Chavez: Büyükannem dedem için O bir katildi! derdi!
Ankara24.com, Sondakika kaynağından alınan verilere dayanarak duyuru yapıyor.
ABD'nin Venezuela'ya yönelik saldırılarının ardından Washington'a karşı sert tutumuyla tanınan ve ABD Büyükelçisi'ni ülkeden sınır dışı eden eski Venezuela Devlet Başkanı Hugo Rafael Chavez Frías, 2001 yılında çekilen "Devrimden Canlı Yayın - Chavez & Venezuela" adlı belgeselde anlatılan bir sahneyle yeniden gündeme geldi.
Belgesel, Chavez ile halkı arasındaki güçlü bağı ve Venezuela'da gelişen devrimci sürecin arka planını gözler önüne seriyor. Latin Amerika'nın yeni lideri olarak anılan Hugo Chavez, 1998 yılında yapılan demokratik seçimlerde ezici bir çoğunlukla devlet başkanı seçilmişti.
Petrol zengini olmasına rağmen halkın yoksulluk içinde yaşadığı Venezuela'da ABD'nin büyük ekonomik ve siyasi çıkarları bulunuyordu. Chavez, kendine özgü söylemi ve politikalarıyla kısa sürede dünya kamuoyunun dikkatini çekti. 19. yüzyılda ülkeyi İspanyol sömürgeciliğinden kurtaran Simón Bolívar'dan ilham alan Chavez, Venezuela'yı modern sömürgecilik biçimlerinden kurtarmayı hedeflediğini sık sık dile getiriyordu.
Belgeselde, yaşam öyküsünden ve geçmişinden örnekler veren Hugo Chavez, yaptığı bir konuşmada dedesinin de Bolívar'ın idealleri uğruna savaşmış bir devrimci olduğunu anlattı.
HUGO CHAVEZ'İN UNUTAMADIĞI AİLE DRAMI
Chavez, çocukluğundan hiç silinmeyen bir anıyı şu sözlerle paylaştı:
"Peşimi asla bırakmayan bir çocukluk anım var. Büyükannem ve annem kavga ediyorlardı. Büyükannem, anneme şöyle bağırdı: 'Büyükbaban o bir katildi. Herhangi bir köye gidip herkesi öldürürdü... Kafalarını satırla koparırdı... O bir katildi ve sen de bu yüzden asisin...'
Ben de düşünmüştüm: 'Katil bir büyükbaba!' Kafam allak bullak olmuştu. Bu yüzden onu aramaya çıktım. Birincisi, Los Pinos'da doğup büyümüştü ve orada bir adam öldürmüştü. Bir albayı öldürmüştü çünkü anlattıklarına göre, eve döndüğünde Petra'yı hamile bulur. Albay sorumluluk kabul etmez. Petra'nın babası da öldürülmüştür. Büyükbabam o dönemde 16 yaşındadır ve hiç düşünmeden albayı öldürür. Amacı aile şerefini kurtarmaktır. Sonra kaçar. Bunlar yaklaşık 1890 yılında yaşanır."
Chavez'in anlattığına göre dedesi, 1890'lı yıllarda henüz 16 yaşındayken ailesinin onurunu korumak için bir subayı öldürmek zorunda kalmış, ardından kaçmak zorunda kalmıştı. Kaçışı sırasında devrimci harekete katılan dedesi, Bolívar'ın idealleri uğruna dağlara çıkan gerilla savaşçılarından biri olmuştu.
Chavez, dedesini şu sözlerle anlatıyor:
"Omzunda uzun bir pango ve başında kürk bir Cobijo -yani şapka. Bir tabanca ve bir mühimmat kemeri. Tepesinde bulutlar ve tütün dumanları. Atlar kişniyor, balıkçıllar duymuş olabilir. Geceleyin süt damlıyor gökyüzünden -yani yağmur. Asi süvari. Şarkı söylüyor, susuyor, şarkı söylüyor. Süvari önden gidiyor. Bilinmeyene doğru. Yedeğinde kırk at." Böylece onun izini keşfetmiştim.
Bu hikâyenin kendisine büyük bir güç verdiğini belirten Chavez, büyükannesinin anlattıklarının yanlış yönlendirmelerden kaynaklandığını ifade ederek, "O bir katil değil, bir gerillaydı. Bir devrimciydi" dedi.
Belgeselde yer alan bu sahne, Hugo Chavez'in devrimci kimliğinin ve halkla kurduğu bağın tarihsel köklerini ortaya koyması açısından dikkat çekiyor.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:35
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 03 Ocak 2026 17:08 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















