Ankara24.com
close
up
CHP Genel Başkan Yardımcısı Tanrıkulu, en düşük emekli aylığının yeniden yükseltilmesi için salı gününü işaret etti

CHP Genel Başkan Yardımcısı Tanrıkulu, en düşük emekli aylığının yeniden yükseltilmesi için salı gününü işaret etti

Ankara24.com, T24 kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, en düşük emekli aylığının 20 bin liraya çıkarılmasına tepki göstererek, “Açlık sınırı 39 bin, yoksulluk sınırı 90 bin lira. Bu koşullarda 5 milyon emekliyi 20 bin liraya mahkûm etmek ölüme ve sürünmeye mahkûm etmektir” dedi. Tanrıkulu, salı günü Meclis’te en düşük emekli aylığına ilişkin yeni bir çalışma yürütüleceğini belirterek, rakamın yükseltilmesi için muhalefet partileriyle birlikte hareket edeceklerini söyledi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Diyarbakır’da düzenlediği basın toplantısında Türkiye’nin derin bir demokrasi, yargı ve yoksulluk krizi yaşadığını söyledi. En düşük emekli aylığının asgari ücrete eşitlenmesi için Meclis’te mücadele ettiklerini belirten Tanrıkulu, yargıdaki uygulamalara ve Suriye politikasına ilişkin de sert eleştiriler yöneltti.

Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti’nde düzenlediği basın toplantısında konuşan Tanrıkulu, şunları kaydetti:

"Türkiye ağır bir demokrasi krizi yaşıyor uzun zamandan beri. Bu kriz her alanda kendini gösteriyor. Gerçekten geçmişle bugünü karşılaştırdığımızda ağır bir insan hakları ihlali var bütün Türkiye'de. Yargının yarattığı çok derin sorunlar var. Demokratik siyaset büyük baskı altında Türkiye'de. Ve inanılmaz bir biçimde yoksulluk var. Ekonomik yetersizlikler var. Toplumun bütün kesimleri bundan etkileniyor.

“20 bin lira emekliler için ölüme mahkumiyettir”

Biz en düşük emekli aylığının asgari ücrete eşitlenmesini savunuyoruz. Zira Türkiye'de açlık sınırı yaklaşık 39 bin liradır, yoksulluk sınırı yaklaşık 90 bin liradır. Bu ortam içerisinde yaklaşık 5 milyon emeklinin 20 bin lira gibi bir ücrete mahkum edilmesi onların aslında ölüme mahkum edilmesidir, sürünmeye mahkum edilmesidir."

“Emeklilere Diyarbakır’dan söz veriyoruz”

Tanrıkulu, salı günü Meclis’te muhalefet partileriyle birlikte bu rakamın yükseltilmesi için çaba göstereceklerini söyledi. Sürecin yalnızca CHP’nin değil, farklı partilerin de desteğini aldığını vurgulayan Tanrıkulu, şu ifadeleri kullandı:

“Bu süreci destekleyen diğer muhalefet partilerle birlikte DEM Parti ile, İYİ Parti ile, Meclis’te bulunan Yeni Yol Partisi’yle hatta açıklamasıyla bu süreci destekleyen Milliyetçi Hareket Partisi ile birlikte önümüzdeki salı günü bu rakamın yükseltilmesi ve emeklilerin onurlu bir yaşam düzeyinde yaşamlarını sürdürebilecek bir noktaya yaklaşması için çaba içerisinde olacağız. Buradan Diyarbakır'dan emeklilere bu sözü veriyoruz. Emekli yurttaşlarımıza da Diyarbakır'dan bu sürece destek vermelerini talep ediyoruz.”

“Yargı siyasal hesapların aracı haline getirildi”

Tanrıkulu, "Siyasette rekabet olur ama teamüllere, özel yaşama müdahale olmaz. Olmaması lazım. Bunlar siyasetin, yargının yazılı olmayan kurallarıdır. Ama Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı maalesef siyasette bir tahammül bırakmadı, bir nezaket bırakmadı. Kan davasında bile olmayacak. Kan davasında ve düşmanlıkta bile olmayacak yöntemleri deneyerek siyasetini sürdürmeye çalışıyor. Bunların onlara bir yararı yok. Yargıya bu izni verenler, yargının bu uygulamalarını hoşgörüyle karşılayanlar, destekleyenler bilsinler ki devran döndüğünde bu yargı onlara daha beterini yapabilir. O yüzden siyasetin buna izin vermemesi lazım. Karşı çıkması lazım ama görüyoruz ki siyasette o nezaket de o tahammül de kalmadı. Ama kimse endişe etmesin bunlarla baş edeceğiz. Bu gerçekten etik dışı, Türkiye'nin yarattığı değerlere bile aykırı olan bu uygulamaları buradan bir kez daha ben de kınıyorum ve bunları unutmayacağımızı da buradan ifade ediyorum" ifadesini kullandı.

“Suriye’de çoğulcu ve demokratik bir rejim inşa edilmeli”

Tanrıkulu, “Suriye'deki gelişmeler, Kürtlerin içinde bulunduğu durum Kobani’de yaşanan gelişmelerden itibaren hatta öncesinden itibaren Türklerin ortak duygusu ve ortak vicdanı olmuştur. Adalet ve Kalkınma Partisi de özellikle Kobani’deki IŞİD saldırılarında Sayın Erdoğan'ın başbakanken ifade ettiği 'Kobani düştü düşecek' sözleriyle birlikte o duygudan uzaklaşmış ve Kürtlerle olan bağını kopma seviyesine getirmiştir. Aradan geçen 10 yılda bunu onarmadığı gibi son Suriye'deki gelişmelerle, özellikle Halep'teki gelişmelerle o bağı da onarılmaz bir biçimde maalesef bir kez daha kırmıştır, yaralanmıştır. Benim gördüğüm, hissettiğim, kendimin de hissettiği şudur. Suriye'deki bütün kimliklerin, inançların, Suriye'deki hakların ortak iradesine dayalı çoğulcu demokratik bir Suriye rejimi inşa edilmelidir. Orada savaşı, operasyonu değil bir arada yaşamayı ve toplumsal savaşı savunmalıyız. Kürtler diğer Suriye hakları gibi Suriye'de büyük bedel ödediler. Kendi canlarına, kendi topraklarına, kendi yaşamlarına küresel vahşet örgütü İşid'in ve diğer grupların yaptığı saldırıları göğüslediler, karşı çıktılar, dünyanın vicdanı oldular. İşid’e karşı bütün insanlığa bütün insanlığın savaşını yürüttüler orada. Bütün dünyanın savaşını yürüttüler orada. Aynı zamanda ve büyük bedeller ödediler, birçok insan yaşamını yitirdi, bedel ödendi. Şimdi o bedele yeni bedeller ekleniyor. Duygu olarak da yaşam olarak da. Bunu kabul etmek mümkün değil" diye konuştu.

“Kürtlerle büyük duygusal kopuşlar yaşanıyor”

AKP’nin dili ve politikalarının Kürtlerle derin kırılmalara yol açtığını savunan Tanrıkulu, "Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kurduğu dil, uyguladığı politika bilinsin ki Kürtlerin yaşadığı her yerde büyük kırılmalara ve büyük duygusal kopuşlara neden oluyor. Bu Ankara'da da böyledir. İzmir'de de böyledir. İstanbul'da da böyledir. Dolayısıyla yani söylediğiniz her sözün ne anlama geldiğini ve hangi kalbi kırdığını, hangi duyguyu kırdığını çok iyi hesaplamak durumundasınız” dedi.

“Kapı Obama’nın telefonuyla açıldı”

Tanrıkulu, şunları söyledi:

"Bu coğrafyada sınırlar bir harita çizgisinden ibaret değil. Sınırın diğer tarafında yaşayanlar bizim kardeşlerimiz, halkımızın bir parçası aynı zamanda. Dolayısıyla yani buna sadece bir sınır deyip geçemezsiniz. Suriye'deki mesele bir dış politika meselesi değil, kendimizin meselesidir. Ama ne olmuş? Bakın kapılar kaç gün kapalı kaldı, insanlar Türkiye'nin her yerinde ayaklandılar neredeyse. Ne zaman kapı açılmış biliyor musunuz? Aşağı yukarı biliyorduk ama bu kadar açık bilmiyorduk. Ömer Çelik geçtiğimiz pazartesi günü itiraf etti. Barack Obama, ABD Başkanı Sayın Erdoğan'ı aramış. Erdoğan'ı aradıktan sonra kapı açılmış.

Peki sormazlar mı ya, buradaki yaşayan insanlar, orada yaşayan insanlar halkınızın bir parçası değil mi? Yurttaşların bir parçası değil mi? Barack Obama'nın araması mı lazımdı o kapının açılması için? Peşmergenin 29 Ekim 2014'te buradan oraya gelmesi için Barack Obama'nın araması mı lazım? Veya siz neden yani kendi askerlerinizi, kendi güçlerinizi orada Kürtlerin katliama uğramaması için neden oraya göndermediniz? Neden o katliamı siz değil de Kürdistan Bölgesel Yönetimden gelen peşmerge gelerek önledi. Bakın Barack Obama telefon açmazsa o kapı da açılmayacak. Bundan daha berbat bir şey olabilir mi? Daha berbat, daha kötü bir şey olabilir mi Türkiye açısından, bizim açımızdan? Bakın bugün de o anlayışın devamını yaşıyoruz.” (ANKA)

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:40
embedKaynak:https://t24.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 17 Ocak 2026 17:36 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

ABD’den İran’ın en büyük kripto para borsasına yaptırım

03 Haziran 2026 00:42see164

BAFRA 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

03 Haziran 2026 00:05see148

GENAR ın yarın seçim olsa son anketi açıklandı

03 Haziran 2026 00:26see147

Volkan Bahçekapılı ve Büşra Turan aşk yaşıyor Magazin haberleri

02 Haziran 2026 16:53see147

Hakan Safi: Tarihin gelmiş geçmiş en iyi kadrolarından birini kuruyoruz

03 Haziran 2026 00:28see145

Yeryüzünün en büyük açık hava hapishanesi: Arakanlıların bitmeyen yaşam savaşı

02 Haziran 2026 16:51see144

Parmak iziyle mesai takibine son Ekonomi Haberleri

03 Haziran 2026 04:10see144

Ana Haber Bülteni 2 Haziran 2026 (ABD NATO dan çekilebilir mi?)

03 Haziran 2026 02:45see144

iOS 26.5.1 çıktı: En çok şikâyet edilen sorunlardan biri çözüldü Mobil Haberleri

03 Haziran 2026 00:01see144

Gökçe Gökçen İddialara Yanıt Verdi

03 Haziran 2026 01:04see143

Selçuksports yöneticisi Selçuk Yılmaz tutuklandı

02 Haziran 2026 20:20see142

LGS sınav giriş belgesi yayımlandı mı? LGS ne zaman 2026, LGS sınav giriş yerleri nasıl öğrenilecek?

03 Haziran 2026 00:40see139

Yazıcıoğlu suikastında esrarengiz emekli Yarbay Ercüment Güler’in rolü neydi? Bülent Orakoğlu

03 Haziran 2026 04:12see137

Selcuksport olarak biliniyordu... İnternetten kaçak maç yayını yapan Selçuk Yılmaz tutuklandı

02 Haziran 2026 19:59see135

‘Buz istemiyorum’ diyen ek ücret ödeyecek! Uzun uzun yazıp gerekçesini açıkladılar Sözcü Gazetesi

03 Haziran 2026 00:22see135

Özkan Yalım’dan CHP 38. Kongresi yle ilgili ifadesi ortaya çıktı

02 Haziran 2026 19:50see135

Zonguldak taki Maden Davasında Tutuksuz Yargılama

02 Haziran 2026 20:27see134

İstanbul’da dolunay seyirlik manzara oluşturdu

04 Haziran 2026 01:34see132

Soykırımcı İsrail den intikam mahkemelerine dev bütçe Ortadoğu Haberleri

02 Haziran 2026 21:26see132

ABD ordusu: İran limanına doğru seyreden yüksüz petrol tankeri etkisiz hale getirildi

03 Haziran 2026 00:57see130
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları