Ankara24.com
close
up
Cezaevinden notlar: Neşenizi kaybetmeyin

Cezaevinden notlar: Neşenizi kaybetmeyin

Halktv sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuruda bulunuyor.

Kara gün dostu, iyi insan Aykut Erdoğdu’nun eşi sesi üzüntüden çatlaya çatlaya soruyor:

“Aykut suçsuz.. Ama, velev ki suçlu.. İsnat edilen suçun yatarı kadar süredir hapiste.. Peki neden serbest bırakılmıyor?”

Türkiye’nin, eli yüreğinde iyi haberini almayı beklediği Murat Çalık riskli bir ameliyat için hastanede. Annesi yine hastane kapısında, gözyaşı döküyor.”

“Artık dayanamıyorum. Sözcüklerin bittiği yerdeyim. Oğluma bunlar neden yapılıyor?”

Tayfun Kahraman, hekimler nihayet insafa geldi de hastaneye kaldırıldı. Eşi içerden haber veriyor:

“Tayfun iyi değil. Desteksiz yataktan kalkamıyor. ‘Evimizi özledin mi’ diye sordum. ‘Meriç ben evimizin nasıl bir yer olduğunu unuttum’ dedi. Sarıldım kaldım.”

Onlar ve daha yüzlercesi. Hatırlamak, hatırlatmak için uğraşıyoruz. Öte yandan yıllardır hapis yatan öyle isimler var ki, son operasyon dalgaları yüzünden neredeyse unuttuk.

Mesela, Çiğdem Mater Utku ve Mine Özerden..

Çiğdem’in çocukluğunu bilirim. Nokta Dergisi’nde annesi Nadire Mater ile tanışmıştım.
Şimdi Nadire ile ara sıra konuştuğumuzda, şaka yollu telefonu “buyurun, ben Çiğdem’in annesi” diye açar.

O ve Mine Özer’den Gezi’de “bir şeyler” yaptıkları için 18 yıla mahkum oldu. O şeylerin arasında, Çiğdem’in proje aşamasında kalmış, yani hiç çekilmemiş Gezi belgeseli de var diyorlar. İnanmam!

Hangi hakim bunu ciddiye alır, değil mi!!
Ancak nasıl olduğu kanıtlamayan “hükümeti devirme” iddiasıyla 4 yıldır hapisteler ve bu durum gayet ciddi!!!

*. *. *

AKP’nin eski, günümüzün bağımsız milletvekili Mustafa Yeneroğlu, bu iki güçlü, güzel kadını cezaevinde ziyaret etmiş. Uzun zaman sonra bize, onlardan haber getirmiş.

Siz de okuyun, özellikle Çiğdem’in öğüdünü kulağınıza küpe yapın istedim. Buyurun:


“Cuma günü Çiğdem Mater ve Mine Özerden’i Bakırköy cezaevinde ziyaret ettim.

Hakikatin bu denli hırpalandığı bir çağda, ceplerinde tek bir çakı dahi bulunmamasına ve hiçbir şiddet eylemine katılmamalarına rağmen, "hükümeti devirmeye teşebbüse yardım" gibi çok ağır bir suçlamayla 18 yıl hapse mahkum edilmiş iki insan.

Kitapları kendilerine yoldaş edinmiş iki bilge kadın, aynı dosyanın, aynı adaletsizliğin içinde, insanı daha kapıdan girerken kendine getiren bir vakar ile karşılıyor. Dört duvarın arasından değil de sanki uzun bir hayat tecrübesinin içinden bakıyorlar olaylara.

Dışarıda zaman akıp gidiyor; içeride ise ağırlaşıyor, yoğunlaşıyor. Ama tuhaf olan, zamanın yükünün onlara değil de sanki onları mahkum edenlerin karanlığına daha çok çöküyor olması. Asıl ağırlığın, bu hukuksuzluğa alışan, normalleştiren, sessizleşen vicdanlarda birikmesi.

Çiğdem ve Mine Hanım konuşurken kendilerini merkeze koymuyorlar. Ne bir mağduriyet yarışı var ne de öfke. Aksine, sürekli başkalarının adını anıyorlar: başka dosyalar, başka insanlar, başka hayatlar… “Biz iyiyiz,” diyorlar, “ama lütfen onlara bakın.” İnsanı en çok da bu cümle sarsıyor. Çünkü başkalarının acısına bu kadar açık bir vicdan, içerideyken bile kapanmıyorsa; dışarıdaki özgür bedenlerin bu körlüğü gerçekten utandırıyor.

Çiğdem Mater’in neşesi ise çok farklı. Cezaevinde, onunki gibi neşesini bu kadar diri tutabilmiş bir insanla daha önce karşılaşmadım. Bu neşe bir inkar değil; tam tersine, gerçeği tüm ağırlığıyla bilerek karanlığa teslim olmamanın güçlü bir yolu.

Kitaplardan söz ediyoruz. Cezaevinde haftada en fazla yedi kitap bulundurabildiklerini anlatıyor. Bu yüzden dostlarından özellikle rica ediyormuş: öyle 100 sayfalık kitaplar getirmeyin diye. Bin sayfayı aşarsa daha mutlu oluyorum diyor.

Okumak, onun için oyalanmak değil; hayatta kalmanın, zihni diri tutmanın, olanın bitenin çok anlamsız olduğu bir ortamda anlamı çoğaltmanın bir yolu olsa gerek. Kitap yetiştirememekten şikayet ederken bile gülüyor. Kitaplarımızı kaptırmaktan söz açılınca, o altını çizdiğim kitapları vermiyorum, eve gönderiyorum diyor. Ben zaman zaman kapatırsam da yenisini alıyorum mutlaka diyorum.

Bir noktada insan kendine şu soruyu sormadan edemiyor: Yaşadıkları şey bir trajedi mi, yoksa giderek bir farsa mı dönüşüyor, emin olamıyor insan. Aklıma Nietzsche’nin “Yaşamak için bir nedeni olan kişi, hemen her nasıla dayanabilir.” cümlesi geliyor. Çünkü tam olarak direnci, umudu, dirayeti, inadı ve hayata daha sıkı tutunmayı görüyorum onlarda. Yani ellerinde ne varsa onunla, bazen sadece sözle, bazen bir kitapla ya da küçük bir mizahla hikayeyi yeniden yazmak zorunda olduğumuzu hatırlatıyorlar.

Mine Hanım’la sohbetimiz bir yerde Byung-Chul Han’ın Palyatif Toplum’una geldi. Acıdan kaçan, çatışmadan ürken, yüzleşmeyi sürekli erteleyen çağımıza dair o kısa ama sert metne. Mine Hanım, acının bastırılmasının bir erdem gibi sunulduğu bu günlerde, hakikatin de sessizce törpülendiğini hatırlatıyor. Acıyı dindirmek adına hakikatten vazgeçen bir toplum eninde sonunda hem düşünme yetisini hem de adalet duygusunu kaybediyor.

Çiğdem Hanım'la ise baskıcı rejimlerde ironinin nasıl hayatta kalma biçimine dönüştüğünü konuşuyoruz. Baskıcı rejimlerle başa çıkma konusunda elde olmayanı mizah ile açıklama örneklerine gülmemek mümkün değil, o ortamda bile.

Mizahın ağırlığı taşıyabilme cesaretinden doğduğunu ve ironinin, gerçeğe teslim olmamanın bir yolu olduğunu... İroni ve fıkralar, gücün ağırlığına kapılmamak, onu kutsallaştırmamak, insanın kendini içeriden koruyabildiği bir sığınak belki de.

Çiğdem ve Mine Hanım’ın duruşu tam olarak şunu söylüyor insana: Adalet, onur ve insan olma iddiası, şartlar ne kadar ağır olursa olsun, vazgeçilecek lüksler değildir. Hikaye, her seferinde yeniden yazılmak zorundadır. Zira insan, her şey elinden alınsa bile, anlamı ve vicdanı elinde tutabildiği sürece yenilmiş sayılmaz.

Ayrılırken zihnimde Çiğdem Hanım’ın şu sözü kalıyor: “NEŞENİZİ KAYBETMEYİN!”

Durumu takip etmeye devam edin, Ankara24.com her zaman en yeni haberleri sunuyor.
seeGörüntülenme:146
embedKaynak:https://halktv.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 13 Ocak 2026 09:10 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Döviz bürosuna soyguna giden hırsız hayatının şokunu yaşadı Sözcü Gazetesi

28 Ağustos 2026 00:51see180

Rusya dan vazgeçtiler! Türkiye merkezli bölgede yeni bir ittifak doğuyor

28 Ağustos 2026 04:16see170

IMF Başkanı Georgieva: Sabitcoinler küresel finans için yeni riskler getirebilir

29 Ağustos 2026 00:31see153

Bu yıl herkes bizi izleyecek Sözcü Gazetesi

29 Ağustos 2026 00:13see152

Bakan Güler, üst rütbeye terfi eden personel için düzenlenen törene katıldı

28 Ağustos 2026 19:55see151

Sevdan Bir Ateş in yayın tarihi belli oldu

27 Ağustos 2026 21:15see149

Adana da Gelinlikçi Mağazası Yangını

27 Ağustos 2026 19:41see146

Dursun Özbek ten Şampiyonlar Ligi yorumu: Galatasaray alışık!

27 Ağustos 2026 20:39see146

Viyana da Mısır Kraliçesi nin Elmas Kolyesi Çalındı

29 Ağustos 2026 01:52see146

Suriye de bomba kararname: Ahmed Şara, Mazlum Abdi yi atadı

28 Ağustos 2026 01:21see146

Şarampole yuvarlanan kamyonetin sürücüsü yaşamını yitirdi Adıyaman Haberleri Habertürk Yerel Haberler

29 Ağustos 2026 01:07see143

Cumhurbaşkanı Erdoğan dan önemli mesajlar: Tarihi bir dönemi yaşıyoruz!

28 Ağustos 2026 19:41see142

Serkan Özbalta: Bu ligde alınan 1 puan çok çok kıymetli!

29 Ağustos 2026 03:34see140

Oğuz Çetin den FANATİK e özel açıklama: Transfer dönemi bitene kadar her türlü gelişmeye açık olun! Son Dakika Spor Haberleri

28 Ağustos 2026 17:00see139

MAG e siber saldırı: 8,7 milyon müşteri verisi ifşa oldu

28 Ağustos 2026 00:46see139

T.C. BODRUM 1.(SULH HUKUK MAH.) SATIŞ MEMURLUĞU

29 Ağustos 2026 00:11see138

Manchester City, Crystal Palace’ı farklı geçti!

29 Ağustos 2026 00:39see136

Ev kadınlarına emeklilik imkanı: 2026 Ev hanımlarına devlet prim desteği ne zaman başlayacak, şartlar neler?

29 Ağustos 2026 02:18see136

Adana da huzur ve güven uygulamasında 3,6 milyon TL ceza kesildi Adana Haberleri Habertürk Yerel Haberler

29 Ağustos 2026 01:07see136

Crystal Palace: 1 Manchester City: 4 MAÇ SONUCU

29 Ağustos 2026 00:25see136
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları