Ankara24.com
close
up
Çocukları hayattan koruyamayız ama yanında durabiliriz

Çocukları hayattan koruyamayız ama yanında durabiliriz

Sabah sayfasından elde edilen bilgilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.

Çocuklara üzülmesinler diye sunulan steril yaşamlar, onları hayata hazırlamıyor. İyi niyetle örülen ipek kozalar, çocukları korumaktan çok gerçeklikten uzaklaştırıyor. Oysa çocuklar, hayatın aksaklıklarını ve duygularını yaşayarak güçleniyor. Anne-babanın asıl görevi, çocukları hayattan saklamak değil; hayatın gerçekliğine hazırlamak oluyor

Kızımın etüte kaldığı bir gündü. Saat 17.00'de onu okuldan almam gerekiyordu. İşten bir buçuk saat öncesinden çıkmıştım ama trafik ilerlememi engellemişti. Aradan geçen bir saate rağmen trafikte hiç açılmıyordu. Kaygılanmaya başladım. "Ya yetişemezsem, ya beni göremeyince korkarsa, keşke daha erken çıksaydım..." Trafik daha da kilit hale geldikçe ben de içimden kendime yükleniyordum. Önce öğretmenine ulaşmaya çalıştım, geç kalacağımızı kızıma söylemesi için... Sonra veli grubundan okulda olan varsa kızıma söyleyebilir mi diye not düştüm. Bendeki kaygı seviyesi giderek artıyordu.
Her şeye rağmen sadece beş dakika rötarla kızımı okuldan almayı başarmıştım. Lobide oturmuş arkadaşlarıyla sohbet ediyordu. Yüzü gülüyor, arkadaşlarıyla kahkahalar atıyordu. Onu böyle görünce içim rahatladı. Belli ki, tek geç kalan veli de ben değildim.

Yolda, ona neden geç kaldığımı açıklamaya çalışıyordum. Ses tonumda suçluluk duygusu vardı ve kızım bunu anlamıştı. Bana bakarak, "Anne, neden geciktiğini anladım, trafik vardı. Bu çok normal, gecikebilirsin. Bunu neden dert yaptığını ve kendini neden bu kadar üzdüğünü anlamıyorum. Keşke daha da gecikseydin, ben de arkadaşlarımla daha çok vakit geçirebilirdim. Korkmadım, senin geleceğini, beni bırakmayacağını zaten biliyorum. Sen de kendini bu kadar üzme lütfen" dedi. Bu cümleleri duyunca bir süre kendime gelemedim. Kızım bende bir aydınlanmaya sebep olmuştu. O hayatın gerçeklerinden haberdardı. Benim kaygılandığım şeyler onda pek de kaygı oluşturmuyordu. Bir hayatı vardı ve onun içinde mutluydu. Üzüleceğini düşündüğüm şeyler ona üzücü gelmiyordu. Tasalandığım her şey sadece bana aitti. Kızım büyümüş ve beni teselli etmişti.
Sonrasında uzun uzun düşündüm. Annelik yaparken kızımı sarmaya çalıştığım ipek kozanın aslında onu korumadığını sadece benim annelik endişelerimi azalttığını fark ettim. Onu hayata ipek bir kozanın içinde hazırlayamazdım. Hayatın üzüntüleri, kaygıları, gerçekleriyle kendi yaşına uygun şekilde yüzleşmesi ve tüm bunlara karşı kendine ait bir davranış şekli oluşturması gerekiyordu. Ben ipek kozamla bunu engelliyordum. O ise o kazanın içinde tüm gerçekleri en yalın haliyle görüyordu. Annelik kozamı o gün özgür bıraktım. Kızımın kendi alanına saygı duydum ve bunu kabullendim. Biz sonsuza kadar onların koruyu meleği olmazdık ve onların gerçekçi bir şekilde bu yolda yürümeleri gerekiyordu. İyi niyet her zaman doğru sonuçları vermiyordu.

POZİTİF EBEVEYNLİK DOĞRU MU?
Son yıllarda çok konuşulan "pozitif ebeveynlik" iyi niyetle çıktı yola. Bağırmayalım, incitmeyelim diye. Ama bazen başka bir baskıya dönüştü: Hep sakin anne, hep mutlu çocuk... Gerçek hayatta böyle bir ev yok. Kızım bazen öfkeleniyor, bazen kıskanıyor, bazen huysuz. Eskiden hemen düzeltmek isterdim. Şimdi durmayı öğreniyorum. Çünkü şunu anladım: Duygular geçer, bastırılanlar kalır.
Anne olmak bana şunu öğretti: Çocuğumu hayattan koruyamam. Ama hayat zorlaştığında yanında durabilirim. Artık daha az "üzülme" diyorum. Daha çok "haklısın üzülmeye" diyorum. Mutlu olmasını değil, ne hissediyorsa onunla kalabilmesini diliyorum. Çünkü mutluluk bir görev değil. Çocuklukta hiç değil.
Mutluluk; üzüntünün yasaklanmadığı evlerde kendiliğinden geliyor.
ÜZÜLMESİN DEMEK GERÇEKÇİ DEĞİL
Kızım büyüdükçe üzüntüler de değişti. Küçükken ağlamak daha netti. Dizini kanatırdı, kucağıma alırdım, geçerdi. Şimdi ise ağlamalar az, susmalar çok. 9–12 yaş tam da böyle bir yer. Çocuklar hâlâ çocuk ama artık her şeyi anlıyorlar. Bakıştan, sesten, sınıfta kimin dışarıda kaldığından... Ama anlatamıyorlar. Çünkü "abartıyorsun" denmesinden korkuyorlar.
Bazen çocuklar çözüm istemiyor. Birinin yanlarında oturmasını istiyor. Bu yaşlarda mutsuzluk sessiz oluyor. Odalara çekiliyorlar, yüzleri düşüyor, "iyiyim" diyorlar. Biz ebeveynler ise hâlâ hızlı cevaplar bekliyoruz. Oysa bazı duygular acele sevmiyor.
Biz yetişkinler çocukların mutsuzluğuna neden bu kadar dayanamıyoruz? Çünkü bize de kimse üzülmenin nasıl taşınacağını öğretmedi. Ağlamak zayıflık sayıldı, kızmak ayıp. Şimdi çocuklarımızdan güçlü olmalarını istiyoruz ama onlara güçlenmenin yolunu göstermeden.
ANNELERE KÜÇÜK BİR NOT
Çocuğa duygusuyla kalmak zor geliyorsa, bu senin eksikliğin değil. Muhtemelen sen de bir zamanlar o duygularla yalnız kalmıştın.
9–12 YAŞTA ÇOCUKLAR EN ÇOK NEYE ÜZÜLÜYOR?
Arkadaş grubunda dışlanma
"Yeterince iyi değilim" duygusu
Başarı ve not kıyasları
Öğretmen onayına aşırı hassasiyet
Yanlış anlaşılma korkusu
İYİ NİYETLİ AMA YARALAYAN CÜMLELER
"Buna mı üzüldün?"
"Abartıyorsun."
"Takma kafana."
"Daha neler göreceksin."

Durumu takip etmeye devam edin, Ankara24.com her zaman en yeni haberleri sunuyor.
seeGörüntülenme:136
embedKaynak:https://sabah.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 03 Ocak 2026 07:01 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Roma, Fiorentina karşısında 4 golle galip!

25 Ağustos 2026 00:08see172

İsmet Taşdemir: Kaybettiğimiz puan tamamen bana yazılır!

25 Ağustos 2026 00:56see169

İşçi İntihar Girişiminde Bulundu

26 Ağustos 2026 01:39see165

Hendek te Kimyasal Sızıntı: 2 Yaralı

26 Ağustos 2026 01:06see164

Ahlat ta anlamlı buluşma! Erdoğan şehit aileleriyle bir araya geldi

26 Ağustos 2026 00:14see164

Beşiktaş’ta denizde boğulma tehlikesi geçiren Azerbaycanlı turisti vatandaşlar kurtardı

24 Ağustos 2026 22:50see161

T.C. SAKARYA 2. İCRA DAİRESİ

26 Ağustos 2026 00:06see159

Sırt çantasına sığan rüzgar türbini üretildi: Telefonu sadece 35 dakikada şarj ediyor Sözcü Gazetesi

26 Ağustos 2026 00:22see159

İlk maçı 3 0 kaybetmişlerdi! Hiç kimse şans vermiyorken Şampiyonlar Ligi bileti aldılar

26 Ağustos 2026 00:47see159

TÜİK yeni rakamı açıkladı: Türkiye nin nüfusu arttı! Gençleştik mi, yaşlandık mı?

26 Ağustos 2026 00:54see156

Bankalar arasındaki fark 8 bin TL yi aştı: 1 milyon TL nin 32 günlük getirisi baştan aşağı değişti Sözcü Gazetesi

25 Ağustos 2026 09:22see155

Azerbaycan ekibi Sabah, Şampiyonlar Ligi bileti aldı!

26 Ağustos 2026 00:06see155

Karahantepe’de 11 bin yıllık keşif: Benzerine daha önce hiç rastlanmadı Sözcü Gazetesi

25 Ağustos 2026 17:44see155

8 gündür kayıp olarak aranan Mehmet tin cansız bedeni bulundu

24 Ağustos 2026 21:08see154

NOTER ÜCRET TARİFESİ 2026 Noterlik ücreti ne kadar oldu, kaç TL? 2026 noter ücretleri zamlandı mı? Resmi Gazete de yayımlandı!

26 Ağustos 2026 01:06see153

CHP temyiz başvurusunu geri çekti

25 Ağustos 2026 18:25see148

Aydın dan dünyaya yayılan lezzet: İncir Cipsi

25 Ağustos 2026 00:03see144

Gaziler terörle mücadeleyi anlatıyor Sözcü Gazetesi

26 Ağustos 2026 05:37see141

Ordu’da 2 gün denize girme yasağı

24 Ağustos 2026 21:04see140

Vedat Muriqi: Elimizden geleni yapacağız

25 Ağustos 2026 20:33see138
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları