CHP den Akın Gürlek e Alo Adalet yanıtı
Ankara24.com, Halktv kaynağından alınan bilgilere dayanarak haber veriyor.
CHP Hukuk Politikalarından sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında ocak ayına ilişkin “İfade Özgürlüğü Raporu”nu açıkladı.
Gökçen, Adalet Bakanı olarak atanan Akın Gürlek’in İBB iddianamesiyle ilgili açıklamalarına tepki gösterdi.
Gürlek’in “Alo Adalet” hattı ve infaz düzenlemelerine dair sözlerini anımsatan Gökçen, “Akın Gürlek, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nı tanımadığını daha net ifade edemezdi. Yasal düzenlemeler Adalet Bakanı'nın değil, TBMM'nin yetkisindedir. Bir savcı kimin kimi şikayet ettiği hakkında yalan bilgilere başvurarak açıklamalar yapıyorsa, bu kişi gelip de Adalet Bakanı olarak atanıyorsa burada adalet yoktur” dedi.
“Alo Adalet” hattına ilişkin değerlendirmesinde Gökçen, avukat–müvekkil görüşmelerinin kısıtlanmasına dikkat çekti.
Gökçen, şunları ifade etti:
"Avukatların müvekkilleriyle görüşme hakkının kısıtlanmasından bahsediyor. Akın Gürlek şunu söylüyor aslında: Ekrem İmamoğlu'nun sesini yasakladık, görüntüsünü yasakladık, afişini yasakladık, sosyal medyasını yasakladık ama Ekrem İmamoğlu'nun halkla olan bağını koparamadık diyor Akın Gürlek. O zaman tüm tutukluların avukatla görüşme hakkını elinden almak pahasına Ekrem İmamoğlu'nu bir de buradan engelleyelim"
Akın Gürlek’in yetki alanını daralttığı isimden manidar paylaşım
Gökçen, Ekrem İmamoğlu’na yönelik iddialara karşı da şu sözleri dile getirdi:
"Bir iddia makamı şimdi hüküm verecek olanların amiri pozisyonuna geliyorsa, açıklayamadığı mal varlıklarını inceleyecek olan Kurul'un başkanı oluyorsa, şimdi kalkıp devam eden bir siyasi dava hakkında yorum yapıyorsa, HTS kayıtlarından bahsedip Gaziosmanpaşa Belediye Başkanımız Hakan Bahçetepe'nin HTS kaydı olarak gösterilen sözde delillerin aksini kanıtlandığını söyleyemiyorsa, şu çok daha net ve açık bir gerçektir: Ekrem İmamoğlu bugün seçim olsa kazanacak kişi olmasaydı, CHP son seçimlerin ve gelecek ilk seçimlerin birinci partisi olmayacak olsaydı, bugün hiçbirimiz bunları konuşmuyorduk
Geçmişte ortaya atılan iddiaları hatırlatan Gökçen, “'560 milyar yolsuzluk' dediler, şimdi bu iddia ortada bile yok. 'Kasalarda paralar' dediler, stok görüntü kullanıldığı ortaya çıktı. 'Bavullarda paralar' dediler, jammer kullandıkları ortaya çıktı. 'Parkelerin altında 2 milyon dolar' dediler, 'İnsan ara sıra ağzından yalan kaçırabilir' dediler. 'Rüşvetin ses kaydı var, dosyaya girecek' dediler, dosyada herhangi bir ses kaydı yok” dedi.
Dilek İmamoğlu’nun şahsını hedef alan ifadelere de değinen Gökçen, “Meclis'te Dilek İmamoğlu'na edilen hakaretlerin kınanamadığını gördük” ifadelerini kullandı. Aile bireylerine yönelik gözaltı ve tutuklamaları hatırlatan Gökçen, yargının siyasi baskı aracı hâline getirildiğini iddia etti.
“Hukuk katilliğini tüm Türkiye'ye yaymak üzere yeni bir görevlendirme yapıldı” diyen Gökçen, iktidarın Meclis’te yaşananlara ilişkin çarpıtma yaptığını öne sürdü. Gökçen, “CHP Grubu görevinden ayrılmamış bir başsavcının Bakan olarak atanmasının anayasaya aykırı olduğunu savunmuştur” dedi.
Anayasa’ya aykırı atama iddiaları karşısında usul tartışmasına izin verilmediğini söyleyen Gökçen, “Bunlarla kimseyi kandıramazsınız” ifadesini kullandı. Milletvekillerine yönelik müdahaleleri, protestolara karşı güvenlik uygulamalarını ve tutuklamaları eleştirdi.
Gökçen, Adalet Bakanlığı’ndaki atamanın ardından CHP Gençlik Kolları Başkanı Cem Aydın’a verilen ceza ile CHP Adalar Gençlik Kolları Başkanı Ramazan Yıldız’ın tutuklanmasına dikkat çekti.
Gökçen, “Cem Aydın'ın ve Ramazan Yıldız'ın sonuna kadar yanındayız” dedi.
Ocak ayı “İfade Özgürlüğü Raporu”nun beş bölümden oluştuğunu belirten Gökçen, raporun; eleştirinin hakaret sayılması, erişim engelleri, protesto hakkının hedef alınması, RTÜK uygulamaları ve “dezenformasyon” başlığı altında hakikatin bastırılması konularını içerdiğini aktardı.
Rapordan öne çıkan tespitleri sıralayan Gökçen, ifade ve basın özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkına yönelik müdahalelerin sürdüğünü söyledi. Gökçen, “‘Korkma, duruşmayı TRT'de canlı yayınla’ ifadeleri Cumhurbaşkanı'na hakaret olarak görüldü” sözleriyle, eleştirilerin cezalandırıldığını vurguladı. Gökçen erişim engellerinin özellikle iktidara yakın isimleri korumayı amaçladığını dile getirdi.
Anayasal protesto hakkının sistematik biçimde hedef alındığını belirten Gökçen, barışçıl eylemler nedeniyle gençlerin ve çocukların yargı baskısıyla karşılaştığını söyledi. “Dezenformasyonla değil, hakikatin kendisiyle ve halkın haber alma hakkıyla mücadele edilmiştir” dedi.
Gökçen, rapora ilişkin değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:
“Unutulmasın, siyaset yapmak yerine yargı gücüne sığınanların bel bağladığı iki şey var. Birincisi, toplumun hafızasını silmek. İkincisi, gerçeklerin bilinmesini önlemek… Hiç kuşkusuz yalanlara karşı gerçekler toplumun vicdanından galip gelecek.”
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:56
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 14 Şubat 2026 14:36 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















