Ankara24.com
close
up
DEM Partili Koçyiğit: Diyar Koç a refakat eden ve Kürt halkını sarı torbalarla tehdit eden hemşire için suç duyurusunda bulunuyoruz!

DEM Partili Koçyiğit: Diyar Koç a refakat eden ve Kürt halkını sarı torbalarla tehdit eden hemşire için suç duyurusunda bulunuyoruz!

T24 sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, "Sevk sırasında refakat etmesi gereken bir hemşire tarafından tehdit edildi. 'Bunu bana teslim edin gidin, gerekeni yaparım. Biz bunları sarı torbalarla teslim alıyorduk' denildi. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nden bütün savcılara çağrı yapıyoruz. Bu bir suç duyurusudur. Etlik Şehir Hastanesi'nden Sincan Cezaevi'ne götürülme sürecinde Diyar Koç'a refakat eden hemşire hakkında suç duyurusunda bulunuyoruz." dedi.

Mürşitpınar sınır kapısının açılması çağrısında bulunan Koçyiğit, "Halkımız topladı yardımları. Belediyelerimiz yardımlarını topladı. Kent koruma platformu, kent konseyi yardımlarını topladı. Halihazırda tırlar bekliyor. Daha kaç gün bekleteceksiniz? Kapıyı açmak bu kadar zor olmamalı." diye konuştu. 

Koçyiğit, DEM Parti İmralı Heyetinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir görüşme talebinde bulunup bulunmadığına yönelik soruya "Henüz heyetimiz bir randevu talebinde bulunmadı. Belki bu hafta ya da gelecek hafta içerisinde bir görüşme mümkün olabilir" yanıtını verdi.

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, TBMM'de yaptığı basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Antalya ve Burdur'da yaşanan trafik kazalarında hayatını kaybedenler için baş sağlığı, yaralılara acil şifalar dileyen Koçyiğit, bu tür kazaların yaşanmaması için her türlü önlemin alınması gerektiğini belirtti.

"Rojava devriminin kazanımları hepimizin kazanımlarıdır"

1 Şubat Rojava Günü'ne değinen Koçyiğit, "1 Şubat aynı zamanda Rojava’da dayanışma günü olarak bütün dünyada ilan edildi. Özellikle Kürt halkının inkarına, statüsüzlüğüne, kimliksizliğine karşı yükselen bir irade günü olduğunu; dayanışma ve mücadele günü olduğunu ifade edelim. Bu anlamıyla hem Türkiye'de hem de dünyanın dört bir yanında Rojava’yla dayanışmak için milyonlar kentlerde, meydanlarda alanlara çıktılar. Kürt halkı, kadınlar, gençler hep beraber haykırdı; Rojava devriminin yanındayız, dayanışmaya devam edeceğiz, Rojava'nın kazanımlarını savunacağız mesajını dünyanın dört bir yanında dünya kamuoyuna ilettiler. Buradan bir kez daha ifade edelim: Rojava devriminin kazanımları hepimizin kazanımlarıdır. Rojava devrimini yaşatmak ve Rojava’da ete kemiğe bürünen bütün değerleri savunmak insanlık açısından çok önemlidir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden Rojava'yla dayanışma içinde olduğumuzu, Rojava halkının yanında olduğumuzu ifade ediyoruz" diye konuştu.

"Kobani'de bu durum insani bir krize dönüştü"

Halep'in Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde yaşanan gelişmelere ilişkin Koçyiğit, "SDG güçlerinin Rakka ve Deyrizor’dan çekilmesi sonrasında yapılan saldırılarla hem can kayıpları oldu hem de büyük bir savaşın eşiğine gelindi. Ancak Kuzeydoğu Suriye yönetiminin sağduyulu tutumu, halklar arası bir savaşın çıkmasını engelledi ve barışçıl, demokratik iradeyi açıkça ortaya koydu. Kentler kuşatıldı ve özellikle Kobani'de kuşatma yoğunlaştı. Kobani'de bu durum insani bir krize dönüştü" ifadelerini kullandı.

