Can Kolukısa hayatını kaybetti: Türk sinemasında iyiliğin, saflığın ve dürüstlüğün yüzüydü Son Haberler
Ankara24.com, Sonhaberler kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.
Türk sineması ve tiyatrosunun usta isimlerinden Can Kolukısa, 92 yaşında yaşamını yitirdi. Acı haberi sanatçının ailesi, Can Kolukısa’nın sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla duyurdu. Paylaşımda, “Babamızı kaybettik. Devri daim olsun. Cenaze bilgileri daha sonra duyurulacaktır” ifadeleri yer aldı. İlk duyuruda ölüm nedenine ilişkin ayrıntı paylaşılmadı.
Can Kolukısa denildiğinde akla yalnızca uzun bir oyunculuk kariyeri değil; Türk sinemasında çoğu zaman arka planda görünen ama hikâyenin vicdanını taşıyan karakterler geliyor. Onun oynadığı kişiler, büyük laflar eden kahramanlar değildi. Daha çok düzenin içinde ezilen, sadakatini koruyan, kötülüğe bulaşmayan, saflığı zayıflık değil ahlaki direnç olarak taşıyan insanlardı.
KAPICILAR KRALI’NDA FEHMİ: APARTMAN DÜZENİNİN SESSİZ VİCDANICan Kolukısa, Zeki Ökten imzalı Kapıcılar Kralı filminde Fehmi karakteriyle yer aldı. Kemal Sunal’ın canlandırdığı Seyit üzerinden apartman hayatının sınıfsal ilişkilerini anlatan filmde Fehmi, kalabalık karakter yapısının içinde “düzenin temiz kalmaya çalışan yüzü” gibi okunabilir. Kapıcılar Kralı’nda Kolukısa’nın Fehmi karakteriyle yer aldığı film kayıtlarında da görülüyor.
Fehmi, filmin büyük çatışmasını tek başına taşımaz; ancak apartman denen küçük Türkiye modelinde, çıkar hesaplarının ve gündelik kurnazlıkların karşısında daha sade, daha insani bir yerde durur. Bu nedenle Can Kolukısa’nın oyunculuğu burada abartıya değil, ölçülü bir doğallığa yaslanır. Onun yüzündeki sakinlik, filmin sert toplumsal mizahını yumuşatan ahlaki bir denge kurar.
Bu karakterde “iyilik” saf bir masumiyet değil, çıkar düzeninin içinde kirlenmemeye çalışma halidir. Fehmi, seyircinin gözünde unutulmaz olmasını büyük repliklere değil, Kolukısa’nın karakteri gerçek bir apartman sakini gibi yaşatmasına borçludur.
ZÜĞÜRT AĞA’DA KAHYA MÜSELLİM EFENDİ: SADAKATİN ÇÖKEN DÜZENLE İMTİHANICan Kolukısa’nın hafızalara kazınan rollerinden biri de Züğürt Ağa filmindeki Kahya Müsellim Efendi karakteriydi. Nesli Çölgeçen’in yönettiği, senaryosunu Yavuz Turgul’un yazdığı filmde Kolukısa, ağalık düzeninin çözülüşüne tanıklık eden Kahya rolüyle yer aldı. Oyuncu listelerinde rolü Kahya ve Kahya Müsellim Efendi olarak geçiyor.
Kahya, Züğürt Ağa’da yalnızca yardımcı bir karakter değildir; eski dünyanın ahlaki hafızasıdır. Film, feodal düzenin çöküşünü anlatırken Kahya Müsellim Efendi, bu çöküşün içinde sadakat duygusunu temsil eder. Ancak bu sadakat kör bir bağlılık olarak değil, yıllarca inanılmış bir düzenin artık yürümeyeceğini fark eden bir insanın sessiz çaresizliği olarak görünür.
Burada Can Kolukısa’nın farkı, karakteri karikatüre dönüştürmemesidir. Kahya, kolayca komik bir taşra figürü yapılabilecekken, Kolukısa onu ağırbaşlı ve insani bir yerde tutar. Seyirci onun yüzünde hem geçmişe bağlılığı hem de değişen hayat karşısındaki kırılganlığı görür. Bu yüzden Züğürt Ağa’daki Kahya, Türk sinemasında “dürüst ama yenilen” karakterlerin güçlü örneklerinden biri olarak okunabilir.
SELAMSIZ BANDOSU’NDA TACETTİN: İYİ NİYETİN KOMEDİYE DÖNÜŞEN HALİCan Kolukısa, Selamsız Bandosu filminde Tacettin karakterini canlandırdı. Nesli Çölgeçen imzalı yapımda Şener Şen, Uğur Yücel, Ali Uyandıran ve Güzin Çorağan gibi isimlerle birlikte rol alan Kolukısa, küçük bir kasabanın büyük bir tören hazırlığı üzerinden anlatıldığı hikâyede kolektif iyi niyetin parçası oldu.
Tacettin, Selamsız Bandosu’nun ruhunu oluşturan karakterlerden biridir: Saf, heyecanlı, iyi niyetli ve biraz da çaresiz. Bu filmde saflık, seyirciyi güldüren bir eksiklik değil; kasabanın temiz kalmış tarafıdır. Kolukısa, Tacettin’i oynarken komediyi bağırarak değil, karakterin içtenliğini koruyarak kurar.
Bu nedenle Tacettin, “başaramayan ama kötüleşmeyen” insanların temsilidir. Selamsız Bandosu’nda herkes bir şekilde büyük devlet ritüelinin parçası olmaya çalışırken Tacettin, gösterişin değil, inanmanın tarafında durur. Can Kolukısa’nın oyunculuğu da tam burada devreye girer: Seyirci karaktere güler ama onu küçümsemez.
ÜÇ KARAKTER, TEK ORTAK DUYGU: KİRLENMEYEN İNSAN
Film Karakter Can Kolukısa’nın temsil ettiği duygu Kapıcılar Kralı Fehmi Apartman düzeni içinde sade ve temiz kalma hali Züğürt Ağa Kahya Müsellim Efendi Çöken düzene rağmen sadakat ve dürüstlük Selamsız Bandosu Tacettin İyi niyetin, saflığın ve kolektif heyecanın komik ama saygın yüzü
Bu üç karakter birlikte düşünüldüğünde Can Kolukısa’nın sinemadaki özel yeri daha net görünür. O, “başrol olmayan ama filmin ahlaki tonunu belirleyen” oyunculardandı. Fehmi, Kahya ve Tacettin aynı dünyanın insanları değildir; biri apartmanda, biri köy-ağa düzeninde, biri küçük kasaba atmosferinde yaşar. Fakat hepsi aynı duyguda birleşir: Kötülüğe yaslanmadan var olma çabası.
TİYATRODAN SİNEMAYA UZANAN BİR USTALIKCan Kolukısa, 1934 yılında Eskişehir’de doğdu. Işık Lisesi’nin ardından İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde öğrenim gördü; oyunculuk eğitimini ise Fransa’daki Sorbonne Üniversitesi Tiyatro Enstitüsü’nde sürdürdü. Sanatçı, tiyatro kariyeri boyunca Cep Tiyatrosu, Oda Tiyatrosu, Dormen Tiyatrosu, Sahne Z ve Halk Oyuncuları gibi topluluklarda görev aldı. 1991-1992 yıllarında Gaziantep Şehir Tiyatrosu’nda sanat yönetmenliği yaptı.
Bu tiyatro birikimi, Kolukısa’nın sinema oyunculuğunda da belirleyici oldu. Onun karakterleri çoğu zaman küçük jestlerle, kısa bakışlarla ve ölçülü konuşmalarla inandırıcılık kazanıyordu. Bu nedenle oynadığı roller, sahne ya da ekran süresiyle değil, bıraktığı hisle hatırlandı.
DİZİLERDE DE KUŞAKLAR ARASINDA KÖPRÜ OLDUUsta oyuncu, sinemanın yanı sıra televizyon dizilerinde de farklı kuşakların karşısına çıktı. Asmalı Konak, Gibi, Muhteşem Yüzyıl, İnci Taneleri ve son olarak Mehmed: Fetihler Sultanı gibi yapımlarda rol aldı. Böylece Can Kolukısa, yalnızca Yeşilçam hafızasının değil, modern televizyon izleyicisinin de tanıdığı bir sanatçı olarak kariyerini sürdürdü.
CAN KOLUKISA’NIN ARDINDAN KALAN: SESSİZ AMA GÜÇLÜ BİR OYUNCULUK MİRASICan Kolukısa’nın ardından Türk sinemasında yalnızca bir oyuncu değil, bir karakter anlayışı da eksildi. O anlayış; iyiliği gösterişli, saflığı basit, dürüstlüğü sloganlı anlatmıyordu. Tam tersine, insanın küçük hallerinde büyük bir ahlak bulunabileceğini gösteriyordu.
Kapıcılar Kralı’ndaki Fehmi, Züğürt Ağa’daki Kahya Müsellim Efendi ve Selamsız Bandosu’ndaki Tacettin, bugün hâlâ aynı nedenle değerli: Bu karakterler seyirciye, hayatın sert düzenleri içinde bile temiz kalabilen insanların varlığını hatırlatıyor. Can Kolukısa da tam bu yüzden Türk sinemasında iyiliğin, saflığın ve dürüstlüğün en sakin ama en kalıcı yüzlerinden biri olarak anılacak.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:119
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 01 Ağustos 2026 22:37 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















