Ankara24.com
close
up
Menu

SON DEPREMLER 11 TEMMUZ BUGÜN Az önce deprem mi oldu, son deprem nerede ne zaman kaç büyüklüğünde oldu?

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar: Türkiye ile KKTC arasında deniz altından geçecek doğal gaz boru hattının inşasına başlıyoruz

İstanbul da dehşet! Eski eşini ve çocuğunu pompalı tüfekle öldürdü

Düğünde tabancayla havaya açıldı; 1 kişi öldü

Özgür Özel: Yeni parti kurulmasında geç kalınmadı

Cornetto bu yaz mikrofonu müzikseverlere uzattı

Türkiye ile yavru vatan arasında imzalar atıldı! Yeni doğal gaz hattı geliyor

İspanya yarı finalde

Aksu Belediyesinden vatandaşlara sosyal destek ve sağlık hizmeti Antalya Haberleri Habertürk Yerel Haberler

Stale Solbakken den Haaland itirafı! Bu sır değil

Zeki Amdouni: Şu an bulunduğumuz noktayı hak ettiğimizi düşünüyorum

Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan atamalar Resmi Gazete’de

Araçlarından inip trafikte kavga eden sürücülere 362 bin TL para cezası

Zararı var deniyordu yalan çıktı: Yemeğin yanında bunu yapmak aslında sağlıklıymış Sözcü Gazetesi

Bakan Şimşek: Üretimi güçlü şekilde desteklemeye devam ediyoruz

Haaland ın sıra dışı beslenme programı: Sütü çiğ içiyor, günde 6 bin kalori alıyor

Ricky Martin, İstanbul da hayranlarıyla buluştu

S 400 leri neden aldık? Neden satıyoruz? Sözcü Gazetesi

Pentagon dan yeni UFO dosyaları: Takip sistemlerini atlatan gizemli cisimler

‘Casus belli’ caydırıcılığı NATO gündemine geldi Sözcü Gazetesi

‘Cıvıl cıvıl, rengârenk ve asla yenilemeyen enerji...’

‘Cıvıl cıvıl, rengârenk ve asla yenilemeyen enerji...’

Ankara24.com, Hurriyet kaynağından alınan verilere dayanarak bilgi yayımlıyor.

En son 2025 yılının temmuz ayında buluşmuştuk Buket Uzuner’le. Hatta “Kız neşesiyle ilgili bir kitap yazıyorum. Söz, onun söyleşisini de sen yaparsın” demişti. Aradan bir yıl bile geçmeden Uzuner sözünü tuttu; ‘Kız Neşesi’ raflardaki yerini aldı, yollarımız yeniden kesişti. Yazar yıllardır farklı mecralarda dillendirdiği, zamanla geniş bir karşılık bulmuş ve sosyal medyada akım dahi olmuş bu kavramı ilk kez kapsamlı bir anlatıya dönüştürdü. Biz de ‘Kız Neşesi’nin izini sürerken kadınların yaratılışından bu yana hayatla kurduğu inatçı bağa ve bu bağın yıllar içinde geçirdiği başkalaşım sürecine dair koyu bir sohbete daldık...

‘Ben kız neşesini bulmadım, onun isim annesi oldum’ diyorsunuz kitapta. Literatürünüzde kız neşesi ne anlama geliyor?

Kız neşesi, kadınların binlerce yıldır çok sık karşılaştığı engeller, yokluklar ve baskılar karşısında direnme, çözüm üretme ve hayatta kalma güçlerinin neşe biçiminde ortaya çıkmasıdır. Kız neşesi hep kullandığım bir kavram ama bu aslında insanlık tarihiyle yaşıt bir varoluş, bir hayatta kalma enerjisi. Boş boş gülmek, yüzeysel veya sorum
suzca eğlenmek demek değil.
O, amacı olan bir güç: Kadınlar her anlamda insan türünün devamını sağladığı için tabiatın sadece kadınlara her koşulda hayatta kalma, zorluklara dayanma ve baskılara direniş gücü olarak armağan ettiği cıvıl cıvıl, rengârenk ve asla yenilemeyen enerji. Biliyorsunuz enerji canlıların yakıtıdır. Ben sadece buna bir ad koydum.

Ona neden ihtiyacımız var?

Çünkü biz kadınlar dünyanın bütün yükünü omuzlarımızda taşıyoruz. Kadınlar olmasa ne insanlık ne de insan uygarlığı olurdu. Kadınlar olmasa, dünyanın hiçbir ninnisi, tekerlemesi, türküsü, dansı var olmayacaktı. Kadınlar olmasa, dünyanın bütün çocuklarına hamile kalmak, onları doğurup büyütmek, tarım, hayvancılık, hasta ve yaşlı bakımı, dünyanın bütün ev işleri, bütün ev yemekleri, yatakları, yorganları, doldurulmuş tuzlukları, erkeklerin en zor zamanlarında omuzlarını dayayacak nine, anne, sevgili olmayacaktı. Gökteki yıldızlara ilk ad veren kadınlar olmasaydı yıldızlar bile öksüz kalacaktı.

Kız neşesi kısa zamanda her yaş grubundan kadını etkisi altına aldı. Kendi ailemde de gözlemliyorum... Ben, annem, anneannem... Üç kuşak kadın, üçümüzün literatürüne de bir şekilde girdi kız neşesi.

Siz üç kuşak kadının üzerinize tam ölçülerinizde dikilmiş rengârenk bir kostüm gibi hemen giyiverdiğiniz kız neşesi gerçekten o kadar sevildi ve benimsendi ki, kitaplarımı okumamış, adımı hiç duymamış kadınlar, genç kızlar bile onu coşkuyla kucakladılar. Çünkü her sınıf-
tan, yaştan ve inançtan kadın daha kız neşesinin adını duyarken, onun ne olduğunu hemen anlıyor, binlerce yıldır büyük büyük ninelerinden beri zaten o neşeli gücü içlerinde taşıyor ve biliyor. Ben bu yüzden kendimi işe yaramış hissediyorum.

“Kız neşesi erkeklere de büyük bir armağandır” diyorsunuz...

Neşeyle kahkaha bulaşıcıdır ve diktatörlerin en sevmediği iki şeydir. Dünyanın tüm diktatör ve zalimleri halklarını korkuyla yönetirler ve gülmenin özgürleştirici ve iyileştirici gücünden korkarlar. İşte kadının dayanıklılık ve direnme gücünü neşe ve kahkahayla sürdürebilmesi sayesinde Dünya adlı bu muhteşem gezegende 300 bin yıldır var olan tüm insanlık, kız neşesi armağanından her anlamda dolaylı olarak
yararlanmaktadır.

Onun olmadığı bir dünya nasıl olurdu?

Kadınların o müthiş dayanıklılık, cesaret ve mücadele güçlerini besleyecek kuvvet, birbirlerine dayanışma desteği verecek canlılık kalmazdı. Yani kadınlar hayatta kalamaz, dolayısıyla insanlık yok olurdu.

Kız neşesiyle ilgili sosyal medyada birçok akım başlatıldı, kitabın son bölümünde bu akımlara yer vermişsiniz. Akımdan etkilenen erkeklerin de ‘erkek neşesi’ akımını başlattığını gördük. Bazı kadınlar ‘bunu da bize bırakın’ diyerek sinirlendiler hatta... Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

‘Erkek neşesi’ mi? Çok hoşmuş! Bir lokantada erkek erkeğe yemek yenen bir masadaki seslerle, hemen yanında kadın kadına yemek yenen o cıvıl cıvıl, kahkahalarla insanların imrenerek baktıkları öbür masayı düşünseniz yeter. Keşke gerçekten bir erkek neşesi olsaydı,
tüm insanlık tarihi değişirdi.

Yakın zamanda sosyal medyada başlayan başka bir akım var. ‘Benim Feminizm Yolculuğum’ başlığı altında kadınlar kendi feminizm yolculuklarından bahsediyor. Sizin feminizm yolculuğunuz ne zaman ve nasıl başladı?

İnsanın bir yaşam yolculuğu vardır. Dünyadaki bütün kız çocukları çok erken yaşta kendilerinin oğlan kardeşleri veya ağabeylerine, annelerinin de babalarına göre kişisel hakları, hayalleri ve hayatlarının -içinde yaşadıkları kültüre göre az veya çok- kısıtlanmış olduğunun farkına vararak büyürler. Bu kızların bazıları bunu kız olduğu için hak ettiğine inandırılarak ama çoğu bu haksızlığa kırılarak, incinerek, öfkelenerek büyür. Bunların arasında sadece cinsiyeti yüzünden haklarının kısıtlanmasını kabul etmeyen, insan olarak erkekler kadar hakları olduğunu düşünenler, yollarına özellikle döşenmiş engelleri temizlemeye, kendinden sonraki kızlara yol açmaya çalışarak yaşar. Bu farkındalık, kadınların yüzlerce yıldır içinden geçtiği ve mücadele ettiği kadının hayat yolculuğudur. Buna farklı adlar verilebilir.

‘İlaç gibi geliyor...’

Siz neşenizi kaybettiğiniz dönemlerde onu geri kazanmak için neler yaparsınız?

Kadınların birbirleriyle dayanışması, kadın arkadaşların bir araya gelmesi, beraber yürümesi, çay-
kahve içmesi gibi sıradan görünen ortak zamanlar onlara ilaç gibi geliyor. Çünkü kadınlar birbiriyle konuşabilir, duygularını açabilir, sözel olarak gelişmiş beyinleri sayesinde duygularını ifade edebilir ve bunun büyük yararını görürler. Bu buluşmalar yaralarını sarar, iyileştirir onları. Kadınların dostluğunda erkeklerden çok farklı bir şifa gücü vardır. Birlikte gülebilmek, hayatın renkli ayrıntılarının farkına varıp bunlarla neşelenebilmek, birbirine güç katmak gibi kadınlara özgü müthiş sihirli bir güçleri var.

‘Kadın yazarları sadece kadınlar okuyor’

Edebiyat tarihinde kadınların görünür olabilmek için erkek takma adları kullanmak zorunda kaldığı  da  bir gerçek. Bu mücadele bugün nasıl sürüyor?

Kadınlara yüzlerce yıl sadece yazmayı ve yayımlamayı yasaklamamışlar ki... Erkek yazarlar, üstelik hiç sıkılmadan kadınların duygu ve düşüncelerini anladıklarını sanarak bunları kadınlara anlatma yetkisini kendi kendilerine vermelerinin ne kadar trajik olduğunu bence hâlâ farkında değiller. Erbilgiçlik  denen ‘erkek, erkek olduğu için her şeyi bilir ve kadınlara açıklar’ hastalığı bu işte. Çok önemli bir bulgumu paylaşacağım,  bu hepimizi ilgilendiriyor: Kadın yazarları sadece kadınlar okuyor. Sadece edebiyat öğretmeni, araştırmacı, yazar veya anaakım dışında kalan erkekler kadın yazarları okuyor. Bu nedenle kadın yazarlarımızın varlığı ve sayısının artması tamamen kitap alabilecek ekonomik gücü olan kadınlar sayesindedir. Dünyada kadının insan hakları için mücadele eden her kadın kuşağı kendinden sonraki için yol açmıştır. Tarihimizdeki değerli kadın yazarlar bizim kuşaklara, biz de şimdiki genç kadın yazar kuşaklara yazı hayatını kolaylaştıracak haklar için mücadele etmeyi sürdürüyoruz. İnsanın hakları için mücadelesi bir bayrak yarışıdır ve hiç bitmez.

Önemli haberleri ve güncellemeleri kaçırmamak için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:105
embedKaynak:https://hurriyet.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 11 Nisan 2026 08:52 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

SON DEPREMLER 11 TEMMUZ BUGÜN Az önce deprem mi oldu, son deprem nerede ne zaman kaç büyüklüğünde oldu?

11 Temmuz 2026 09:09see451

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar: Türkiye ile KKTC arasında deniz altından geçecek doğal gaz boru hattının inşasına başlıyoruz

10 Temmuz 2026 18:58see194

İstanbul da dehşet! Eski eşini ve çocuğunu pompalı tüfekle öldürdü

11 Temmuz 2026 00:13see183

Düğünde tabancayla havaya açıldı; 1 kişi öldü

11 Temmuz 2026 00:03see182

Özgür Özel: Yeni parti kurulmasında geç kalınmadı

11 Temmuz 2026 00:55see177

Cornetto bu yaz mikrofonu müzikseverlere uzattı

10 Temmuz 2026 19:58see175

Türkiye ile yavru vatan arasında imzalar atıldı! Yeni doğal gaz hattı geliyor

11 Temmuz 2026 09:13see169

İspanya yarı finalde

11 Temmuz 2026 00:56see166

Aksu Belediyesinden vatandaşlara sosyal destek ve sağlık hizmeti Antalya Haberleri Habertürk Yerel Haberler

11 Temmuz 2026 00:27see164

Stale Solbakken den Haaland itirafı! Bu sır değil

11 Temmuz 2026 01:11see163

Zeki Amdouni: Şu an bulunduğumuz noktayı hak ettiğimizi düşünüyorum

11 Temmuz 2026 01:10see163

Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan atamalar Resmi Gazete’de

11 Temmuz 2026 01:33see162

Araçlarından inip trafikte kavga eden sürücülere 362 bin TL para cezası

12 Temmuz 2026 01:31see159

Zararı var deniyordu yalan çıktı: Yemeğin yanında bunu yapmak aslında sağlıklıymış Sözcü Gazetesi

10 Temmuz 2026 16:00see157

Bakan Şimşek: Üretimi güçlü şekilde desteklemeye devam ediyoruz

10 Temmuz 2026 17:30see156

Haaland ın sıra dışı beslenme programı: Sütü çiğ içiyor, günde 6 bin kalori alıyor

10 Temmuz 2026 19:50see156

Ricky Martin, İstanbul da hayranlarıyla buluştu

12 Temmuz 2026 00:06see155

S 400 leri neden aldık? Neden satıyoruz? Sözcü Gazetesi

10 Temmuz 2026 16:57see154

Pentagon dan yeni UFO dosyaları: Takip sistemlerini atlatan gizemli cisimler

11 Temmuz 2026 00:26see154

‘Casus belli’ caydırıcılığı NATO gündemine geldi Sözcü Gazetesi

11 Temmuz 2026 02:32see153
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları