Darbe Özgür Özel’e indiriliyor Sözcü Gazetesi
Sozcu sayfasından elde edilen bilgilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, il il, ilçe ilçe dolaşıyor, iktidarın uygulamalarına karşı mücadele veriyor. Bu mücadele yürütülürken gece-gündüz birbirine karışıyor. Ama bir bakıyorsunuz partisinde önemli görevlerde bulunmuş kişilerin bazı adımları tüm emekleri bir anda boşa çıkarıyor.
Özkan Yalım, CHP’nin üç dönem Uşak milletvekilliği görevinde bulundu. 2024 belediye başkanlığı seçiminde ilinden aday oldu. Tam 37 yıl aradan sonra Uşak Belediye Başkanlığı’nı CHP adayı Yalım kazandı. Rakibine yüzde 16 fark attı. Nasıl bir belediye teslim aldığını değişik uygulamalarıyla halka anlattı.
O ÇABALAR BOŞA ÇIKARILIYOR
Uşak, 27 Mart 2026 sabahına alışılmışın dışında bir haberle uyandı. Belediye Başkanı Özkan Yalım rüşvet ve irtikap iddiaları kapsamında, 12 belediye görevlisiyle gözaltına alındı. Binada polis arama yaparken görevliler ne olduğunu anlamaya çalışıyordu. Özkan Yalım’ın, Ankara’da bir otel odasında belediye çalışanı olduğu belirtilen 21 yaşındaki kadınla birlikte olduğu anlaşıldı.
Polis bazı olaylarda gözaltı işlemini gerçekleştirirken her şeyi kameraya alır. Bu kez de öyle yaptı. Ama kamera görüntülerini basına servis etmek de ne oluyor? Olayın üzerinden birkaç saat bile geçmeden, görüntüler iktidara yakın bir gazetenin internet sitesinde yayımlandı. Bu görüntüler asla unutulmaz, her fırsatta Özkan beye hatırlatılır. Her fırsatta CHP’ye vurmak için görüntüler ortaya çıkarılır. O görüntüleri polis mi verdi yoksa ilgili yere teslim edildikten sonra başka yetkililer mi servis etti? Bu araştırılırsa ortaya çıkar. Genelde bu konuda araştırma yapıldığı söylenir, ancak konu kapanır gider...
Servis edilen o fotoğraftan da anlaşılıyor ki Yalım son anda beline bir havlu sarmış. Yarı çıplak. Belki, polis kamerasında çırılçıplak hali bile vardır. Yalım ve diğer belediye görevlilerinin gözaltına alınıp İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’na götürülmesi sadece hukuki bir süreci değil, aynı zamanda kamu vicdanını da derinden etkileyen bir tartışmayı başlattı.
DEVLETE OLAN GÜVEN AZALIYOR
Sabah erken saatlerde bir otel odasında yapılan operasyonda güvenlik güçlerinin kendi kameralarıyla kayıt alması, prosedür açısından anlaşılabilir bir uygulamadır. Bu tür kayıtlar hem delillerin sağlamlaştırılması hem de operasyon sırasında yaşanabilecek olası tartışmaların önüne geçilmesi için yapılır. Ancak bu görüntülerin ya da operasyon detaylarının daha sonra üçüncü kişiler aracılığıyla kamuoyuna servis edilmesi, kurumların mahremiyetine zarar verecek bir durumdur. Emniyet ve yargı süreçlerinin güvenilirliği açısından bu tür sızıntılar, kamu kurumlarına olan güveni zedeleyebilir. Hukuk devletinde süreçlerin şeffaf olması kadar, gizlilik gerektiren aşamaların korunması da büyük önem taşır.
Olayın etik boyutuna gelelim. Osmanlı döneminde belediye başkanlığı görevini yürüten kişilere “Şehremini” denirdi. Bu sözcük, sadece yöneticiliği değil, aynı zamanda “şehrin en emin olunan kişisi” olmayı ifade ederdi. Modern belediyecilikte de bu anlam değişmedi. Bir belediye başkanından sadece hizmet üretmesi değil, aynı zamanda güven duygusunu temsil etmesi beklenir.
KAMU VİCDANINI RAHATSIZ EDİYOR
Bu noktada dile getirilen iddialar, kamu vicdanını rahatsız eden unsurlar barındırıyor. Belediye başkanının geçmişte kendi şirketinde çalışan bir kişiyi belediyede görevlendirmesi, fiilen çalışmadığı yönündeki iddialar ve buna rağmen maaş aldığı söylemleri, eğer doğruysa ciddi bir etik sorununa işaret eder. Bu tür uygulamalar yalnızca kamu kaynaklarının tartışılmasına yol açmaz; aynı zamanda iş bekleyen vatandaşların hakkının gasp edildiği algısını doğurur. Belediyede görev almak isteyen birçok insanın olduğu bir ortamda, çalışmadan maaş aldığı iddia edilen kişiler, kamu adaleti duygusunu zedeler.
Bir diğer tartışma ise yaş farkı ve güç ilişkisi üzerinden yürütülen iddialardır. Kamu yönetiminde görev yapan bir kişinin, özellikle hiyerarşik üstünlüğe sahip olduğu kurum içinde kişisel ilişkilerinin kamu görevine gölge düşürmemesi beklenir. Bu tür durumlar hukuki olmaktan çok etik sorumluluk alanına girer. Bir belediye başkanının, kendisine emanet edilen kurumda çalışan personelle kurduğu ilişkilerin kamuoyunda tartışma konusu olması, yönetim anlayışı açısından ciddi bir güven kaybına neden olur.
VERİLEN EMANETİN ANLAMI
Kamu yönetimi sadece mevzuatla değil, örnek davranışla yürür. Bir şehir, yöneticisinin sözlerinden çok tavrına bakar. Güven, bir kez sarsıldığında cam gibi çatlar, telafisi zordur. Bu nedenle belediye başkanlığı makamı, sadece yetki değil, aynı zamanda yüksek bir ahlaki sorumluluk taşır.
Sonuç olarak, hukuki süreç elbette kendi içinde ilerleyecek ve gerçekler yargı tarafından ortaya konacaktır. Ancak bu olay, bize bir kez daha hatırlatıyor ki kamu görevinde bulunanların özel hayatı ile kamusal sorumlulukları arasındaki çizgi son derece hassastır. Şehrin emini olmak, yalnızca görev süresi boyunca değil, her davranışta güven duygusunu korumayı gerektirir. Bir şehir, yöneticisine önce makamı değil, emaneti teslim eder. O emanet ise güvenin ta kendisidir.
Belediye başkanlarının, milletvekillerinin karıştığı her olumsuzluk CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e darbe olarak iniyor. İktidar partisi ve yandaşları, devlet eliyle yakaladığı fırsatlarla CHP’ye vurdukça vuruyor...
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:103
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 31 Mart 2026 05:56 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar


















