Ankara24.com
close
up
DEM Parti den okul saldırıları sonrası Yusuf Tekin’e istifa çağrısı

DEM Parti den okul saldırıları sonrası Yusuf Tekin’e istifa çağrısı

Halktv sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com haber yayımlıyor.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen okul saldırılarına değinen Bakırhan, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i istifaya çağırdı.

OKUL SALDIRILARI: “ACIYI DOĞRU OKUMALIYIZ”

Konuşmasının başında saldırılarda yaşamını yitirenler için başsağlığı dileyen Bakırhan, yaşanan olayların detaylı biçimde ele alınması gerektiğini söyledi.

Bakırhan, yasın yalnızca bir taziye süreci olmadığını belirterek, “Yas, gerçeğin yüzüne bakma ve yeni felaketleri önleme sorumluluğudur” dedi. Okullarda yaşanan şiddet olaylarının münferit olmadığını savunan Bakırhan, bu tür olayların toplumsal sorunların bir sonucu olduğunu ifade etti.

“OKULLAR ARTIK GÜVENLİ ALANLAR OLMAKTAN ÇIKTI”

Eğitim politikalarına da eleştiriler yönelten Bakırhan, son yıllarda uygulanan politikalar nedeniyle okulların güvenli alan olmaktan çıktığını söyledi.

Bakırhan, “Yıllardır uygulanan politikalar toplumu dayanışmadan uzaklaştırdı. Rekabetle, yoksullukla ve kutuplaşmayla şekillendirdi. Piyasa odaklı anlayış çocuklarımızı metalaştırdı. Çocuklar eğitim sisteminin oyuncağına dönüştü” ifadelerini kullandı.

Kahramanmaraş için özel karar! Okul saldırısının ardından Bakan duyurdu

YUSUF TEKİN’E İSTİFA ÇAĞRISI

Bakırhan, yaşanan olayların ardından siyasi sorumluluk üstlenilmesi gerektiğini belirterek Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i istifaya davet etti.

“Dünyanın birçok ülkesinde benzer trajedilerin ardından sorumlular görevlerinden ayrılıyor” diyen Bakırhan, “Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin bu tablonun sorumluluğunu üstlenmeli ve istifa etmelidir. İktidar da kendi payına düşeni görmeli ve gereğini yapmalıdır” şeklinde konuştu.

GÜLİSTAN DOKU SORUŞTURMASINA DİKKAT ÇEKTİ

Bakırhan konuşmasında 2020 yılından bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun soruşturmasına da değindi. Dosyanın yeniden açılmasının önemli bir gelişme olduğunu belirten Bakırhan, olayın tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini söyledi.

Bakırhan, soruşturmada sorumluluğu bulunan herkesin ortaya çıkarılması gerektiğini belirterek, “İktidar bu meseleyi titizlikle soruşturmalı. Ucu nereye giderse gitsin tüm sorumlular yargılanmalıdır” dedi.

Gülistan Doku'nun naaşı yıllar sonra tekrar aranacak! Ekipler sahada

MECLİS’TE ORTAK MASA ÇAĞRISI

Konuşmasında siyasi partilere de çağrıda bulunan Bakırhan, çocukların güvenliği için Meclis’te ortak bir çalışma yürütülmesi gerektiğini söyledi.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a seslenen Bakırhan, “Hükümet-muhalefet ayrımı gözetmeksizin tüm siyasi parti liderleri bir araya gelmeli. Çocukların güvenliği ve gençlerin geleceği için ortak bir masa kurulmalıdır” dedi.

ÖĞRETMENLERE VE EMEKÇİLERE DESTEK MESAJI

Bakırhan, İstanbul’daki Özel İtalyan Lisesi’nde “eşit işe eşit ücret” talebiyle protesto düzenleyen öğretmenlere de destek verdi. Öğretmenlerin hak kaybı yaşadığını savunan Bakırhan, bu mücadelenin yanında olduklarını ifade etti.

1 MAYIS ÇAĞRISI

Konuşmasının sonunda yaklaşan 1 Mayıs’a değinen Bakırhan, işçilere ve emekçilere meydanlara çıkma çağrısı yaptı.

Bakırhan, “İşçileri, emeklileri, işsizleri, öğrencileri ve tüm toplumsal kesimleri 1 Mayıs alanlarına çağırıyoruz” dedi. Ayrıca 22 Nisan Kürt Gazetecilik Günü’nü de anarak hayatını kaybeden gazetecileri andı.

Bakırhan'ın konuşmasından öne çıkanlar bu şekilde:

"Bugün burada yalnızca bir siyasetçi olarak değil; çocuğunu sabah erken okula uğurlayan, akşam da yolunu gözleyen milyonlarca anne-babadan birisi olarak konuşmak istiyorum. Beklemenin ne olduğunu hepiniz iyi biliyorsunuz. Çünkü bu ülkede her sabah milyonlarca aile aynı şeyi yapıyor. Uğurluyor. Ve dönmesini bekliyor. Maraş’ta da, Siverek’te de bazı aileler çocuklarını bekledi. Maalesef çocukları dönmedi. Ülke olarak çok üzgünüz ve yastayız. Yaşamını yitiren çocuklarımızın ailelerine, öğretmenlerimizin ailelerine başsağlığı diliyorum. Yaralılara acil şifalar diliyorum. Maraş ve Siverek’te birer gün arayla gelen bu saldırılar hepimizi sarstı. Hayatlar söndü. Bu vahim ve sarsıcı tabloyu bütün açıklığıyla konuşmalıyız. Çünkü bu acıyı doğru okuyamazsak, teselliden öteye geçemeyiz. Oysa teselliyle yetinmek, yeni felaketlere kapı aralamaktan başka işe yaramaz. Yasımızı kalbimizde taşıyacağız; ama yas, susmak değildir. Yas, gerçeğin yüzüne bakma ve yeni felaketleri önleme sorumluluğudur. Bu katliamlar münferit değil. Bireysel bir çılgınlık da değil. Bu, yıllardır biriken bireysel ve toplumsal öfkenin, çaresizliğin, yalnızlaştırmanın ve duyarsızlığın sonucudur.

Sistem, dokunduğu her şeyi çürütüyor; insanı yalnızlığa, toplumu dağılmaya, geleceği karanlığa mahkûm ediyor. Bu şekilde eşitsizlikler derinleşiyor, kurumlar çöküyor, insanlar birbirine yabancılaşıyor ve felaket geliyorum diyor. Böyle bir ortamda şiddet normalleşir. Güvensizlik büyür. Ve bu yük en çok çocukların omuzlarına biner. Yıllardır okullar aileler için güvenli alandı. Nasıl oldu da okullar güvenli alan olmaktan çıktı? Çünkü yıllardır uygulanan politikalar, toplumu dayanışmadan uzaklaştırdı. Rekabetle, yoksullukla, kutuplaştırmayla şekillendirdi. Ekonomik kriz geçici olmaktan çıktı, kalıcılaştı. Yoksulluk kuşaktan kuşağa miras kaldı. Gençlere gelecek değil, çıkmaz sokak gösterildi. Eğitim sistemine bakın. Enkaz kelimesi bile hafif kalır. Tek tipçi, rekabetçi, piyasa odaklı bir anlayış çocukları metalaştırdı. Çocuklar eğitim sisteminin oyuncağına dönüştü. Her yıl yeni bir müfredat. Her müfredat bir öncekinden fecaat. Eğitim sistemi eleştirel düşünmeyi bastırdı. İsimler değişti, müfredatlar değişti; ama eğitimi toplumu biçimlendirme aracı olarak gören devlet aklı değişmedi. İktidar artık eğitim alanıyla oynayarak ideolojik hegemonya kurmaktan vazgeçmelidir. Biz DEM Parti olarak kaliteli kamusal eğitim istiyoruz. İdeolojik değil; anadilinde, parasız, bilimsel eğitim istiyoruz. Ekonomik kriz, kent yoksulluğu ve sosyal çürüme, madde bağımlılığı ve çeteleşmeyi artırıyor. Gençler bu yapılar tarafından istismar edilebilmekte ve şiddet döngülerine çekilebiliyor.

Başka bir sorunumuz da silahlanma. Türkiye'de ruhsatsız silah sayısının 10 ila 30 milyon arasında olduğu tahmin ediliyor. Bazı çetelere bürokrasimiz de silah dağıttığı için bu rakamları net olarak bilmiyoruz. Her 4 kişiden birinde silah var deniliyor. Toplum giderek daha silahlı, daha tetikte, daha güvensiz hâle geliyor. Bütün bu tablo karşısında rakamlar da konuşuyor. Adalet Bakanlığı verilerine göre 2024'te ateşli silah ve bıçakla suç işlediği için 11 bin 64 çocuk hakkında soruşturma başlatıldı. 2025'te bu sayı 13 binlere kadar çıktı. Mahkemelerde yargılanan çocuk sayısı da 10 bini geçti. Bu rakamlar birer istatistik değil. Her biri bir çocuğun adı. Her biri bir ailenin çığlığı. Bu çığlıklar ülkenin gerçek kırmızı alarmıdır. Görmezden gelinen her an, daha büyük tehlikelere davetiye çıkarır. Kırmızı alarm yıllardır ses veriyor. İktidar görmezden geliyor. Ülke iyi durumda değil diyenler de susturuluyor.

