Ankara24.com
close
up
Menu

Vincenzo Italiano dan Beşiktaş ve Türkiye itirafları: Çocukluğumdaki duyguları yeniden yaşıyormuşum gibi hissediyorum!

Daha yeni başladı ama reytingleri sildi süpürdü Sözcü Gazetesi

Tatilde yumruklanan Aslıhan Yıldırım: İlk duruşmadan sonra tehdit edildim

İstanbul’da 3. buluşma

Netanyahu nun BM telaşı: Programı kısaldı... New York ta gergin bekleyiş

Akaryakıta yeni zamlar kapıda! Bankacılık devi uyardı Sözcü Gazetesi

Kaşifoğlu karakterini canlandıran Sedat Savtak AHaber e konuştu: Senaryo ile Kozinoğlu nun vefatı arasındaki benzerlik!

A Milli Futbol Takımı, 655. maçına Fransa karşısında çıkacak

A Milli Futbol Takımı, Kocaeli de 3. kez sahaya çıkacak

Batı Akdeniz den 100 den fazla ülkeye 630 milyon dolarlık yaş meyve ve sebze ihracatı

Manisa Valiliği nden okul önündeki saldırı açıklaması: 3 öğrencinin yoğun bakımdaki tedavisi sürüyor

BUGÜN TELEVİZYONDA HANGİ DİZİLER VAR? 24 Eylül 2026 Perşembe Kanal D, Show TV, TRT 1, ATV, Star TV, TV8, NOW TV yayın akışı listesi...

Eylül ayı güven endeksi belli oldu! 2 sektörde dikkat çeken hareket

Taklit tağşiş gıdalar listesine 53 yeni ürün eklendi

Son dakika Bir deprem de Antalya da! Büyüklüğü açıklandı

Bakan Göktaş: Çocukların güvenliği için teknoloji şirketleriyle iş birliğini sürdüreceğiz

5 ülke tamamen boşaltılıyor: Vatandaşlar için tahliye süreci başladı Sözcü Gazetesi

Dört büyük takımın kalesinde zirve Andre Onana da

Serdal Adalı dan çok sert çıkış: Bunu denerseniz hakim olamayacağımız olaylar olur Sözcü Gazetesi

New York’ta dikkat çeken olay: Kanalizasyondan çıkan 3 kişiden 2’si gözaltında

Çocukları can kulağıyla dinlemeliyiz

Çocukları can kulağıyla dinlemeliyiz

Ankara24.com, Sabah kaynağından alınan verilere dayanarak bilgi yayımlıyor.

Kültürümüzde bir deyim vardır: Can kulağıyla dinlemek... Sevdiğimiz, kıymet verdiğimiz birileri konuşurken böyle dinleriz. Peki en değerli varlıklarımız evlatlarımızı can kulağıyla dinliyor muyuz? Hafta içinde bir okulda yaşanan silahlı saldırı, çocuklarda şiddetin bir anda ortaya çıkmadığını bir kez daha gösterdi. Öfkenin ardındaki zorbalığı, yalnızlığı ve dışlanmayı vaktinde görmek, hayati önem taşıyor. Çünkü çocuğu şiddetten uzaklaştıran ilk adım, onu gerçekten dinlemekten geçiyor

Manisa'nın Turgutlu ilçesinde yaşanan olay, hepimizi aynı ağır soruyla karşı karşıya bıraktı: 15 yaşında bir çocuk nasıl olur da eline silah alıp başka çocukların üzerine ateş edebilir? Karşımızda yetişkin bir suçlu değil, henüz çocukluktan çıkmamış bir genç var. Bir yanda yaralanan çocuklar, diğer yanda eyleminin sonuçlarıyla ömür boyu yüzleşecek başka bir çocuk! Bu olay yalnızca "bir çocuk şiddet uyguladı" diye geçiştirilemez. Çocuklarda şiddet bir sabah aniden ortaya çıkmaz; çoğu zaman fark edilmeyen ya da "çocuktur, geçer" denilerek ihmal edilen bir sürecin son noktasıdır.
Öncelikle önemli bir ayrım yapmak gerekir: Her öfkeli, içine kapanık ya da kavga eden çocuk tehlikeli değildir. Bir çocuğu birkaç davranışına bakarak "tehlikeli" ilan etmek hem bilimsel olarak yanlıştır hem de zararlıdır. Ancak sürekli kavga etme, zarar verme tehditleri, silahlara yoğun ilgi, intikam düşünceleri, ağır zorbalık yaşama veya uygulama gibi işaretler "nasıl olsa geçer" denilerek kenara bırakılmamalıdır. Amaç damgalamak değil, çocuğu ve çevresindeki diğer çocukları koruyacak desteği zamanında sağlamaktır.
Ergenlik zaten karmaşık bir dönemdir. Duygular yoğundur; küçük bir reddedilme, dışlanma veya çatışma ergen için yetişkinden çok daha büyük yaşanabilir. Çünkü ergen beyninin duygu, dürtü ve risk değerlendirme sistemleri hâlâ gelişmektedir. Bu, ergenin sorumsuz olduğu anlamına gelmez; fakat dürtülerini yönetme ve sonuçları öngörme becerileri henüz tam olgunlaşmamıştır.

AİLELERİN KRİZDEKİ İLK ÖDEVİ NE?
Ailelerin sık yaptığı bir hata, davranışın nedenine değil yalnızca sonucuna bakmaktır: "Kavga etmiş, ceza verelim", "Telefonunu alalım". Oysa asıl soru şudur: "Bu çocuk neden bu kadar öfkelendi?" Davranışın yanlış olduğunu söylemek gerekir; ancak ceza vermek ile nedeni anlamak aynı şey değildir. İçerideki öfke, yalnızlık, değersizlik veya çaresizlik çözülmezse sorun başka biçimde yeniden çıkar.
Şiddet çok faktörlüdür. Aile içi iletişim, zorbalık, arkadaş çevresi, okul iklimi, sosyal medya, şiddet içerikleri, dürtü kontrol zorluğu, travma ve dışlanmışlık bir araya gelebilir. Aynı koşullarda büyüyen iki çocuk tamamen farklı tepkiler verebilir. Bu nedenle olayın gerçek nedenleri soruşturma bitmeden kesin yargılara varmak doğru değildir.

ÇOCUKLAR ÖFKEYİ VE ŞİDDETİ ÖĞRENİR
Evde sürekli bağırılan, eşya kırılan, aşağılayarak disiplin uygulanan veya "erkek adam ağlamaz, vurur" denilen bir ortamda çocuk, öfkeyi böyle ifade etmeyi öğrenebilir. Özellikle erkek çocuklara duygularını bastırmaları öğretilir: üzülme, korkma, kırılma "erkeklik"le bağdaşmaz sayılır. Oysa öfke çoğu zaman kırgınlık, utanç, yalnızlık, korku veya değersizliğin üzerini örten bir duygudur. "Ben çok öfkeliyim" diyen bir çocuğa "Seni bu kadar inciten ne oldu?" diye sormak gerekir.

KENDİNİ İFADE ETME BİÇİMİ ÖNEMLİ
Her sorun yaşayan çocuk şiddete başvurmaz. Koruyucu faktörler vardır: güvenli bir yetişkin ilişkisi, ait olma hissi, spor veya sanat, duygu ifade ve problem çözme becerileri, okul desteği ve gerektiğinde psikolojik yardım. Asıl soru yalnızca "neden şiddet uyguluyor?" değil, "şiddete ihtiyaç duymadan kendini nasıl ifade edebilir?" sorusudur.

OKULLARIN SORUMLULUĞU BÜYÜK
Okul yalnızca akademik bilgi değil, sosyal ilişkileri, çatışma çözmeyi, reddedilmeyle baş etmeyi de öğretir. Fiziksel güvenlik -silaha erişimin engellenmesi, risk tespiti- önemlidir; ancak psikolojik güvenlik de şarttır. Çocuk "Burada beni dinleyecek biri var" diyebilmelidir. Öğretmenin "Ne oldu?" diye sorması bazen sandığımızdan daha değerlidir. Davranışta belirgin ve kalıcı değişiklikler fark edilmelidir.

SAKIN 'ÇOCUKTUR YAPAR' DEMEYİN!
Akran zorbalığı "Çocuklar arasında olur" denilerek geçiştirilemez. Sürekli aşağılama, dışlama, tehdit veya fiziksel zarar psikolojik iz bırakır. Ancak zorbalığa uğrayan her çocuk saldırgan olmaz; saldırgan her çocuk da mutlaka zorbalık mağduru değildir. Basit denklemler kurmak hem mağdurlara hem gerçeği anlamaya zarar verir.


YARDIM İSTEMEK ZAYIFLIK DEĞİLDİR
Turgutlu olayı bize yalnızca okul güvenliğini değil, çocuk güvenliğini konuşmayı zorunlu kılıyor: evde, okulda, sokakta ve dijital ortamda. Daha fazla polis, kamera ve güvenlik görevlisi gerekli olabilir; ama yeterli değildir. Güvenlik görevlisi kapıyı koruyabilir, kamera koridoru görebilir; fakat çocuğun zihnindeki öfkeyi veya değersizlik duygusunu yönetemez. Güvenlik ile psikolojik destek birbirinin alternatifi değil, ikisi de gereklidir. Çocuklara yalnızca "şiddet yapma" dememeliyiz. Öfkeyi tanımayı, reddedilmeyle baş etmeyi, kaybetmeyi, yardım istemeyi, özür dilemeyi ve çatışma çözmeyi öğretmeliyiz. Duyguları yasaklayamayız, öfkeyi ortadan kaldıramayız, hayal kırıklığını engelleyemeyiz. Fakat acıyla baş etmenin yollarını öğretebiliriz. Belki de çocuklarımızın en çok ihtiyacı olan şey, her problemini bizim çözmemiz değil, problemle karşılaştığında ne yapacağını bilmesidir. Bir gün dışlanacak, reddedilecek, haksızlığa uğrayacak, öfkelenecek. Biz her seferinde yanında olamayacağız. Ama ona şunu öğretebilirsek en önemli şeyi öğretmiş oluruz:
Öfkelenebilirsin ama öfken seni yönetmek zorunda değil.
Canın yanabilir ama canının yanması sana başkasının canını yakma hakkı vermez.
Güçlü olabilirsin ama güç, başkasını ezmek değildir.
Yardım istemek zayıflık değildir.
Bir sorun olduğunda susmak zorunda değilsin.
Ve en önemlisi: Ne yaşarsan yaşa, konuşabileceğin bir yetişkin var. Unutmayın, bazen bir çocuğun hayatında fark yaratan şey büyük bir konuşma değil; karşısındaki yetişkinin ilk kez gerçekten dinlemesidir.


YASAKLAMAK YERİNE ONUNLA DİJİTAL DÜNYAYI KONUŞUN
Sosyal medya şiddet sarmalına yeni bir katman eklemiştir. Eskiden okuldan çıkan çocuk evde uzaklaşabiliyordu; şimdi aynı aşağılanmayı telefonundan tekrar görebiliyor. Ergenlikte sosyal kabul çok önemli olduğu için çevrimiçi küçük bir olay büyük tehdit gibi algılanabilir. Ebeveynlerin "telefonunu ver" demeden önce dijital dünyada neler yaşandığını konuşabilmesi gerekir. Şiddetin normalleştirilmesi de tehlikelidir. Kavga videoları, küçük düşürme içerikleri, silah gösterileri ve "intikam" temalı paylaşımlar şiddete ilişkin algıyı etkileyebilir. "Bir video izledi, o yüzden yaptı" demek bilimsel değildir; ancak sürekli şiddetin havalı veya kabul edilebilir sunulması göz ardı edilmemelidir.

'YENİ NESİL BOZULDU' DEMEK SORUNU ÇÖZMEZ!
Çocukların temel ihtiyacı değişmemiştir: güvenli bir yetişkin, ait olabileceği bir çevre, görülmek, dinlenmek, sınırlarının korunması ve hata yaptığında tamamen reddedilmemek. Çocuk yetiştirmenin zorluğu tam buradadır: hem sınır koymak hem anlamak. "Seni anlıyorum" demek "onaylıyorum" demek değildir. "Öfkelenmene hakkın var ama birine vuramazsın" denebilir. Duygu kabul edilir, zarar veren davranışa sınır konur.
Ailelerin en önemli mesajı şu olmalıdır: "Ne yaşarsan yaşa, bana anlatabilirsin." Birçok çocuk zorbalığı, dışlanmayı, tehdidi veya öfkeyi anlatmaz; çünkü kızılacağını, "sen de ne yaptın?", "abartma" denileceğini düşünür. Önce dinlemek, sorguya çekmemek gerekir.


NEDEN EVDE SİLAH VARDI?
Silaha erişim konusu ayrıca ele alınmalıdır. Turgutlu olayında silahın bir aile büyüğünün üzerine kayıtlı olduğu belirtilmiştir. "Çocuk neden yaptı?" sorusu kadar "Nasıl erişti?" sorusu da kritik. Çocukların erişebileceği ortamlarda silah bulundurmak ciddi bir ebeveynlik ve güvenlik sorumluluğudur. Öfke anı ile ölümcül bir araç birleştiğinde sonuç geri döndürülemez olabilir.

PSİKOLOJİK DESTEK YALNIZCA 'ÇOK HASTA' ÇOCUKLAR İÇİN DEĞİLDİR
Öfke yönetememe, ilişki sorunları, kayıp, okul zorluğu veya iletişim kopukluğu durumunda profesyonel yardım faydalıdır. Psikoloğa gitmek "çocuğumda sorun var" demek değil, "daha iyi nasıl yardımcı olurum" demektir. Öğretmenler tanı koymaz ama değişimleri fark edebilir; bu yüzden okul psikolojik danışmanlarının erişilebilirliği ve önleyici çalışmalar çok önemlidir. Korku, okula gitmek istememe, kabus, irkilme, içe kapanma gibi tepkiler yoğunlaşır veya uzun sürerse uzman desteği gerekir.

EN BÜYÜK HATA AMAN PSİKOLOJİSİ BOZULMASIN!
Toplum olarak sık yaptığımız hata, "psikolojisi bozulmasın" diye gerçekleri konuşmamaktır. Çocuklar çok şeyi fark eder. Yaşına uygun, sakin ve doğru bilgi vermek susmaktan daha sağlıklıdır. Şiddetin ayrıntılarını ve görüntülerini tekrar tekrar paylaşmak yerine duygular ve güvenlik üzerine konuşmak daha iyidir.
Çocuklara "şiddet çözüm değildir" demek yetmez; alternatif öğretmek gerekir: uzaklaşmak, güvendiği yetişkine söylemek, duygularını yazmak, konuşmak, okuldan destek istemek. Yardım istemenin güçsüzlük olmadığını anlatmak özellikle önemlidir.
Çocuklardan başarı, usluluk ve sorun çıkarmama beklerken "Bugün nasılsın?" demeyi unutuyoruz. Notlarını biliyoruz ama en yakın arkadaşını, neden uyuyamadığını, kendini yalnız hissedip hissetmediğini bilmiyoruz. Çocukların yalnızca davranışlarını değil, dünyalarını da merak etmeliyiz.
"Beni kimse anlamıyor", "herkesten nefret ediyorum", "okula gitmek istemiyorum" gibi cümleler ergen kaprisi gibi gelebilir; oysa altında gerçek acı, korku veya ifade edememe yatabilir. Ancak bunlar şiddeti mazur göstermez. Acıyı anlamak, zararlı davranışı onaylamak değildir.

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:97
embedKaynak:https://sabah.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 26 Eylül 2026 07:07 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Vincenzo Italiano dan Beşiktaş ve Türkiye itirafları: Çocukluğumdaki duyguları yeniden yaşıyormuşum gibi hissediyorum!

24 Eylül 2026 11:30see204

Daha yeni başladı ama reytingleri sildi süpürdü Sözcü Gazetesi

24 Eylül 2026 11:23see201

Tatilde yumruklanan Aslıhan Yıldırım: İlk duruşmadan sonra tehdit edildim

24 Eylül 2026 12:10see200

İstanbul’da 3. buluşma

24 Eylül 2026 11:56see197

Netanyahu nun BM telaşı: Programı kısaldı... New York ta gergin bekleyiş

24 Eylül 2026 11:51see197

Akaryakıta yeni zamlar kapıda! Bankacılık devi uyardı Sözcü Gazetesi

24 Eylül 2026 11:26see197

Kaşifoğlu karakterini canlandıran Sedat Savtak AHaber e konuştu: Senaryo ile Kozinoğlu nun vefatı arasındaki benzerlik!

24 Eylül 2026 11:25see196

A Milli Futbol Takımı, 655. maçına Fransa karşısında çıkacak

24 Eylül 2026 11:27see196

A Milli Futbol Takımı, Kocaeli de 3. kez sahaya çıkacak

24 Eylül 2026 11:33see194

Batı Akdeniz den 100 den fazla ülkeye 630 milyon dolarlık yaş meyve ve sebze ihracatı

24 Eylül 2026 11:26see191

Manisa Valiliği nden okul önündeki saldırı açıklaması: 3 öğrencinin yoğun bakımdaki tedavisi sürüyor

24 Eylül 2026 12:04see191

BUGÜN TELEVİZYONDA HANGİ DİZİLER VAR? 24 Eylül 2026 Perşembe Kanal D, Show TV, TRT 1, ATV, Star TV, TV8, NOW TV yayın akışı listesi...

24 Eylül 2026 12:01see188

Eylül ayı güven endeksi belli oldu! 2 sektörde dikkat çeken hareket

24 Eylül 2026 11:32see186

Taklit tağşiş gıdalar listesine 53 yeni ürün eklendi

24 Eylül 2026 11:59see186

Son dakika Bir deprem de Antalya da! Büyüklüğü açıklandı

24 Eylül 2026 11:42see184

Bakan Göktaş: Çocukların güvenliği için teknoloji şirketleriyle iş birliğini sürdüreceğiz

24 Eylül 2026 11:22see181

5 ülke tamamen boşaltılıyor: Vatandaşlar için tahliye süreci başladı Sözcü Gazetesi

24 Eylül 2026 08:17see181

Dört büyük takımın kalesinde zirve Andre Onana da

24 Eylül 2026 11:41see180

Serdal Adalı dan çok sert çıkış: Bunu denerseniz hakim olamayacağımız olaylar olur Sözcü Gazetesi

24 Eylül 2026 08:17see177

New York’ta dikkat çeken olay: Kanalizasyondan çıkan 3 kişiden 2’si gözaltında

26 Eylül 2026 01:31see150
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları