DEM Parti den süreç açıklaması: Çeşitli gerekçelerle geciktirilmesini doğru bulmuyoruz
Ankara24.com, Halktv kaynağından alınan verilere dayanarak haber yayımlıyor.
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, sürece ilişkin atılması gereken adımların geciktirilmesini eleştirerek esas sorumluluğun hükümet ve devlette olduğunu söyledi.
“YASAL SÜRECİN GECİKTİRİLMESİNİ DOĞRU BULMUYORUZ”Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Kürt meselesinin çözümüne ilişkin yürütülen “Barış ve Demokratik Toplum Süreci”ne değinen Koçyiğit, süreçte ilerleme sağlanabilmesi için yasal düzenlemelerin yapılması gerektiğini söyledi.
Koçyiğit, “Çeşitli gerekçelerle yasal sürecin geciktirilmesini doğru bulmadığımızın altını çizmek istiyorum. Sürecin ilerlemesi ve kalıcı hale gelmesi için yasal adımların atılması gerekiyor” dedi.
OKULLARDAKİ SALDIRILARA TEPKİKahramanmaraş ve Şanlıurfa’da okullara yönelik saldırılara da değinen Koçyiğit, yaşanan olayların toplumda ciddi bir travmaya neden olduğunu belirtti.
Velilerin çocuklarını tedirginlikle okula gönderdiğini ifade eden Koçyiğit, “Bugün ders zilleri yeniden çaldı. Her bir velinin çocuğunu büyük bir tedirginlikle okula gönderdiğini ve yine öğrencilerin de o psikolojiyle okullara güvensiz bir şekilde gittiğini ifade etmemiz gerekiyor” dedi. Okulların en güvenli yerler olması gerektiğini belirten Gülistan Kılıç Koçyiğit, “Çocukların güldükleri, oynadıkları bir şey öğrendikleri, sosyalleştikleri yerler bugün ne yazık ki silahın ve şiddetin bir alanı haline gelmiş durumda. Ülke olarak çocukları korumakla sorumluyuz. Siyasetçi olarak olarak çocukları korumakla sorumluyuz. Yetişkinler olarak çocukları korumakla sorumluyuz. Ebeveynler olarak çocukları korumakla sorumluyuz. Ancak bu sorumluluğun hakkıyla yerine getirilmediği gerçeğiyle de karşı karşıyız” ifadelerini kullandı.
Koçyiğit, çocukları korumanın toplumun tüm kesimlerinin sorumluluğu olduğunu vurguladı.
Okullar için yeni karar: Ailesinde silah olan öğrencilere takip
Meclis gündemindeki sosyal hizmetler kanun teklifini de eleştiren Koçyiğit, teklifin sosyal devlet anlayışından uzak olduğunu savundu.
Koçyiğit, düzenlemenin hak temelli ve eşitlikçi bir yaklaşım taşımadığını belirterek “Meclis’te haftalardır konuştuğumuz sosyal hizmetler kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi var. Gördüğünüz gibi adı bile çok uzun, okuması bile bir mesele haline gelmiş. Şimdi burada sosyal devletin ilkesinin bir gereği olarak çocukların, kadınların, yaşlıların, engellilerin korunmasına dair bir yasa teklifi getirdiğini ifade ediyor iktidar. Fakat teklifin bütününe baktığımızda bunun aslında tam tersine bir düzenleme olduğunu görüyoruz. Şimdi sağlık ve sosyal hizmetler, çalışma yaşamı, dijital alan gibi aslında birbiriyle çok doğrudan ilişkili olan alanlarda yapılan bu düzenlemenin hak temelli, eşitlikçi ve kamusal bir perspektiften çok uzak. Daha ziyade aslında sorunları parçalayan, birbirinden ayrıştıran ve kamusal bir perspektiften çok uzak kamusal yükümlülükleri geri çeken ve daha ziyade bu meseleyi bir piyasaya bırakan ya da bir lütuf, bir yardım meselesine dönüştüren bir yaklaşımın bütün yasanın ruhuna ve maddelerine sindiğini görebiliyoruz. Şimdi açık ve net ifade edelim: Burada teknik bir düzenlemenin çok ötesinde aslında sosyal devletin tasfiye edildiğini görüyoruz. Devletin sorumluluklarını görmezden geldiğini ve bu konuda aslında kendisini sürecin dışına atmaya çalışan bir düzenleme yaptığını da ifade edelim.” dedi.
Koçyiğit, 5 Ocak 2020’de Dersim’de kaybolan Gülistan Doku dosyasını da gündeme getirerek, olayın aydınlatılması için Meclis’te defalarca girişimde bulunduklarını söyledi.
Araştırma komisyonu kurulması yönündeki taleplerinin iktidar oylarıyla reddedildiğini belirten Koçyiğit, 5 "Ocak 2020’de Gülistan Doku Dersim’de kaybolmuştu, kaybedilmişti ve o günden bugüne de her birimiz ‘Gülistan Doku nerede?’ diye sormaya devam ediyoruz. Sokakta, Meclis’te binlerce defa sorduk. Binlerce soru önergesi verdik. Meclis’te konuştuk, araştırma önergeleri verdik. Araştırma komisyonu kurulsun dedik. Ancak yine iktidarın oylarıyla araştırma komisyonu kurulması taleplerimiz reddedildi” dedi.
“İLAYDA ZORLU DOSYASI ARAŞTIRILMALI”Hatay’da hayatını kaybeden üniversite öğrencisi İlayda Zorlu’nun ölümüne ilişkin de değerlendirmede bulunan Koçyiğit, olayın tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini söyledi.
Koçyiğit, “Şimdi İlayda Zorlu’nun yaşamını yitirmesinin tüm detaylarına ve buradaki sorumlulara da yakından bakılmalıdır. Gülistan Doku dosyası madem açıldı, madem oradaki ihlaller 6 yıl sonra, 7 yıl sonra ortaya çıkarılmaya başlandı. İlayda Zorlu’nun dosyasında böyle bir şeyin yaşanmasını istemediğimizi ve buna tahammülümüz olmadığını da ifade etmemiz gerekiyor" dedi.
“ESAS SORUMLULUK HÜKÜMETTE”Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin şu ana kadar yeni bir gelişme olmadığını belirten Koçyiğit, sürecin ilerlemesi için tüm siyasi partilerin sorumluluk alması gerektiğini söyledi.
Koçyiğit bu ifadeleri kullandı:
"Daha önce de burada konuştuk: İktidar kanadından da kulüslere yansıyan bilgiler, yaptıkları açıklamalar vardı. Nisan ayında yani Ramazan Bayramı’ndan sonra yasal düzenlemeleri yapacaklarına dönük bir bilgilendirme ve kanaat oluşmuştu. Ancak halihazırda hiçbir gelişme olmadığını görüyoruz. Sürecin ilerlemesi, sürecin derinleşmesi ve sonu kalıcı bir hale gelmesi için yasal adım atılması gerekli değil. Yasa yapma ihtiyacının zorunluluğu açık ve net. Çeşitli gerekçelerle yasal sürecin geciktirilmesini doğru bulmadığımızı, kabul etmediğimizi ve bunun sürece katkı sunmadığının da altını çizmek istiyorum. Bugünden yarına bütün siyasi partilerin sürecin ilerlemesi için sorumluluk alacakları bir noktada durması gerekiyor.
Şimdi biz arada iktidara ve devlete sorumluluklarını hatırlatıyoruz. Bunlar devlete ve iktidara görev biçmek, rol biçmek gibi bazı değerlendirmelerle karşılık buluyor. Oysa ki elbette iktidar sorumludur. Bu konuda icra makamındadır. Devletin tabii ki sorumluluğu vardır. Bu barış hepimizin barışıdır. Bu barış hepimize sorumluluk yüklüyor. Kürt sorun demokratik çözümünde atılması gereken adımlar konusunda her birimizin sorumluluğu var. Her birimizin yapması gerekenler var. Ancak bu konudaki esas sorumluluğun hükümette olduğunu, devlette olduğunun da altını çizelim. Halihazırda şu anda bize ulaşan paylaşılan bir yeni gelişme yok.”
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:80
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 20 Nisan 2026 15:11 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda

İlayda Zorlu eyleminde gözaltına alınan gençlere hak ihlali: İşkence beyanları tutanaklara yazılmadı!






En çok okunanlar



















