Ankara24.com
close
up
Menu

Beykoz’dan Dünyaya Mimar Bayram Çevik: 600’ü aşkın eserde “Mahalleye ait olma” imzası

Ayı korkusu 94 okulu kapattı Dünya Haberleri

Trump tan Netanyahu ya tehdit gibi uyarı! Tek başına kalırsın

Sokak ortasında eşini öldüren koca: Çocuğumla göz göze gelince durdum Dilovası nda eşini sokak ortasında öldüren zanlı tutuklandı Kocaeli Haberleri

Gladyatörler Kenti Stratonikeia daki buluntuların üçte biri Türk dönemine ait

KKTC den Fransa ile GKRY arasındaki anlaşmaya tepki Dış Haberler

Avrupa savunma sanayisinde deprem: 100 milyar Euro luk savaş uçağı projesi iptal edildi

ABD Umman Körfezi nde uyarılara uymayan petrol tankerini hedef aldı Ortadoğu Haberleri

Utanç verici: 180 bin liralık işi asgari ücretle Afgan göçmene yaptırıyorlar

ABD İran ı vurmaya başladı Sözcü Gazetesi

İç bölgeleri doğrudan denize bağlayacaklar: Yapay su yolunda dev gemiler sefer yapacak Sözcü Gazetesi

AYM’den memurları sevindiren karar Ekonomi Haberleri

12. Yargı Paketi son dakika: 12. Yargı Paketi ne zaman çıkacak, maddeleri nedir ve infaz düzenlemesi içeriği ile af çıkacak mı?

TBMM Genel Kurulu nda, toprak koruma ve arazi kullanımına ilişkin teklifin 10 maddesi daha kabul edildi

Kanser tedavisinde tarihi adım! İlk kez önleyici aşı geliştirildi, denemeler başlıyor...

Dünya Kupası için ABD ye girişine izin verilmeyen Somalili hakem ülkesine döndü

Enerjiye hazır yatırım havuzu Ekonomi Haberleri

İstanbul’un iki dev havalimanı birbirine bağlanıyor! 750 milyon dolarlık imza atıldı!

Nereden Nereye… Su kuyusundan ‘Akil Güç’e Ersin Çelik

Zehra’yı defalarca bıçaklayarak katletmişti! Cani eşin savunması pes dedirtti: Alkol almıştım hatırlamıyorum...

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Cumhur İttifakı çok anlamlı bir seçim zaferine imza atmıştır

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Cumhur İttifakı çok anlamlı bir seçim zaferine imza atmıştır

Ankara24.com, Trthaber kaynağından alınan bilgilere dayanarak haber veriyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, güncel siyasi gelişmeler, yerel ara seçim sonuçları ve bayram sonrası sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türk siyasetinde son dönemde yaşanan bazı hadiseleri eleştiren Erdoğan, AK Parti grubundaki dayanışma ruhuna dikkati çekti.

Kurban Bayramı ve Hac farizasını da hatırlatan Erdoğan, "Hac farizasını yerine getiren kardeşlerimizin ibadetlerinin Cenab-ı Hakk katında makbul ve mebrur olmasını niyaz ediyorum." dedi.

Erdoğan, "Türk siyasetine hiç yakışmayan olayların yaşandığı bugünlerde, AK Parti grubundaki şu muhteşem kardeşlik tablosunun herkese, özellikle de siyaseti marjinalize etmeye çalışanlara örnek olmasını temenni ediyorum." ifadelerini kullandı.

"Milletle bütünleşmemiz güçlenerek devam ediyor"

AK Parti ve Cumhur İttifakı'nın halkla olan bağının her geçen gün daha da perçinlendiğini vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti;

Yola çıktığımız ilk günden beri milletle bütünleşmemiz katlanarak, güçlenerek hamdolsun devam ediyor. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak aziz milletimizle kurduğumuz gönül köprülerinin sağlamlığına hafta sonu bir kere daha şahitlik ettik. Halkımız pazar günü Gümüşhane, Nevşehir ve Tokat'taki 6 beldede belediye başkanlarını ve meclis üyelerini belirlemek üzere sandık başına gitti. Yapılan ara seçimlerde 6 beldenin 4'ünde AK Partimizin, birinde ise İttifak ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi'nin adayı ipi göğüslemiştir. Cumhur İttifakı çok anlamlı bir seçim zaferine imza atmıştır.

"Sandıkları patlatan vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum"

Öncelikle hemşerilerinin takdiriyle belediye başkanı olarak seçilen; Tokat Başçiftlik beldesinde Mustafa Karadağ'ı, Tokat Yolüstü beldesinde Mustafa Altın'ı, Gümüşhane Tekke beldesinde Kemalettin Demirkıran'ı, Nevşehir Mustafapaşa beldesinde Mustafa Özer'i canıgönülden tebrik ediyorum. Aynı şekilde, Milliyetçi Hareket Partisi'nden Tokat Kuşçu Belde Belediye Başkanlığına seçilen Hikmet Temizil'e tebriklerimi iletiyorum. Belediye başkanlarımıza ve meclis üyelerimize, beldelerine hizmet yolunda Rabbimden üstün muvaffakiyetler temenni ediyorum.

Kelimenin tam anlamıyla sandıkları patlatan vatandaşlarımıza da partimize ve ittifakımıza yönelik teveccühleri için teşekkür ediyorum. İnşallah bu güveni ve muhabbeti asla boşa çıkarmayacak; milletimize olan şükran borcumuzu daha çok çalışarak ödemenin gayretinde olacağız. Yine 7 Haziran Pazar günü ülkemiz genelinde 355 mahallede muhtarlık, 37 mahallede ise ihtiyar heyeti için sandık kuruldu. Demokrasimizin temel yapı taşları olarak gördüğümüz muhtarlarımızı da yürekten tebrik ediyor, kendilerine başarılar diliyorum.

"Hatayı kendilerinde değil milletin tercihlerinde aradılar"

Bakınız burada 7 Haziran seçimlerinde ortaya çıkan tablonun önemli bir yönüne dikkatinizi çekmek istiyorum. Malumunuz, bir süredir ana muhalefet partisinin kimi aktörleri üst perdeden konuşarak kendilerince bir gündem oluşturma çabasındaydılar. Otobüslerle o şehirden bu şehre sürükledikleri vatandaşlarımız üzerinden güya ahkam kesiyor, kendilerini dev aynasında görüyorlardı. Ama sandık sonuçlarının gelmesiyle hepsi birden ortalıktan kayboldular. Daha düne kadar avazı çıktığınca bağıranların üç gündür sesi soluğu çıkmaz oldu. Ne konuşan var, ne seçimler hakkında yorum yapan var, ne de galeyana getirdikleri vatandaşlarımızdan çıkıp özür dileyen var. Aslında benzer bir yüzsüzlüğe biz 14-28 Mayıs seçimleri sonrasında da şahit olduk. O günleri hepimiz dün gibi hatırlıyoruz. Nelerle karşılaşmadık ki? Geride olduklarını çok iyi bildikleri halde utanmadan çıktılar 'öndeyiz' diyerek halkımıza yalan söylediler. Kampanya döneminde sipariş anketler vasıtasıyla seçmenlerini manipüle etmeye kalktılar. Seçim sonuçları kesinleştikten sonra bile yanıldıklarını kabul etmek yerine milleti suçladılar, hatayı kendilerinde değil milletin tercihlerinde aradılar.

Yaşadıkları ağır hezimete rağmen siyasetin sosyal medyanın yankı odalarından ibaret olmadığını bir türlü anlayamadılar. Bugün de aynısını yapıyorlar. Faturayı kendi beceriksizlikleri dışında herkese ve her şeye kesen bu kibir abidelerine sadece şunu söylemek isterim: Beyler, kusura bakmayın; siz bu kafayla giderseniz sandıkta milletten daha çok tokat yersiniz. Siz kendinizi düzeltmez, gerçekçi siyaset yapmazsanız daha çok dut yemiş bülbüle dönersiniz. Siz cuntacıların ve suç örgütlerinin vesayetinden kurtulamazsanız daha çok yenilgi tadar, daha çok hüsrana uğrarsınız.

"Bir kez olsun zihniyetlerini değiştirmeyi denemediler"

Bakın, her zaman ifade ediyorum: Sorun sadece bunların siyasete bakış açılarında, siyaset tarzlarında, bunların çirkin ve çirkef üsluplarında değildir. Esas sorun bunların zihniyetindedir, bunların faşizan ideolojisindedir. Sorun bunların sokakla kurdukları bağın harbi ve hasbi, sahici ve samimi olmamasındadır. Sorun bunların milleti mümeyyiz görmemelerinde, Anadolu irfanını hafife almalarındadır. Sorun bunların siyaseti halka hizmet vasıtası olarak değil şahsi kariyer ve kazanç kapısı olarak görmelerindedir. Çeyrek asra yaklaşan rekabetimiz bütün bunlar boyunca defalarca yenildiler, defalarca yanıldılar fakat bir kez olsun zihniyetlerini değiştirmeyi denemediler.

Son günlerdeki tavırlarına bakılırsa pek değiştirecek gibi de durmuyorlar. Kendi aralarındaki anlaşmazlıkları yargı kararları çerçevesinde suhulet ve sükunetle çözmek yerine; kimi zaman bizi, kimi zaman mahkemeleri, kimi zaman da medyayı suçlayarak yine kendilerine toz kondurmuyorlar. Oysa biz ilk günden itibaren hep şunu dedik: CHP’nin 38. kurultayına ilişkin tartışmalarda kurultayı yapan da, kurultaya şaibe bulaştığını iddia eden de, bu iddiaları belgeleriyle birlikte mahkemeye götürüp hakkını arayan da CHP’lilerdir. Gazi Mustafa Kemal'in kurduğu partiyi, affınıza sığınarak söylüyorum, pavyon masalarına düşürenler yine kendileridir. "Rüşvet aldım, rüşvet verdim, şu kişiye şu kadar para verdim" diyenler aynı şekilde kendileridir. Dün 'halkın umudu' dediklerine bugün 'hain' damgası vuranlar da kendilerinden başkası değildir. Tüm tarafların CHP’li olduğu hukuki bir ihtilafta belge ve bilgiler ışığında yargı gerekli değerlendirmeleri yapmış, neticede hükmünü vermiştir.

"Mahkeme kararı haklılığımızı teyit etti"

Mahkeme kararı sonrası yaşananlar bizim haklılığımızı teyit etmiştir. Dikkat ederseniz partimize yönelik edep, adap ve siyasi nezaket dışı onca hakarete rağmen karar sonrasında da tartışmaların uzağında durduk. Hiç elimizi, dilimizi bulaştırmadık. Siyaset bezirganlarının sataşmalarına kulak asmadık. Medyadaki silahşörlerin tuzaklarına düşmedik. Aklı ile ağzı arasındaki rabıta kopmuş olan çapsızlara prim vermedik. Hadiseleri ve tartışmaları güvenli bir mesafeden takip etmekle yetindik. Aynı tavrımızı koruyoruz. Toplumsal barışa, kamu düzenine ve siyaset kurumuna zarar vermediği sürece CHP’deki anafor bizi zerre miskal ilgilendirmiyor. Biz bu girdabın içine sürüklenmek veya çekilmek asla istemiyoruz. Koltuk ve salon kapmaca savaşının tarafı değiliz ve olmayacağız. Esasen milletimizin arzusu ve bizden beklentisi de bu yöndedir. Biz kendimize yakışanı yapmakla mükellefiz, nitekim bunu yapıyoruz.

AK Parti olarak samimi temennimiz; suç örgütlerinin güdümünden çıkamayan kimi tiplerin sorumsuz tavırları sebebiyle saatli bir bombaya dönüşen bu krizin bir an önce aşılmasıdır. Milletimizin huzuruna, Gazi Meclisimizin mehabetine, demokrasimizin ve ülkemizin itibarına zarar vermeye başlayan bu kavganın yargı kararları çerçevesinde demokratik bir olgunlukla çözüme kavuşturulmasıdır.

"TBMM'nin terörize edilmesine rıza göstermeyiz"

Bakın açık söylüyorum: Siyasette rakibimiz dahi olsa bu yüce çatı altında milleti temsil eden hiçbir partinin kavgayla, çatışmayla, sokaklara ve Meclis koridorlarına taşan güç mücadelesiyle anılmasını biz arzu etmeyiz. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin terörize edilmesine, Gazi Meclis'in nümayiş arenasına dönüştürülmesine de rıza göstermeyiz. Az dinleyip çok bağırarak, az düşünüp çok konuşarak siyaset yapılmaz. Herkes 86 milyona karşı sorumluluk duygusuyla hareket etmelidir. Siyasette polarizasyonu artıracak adımlardan herkes uzak durmalıdır.

"Bizim mücadelemiz 28 Şubat zorbalarıyla"

Burada şu gerçeğin de bilinmesinde fayda görüyorum: CHP’nin Genel Başkanlık koltuğunu kimin işgal ettiğinin bizim nazarımızda hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur. Bugüne kadar bizim şahıslarla işimiz olmadı, bundan sonra da olmayacak. Çünkü AK Parti hareketi olarak bizim mücadelemiz kişilerle değil; CHP’nin halk düşmanı, milli irade düşmanı ideolojisiyledir. Bizim mücadelemiz başörtülü kızlarımızı üniversite kapılarında ağlatan 28 Şubat zorbalarıyladır. Bizim mücadelemiz milletin inancına, kutsalına, değerlerine dil uzatan, millete tepeden bakan Jakoben zihniyetledir. Bizim mücadelemiz Hacca gitmek için yardım isteyen vatandaşa 'Boş ver, Araplara paranı kaptırma' diyen gafillerledir. Bizim mücadelemiz milletin kaynaklarını siyasi ikballerine basamak yapan yağmacılarladır. Bizim mücadelemiz Batılı patronlarından 'Aferin' alabilmek için Türkiye'yi yurt dışına şikayet eden mandacılarladır.

Bizim mücadelemiz ellerine fırsat geçse Türkiye'yi tek parti karanlığına tekrar götürecek faşizm heveslileriyledir. Bizim mücadelemiz Mehter marşından rahatsız olanlarla, okullarımızda Ramazan etkinliklerine tahammül edemeyenlerle, laikliği siper alarak milletin inanç değerlerine ateş edenlerledir. Bizim mücadelemiz Sultan Fatih’in emaneti Aziz İstanbul’un duvarlarını 'Zulüm 1453’te başladı' yazılarıyla kirleten mankurtlarladır. Bu makamlarda olduğumuz müddetçe mücadelemiz devam edecektir.

"Er veya geç Türkiye'nin hak ettiği kalitede bir muhalefete kavuşacağına inanıyorum"

Şunu bir kere daha sizlere ve aziz milletime hatırlatmak durumundayım: Tembel muhalefetten, vizyonsuz muhalefetten, kavgalı muhalefetten ne bu ülkeye ne de bu millete hiçbir fayda gelmez. Türkiye’nin güçlü, dirayetli, başarılı, istikrarlı bir iktidar kadar vizyon, ufuk ve hassasiyet sahibi muhalefete de ihtiyacı var. Bizimle eser, hizmet ve projede yarışacak muhalefet arayışımız son 23 yıldır maalesef makes bulmadı. Ama buna rağmen umutlarımızı tüketmiş değiliz. Er veya geç Türkiye'nin hak ettiği kalitede bir muhalefete kavuşacağına yürekten inanıyorum.

Biz o gün gelene kadar kendimizle yarışmaya devam edeceğiz. Rakiplerimiz kendi kısır çekişmeleriyle meşgulken, her zaman söylediğim gibi biz sadece işimize bakıyoruz. Özellikle dış politikada 2026 senesini en verimli şekilde değerlendirmenin mücadelesini veriyoruz. Geçen hafta sonu İstanbul’umuz çevre diplomasisi alanında çok tarihi bir uluslararası toplantıya ev sahipliği yaptı. Sıfır Atık Forumu, 183 ülkeden 120’yi aşkın bakanın, 200’ün üzerinde belediye başkanının ve 5 binden fazla katılımcının iştirakiyle ülkemizin ev sahipliğinde başarıyla gerçekleştirildi.

"NATO Liderler Zirvesi’ne büyük önem atfediyoruz"

2026 yılı inşallah Türkiye’nin uluslararası itibarı ve görünürlüğünün doruğa çıktığı bir sene olacak. 7-8 Temmuz’da Ankara’da tertiplenecek NATO Liderler Zirvesi’ne büyük önem atfediyoruz. Geçtiğimiz günlerde Amerikan Başkanı Sayın Trump’ın zirveye bizzat katılacağının açıklanması ittifakın insicamı bakımından kıymetli bir adımdı. Sadece müttefikler arasında değil, dünya genelinde de Ankara Zirvesi’ne yönelik yoğun bir ilgi söz konusu. Biz de Ankara Zirvesi’nin NATO’nun tarihinde bir referans noktası olması için hazırlıklarımızı yoğunlaştırdık.

Geride kalan yaklaşık bir aylık zamanı da en etkin şekilde kullanacağız. NATO dışında biliyorsunuz Ekim ayında 77. Uluslararası Uzay Kongresi’ne ev sahipliği yapacağız. Akabinde aile meclisimiz olarak gördüğümüz Türk Devletleri Teşkilatı’nın 13. Liderler Zirvesi’ni ülkemizde tertipleyeceğiz. 9-20 Kasım tarihleri arasında ise Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansları'nın 31'incisini (COP 31) Antalya’da düzenleyeceğiz. 197 farklı ülkeden 100 bin katılımcıyla COP 31’in tarihin en büyük çevre zirvesi olarak kayıtlara geçtiğini göreceksiniz.

"Soykırım katliam boyutuyla sürmektedir"

Ne yazık ki krizler ve savaşların ardı arkası kesilmiyor. Gazze'den Lübnan'a yönümüzü nereye dönsek, mazlumların yüreklerimizi dağlayan feryatlarıyla karşılaşıyoruz. İsrail kurulduğu günden bu yana bölgemizde barışı, huzuru, refahı ve güvenliği mütemadiyen tehdit eden bir fonksiyon icra ediyor.
Filistin'e yönelik işgal ve Filistinlilere yönelik soykırım sistematik bir şekilde devam ediyor. Bakınız Gazze'de tüm dünyanın gözleri önünde 73 bin masum insan katledilmiştir. Bu soykırım halen hem katliam boyutuyla hem de insanlık dışı tecrit boyutuyla sürmektedir.

İnsanlık tarihinin en kanlı soykırımını gerçekleştiren İsrail; aynı anda İran'a saldırmış, yetmemiş aynı anda Lübnan'ı işgal etmeye başlamıştır. Türkiye başta olmak üzere bölge ülkelerinin tepkilerine rağmen İsrail, Lübnan'dan çekilmeyi reddetmekte, buradaki kanlı operasyonlarını devam ettirmektedir. 2 Mart’tan bu yana Lübnan'da katledilenlerin sayısı 3 bin 700'e, yaralıların sayısı ise 11 bin 400'e ulaşmıştır.

"Siyonist yönetim sürekli huzursuzluk üretmektedir"

İsrail eş zamanlı olarak Afrika ülkelerini ve Akdeniz'i istikrarsız hale getirmek için de sinsi bir çabanın içine girmiştir. Siyonist yönetim tam anlamıyla bir çıbanbaşı, bir fitne fabrikası olarak geniş bir coğrafyada sürekli huzursuzluk üretmektedir. İsrail'in bu kural tanımaz, hukuk tanımaz, ilke, değer, sınır tanımaz politikalarına maalesef dünyadan gerekli reaksiyon gösterilmiyor.

İsrail, mevcut hükümetin yönetiminde şımardıkça şımarmış, sadece bölge için değil insanlık için de bir tehdit kaynağı haline gelmiştir. Netanyahu ve cinayet şebekesinin Suriye ve Lübnan'a yönelik saldırıları, bu iki kardeş ülkeyi olduğu kadar artık Türkiye'yi de tehdit eder bir noktaya taşınmıştır. Şunu bir defa herkesin bilmesini isterim: Suriye ve Lübnan müstakil, bağımsız iki devlettir. Ancak bu iki devlet, yani Suriye ve Lübnan, aynı zamanda Türkiye'nin sevgi ve kardeşlik coğrafyasının içinde yer alan iki devlettir. Şam ve Beyrut, İstanbul'un iki kardeş şehridir. Türkiye'nin güvenliği sadece Hatay'dan değil; Halep'ten başlar, Şam'dan başlar. Türkiye'nin güvenliği Beyrut'tan başlar.

"Kardeşlerimize yönelik hiçbir saldırıya göz yummayız"

Kardeşlerimizin ülkelerinde hiçbir emrivakiye müsamaha göstermeyiz, kardeşlerimize yönelik hiçbir saldırıya göz yummayız. Şimdi bunlar ve tetikçileri çıkıyorlar, sağda solda Türkiye'yi hedef alan güya tehditler savuruyorlar. Hiç bunu söylemenize gerek yok; biz sizin niyetinizi, amacınızı, hedefinizi zaten çok iyi biliyoruz. Biz sizin neyin peşinden koştuğunuzu çok iyi görüyoruz. Arz-ı Mev’ud hezeyanının nihai hedefinin ne olduğunun gayet iyi farkındayız. Allah'ın izniyle buna asla müsaade etmeyeceğiz.

Şimdi Akdeniz'de, özellikle de Kıbrıs Adası'nda bir fitne ateşinin yakılmak istendiğini görüyoruz ve gelişmeleri de çok yakından takip ediyoruz. İhtirasları cüsselerini fazlasıyla aşan bazı ufak tefek yapılar, İsrail'in fitne kayığına binmişler, Siyonizm'in taşeronluğunu üstlenmişler; güya Doğu Akdeniz'de birtakım ham hayallerin peşine düşmüşler. Çok açık söylüyorum: Kimse macera peşinde koşmasın. Kimse Siyonist katliam şebekesinin kuyruğuna takılmasın. Eğer Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin ve Kıbrıs Türkü'nün hak ve hukukuna kastedilirse bilinmesini isterim ki cevabımız çok net olur, çok da sert olur.

"İsrail, bölgemizle birlikte insanlığa yönelik bir tehdittir"

İsrail uluslararası toplumun sessizliğinden cesaret alarak son derece şımarıkça bölgemizin topyekun huzura, barışa ve güvenliğe ulaşmasına engel olmaktadır. İsraili hukuk çizgisinin içine çekmek artık sadece belli ülkelerin değil, insanlığın ortak meselesi haline gelmiştir. İran'a ve Lübnan'a yönelik saldırılar sadece bölge ülkeleri üzerinde değil, küresel ölçekte de olumsuz bir etki oluşturmuştur. Dolayısıyla İsrail'in saldırgan tutumu, bölgemizle birlikte insanlığa yönelik bir tehdittir.

Ayrıntılar gelecek...

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:97
embedKaynak:https://www.trthaber.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 10 Haziran 2026 13:12 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Beykoz’dan Dünyaya Mimar Bayram Çevik: 600’ü aşkın eserde “Mahalleye ait olma” imzası

09 Haziran 2026 00:49see161

Ayı korkusu 94 okulu kapattı Dünya Haberleri

09 Haziran 2026 04:14see151

Trump tan Netanyahu ya tehdit gibi uyarı! Tek başına kalırsın

09 Haziran 2026 01:07see149

Sokak ortasında eşini öldüren koca: Çocuğumla göz göze gelince durdum Dilovası nda eşini sokak ortasında öldüren zanlı tutuklandı Kocaeli Haberleri

09 Haziran 2026 01:28see143

Gladyatörler Kenti Stratonikeia daki buluntuların üçte biri Türk dönemine ait

08 Haziran 2026 15:11see141

KKTC den Fransa ile GKRY arasındaki anlaşmaya tepki Dış Haberler

09 Haziran 2026 02:27see140

Avrupa savunma sanayisinde deprem: 100 milyar Euro luk savaş uçağı projesi iptal edildi

09 Haziran 2026 02:07see138

ABD Umman Körfezi nde uyarılara uymayan petrol tankerini hedef aldı Ortadoğu Haberleri

08 Haziran 2026 21:22see137

Utanç verici: 180 bin liralık işi asgari ücretle Afgan göçmene yaptırıyorlar

09 Haziran 2026 00:40see136

ABD İran ı vurmaya başladı Sözcü Gazetesi

10 Haziran 2026 00:31see135

İç bölgeleri doğrudan denize bağlayacaklar: Yapay su yolunda dev gemiler sefer yapacak Sözcü Gazetesi

09 Haziran 2026 02:14see135

AYM’den memurları sevindiren karar Ekonomi Haberleri

09 Haziran 2026 04:10see133

12. Yargı Paketi son dakika: 12. Yargı Paketi ne zaman çıkacak, maddeleri nedir ve infaz düzenlemesi içeriği ile af çıkacak mı?

09 Haziran 2026 00:29see133

TBMM Genel Kurulu nda, toprak koruma ve arazi kullanımına ilişkin teklifin 10 maddesi daha kabul edildi

10 Haziran 2026 00:38see131

Kanser tedavisinde tarihi adım! İlk kez önleyici aşı geliştirildi, denemeler başlıyor...

09 Haziran 2026 12:57see131

Dünya Kupası için ABD ye girişine izin verilmeyen Somalili hakem ülkesine döndü

10 Haziran 2026 00:46see130

Enerjiye hazır yatırım havuzu Ekonomi Haberleri

09 Haziran 2026 04:08see128

İstanbul’un iki dev havalimanı birbirine bağlanıyor! 750 milyon dolarlık imza atıldı!

09 Haziran 2026 17:39see128

Nereden Nereye… Su kuyusundan ‘Akil Güç’e Ersin Çelik

10 Haziran 2026 04:14see126

Zehra’yı defalarca bıçaklayarak katletmişti! Cani eşin savunması pes dedirtti: Alkol almıştım hatırlamıyorum...

09 Haziran 2026 12:42see125
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları