının son derece kısıtlı olduğu bu derinliklerde karmaşık üreme döngülerinin nasıl sürdürülebileceğini tartışıyor. 6 bin 200 metredeki ekstrem çevre koşullarına rağmen, organizmaların gelişimsel süreçlerinde sığ su türlerine göre belirgin bir farklılık saptanmaması dikkat çekici bir bulgu olarak değerlendirildi.
Keşif, okyanus havzalarının alt sınırlarını oluşturan derin bölgelerdeki biyolojik çeşitliliğin tahmin edilenden daha zengin olabileceğini gösteriyor. Uzmanlar, bu yeni yassı solucan türünün yüksek basınca ve düşük sıcaklığa nasıl uyum sağladığını anlamak için genom projelerine devam edileceğini bildirdi.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:31
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 23 Mart 2026 09:33 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