Birileri oy peşinde, birileri rant peşinde. Çocuklar söz konusu olduğu için kıyamet değilse bile bir şey kopmalı, bir şey yapmalıyız. Bütün siyaset kurumu olarak başımızı ellerimizin arasına alıp düşünmeliyiz. Bir yol bulacağız. Başka da yolu yok. Çocukların güvende olmadığı bir ülkenin hiçbir karışı, hiçbir hanesi güvende olamaz, huzurlu olamaz. Bu ülke hepimizin. Çare de hepimizin omuzunda. Bu nedenle bugün buradan Meclis Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş’a sesleniyorum: Hükümet-muhalefet ayrımı gözetmeksizin, Meclis’teki bütün siyasi parti liderlerini bir araya çağırın. Gün, çocukların güvenliği, gençlerin geleceği için ortak bir masa kuracağımız gündür. Bu masa, ülkenin vicdan masası olmalıdır. Bu ülkenin çocukları sahipsiz değildir. Bu ülkenin öğretmenleri yalnız değildir. Bu ülkenin geleceğini karanlığa teslim etmeyeceğiz. Öyle sorunların üstüne yatmakla sorunlar çözülmüyor. Dünyanın pek çok ülkesinde böylesi trajedilerin ardından sorumlular hesap verir. 2023'te Sırbistan'da bir ilkokulda sekiz öğrenci ve bir güvenlik görevlisi hayatını kaybetti. Eğitim Bakanı ertesi gün istifa etti. Ürdün’de 2018’de öğrenciler okul gezisinde yaşamını yitirdiği için eğitim bakanı istifa etti. Peki Türkiye'de ne oluyor? Depremde on binlerce insanın canı gidiyor, istifa yok. Maden facialarında işçiler toprağa karışıyor, istifa yok. Okullarda çocuklar ve öğretmenler katlediliyor; yine istifa yok. Sadece eğitime, sadece okullara bakın! Temizlik yok. Güvenlik yok. Başarı yok. Peki ne var? Geleceksizlik var, güvensizlik var, ölüm var. Buradan açık ve net söylüyoruz: Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin bu tablonun sorumluluğunu üstlenmeli ve istifa etmelidir. İktidar da kendi payına düşeni kabul etmeli ve gereğini yapmalıdır. Bu bir polemik değil. Bu, topluma ve çocuklara karşı yerine getirilmesi gereken asgari bir sorumluluktur. Bu bir haysiyet testidir.

Şunu da unutmayalım: Muhalefet olarak biz de kendimize bakmak zorundayız. Bu ağır tabloyu yalnızca iktidarı eleştirerek aşamayız, toplumun her kesimine dokunan, kalıcı ve bütünlüklü bir siyaseti samimiyetle inşa etmek zorundayız. Bu eksiklik ortadadır. Bugün karşımızdaki en ağır gerçeklerden biri de kadın cinayetleri, şüpheli kadın ölümleri ve zorla kaybettirilen kadınlardır; burada mesele yalnızca suç değil, suçu örten, faili koruyan ve adalet arayışını yıllarca oyalayan bir düzendir. 2020’den beri kayıp olan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun dosyası 6 yıl sonra tekrar açıldı. Bu önemli bir gelişmedir. Gülistan bir isim değil, bir sorudur. Altı yıldır bu ülkenin vicdanına sorulan ve cevabı alınmayan bir sorudur. Bu gelişme, ailenin, kadın örgütlerinin ve kamuoyunun süren ısrarlı baskısı, soruları, eylemleri ve adalet talebi sayesinde mümkün olmuştur. Gülistan Doku vakası, adalet sisteminin işleyişine dair ciddi bir göstergedir. Burada kayyım olan eski vali, yüksek bürokratlar, siyasetçiler ve kolluk güçleriyle bağlantılı kirli ağlar olduğu iddiaları ciddi şekilde masaya yatırılmalıdır. İktidar, titizlikle bu meseleyi araştırmalıdır. Örtbas edenler hesap vermeli, ucu nereye dokunursa dokunsun tüm sorumlular yargılanmalıdır. Bu, büyük bir sorumluluktur. Bu, Türkiye’nin her sokağının bir Susurluk olmasının önüne geçmekle ilgili tarihî bir görevdir. Bu görev, Rojin Kabaiş, Rojvelat Kızmaz, Rabia Naz, Nadira Kadirova ve Yeldana Kaharman’ın davalarıyla sürmelidir.

8 Mart’ta kadınlar özgürlük iradelerini, 21 Mart’ta Kürtler barış iradelerini Nevroz meydanlarında ortaya koydu. Şimdi 1 Mayıs’ta işçi, yoksul, ezilenler olarak eşitlik talebimizi, alın teri hakkımızı o meydanlarda haykırmalıyız. Biz DEM Parti olarak işçileri, emeklileri, işsizleri, engellileri, öğrencileri, kadınları, doğasına sahip çıkanları, halkları, inançları 1 Mayıs alanlarına çağırıyoruz. Bu duygularla, Biji Yek Gulan! Yaşasın 1 Mayıs! Sözlerime son verirken, yarın 22 Nisan Kürt Gazetecilik Günü’nü de anmak istiyorum. Musa Anter'den Gurbetelli Ersöz'e, Ferhat Tepe'den Hafız Akdemir'e, Nazım Daştan’dan Cihan Bilgin’e, Nagehan Akarsel’e, bedel ödeyerek hakikati yazan bütün Kürt kalemlerini saygıyla anıyoruz. Kalemiyle, kamerasıyla, emeğiyle, sözüyle hakikati karartanlara karşı duran bütün basın emekçilerinin de 1 Mayıs’ını şimdiden kutluyoruz."

En son güncellemeleri ve haberleri takip etmek için Ankara24.com'ı izlemeye devam edin, biz durumu takip ediyor ve en güncel bilgileri sunuyoruz.
seeGörüntülenme:33
embedKaynak:https://halktv.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 21 Nisan 2026 13:43 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Aziz İhsan Aktaş’ın hesaplarındaki bloke kaldırıldı! Sözcü Gazetesi

20 Nisan 2026 01:14see167

Lyon dan PSG ye şampiyonluk yolunda çelme

20 Nisan 2026 00:03see167

Paris Saint Germain, Olimpik Lyon’a mağlup!

20 Nisan 2026 00:08see164

2026 YILI KEDİ KÖPEK HAZIR KURU MAMA VE KONSERVE MAMA ALINMASI İŞİ

20 Nisan 2026 00:18see164

İstanbul Deklarasyonu nda ateşkeslerin korunması ve barışın desteklenmesine vurgu

20 Nisan 2026 00:40see162

Sel paniğinde silahla uyarı: Köy faciadan döndü Şırnak Haberleri

20 Nisan 2026 00:30see162

İzmir deki ev yangınında uyuşturucu madde ele geçirildi; 10 gözaltı İzmir Haberleri

20 Nisan 2026 00:09see161

Köyün Neşesi Dursun a Son Veda

21 Nisan 2026 00:29see154

Şanlıurfa da kayalıklarda mahsur kalan 2 küçük kardeş kurtarıldı Şanlıurfa Haberleri

21 Nisan 2026 00:38see153

Çalışma Bakanı Görevden Ayrıldı

21 Nisan 2026 01:31see151

AB Komisyonu Başkanı Leyen in Türkiye paniği: Bölgeyi etkilerine bırakamayız Avrupa Haberleri

21 Nisan 2026 00:34see149

Belediye çalışanına kanlı suikast

20 Nisan 2026 03:02see148

Ana Haber Bülteni 19 Nisan 2026 (ABD Ve İran Savaşı Bitirecek Mi?)

20 Nisan 2026 01:46see147

İsrail Askeri İsa Heykelini Parçaladı

20 Nisan 2026 01:02see147

ANTALYA 18. SULH HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ

20 Nisan 2026 00:02see146

Gergin seçim sonuçlandı! AKP ve MHP nin birleştiği liste kaybetti Sözcü Gazetesi

20 Nisan 2026 01:20see145

Kırıkkale de garajda silahlı saldırı: 1 ölü Son dakika haberleri

20 Nisan 2026 02:50see144

Tamil Nadu da Havai Fişek Fabrikasında Patlama

20 Nisan 2026 01:48see144

Fenerbahçe Opet, 3. kez Avrupa nın zirvesinde

20 Nisan 2026 00:11see143

Ve Wolverhampton küme düştü! Premier Lig e ilk veda... Fanatik Gazetesi Futbol Haberleri Spor

21 Nisan 2026 01:41see141
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları