DEM Parti den 15 Şubat 1999 açıklaması: Bu uluslararası komplonun tarihten silinmesi için umut hakkı verilmeli
T24 kaynağından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com açıklama yapıyor.
T24 Haber Merkezi
DEM Parti, 15 Şubat 1999'da PKK lideri Abdullah Öcalan'ın yakalanarak Türkiye'ye getirilmesine ilişkin yaptığı açıklamada, "Bu uluslararası komplonun tarihten silinmesi ve barış iradesinin güçlenmesi için komplonun parçası olan İmralı tecrit sistemine son verilmesi ve Sayın Abdullah Öcalan'ın özgür çalışma ve özgür iletişim koşullarının sağlanması gerekmektedir. Sayın Öcalan'a özgür çalışma ve özgür iletişim koşullarını sağlayacak olan umut hakkının verilmesi, yalnızca sürecin bir gerekliliği değil, aynı zamanda halklara kurulan karanlık komplonun tamamıyla ortadan kaldırılmasının da zorunlu bir unsurudur." ifadeleri kullanıldı.
Kulislere yansıyan bilgilere göre, Terörsüz Türkiye sürecinde Meclis'te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı taslak raporunda Öcalan için umut hakkı yer almıyor. Ancak DEM Parti'den yapılan açıklamada, Öcalan'a umut hakkı verilmesinin bir zorunluluk olduğu belirtilerek, "15 Şubat Uluslararası Komplosunun amacı, Sayın Öcalan'ın etnik çatışma ve ayrışmayı reddeden, demokratik ortak yaşamda ısrar eden tutumuyla boşa düşürülmüştür. 27 Şubat 2025 tarihli Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı, 15 Şubat Uluslararası Komplosunun boşa çıkarılmasının güçlü siyasi çağrısıydı. 27 Şubat Asrın Çağrısı ile birlikte etnik çatışma ve ayrışma ile bölgesel emperyalist dizayn hamlelerine karşı Türkiye ve Ortadoğu halklarının ortak ve demokratik iradeleriyle yaşamasının imkân ve potansiyeli ortaya çıkarıldı." denildi.
DEM Parti MYK'dan yapılan açıklamanın tamamı şöyle:
"15 Şubat 1999 tarihinde Sayın Abdullah Öcalan'a yönelik gerçekleştirilen uluslararası komplonun 27. yıl dönümündeyiz. Bu uluslararası komployu kınıyor ve lanetliyoruz. Bu komplo, Türkiye'de etnik çatışma ve ayrışma üretmek, Ortadoğu'da kaos ve karmaşayı büyütmek isteyen emperyalist güçlerin Sayın Öcalan şahsında tüm ülkeye dayattığı karanlık bir senaryoydu. Yine bu komployla Kürt halkının varlığını ve sürekliliğini sağlayan irade, fikir ve inanç ortadan kaldırılmak isteniyordu. Yeni yüzyılın başında Ortadoğu'nun yeniden dizayn edilmesiyle ilgili planların önemli bir parçası olarak düzenlenen bu uluslararası komployla, 1993 yılından beri Türkiye barışı için irade gösteren Sayın Öcalan'ın fizikî, fikrî ve ideolojik-politik olarak teslim alınması hedeflenmişti. Çok açık şekilde ifade etmek gerekir ki, bugün bile 15 Şubat Uluslararası Komplosunun nedenleri ve hedefleri tüm boyutlarıyla açığa çıkmış değil.
15 Şubat Uluslararası Komplosunun amacı, Sayın Öcalan'ın etnik çatışma ve ayrışmayı reddeden, demokratik ortak yaşamda ısrar eden tutumuyla boşa düşürülmüştür. 27 Şubat 2025 tarihli Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı, 15 Şubat Uluslararası Komplosunun boşa çıkarılmasının güçlü siyasi çağrısıydı. 27 Şubat Asrın Çağrısı ile birlikte etnik çatışma ve ayrışma ile bölgesel emperyalist dizayn hamlelerine karşı Türkiye ve Ortadoğu halklarının ortak ve demokratik iradeleriyle yaşamasının imkân ve potansiyeli ortaya çıkarıldı.
27 Şubat Asrın Çağrısı ile boşa çıkarılan ilk komplonun sahipleri, 6 Ocak 2025'te Halep'in Şex Maqsud ve Eşrefiye mahallelerine başlattıkları saldırıları Rojava'nın geneline genişletmiştir. Bu, ikinci bir uluslararası komplodur. Bu komployla amaçlanan Türk, Kürt, Arap halkları arasında sivil bir çatışma zemini yaratmak ve düşmanlıkların yüz yıl daha sürmesine neden olmaktı. Fakat Kürt halkının ve dostlarının onurlu direnişi, Sayın Öcalan'ın gidişata güçlü ve sonuç alıcı müdahalesi, Kürt siyasi liderlerin güçlü sahiplenişi, Türkiye, bölge ve dünyada sivil toplumun, siyasetçilerin dâhiliyetiyle bu komplo şu aşamada bir kez daha boşa çıkarılmıştır. Ortadoğu'da halklar ve inançlar kendi siyasi iradelerini yansıttıkları, demokratik ortaklıkları güçlendirdikleri, eşit-adil-özgürlükçü bir yaşamı inşa ettikleri anda bu uluslararası komplolardan ve ortaya çıkabildikleri zeminlerden kurtuluş olacaktır.
Bu uluslararası komplonun tarihten silinmesi ve barış iradesinin güçlenmesi için komplonun parçası olan İmralı tecrit sistemine son verilmesi ve Sayın Abdullah Öcalan'ın özgür çalışma ve özgür iletişim koşullarının sağlanması gerekmektedir. Sayın Öcalan'a özgür çalışma ve özgür iletişim koşullarını sağlayacak olan umut hakkının verilmesi, yalnızca sürecin bir gerekliliği değil, aynı zamanda halklara kurulan karanlık komplonun tamamıyla ortadan kaldırılmasının da zorunlu bir unsurudur. DEM Parti olarak 15 Şubat Uluslararası Komplosuna ve ortaya çıkarmak istediği sonuçlara karşı demokratik, adil, özgürlükçü ve eşitlikçi bir yaşam için mücadele etmeye devam edeceğiz. Artık kan ve gözyaşının, düşmanlık ve ayrışmanın, eşitsizlik ve hukuksuzluğun değil; mutlu, özgür, demokratik bir Türkiye’nin inşa edilmesi gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz."
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:87
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 15 Şubat 2026 17:16 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















