Celil Nalçakan: Işık hızıyla kabul ettim
Ankara24.com, Haberturk kaynağından alınan verilere dayanarak bilgi yayımlıyor.
SHOW TV'nin ilgiyle izlenen dizisi 'Rüya Gibi', bu akşam saat 20.00'de yeni bölüyle ekranlara yansıyacak.
Genel yönetmenliğini; Selim Demirdelen, yönetmenliğini; Çiğdem Bozali ile Barış Erçetin’in, senaryosunu ise Emre Özdür, Hazar Kozice ve İdil Ezgi Esen’in beraber yazdığı 'Rüya Gibi’nin kadrosunda; Seda Bakan (Aydan), Uğur Güneş (Emir), Ahsen Eroğlu (Çiğdem), Emre Bey (Efe), Şebnem Bozoklu (Fikriye), Celil Nalçakan (Tarık), Seda Akman (Pelin), Gökberk Demirci (Bora) Burcu Kirman (Yasemin), Yağmur Özbasmacı (Sevda), Yeliz Korkmaz (Sezen), Aslı Melisa Uzun (Zahide Melek), Deniz Altan (Zeynep), Toprak Kahraman (Aras), Alper Kut (Boris), Furkan Murat Uğur (Mete), Aslıhan Çelik (Ela), Taylan Güldere (Okan) ve Devrim Yakut (Hayriye) ve Menderes Samancılar (Muhittin) gibi birbirinden başarılı ve usta isimler yer alıyor.
'Rüya Gibi’nin 7'nci bölümünde;
Gizemli patronun ortaya çıkışı kısa süreli bir rahatlama yaratır fakat Pelin’in hemen vazgeçmeye niyeti yoktur. Emir, Boris’in başlattığı geri dönüşü olmayan bir savaş için hazırlık yapar. Efe ve Çido arasındaki yakınlaşma derinleşirken, Efe hiç istemediği bir nişanın eşiğine sürüklenir. Emir, Aydan’ın boşanma kararını destekler ve önündeki engelleri kaldırmak için riskli bir hamle yapar. Aydan ise büyük bir tehlikeyle karşı karşıyadır.
'Rüya Gibi’nin kadrosunda 'Tarık'ı canlandıran Celil Nalçakan, Habertürk'e verdiği röportajda, diziye dâhil olma sürecinden taraftarı olduğu Beşiktaş'ın kendisi için meler ifade ettiğine kadar birçok konuda açıklamada bulundu.
- Rüya Gibi'den gelen teklifi kabul etmenizde en önemli etkenler nelerdi, senaryoyu okuduğunuzda ilk olarak neler hissettiniz?
Rüya Gibi’den gelen teklifi kabul etmemin en büyük etkeni tabii ki senaristin çok çok eski arkadaşım
olması ve yazdığı işleri çok sevmemdi. Bununla birlikte senaryonun katmanlı yapısı beni çok etkiledi
ve bu yüzden ışık hızıyla kabul ettim.
- Dizide nasıl bir karakteri canlandırıyorsunuz?
'Tarık' zaafları olan ve bu zaafların peşinden koşan biraz serseri biraz kendini herkesten daha çok seven bir karakter ama zamanın içindeki dönüşümü evrimi nasıl olur bunu ben de merakla bekliyorum.
- Rolünüzle ilgili nasıl bir hazırlık süreci geçirdiniz?
Bu süreçte serserilerle zaman geçirdim. (Gülüyor) Şaka bir yana bir süre kadın kuaförü arkadaşlarla
çalışmalar yaptık, çünkü el melekesi gerektiren bir roldü. Bu yüzden de acemi gibi görünmemek adına tarak, makas, fön makinesi ile bazı çalışmalarımız oldu.
- Hayat verdiğiniz 'Tarık', gerçek hayatta arkadaşınız olsa ona söyleyeceğin ilk cümle ne olurdu?
Vallahi kendisine biraz çekidüzen vermesini tavsiye ederdim. Hayattaki en önemli şeyin kendisi değil, ailesi olduğunu ve aile kavramının kutsiyetini bu yaşına kadar öğrenmediyse, bu yaşından sonra acilen öğrenmesini söylerdim.
- Tarık ile ilgili çevrenizden nasıl geri dönüşler alıyorsunuz?
Takdir edersiniz ki çok sempatik dönüşler almıyorum. Tahmin ettiğim ve arzu ettiğim gibi Necip Türk
Milleti Tarık’tan ziyadesiyle nefret etti. Zaten bizim planımız da buydu, ama sevimli bir tarafı var
keretanın bakalım o noktadan neler çıkacak.
- Sette nasıl bir ortam var?
Yani uzun süreler birlikte vakit geçiriyoruz bunun için de iyi anlaşmak çok kıymetli. Bir hal oluyor biz
iyi anlaşmanın biraz daha üstünde geçip, çok çok iyi anlaşan hakikaten birbirimize ve karşılıklı olarak oyun alanlarımıza çok saygı duyan muazzam yakın bir ekip olduk diyebilirim.
- Oyunculuğun yanı sıra şarkı da söylüyorsunuz. Hayatınızda müziği nasıl konumlandırıyorsunuz?
Şarkı söylemek hakikaten çok güzel, beni çok mutlu eden bir eylem. Hayatımda müzik her zaman
vardı. Çünkü çok yakın arkadaşlarım ülkenin çok mühim sanatçıları, mühim müzisyenleri bu yüzden
de hayatımın genelinde müzik vardı. Fakat bu işe hobi olarak başlayıp bir süre sonra bir tık daha ileri götürmek beni mutlu ediyor açıkçası.
- Dizi, sinema ve tiyatro. Oyuncu için üçünün de yer ayrıdır ama siz en çok kendinizi hangisinde daha iyi hissediyorsunuz?
Benim mesleğim oyunculuk ve bunu dizi sinema tiyatro olarak ayırmayı doğru bulmuyorum açıkçası,
ben mesleğimi yaptığım yani oynadığım her yerde ziyadesiyle mutluyum.
- Oyuncu olmasaydınız hangi mesleği yapmak isterdiniz?
Böyle bir şeyi hiç düşünmedim. Allah da düşündürtmesin. Bin kere de doğsam bin kere oyuncu
olurdum çünkü ben mesleğime aşığım.
"OYUNUN KENDİSİNİ SEVİYORUM"
- Setten arta kalan zamanlarda size ne yapmak iyi geliyor?
Setten arta kalan zamanlarda ki çok fazla bir zaman kalmıyor, kaldığında da zaten sahne programları oluyor ya da tiyatro oyunu oluyor ve bunlarla geçiyor. Bundan arta kalan zamanları ailemle geçirmeyi tercih ediyorum ve çok seviyorum. Geriye kalan zamanı da evimde geçiriyorum, yani ondan kalan zamanlarda da uyuyorum.
- En sevdiğiniz 3 film nedir?
'Baba 1', 'Baba 2' ve 'Muhsin Bey'
- İyi bir Beşiktaş taraftarı olduğunuz bilmeyen yok. Takımın durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ben oyunun kendisini seviyorum yani futbolu kim oynarsa o maçı izlemeyi seviyorum. Fakat bir Beşiktaş’lılık meselesi ise bu, ben Beşiktaş’ımızın felsefesini çok seviyorum. Ahde vefa duygusunu çok seviyorum. Beşiktaş’lı olmak bana iyi gelen bir duygu, takımın gidişatı hakkında o yönetimle ve teknik heyetle alakalı bir durum. İnşallah daha iyi günler olacaktır. İnşallah şampiyonluklar yaşayacağız ama Beşiktaş demek biraz da sabır demek.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:104
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 13 Ocak 2026 09:53 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















