Cevdet Yılmaz: Okul saldırılarıyla ilgili tüm kurumlar çok yönlü inceleme sürdürüyor
Trthaber sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com haber yayımlıyor.
Yılmaz, ATO Congresium'da düzenlenen 8. Verimlilik ve Teknoloji Fuarı'nda yaptığı konuşmada, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta okullarda yaşanan elim hadiselerin herkesi derinden sarstığını, yürekleri dağladığını belirtti.
Kahramanmaraş'ta hayatını kaybeden öğretmen ile öğrencilere Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı, yaralılara şifa dileyen Yılmaz, "Tüm milletimizin başı sağ olsun. Kimliğimizden, siyasi görüşümüzden bulunduğumuz konumdan bağımsız hepimizin ortak acısı. Bu tür zamanlarda ortak acılara sahip olmayı ve bunu paylaşabilmeyi çok kıymetli buluyorum. Bu, bir milletin birliğini, beraberliğini ortaya koyar. Sayısı az da olsa bazı kesimlerin bu tür acıları polemiklerle, siyasi birtakım rant arayışlarıyla değerlendirmelerini milletimizin vicdanına havale ediyorum. Onlarla tartışacak durumda değiliz. Biz millet olarak bu acıyı öncelikle yaşayacağız ve bu ortak acımızı birliğimizle, beraberliğimizle paylaşacağız." diye konuştu.
"Kamuoyumuz çok daha doyurucu bir şekilde bilgilendirilecektir"
Cevdet Yılmaz, yaşanan olayla ilgili çok yönlü bir inceleme ve soruşturma sürecinin devam ettiğini, ilgili tüm kurumların gece gündüz demeden bu konuda çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.
Tüm bakanlıklar ve ilgili kurumların olayın kendileriyle ilgili boyutunu en küçük detaya bakarak analiz ettiğine dikkati çeken Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Yaşanan olayların çok boyutlu bir şekilde soruşturulması, incelenmesi sonucunda kamuoyumuz çok daha doyurucu bir şekilde bilgilendirilecektir. Böyle hadiselerin tekrar yaşanmaması adına gerekli tedbirlerin, uzun vadeli neler yapılması gerektiğini de önümüzdeki dönemde daha çok konuşacağız. Bu tür hadiselerin maalesef dünyanın farklı ülkelerinde de geçmişte yaşandığını gördük. Biz de maalesef ilk defa böyle bir farklı hadiseyle karşı karşıyayız. Sosyolojik, kültürel boyutundan teknoloji bağımlılık meselelerine, uluslararası bağlantılı istihbarat örgütlerinin veya farklı radikal örgütlerin oluşturduğu network etkilerine varıncaya kadar birçok boyutuyla ne tür tedbirler alabiliriz bunlar üzerinde önümüzdeki haftalarda, aylarda muhtemelen çok daha yoğun bir tartışma yaşayacağız."
"Barıştan, istikrardan, adaletten yana tavrımızı sürdüreceğiz"Yılmaz, yaşanan hadiselerin dünyanın farklı bir yere geldiğini gösterdiğini, bu yeni ortamın çok boyutlu bir şekilde iyi okunması gerektiğini dile getirdi.
Kamu kurumlarıyla, akademisiyle, sivil toplumuyla, düşünce kuruluşlarıyla, dünyanın içinden geçtiği durumun hep birlikte çok daha derinlemesine analiz edilmesinin önemini vurgulayan Yılmaz, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Dünyamızda güç mücadelesinin yoğunlaştığı bir dönemdeyiz. Hep birlikte bunun farkında olmamız lazım. Maalesef bu güç mücadelesi bizim coğrafyamıza odaklanmış durumda. Adeta bu mücadelenin sahası haline gelmiş durumda yakın coğrafyamız, bölgemiz. Gazze'de yaşanan insanlık dışı hadiselerden Irak'ın, Suriye'nin yaşadıkları, en son İsrail'in kışkırtmasıyla İran'a yönelik başlayan savaş, bölgemizi bir ateş çemberine çevirmiş durumda. Ukrayna-Rusya çatışması, Balkanlar'daki, Kafkaslar'daki tartışmalar, bütün bunlarla çok farklı bir dönemden geçtiğimizi görüyoruz. Türkiye Cumhuriyeti olarak istikrarımızı korumaya, güvenli liman vasfımızı pekiştirmeye devam edeceğiz. Kim ne yaparsa yapsın, hangi provokasyonları ortaya koyarsa koysun, bir taraftan gücümüzü tahkim etmeye, caydırıcı bir güç olarak konumumuzu daha üst seviyelere taşımaya devam edeceğiz. Bir taraftan da barıştan, istikrardan, adaletten, hukuktan yana tavrımızı kararlı bir şekilde sürdüreceğiz. İnanıyoruz ki bu politikamız, önümüzdeki dönemde çok farklı perspektifler açacak önümüze."
"Dünyamız daha adaletli bir şekilde yeniden şekillenecektir"Cevdet Yılmaz, hukuktan, ahlaktan, merhametten, adaletten uzak bir şekilde "Güçlüysem istediğimi yapabilirim" diyenlerin çoğaldığı bir dönemde olduklarını, böyle dönemlerin çok uzun süre devam edeceğine inanmadığını söyledi.
Bu dönemlerin insanlık tarihinde ayıplı dönemler olarak anılacağını ifade eden Yılmaz, "Bir dip dalga mutlaka gelecektir ve dünyamız daha adaletli bir şekilde yeniden şekillenecektir. Buna yürekten inanıyorum. İşte bu geçiş sürecinde çok akılcı, gerçekçi politikalarla hareket etmek durumundayız. Hem gerçekçi olacağız, ayaklarımız yere basacak, içinden geçtiğimiz dönemi iyi okuyup buna göre tedbirler alacağız hem de hiçbir zaman orta ve uzun vadeli hedeflerimizi, değerlerimizi ihmal etmeden bunu yapacağız. Türkiye Cumhuriyeti olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bunu yapıyoruz." dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, dünyanın ekonomik, jeopolitik gerilimli dönemden geçerken diğer taraftan da teknolojik olarak da büyük bir dönüşüm içinde olduğunu aktardı.
Yapay zeka başta olmak üzere büyük bir küresel teknolojik dönüşümün içinde olunduğunu anlatan Yılmaz, şunları söyledi:
"Bu teknolojik dönüşüm sıradan bir dönüşüm değil. Bunu iyi okumamız gerekiyor. Yatay bir teknoloji. Kamu yönetiminden savunma sanayisine, sağlıktan eğitime her alanı derinden etkileyen bir teknolojik dönüşümden bahsediyoruz. Dolayısıyla biz de bunu çok iyi görmek ve ona göre tutum geliştirmek durumundayız. İki tarafı var işin. Bir taraftan bu yeni teknolojiler, dijitalleşme, yapay zeka muazzam imkanlar sunuyor. Verimliliği arttırmak, çok daha etkili bir çalışma düzeni oluşturmak, yenilikler yapmak için büyük fırsatlar sunuyor. Ama bir taraftan da bu teknolojiler maalesef insanlık tarihinde görülmemiş ölçüde zulümler işlenmesine de zemin hazırlıyor. İkisini aynı anda gerçekleştiriyor. Bizim görevimiz, işte bu dengeyi korumak, ekonominin verimliliğini arttıracak, sosyal adaleti geliştirecek tarafını güçlendirmek diğer taraftan sosyal ve siyasal tahribatlarını da en aza indirmek."
"Sadece teknik, bilimsel ilerleme bir toplumun medeni yapmıyor"Ahlaki değerlerden kopuk bir teknolojik ilerlemenin toplumları nereye getirdiğini en iyi Gazze'de gördüklerini söyleyen Yılmaz, dünyanın en gelişmiş teknolojik seviyeye sahip ülkelerinden birinin, dünyanın en büyük zulümlerinden, soykırımlarından birini işlediğini vurguladı.
Yılmaz, şöyle devam etti:
"Dolayısıyla şunu bilmemiz gerekiyor. Eğitim sistemimiz açısından da, medya politikalarımız açısından da çok kıymetli diye inanıyorum. Teknolojik ilerleme insani değerlerden kopuk olduğu zaman hiçbir anlam, değer ifade etmiyor. İnsani değerlerle birleştiği, bu ölçülerle bir arada bir işlem gördüğü zaman son derece kıymetli. Bunu yaşadığımız dönemde maalesef büyük acılarla, somut örneklerle görüyoruz. Dolayısıyla ileri toplum olma, geri toplum olma, bunları tekrar tartışmakta büyük büyük fayda var. Sadece teknik, bilimsel ilerleme bir toplumun medeni yapmıyor. Bunu ahlakla, hukukla, insani değerlerle birleştirmeyen bir toplumun olsa olsa bir zulüm makinesine döndüğünü görüyoruz. Bizim amacımız hem teknolojiye açık olmak, teknolojinin getirdiklerini en üst düzeyde değerlendirmek hem de bu karanlık boyutu en aza indirecek şekilde tedbirler almak, yolumuza etmek."
"En büyük amacımız teknolojileri tüm ülkeye yaymak"Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, fuarlar vesilesiyle paylaşılan gelişmelerin Türkiye'nin teknolojik egemenlik yolculuğundaki kararlılığını ve özgüvenini temsil ettiğini belirtti.
Teknolojiyi sadece kullanan, üretmeyen ülkelerin bağımsız olamayacağını vurgulayan Yılmaz, "Teknolojiyi sadece kullanmayacağız, üreteceğiz, geliştireceğiz, paylaşacağız ki egemenliğimizi de koruyabilelim." ifadesini kullandı.
Dijital teknolojiler, yapay zeka ve veri merkezleri gibi kritik alanlarda yatırımları desteklediklerini vurgulayan Yılmaz, şunları kaydetti:
"Yapay zeka ve yeni teknolojilerin en önemli risklerinden biri sosyal adaletsizliği arttırma riskidir. Bu teknolojiler sadece belli gruplar içinde kalırsa sosyal dengeleri bozar, adaletsizliği arttırır. Dolayısıyla en büyük amaçlarımızdan biri hükümet olarak bu teknolojileri tüm ülkeye yaymak, tüm nüfusumuzun bu teknolojilere erişimini sağlamak ve böylece sosyal adaleti zayıflatıcı değil aksine sosyal fırsatları arttırıcı, nerede doğmuş olursa olsun, hangi sosyoekonomik aile yapısından gelirse gelsin tüm çocuklarımız için fırsat eşitliğini arttırıcı bir şekilde yeni teknolojileri kullanmak istiyoruz. Türkiye olarak bu süreçleri takip eden değil, yön veren, bu süreçlere öncülük eden bir ülke olma iddiamızı sürdüreceğiz. Gelecek onu bugünden tasarlayanların, veriyi doğru okuyanların ve sürdürülebilirliği milli bir şuurla tesis edenlerin olacaktır."
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 8. Verimlilik ve Teknoloji Fuarı'nın hazırlanmasına emek veren Türkiye Verimlilik Vakfı ve Ankara Bilim Üniversitesi yetkililerine teşekkür etti.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:83
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 16 Nisan 2026 16:52 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















