COP31 için önemli buluşma: Özel sektörün yol haritası çizildi!
Ankara24.com, Haber7 kaynağından alınan verilere dayanarak bilgi yayımlıyor.
COP31 için önemli buluşma: Özel sektörün yol haritası çizildi!
GİRİŞ 21.05.2026 16:42 GÜNCELLEME 21.05.2026 16:44
İlk Yorum Yapan Sen Ol
Sıfır Atık Hareketi kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan öncülüğünde çalışmalarını sürdüren Sıfır Atık Vakfı ile Birleşmiş Milletler Türkiye ve UN Global Compact Türkiye iş birliğiyle COP31 hazırlıkları kapsamında uluslararası ölçekte önemli bir istişare toplantısı gerçekleştirildi.
Sıfır Atık Vakfı, Birleşmiş Milletler Türkiye ve UN Global Compact Türkiye iş birliğiyle düzenlenen “COP31’e Doğru: İklim Eylemi Ajandası’nda Özel Sektörün Rolü – Özel Sektör İstişare Serisi Türkiye” başlıklı Yuvarlak Masa Toplantısı, 21 Mayıs 2026 tarihinde İstanbul Ataşehir’de yoğun katılımla gerçekleştirildi.Birleşmiş Milletler temsilcileri, iş dünyası kuruluşları, finans sektörü temsilcileri ve özel sektör liderlerini bir araya getiren toplantı; Türkiye’nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) sürecine yönelik özel sektör perspektifinin şekillendirilmesi açısından önemli bir platform oluşturdu.
Programda Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, Birleşmiş Milletler Türkiye Mukim Koordinatörü Dr. Babatunde A. Ahonsi, UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Güliz Öztürk ve THY Yönetim Kurulu Üyesi Melih Ecertaş hitaplarda bulundu.
183 ÜLKE KATILDI
Açılış konuşmasını yapan Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, diyalog ve ortak akıl vurgusu yaparak, “2017 yılında Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi liderliğinde başlayan Sıfır Atık Hareketi, bugün dünyanın 193 ülkesinde karşılık bulan global bir hareket haline dönüştü. 2,5 yaşındaki Vakfımız bugün dünyanın en büyük sıfır atık ve çevre etkinliğini 500'den fazla partnerle organize ediyor. İstanbul’da 5-7 Haziran tarihleri arasında düzenleyeceğimiz Sıfır Atık Forumu’na 183 ülke katılacak. Dünyada ikinci bir toplantı yoktur ki bir sivil toplum kuruluşu tarafından gerçekleştirilsin ve 183 ülke katılsın. Bugün dünyanın en iyi üniversiteleri Harvard, Oxford, Sıfır Atık Forumu’nun partnerleri arasında” dedi.
“Özel Sektörün Yol Arkadaşlığı Bizler İçin Çok Önemli”İstanbul’un dünyadaki sıfır atık çalışmalarının merkezi haline geldiğini belirten Ağırbaş, “Dün İstanbul Valimizle beraber bir tanıtım toplantısı gerçekleştirdik. İstanbul'u sıfır atığın başkenti yapmak istiyoruz. 10 bin yıldan fazla tarihi olan bu kadim şehir, bazı alanlarda dünyaya başkentlik yapabilecek konumda. İşte tam da bu noktada siz değerli özel sektör temsilcilerimizin bu süreçteki yol arkadaşlığı ve paydaşlığı bizler için çok önemli. Sadece İstanbul Sıfır Atık Haftası kapsamında 1500'den fazla etkinlik başvurusu geldi. 1-7 Haziran tarihleri arasında İstanbul'da gönüllü kuruluşlarımız, üniversitelerimiz, okullarımız, derneklerimiz şehre dair söz söylemek isteyen herkese nasip olacak etkinlikle beraber İstanbul'da farklı bir ortamı hep beraber hissedeceğiz” diye konuştu.
TARİHİ DÖNÜŞÜM FIRSATISıfır Atık Vakfı’nın İstanbul’da 16 milyon, Türkiye’de 86 milyon, dünyada ise 8 milyar insanın vakfı olduğunu söyleyen Ağırbaş, şöyle devam etti:
“Şehirlerimizin yeşiline sahip çıkmazsak, mavisine sahip çıkmazsak, havasına sahip çıkmazsak yarın bunun faturasını hep birlikte ödeyeceğimizi unutmamalıyız. İşte tam da bu noktada Türkiye için tarihi bir dönüşüm fırsatını COP31'le beraber yakalayabileceğimize inanıyorum. COP31'i etkin değerlendirebilirsek, kamu kurumlarımız, iş dünyası, sivil toplum kuruluşlarımız, üniversitelerimiz ve herkes iklim, çevre ve sıfır atık alanlarında yeni bir başlangıca imza atabilir. Bu noktadan hareketle biz COP31 sürecine herkesin etkin katılımını önemsiyoruz. Dünyanın iki farklı ucunu yaşıyoruz. Bu kadar adaletsizliğin olduğu dünyada bir şeyleri değiştirmek zorundayız. Yılda 8 milyon insanımızı açlık ve susuzluktan dolayı kaybediyoruz. Ben bu duruma isyan ediyorum. Ne yazık ki Ankara nüfusundan fazla insan sayısını biz açlık ve susuzluğa bazı sebeplerden dolayı kaybediyoruz.”
DÖRT ÖNCELİK ALANEmine Erdoğan'ın liderliğinde dört ana öncelik belirlendiğini aktaran Ağırbaş, “Bunlardan bir tanesi gıda israfı. COP31'de 100'den fazla ülkenin desteğiyle, uluslararası kurumların desteğiyle yeni bir kampanyaya başlıyoruz. 10 yıl sürecek bir kampanya olacak. Gıda israfını yüzde 20 azaltabilirsek dünyada açlığı bitirebiliyoruz” dedi.
Enerji verimliliğinin de COP31 önceliklerinden olacağını belirten Ağırbaş, şöyle devam etti: “Türkiye, yıllık 100 milyar dolardan fazla bir rakamı enerji ithalatı için ödüyor. Ne yazık ki bizim ülkemizde, bizim topraklarımızda çok fazla doğalgaz, petrol yok. Özel sektör, sivil toplum, bütün paydaşlar olarak elimizden geleni yapacağımıza inanıyoruz. Tabii ki bu yatırımlar sürerken, bu çalışmalar sürerken bir yandan da toplumsal bilinç oluşturmak zorundayız. Üçüncü önceliğimiz ise su verimliliği. Ne yazık ki Türkiye olarak su kaynaklarımız oldukça kısıtlı ve bu su kaynaklarımızı her gün, her geçen gün kaybediyoruz. Çözüm üretilmesi gerekiyorsa çözüm üretiyoruz. Bu ülkenin suyuna, havasına, doğasına hep birlikte sahip çıkmak zorundayız. Dördüncü önceliğimiz kadın, çocuk ve gençler. Kadınlar için, gençler ve çocuklar için bir şeyler yapmamız lazım. Ne yazık ki iklim değişikliğine bağlı sebeplerden dolayı en çok etkilenenler bu üç grup.”
“Dezavantajlı Gruplar İçin Fon Oluşturuldu”Sıfır Atık Vakfı olarak dezavantajlı gruplara yönelik olarak COP31’e katılımları kapsamında bir fon oluşturulduğunu söyleyen Ağırbaş, “Dünyanın farklı bölgelerinde sıfır atığa dair, iklim ve çevreye dair fikri ve projesi olan fakat finansal durumu olmayan insanları Vakıf olarak fonlayacağız, onların hayallerini gerçekleştirmesi için ve kendi söylemlerini dünyaya anlatmaları için destekçileri olacağız” ifadelerini kullandı.
“Türkiye, İklim Hedeflerine Önemli Katkılar Sunma Potansiyeline Sahip”BM Türkiye Mukim Koordinatörü Dr. Babatunde Ahonsi, dinamik ve küresel ölçekte bağlantılı bir özel sektöre sahip üst orta gelirli bir ekonomi olarak Türkiye’nin, sürdürülebilir ve dirençli büyümeyi ülke içinde ilerletirken aynı zamanda küresel iklim hedeflerine önemli katkılar sunma potansiyeline sahip olduğunu vurguladı. Ahonsi, Türkiye’nin İklim Kanunu süreci, Ulusal Katkı Beyanları, uzun vadeli kalkınma öncelikleri, yeşil dönüşüm gündemi, sürdürülebilir finans çalışmaları ile uluslararası iklim raporlama ve açıklama standartlarına uyum çabalarını içeren gelişen ulusal politika çerçevesinin, dönüştürücü eylemler için önemli bir ivme oluşturduğunu belirtti.
"DÖNÜM NOKTASI OLMALI"
Ahonsi, “COP31 yalnızca bir müzakere dönüm noktası değil; aynı zamanda uygulama, ortaklıklar, finansman ve somut dönüşüme odaklanan bir hayata geçirme dönüm noktası olmalıdır. Bunu mümkün kılmada özel sektörün kritik bir rolü bulunuyor” dedi.
“Özel Sektörün İklim Değişikliğiyle Mücadeledeki Rolü Her Geçen Gün Artıyor”UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Güliz Öztürk konuşmasında iklim değişikliğiyle mücadelenin şirketler açısından risk yönetimi, dayanıklılık ve rekabet gücüyle doğrudan bağlantılı olduğunun altını çizerek “İklim değişikliği ile mücadele yalnızca ‘iyi zamanların konusu’ değil. Tedarik zincirlerinin kırıldığı, enerji maliyetlerinin dalgalandığı, finansmana erişimin zorlaştığı bir dünyada; şirketler için yön veren bir çerçeve sunuyor. Artık biliyoruz ki hareketsiz kalmanın maliyeti, dönüşüm maliyetinden daha yüksek. Bu konjonktürde özel sektörün iklim değişikliğiyle mücadeledeki rolü her geçen gün artıyor: özel sektör bugün çözümün merkezinde yer alıyor. COP31'in ana gündem maddeleri olan sıfır atık, gıda güvenliği, yeşil sanayileşme, temiz enerji geçişi ve iklim uyumu; önümüzdeki dönemde odaklanmamız gereken alanları ortaya koyuyor. Bu alanlarda şirketlerimiz taahhütlerini güçlendirerek, ilerlemeyi şeffaf raporlayarak, inovasyonla dönüşümü ölçeklendirerek ve tüm değer zincirine yayarak küresel rekabet güçlerini artırabilir.” dedi.
"ARTIK SİSTEMATİK BİR GERÇEKLİK"THY Yönetim Kurulu Üyesi Melih Ecertaş, COP31'e doğru giden kritik virajda iklim eylemi ajandasında özel sektörün rolünü ortak bir akılla şekillendirmek üzere bir araya geldiklerini belirterek, “İklim değişikliği artık gelecekte bizi bekleyen bir risk değil. Bugün ekonomilerimizi, ekosistemimizi, iş yapış şekillerimizi kökten sarsan sistematik bir gerçekliktir. Küresel gayri safi hasılanın ve nüfusun dinamiklerini en yakından gözlemleyen, kıtaları birbirine bağlayan bir sektörün aktörü olarak net bir şekilde görüyoruz ki, havacılık dünyası sürdürülebilirlik odaklı köklü bir dönüşümün eşiğindedir” diye konuştu.
Emisyon azaltımı ve karbonsuzlaşma başlığının THY için ana strateji odağı olduğunu söyleyen Ecertaş, “Havacılık sektörü küresel emisyonların Azaltılmasında yönetilmesi en zorlu, teknik olarak en çok inovasyon gerektiren alanlardan biridir. Biz bu zorluğu bir engel değil, bir liderlik fırsatı olarak görüyoruz. Karbonsuzlaşma yol haritamızın en temel sütunlarıdır. Ancak net sıfır emisyon hedeflerine tek başımıza ulaşamayacağımızı farkındayız. Özellikle tedarik zincirimizin, yer hizmetlerimizin ve ekosistemimizdeki tüm KOBİ'lerin bu dönüşüme bizle birlikte senkronize olmasında büyük fayda görüyoruz” ifadelerini kullandı.
Özel Sektörün İklim Eylemindeki Stratejik Rolü Ele AlındıAçılış konuşmalarının ardından UN Global Compact Türkiye üyesi şirketlerden, iş dünyası kuruluşlarından ve Birleşmiş Milletler'in Türkiye'de faaliyet gösteren ajanslarından temsilcilerin katıldığı yuvarlak masa toplantılarında “Azaltım ve Karbonsuzlaşma Yol Haritaları”, “İklime Uyum ve Dayanıklılık”, “Kurumsal İklim Hedefi Belirleme ve Raporlama” ve “İklim Finansmanı ve Yatırımlar” olmak üzere dört başlık ele alındı. Küresel ölçekte giderek derinleşen iklim krizinin; ekonomik sistemlerden üretim modellerine, tedarik zincirlerinden toplumsal yaşama kadar geniş bir etki alanı oluşturduğu vurgulanan toplantıda, özel sektörün iklim eylemindeki stratejik rolü kapsamlı biçimde ele alındı. Katılımcılar, özel sektörün artık yalnızca emisyon üreten bir yapı değil; aynı zamanda inovasyonun, yeşil yatırımların, teknoloji odaklı dönüşümün ve ölçeklenebilir iklim çözümlerinin temel taşıyıcısı olduğuna dikkat çekti.
Toplantıda Türkiye’nin; güçlü üretim kapasitesi, gelişen ekonomisi ve çeşitlendirilmiş sanayi yapısıyla düşük karbonlu kalkınma sürecinde bölgesel ve küresel ölçekte önemli bir aktör haline geldiği ifade edildi. Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma, yeşil büyüme ve karbon nötr dönüşüm hedefleri doğrultusunda geliştirdiği politikaların; kurumsal sürdürülebilirlik anlayışının güçlenmesiyle birlikte yeni iş birlikleri için önemli fırsatlar sunduğu değerlendirildi.
SORUNLAR MASAYA YATIRILDIProgram kapsamında gerçekleştirilen yuvarlak masa oturumlarında; özel sektörün düşük karbonlu ekonomiye geçiş sürecinde karşı karşıya kaldığı temel sorunlar masaya yatırıldı. Karbonsuzlaşma politikaları, yatırım modelleri, iklim finansmanı araçları, sürdürülebilir üretim süreçleri ve uluslararası iş birliği imkanları çok boyutlu şekilde değerlendirildi. Çalışma gruplarında ayrıca KOBİ’lerin yeşil dönüşüm süreçleri, sürdürülebilir finansman mekanizmaları, yeşil tahvil uygulamaları, sürdürülebilirlik bağlantılı kredi modelleri, iklim risklerinin finansal sistemlere entegrasyonu ve Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları’na uyum süreçleri gibi stratejik konular üzerinde kapsamlı değerlendirmeler yapıldı.
Kamu-Özel Sektör İş Birliğinin Güçlendirilmesi VurgulandıToplantıda öne çıkan başlıklardan biri de kamu-özel sektör iş birliğinin güçlendirilmesi oldu. Katılımcılar; iklim krizinin çok paydaşlı bir yaklaşım gerektirdiğini vurgulayarak, kamu kurumları, uluslararası kuruluşlar ve iş dünyası arasında sürdürülebilir iş birliği mekanizmalarının geliştirilmesinin önemine dikkat çekti. Etkinlik boyunca iyi uygulama örnekleri paylaşılırken, özel sektörün COP31 sürecine yönelik taahhütlerini güçlendirecek politika önerileri de gündeme geldi. Katılımcılar, Türkiye’nin iklim diplomasisi vizyonunu destekleyecek somut eylem alanlarının geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Toplantı sonunda ortaya çıkan değerlendirme ve önerilerin; Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine, uluslararası iklim müzakerelerine ve COP31 hazırlık sürecine önemli katkılar sunması hedefleniyor.
COP31 Sürecinde Önemli Bir Platform Girişimin; çevresel sürdürülebilirlik, döngüsel ekonomi, yeşil dönüşüm ve iklim direnci alanlarında özel sektörün dönüşüm kapasitesini artırmayı amaçladığı ifade edilirken, Türkiye’nin COP31 sürecindeki küresel iklim liderliğini destekleyen önemli bir platform niteliği taşıdığı vurgulandı. Emine Erdoğan'ın ortaya koyduğu “Ortak Evimiz Dünya” vizyonu doğrultusunda şekillenen istişare süreci; iklim krizine karşı ortak sorumluluk anlayışını güçlendiren, kamu ve özel sektör arasında güçlü iş birliklerini teşvik eden ve sürdürülebilir gelecek hedefi doğrultusunda somut eylem çağrısı ortaya koyan stratejik bir adım olarak değerlendirildi.
Kadriye Ebrar Etirli Haber7.com - Editör
Editör Hakkında 2000 yılında İstanbul'da doğdu. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik' bölümünde henüz okurken HaberAnkara ve AnkaraMasası'nda çalıştı. 2022 yılındaki mezuniyetinin ardından Beyaz TV'de 'Haber Editörü' pozisyonunda görev aldı. 2024 yılının Şubat ayından itibaren Haber7'deki Gündem Editörü kariyerine devam etmektedir.
YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL
GÖNDER
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:75
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 21 Mayıs 2026 16:51 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