"İnsani koridor açılsın, saldırılar dursun, siviller korunsun talepleri suç muydu?"

Kobani'deki gelişmeler karşısında dünyanın ve Türkiye'nin farklı noktalarında birçok kişinin Kobani'ye destek için alanlara çıktığını kaydeden Koçyiğit, şöyle devam etti:

"Hepsi sivil, demokratik ve barışçıl eylemlerdi. Dünyanın hiçbir yerinde bu eylemlere müdahale olmadı. Ancak Türkiye'de, sınırın hemen öte tarafındaki katliam tehdidine karşı sokağa çıkan halk büyük bir saldırıyla karşı karşıya kaldı. İnsani koridor açılsın, saldırılar dursun, siviller korunsun talepleri suç muydu? Halkı korkutmak, sindirmek ve Rojava’yla dayanışmayı koparmak isteyen bir anlayışın dışa vurumuydu. Kadınlar saçlarından sürüklendi, basın emekçileri gözaltına alındı, işkence vakaları sistematik hale geldi. 13 yaşındaki bir çocuk polis tarafından havaya kaldırılıp yere vuruldu."

Diyar Koç'un Ankara’daki Etlik Şehir Hastanesi'nden Sincan Cezaevi'ne sevki sırasında bir hemşire tarafından tehdit edildiğini aktaran Koçyiğit şöyle devam etti:

“Ne demiş bu ırkçı, faşist, Kürt düşmanı hemşire? 'Bunu bana teslim edin gidin, gerekeni yaparım. Biz bunları sarı torbalarla teslim alıyorduk. Doğuda da görev yaptım. Eşim polis.' Evet, hiçbir suçu olmayan, hiçbir günahı olmayan, masum bir genç darp edildi. Ölümle burun buruna getirildi. Yetmedi ona refakat etmesi gereken hemşire tarafından da tehdit edildi. Diyar Koç'u darp eden polisler hakkında bir işlem başlatıldı mı? Diyar Koç hala yaşam mücadelesi veriyor. Peki onu darp eden polislere ne oldu? Kolluğa ne oldu? Hepsi yakında herhalde ödüllendirilir. Çünkü bu ülkede muhalife karşı, Kürt'e karşı, kadına karşı işlenen suçların cezası yoktur. Zamanında Hrant Dink'i katledenlere nasıl tatil edildiyse, onunla fotoğraf çekildiyse işte bu ülkenin hakikati budur. Diyar Koç’un iddia edildiği gibi bir eylemi de yoktur. Hani çok sosyal medyada dolaşılıyor ya, bayrak indirdi falan. Böyle bir şey yok. Soruşturma dosyasında da yok. Bakanlık da böyle bir şey yok diyor. Ancak buna rağmen hedef gösteriliyor ve şu anda hali hazırda cezaevinde de yaşam hakkı tehdit altındadır. Buradan bütün yetkililere bu konuda da çağrı yapmak istiyoruz.

Şimdi soruyoruz: Saçını ördüğü için Kocaeli'de bir hemşire gözaltına alındı, hakkında adli ve idari soruşturma başlatıldı. Suçu neydi? Saçını örmek. Kürt halkını sarı torbalarla tehdit eden hemşire için ne yapıldı? Hiçbir şey. Adalet Bakanlığı'na soruyoruz: Adli soruşturma açacak mısınız? Bu faşist, ırkçı zihniyeti yargı önüne çıkaracak mısınız? Sağlık Bakanlığı'na soruyoruz: Görevden uzaklaştıracak mısınız?

"Diyar Koç'u darbeden polisler hakkında bir işlem başlatıldı mı?"

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nden bütün savcılara çağrı yapıyoruz. Bu bir suç duyurusudur. Etlik Şehir Hastanesi'nden Sincan Cezaevi'ne götürülme sürecinde Diyar Koç'a refakat eden hemşire hakkında suç duyurusunda bulunuyoruz. Gereğinin yapılmasını istiyoruz. Yapanın yanına kar kalan değil, yapandan hesap sorulan bir düzenin kurulması gerektiğini söylüyoruz. Diyar Koç'u darbeden polisler hakkında bir işlem başlatıldı mı? Hala yaşam mücadelesi veriyor. Polislere ne oldu? Herhalde ödül verilir kendilerine. Çünkü bu ülkede muhalife karşı, Kürt'e karşı, kadına karşı işlenen suçların cezası yoktur.

"17 yaşındaki bir çocuk saçını ördüğü için gözaltına alındı"

Saç örme eylemi... Bunu bir ırkçı saikle nitelendirenlerden tutalım da bunu bir örgüt faaliyeti olarak yaftalayanlara kadar ne ararsanız var. Biz bu akla ziyan değerlendirmelere cevap söylemekten utanıyoruz. Tek bir cümle duydunuz mu? Ama saçını örenlere, yapılanlara hepimiz görüyoruz. Her türlü uygulamayı reva görüyorlar. Belediye binalarına 'Jin Jiyan Azadî' pankartı asıldığı için Muş Belediye Eşbaşkanları gözaltına alındı. Niye, suç mu? Kadın, yaşam, özgürlük demek suç mu? 17 yaşındaki bir çocuk saçını ördüğü için gözaltına alındı. Bu ülkede nefret suçlarını engelleyecek bir yasa yok. Biz Meclis'e nefret suçlarını önlemeye yönelik yasa teklifi sunduk.

"Kobanili çocuğun sizin için hiçbir önemi yok mu?"

Kobani kuşatma altında, en temel yaşam ihtiyaçları yok. En temel malzemelere ulaşamıyorlar. Un yok, ekmek sıkıntısı var. Hastanelerde ilaç sıkıntısı var. En başta kronik hastalığı olanlar, şeker ve tansiyon hastaları ilaca erişemiyorlar. Diyaliz hastaları büyük risk altında. Oksijen olmadığı için yeni doğan bebeklerin küvezlerinde ölümle yaşam arasında çok ciddi bir sorun var. Oksijensizlik nedeniyle yeni doğanları kaybetme riski var. Elektrik olmadığı için, ısınamadığı için insanlar hipotermi nedeniyle donuyor. Altı çocuk donarak yaşamını yitirdi. Buradan soruyorum: Filistin için sesini yükseltenler, Filistinli çocukların fotoğraflarını paylaşanlar; çocuklar Filistinli olunca mı çocuk sadece? Kobanili çocuğun sizin için hiçbir önemi yok mu? Kobanili çocuklar ölürken sesiniz çıkmayacak mı? Kobani halkı bugün açlıkla, yoksullukla, gıdasızlıkla, ilaçsızlıkla yaşam hakkına kastedilirken hiçbirinizden bir cümle duymayacak mıyız? Buradan vicdan sahibi herkese bir kez daha sesleniyoruz: Katliam riski nerede olursa olsun, hangi halk tehdit altında olursa olsun biz onun karşısındayız. Onun karşısında olmaya devam edeceğiz. Dün nasıl Filistin'e yapılanların karşısındaysak, o soykırımı lanetlediysek; bugün de halkımızın Kobani’nin, Rojava’nın kuşatma altında olmasının karşısında duruyoruz ve durmaya devam edeceğiz.

"Gün gerçekten Kürt halkını gözetme günüdür"

Buradan hükümete çağrı yapmak istiyoruz. Mürşitpınar Sınır Kapısı hemen Kobani’yle bitişik. Kapı açılırsa yardımlar ilk elden, acil bir şekilde, sadece yarım saat içerisinde Kobani’de olacak. Belki gönderilecek yardımlarla oradaki çocukların, oradaki insanların yaşam hakkı korunacak. Halkımız topladı yardımları. Belediyelerimiz yardımlarını topladı. Kent koruma platformu, kent konseyi yardımlarını topladı. Halihazırda tırlar bekliyor. Daha kaç gün bekleteceksiniz? Kapıyı açmak bu kadar zor olmamalı. Bir anlaşma var, bir süreç var. Bütün bunlar gözetilerek bir kez daha Türkiye’ye, burada en fazla Kürtlerin yaşadığı ülkedeki Türkiye hükümetine sesleniyoruz, AKP hükümetine sesleniyoruz; gün gerçekten Kürt halkını gözetme günüdür, gereğini yapma günüdür, kardeşliği pratikleştirme günüdür. Sınır kapısını açabilirler. Bunu açmanın önünde hiçbir engel olmadığını hepimiz biliyoruz. Derhal şimdi o sınır kapısının açılması gerçek anlamda kardeşlik köprülerini artıracak ve insanların kırılan duygularını onarmak açısından da bir adım olacaktır. Buradan bir kez daha bu talebi yenilemek istiyoruz: Mürşitpınar Sınır Kapısı açılsın ve halkımızın topladığı yardımlar ilk elden oraya ulaşsın.

"Anlaşmanın en önemli kısmının pratikte olduğunu ifade etmek istiyoruz"

29 Ocak’ta Şam geçici hükümetiyle Suriye Demokratik Yönetimi arasında bir anlaşma sağlandı. İmzalanan bu entegrasyon anlaşmasını memnuniyetle karşıladığımızı ifade etmek istiyoruz. Bu anlaşmanın bir bitiş değil, aksine demokratik bir Suriye inşası için bir başlangıç adımı olduğuna inanıyoruz. Ve anlaşmanın en önemli kısmının pratikte olduğunu ifade etmek istiyoruz. Evet, anlaşma önemlidir fakat anlaşmanın metni kadar anlaşmanın pratikleşmesi de çok çok önemlidir. Ve demokratik kamuoyunun da bu anlaşmanın pratiğe dökülme sürecini çok yakından takip edeceğini biliyoruz. Biz de bunu takip edeceğiz. Suriye’de Kürtler, Aleviler, Dürziler, Türkmenler ve diğer bütün kimliklerin güvenceye alındığı demokratik bir ülkenin kurulması için burası bir adım olabilir. Bu anlaşma bir başlangıç noktası olabilir ve buradan demokratik bir Suriye için gerçekten önemli adımlar atılabilir. O anlamıyla burada en önemli sorumluluklardan birinin Türkiye’ye düştüğünü ifade etmemiz gerekiyor. Türkiye yapıcı bir katkıyla, bütün tarafları gözeten eşit bir yaklaşımla bu sürece daha fazla katkı verebilir ve daha yapıcı bir rol oynayabilir.

"Yıkımı da günahlarını da hukuki sorumluluklarını da görünmez kılmaya çalışıyorlar"

6 Şubat haftasındayız. Depremin yıl dönümündeyiz. Üzerinden 3 yıl geçti ama inanın ki hiçbir şey değişmedi. Murat Kurum, 'asrın felaketini asrın destanına dönüştürdük' demişti Meclis'teki bütçe görüşmelerinde. Oysa ki övündükleri şey şu aslında o yıkımın üzerine binaları, sayısal bina rakamlarını koyarak yıkımı da günahlarını da hukuki sorumluluklarını da görünmez kılmaya çalışıyorlar. Hala insanlar konteynerde yaşıyor. Her şeye erişimde sorun yaşanıyor."

"Belki bu hafta ya da gelecek hafta içinde görüşme olabilir"

Koçyiğit, DEM Parti İmralı Heyetinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir görüşme talebinde bulunup bulunmadığına yönelik soruya "Henüz heyetimiz bir randevu talebinde bulunmadı. Belki bu hafta ya da gelecek hafta içerisinde bir görüşme mümkün olabilir" yanıtını verdi.

"Hızlanmaya ihtiyaç olduğunun altını çizerek Meclis Başkanlığı’na çağrı yapıyoruz"

Gülistan Kılıç Koçyiğit, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun rapor yazım sürecinde gelinen noktaya ilişkin soru üzerine "Bu konuda çağırıcı olan Meclis Başkanı’nın kendisi. Böyle bir çağrı yapmadı. Bu hafta içerisinde bir çağrı bekliyoruz. Bu rapor yazım ekibinin bir an önce raporu tamamlaması, Genel Kurul’a sevk etmesi gerekiyor. Barış ve süreç yasalarının da çıkması gerekiyor. Süreci yavaşlatacak ve süreç yavaşladıkça da başka yönelimlere maruz kalabilecek bir yaklaşımdan herkesin imtina etmesi gerekiyor. Burada bir hızlanmaya ihtiyaç olduğunun altını çizerek Meclis Başkanlığı’na da çağrı yapıyoruz. Arayarak zaten kendisine de ifade edeceğiz" şeklinde konuştu. (ANKA)

Durumu takip etmeye devam edin, Ankara24.com her zaman en yeni haberleri sunuyor.
seeGörüntülenme:118
embedKaynak:https://t24.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 02 Şubat 2026 16:24 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

İsrail ve Fas anlaştı! İki ülke arasında yeni dönem! Tepki çekecek karar

17 Eylül 2026 00:47see200

Eski eşini öldürdü, oğlunu yaraladı!

17 Eylül 2026 04:15see198

ABD’den İran heyetine BM Genel Kurulu öncesi vize onayı

18 Eylül 2026 00:05see194

Öcalan ın villası AKP li Tayyar ile Selvi yi birbirine düşürdü Sözcü Gazetesi

17 Eylül 2026 00:15see190

Kartal Avrupa da ava başladı! Fransızları bozguna uğrattı

18 Eylül 2026 00:00see183

Samsunsporlu Watt: Taraftara 3 puan hediye etmek istiyoruz

17 Eylül 2026 19:24see182

OFI Hoffenheim MAÇ SONUCU İşte OFI Hoffenheim maçı özeti ve golleri (UEFA Avrupa Ligi)

18 Eylül 2026 00:07see182

Beşiktaş a gol atan Abdallah ın piyasa değeri görenleri şaşırttı

18 Eylül 2026 00:04see180

Finike Devlet Hastanesi nde anne ve babasıyla aynı çatı altında çalışan doktor oldu

17 Eylül 2026 20:50see179

Menderes, Zorlu ve Polatkan ın idam edilişlerinin 65 inci yılı

17 Eylül 2026 10:17see179

Levent İnanır a eski eşi Neslihan Acar dan irade tepkisi

17 Eylül 2026 18:24see177

Milyonları ilgilendiren açıklama! Yeni infaz düzenlemesi geliyor

17 Eylül 2026 13:58see176

Orkun Kökçü: Evimizde, güçlü bir rakibe karşı güçlü başlamak zorundaydık

18 Eylül 2026 01:22see176

YAZICI, TARAYICI, 3B YAZICI, 3B TARAYICI VE ELEKTRONİK MALZEME SATIN ALINACAKTIR

18 Eylül 2026 00:20see171

Trump indirim istiyordu! Fed Başkanı Warsh ın ilk hamlesi tam tersi oldu

16 Eylül 2026 23:23see170

Sermaye piyasası soruşturması; Muhammed Yarız tutuklandı, 48 kişi hakkında yurt dışı çıkış yasağı

17 Eylül 2026 18:55see145

AB, tüm ülkeler için 13 yaş altına sosyal medyayı yasaklama planını duyurdu

17 Eylül 2026 07:22see144

Mikroplastik detoksu: Vücudumuzu arındırmak mümkün mü?

17 Eylül 2026 14:09see143

Bruno Genesio dan istifa sorusuna yanıt!

18 Eylül 2026 02:17see143

Ernest Poku: Takım içinde her zaman yüzde 100 ümü vermeye hazırım

18 Eylül 2026 01:22see142
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları