DEM grubundan iktidara çok ağır sözler: Aksak, ürkek ve oyalayıcı...
Ankara24.com, Halktv kaynağından alınan verilere dayanarak açıklama yapıyor.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin TBMM’de düzenlenen grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Hatimoğulları, konuşmasında hem son gözaltı operasyonlarına hem de barış sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“GÖZALTI OPERASYONLARINI KABUL ETMİYORUZ”Hatimoğulları konuşmasının başında, son günlerde gerçekleştirilen operasyonlara tepki gösterdi.
Hatimoğulları, “Yine gözaltı furyasına uyandık. Çok sayıda sol, sosyalist, devrimci, yurtsever arkadaşımız gözaltına alındı. Barışı konuştuğumuz bu günlerde hâlâ klasik bir biçimde baskıların devam ediyor olmasını kabul etmek mümkün değil. 1 Mayıs engellenemez, ezilenlerin haklarını savunanlar gözaltına alınamaz, tutuklanamaz” ifadelerini kullandı.
İstanbul'da 1 Mayıs öncesi operasyon! Çok sayıda kişi gözaltında
Hatimoğulları, barış sürecinde iktidarın yeterli adım atmadığını ileri sürdü.
“Bu kadar aydınlık bir tablo önümüzde dururken, barış menziline koşar adım gidilmesi gerekirken iktidar aksak, ürkek ve oyalayıcı bir tutum içinde” diyen Hatimoğulları, iktidarın adım atmamasının sürece karşı olan kesimlerin provokatif tutumlarını güçlendirebileceğini söyledi.
Hatimoğulları ayrıca sürece ilişkin olumsuz yorum yapan bazı medya kuruluşlarını da eleştirerek, “Sürecin tıkandığını söyleyenler ellerini boşa ovuşturuyor. Ne olursa olsun barış gemisini bu limana ulaştıracağız” ifadelerini kullandı.
“DEM PARTİ OLARAK SÜRECİN ARKASINDAYIZ”Hatimoğulları, konuşmasının devamında barış sürecinin ilerlemesi için sorumluluk almaya hazır olduklarını ifade etti.
“Devlet aklı fırsatı heba eden değil, tarihi anda sorumluluk alan olmalı. Bu fırsatı hiç kimse heba etmemeli” diyen Hatimoğulları, DEM Parti’nin sürecin ilerlemesi için çalışmaya devam edeceğini belirtti.
Hatimoğulları konuşmasında bu ifadeleri kullandı:
"Sayın Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat'ta yaptığı Barış ve Demokratik Toplum çağrısı sadece barış umudunu büyütmedi, Türkiye'nin önüne tarihsel bir eşik koydu. Çatışma çözümü deneyimlerine baktığımızda, örgütlerin on yılda attığı adımlar burada bir yılda atıldı. PKK, silahlara veda ettiğini ve örgütsel yapısını lağvettiğini dünyaya ilan ederek tarihi bir hamle yaptı. Bu, yüz yıllık Cumhuriyet tarihinin en önemli gelişmelerinden biridir. Bu adımın gereklilikleri yapılırsa Türkiye sadece prangalarından kurtulmayacak; toplumsal kutuplaşma azalacak, demokratikleşme zeminleri büyüyecektir.
Bu kadar aydınlık bir tablo önümüzde dururken, barış menziline koşar adım gidilmesi gerekirken iktidar aksak, ürkek ve oyalayıcı bir tutum içinde. Barış sürecinde iktidarın adım atmadığı her an süreç karşıtlarının provokatif tutumlar geliştirmesinin önünü açar. Ekranlarda sürekli süreç tıkandı direyek ortalığı bulandıran medya simsarlarının ellerini nasıl ovuşturduklarını görmüyor musun? Bu kesimler ve onlara çanak tutanlar iyi dinlesinler: Ellerininzi bnoşa ovuşturmayın, bu gölden size balık çıkmaz. Ne olursa olsun barış gemisini bu limana ulaştıracağız.
Devlet aklı fırsatı heba eden değil, tarihi anda sorumluluk alan olmalı. Bunu yapmak demokratik cumhuriyete zemin hazırlayan tarihi bir gelişme olacaktır. Bu fırsatı hiç kimse heba etmemeli. Biz DEM Parti olarak heba olmaması için, engellemek için daha fazla çalışacağız. Çünkü biz onurlu bir barışa yürekten inanıyoruz. Engelleri aşa aşa, görmezden gelenleri aşa aşa, bu sürecin bir an önce başarıya kavuıması için DEM Parti olarak sadece elimizi değil, gövdemizi taşın altına koyuyoruz."
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:28
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 28 Nisan 2026 13:36 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















