Camgöz Gary dehşeti! Yıl 1968... Şehit Emniyet Amiri, ölüme yürüdü, moral verdi: Çocuklar mühim değil Son dakika haberleri
Ankara24.com, Haberturk kaynağından alınan verilere dayanarak duyuru yapıyor.
Türk Emniyet Teşkilatı 181’inci yılını kutluyor. 1845 yılında kurulan teşkilat, geçen süre içinde gelişerek tarihine altın harflerle yazılan sayısız çalışmaya imza attı. Bu meslekte fedakârlık, yiğitlik ve vatan sevgisiyle görev yapan polisler, toplumun huzurunu sağlamak için çoğu zaman gözü kapalı şekilde suçlularla karşı karşıya geldi. Kimi zaman kurulan kanlı tuzaklarda, kimi zaman ise son mermiye kadar süren çatışmalarda şehit düştüler. Bu şehitlerin isimleri bugün karakollarda, eğitim merkezlerinde ve polis akademilerinde yaşatılıyor. İşte bu kutsal meslekte görev başında hayatını kaybedenlerden biri de emniyet amiri Kemalettin Eröge’ydi.
Yıl 1968. İstanbul’da kış tüm sertliğiyle hissediliyordu. Soğuk hava, sis ve karanlık şehrin üzerine erken çöküyor. Karaköy hattı, liman çevresi ve hanlar bölgesi günün son saatlerinde kalabalık ama tedirgin. O yıllarda İstanbul’da hem kaçakçılık hem de yabancı uyruklu şüpheliler üzerinden yürüyen istihbarat trafiği yoğun. 28 Aralık günü, bu yoğunluk bir anda İstanbul Emniyeti tarihine geçecek kanlı bir olaya dönüşüyor.
KOD ADI “PAPİKÇİ” O soğuk günde Sultanahmet’teki bir otele yerleşen Ralph Gary Bauledin ve sevgilisi Patricia Ann, dışarıdan bakıldığında sıradan bir turist çifti gibi görünüyordu. Ancak gerçek çok başkaydı. Gary, Avrupa’da tanınmaya başlayan bir uyuşturucu baronu, uyuşturucu dünyasındaki kod adıyla bir “Papikçi” idi. İtalya üzerinden uçakla İstanbul’a gelmeden önce Türk satıcılarla ön görüşmeler yapmış, yüklü miktarda uyuşturucu sevkiyatı için planlarını hazırlamıştı. İri yarı gövdesi, sarkık bıyıkları ve tek gözündeki o soğuk cam bakışıyla İstanbul’un yeraltı dünyasına sızmaya kararlıydı.
GÖLGE GİBİ İZLEYEN AMERİKAN AJANLARIAncak kimsenin bilmediği bir detay vardı: Gary ve Patricia yalnız değildi. İtalya’dan beri onları birer gölge gibi izleyen iki Amerikan narkotik ajanı, her adımlarını not ediyordu. Amaçları sadece Gary’yi yakalamak değil, bölgedeki uyuşturucu dünyasının haritasını da çıkarmaktı. Gary, evli ve iki çocuk babası olmasına rağmen bu tehlikeli oyunu sevgilisiyle sürdürürken, peşindeki ajanlardan tamamen habersizdi.
EMNİYETE ÇAĞRILDI 28 Aralık günü, Kapalıçarşı’daki bir asayiş mevzusu nedeniyle Gary, Karaköy Yolcu Salonu binasındaki Mali Şube’ye “bilgi verme” amacıyla davet edildi. İşte o gün, emniyet tarihinin belki de en büyük ihmali yaşandı: Gary’nin üzeri aranmadı. “Bilgi verecek bir turist” gözüyle bakılan bu adamın, ceketinin altında kovboy alışkanlığıyla çift tabanca taşıdığı kimsenin aklına gelmemişti.
CİNAYET MASASI HIZLA OLAY YERİNE GİDİYORDUO dönem polis muhabiri olan efsane gazeteci Ahmet Vardar, o tarihe damga vuran olayın nasıl geliştiğini şöyle yazmıştı: “Sansaryan Han’daki Emniyet Müdürlüğü’nün 2’nci Şube koridorlarında dolaşıyorum. Haber aramak için tabii. Saat öğleden sonra 16.00 sıraları. Birden merdivenlerden cinayet masası dedektifleri telaşla aşağıya doğru koşar adım inmeye başladılar. Cinayet masasının o zaman elindeki yegâne vasıtası olan külüstür cipine tıklım tıklım doluştular ve canavar düdüğünü çalarak Karaköy’e doğru uzaklaştıklarını gördüm.”
CAMGÖZ GARY ATEŞ AÇTI Mali Şube’ye çağrılan ve üzeri aranmayan Gary, su istediği nöbetçi polis memuru Ahmet’e ateş ediyor. Polis Ahmet olay yerinde hayatını kaybederek şehit oluyor. Gary sevgilisinin elinden tutup dışarı çıkıyor. Bina eski olduğu için çıkışı bilmiyor. Koridorlarda sağa sola koşuyor. Liman Lokantası’na çıkan kapıya yöneliyor. Karşısına çıkan emekli memur Sadrettin Bektaş’ı polis sanıyor ve başına ateş ediyor. Bektaş hayatını kaybediyor. Cinayet Masası ekibinin hareketlenerek hızlıca Karaköy’e doğru yol alması, orada yaşanan bu kanlı saldırının ihbarı oluyor.
EMEKLİ POLİSİ VURDUCinayet Masası olay yerine hızla gelirken, peşlerinden gelen gazeteci Ahmet Vardar o anları şöyle anlatıyordu: “Binanın altında beşinci şube, yani deniz polisi var. Liman Lokantası’ndan duyulan çığlıklar üzerine alarm durumuna geçen polis harekete başlıyor. Ama artık Gary çıldırmıştır. Bu arada Liman Han’da büyük bir panik yaşanmıştır. İşte biz bu anda olay yerine geldik. Aşağı katta bütün polisler ellerinde tabancaları bekleşiyorlar. 2’nci şube dedektiflerine, katilin muhtemel olabileceği yerler tarif ediliyor, planlar yapılıyordu. Bu arada yine iki el silah sesi duyuldu. Camgöz Gary şimdi de karşısına çıkan emekli polis Kemal Barut’u öldürmüştü. Artık panik almış yürümüştü. İlk yarım saat içinde üç kişi öldürülmüştü. Amerikalı gangster çıldırmıştı, önüne gelene vuruyordu.”
Şehit olan Emniyet Amiri Kemalettin Eröge AMİR KEMAL ERÖGE OLAY YERİNE GELDİ Çatışma sürerken bu sırada telsizlerden bir anons geçildi: “Merkez 12, olay yerine intikal ediyorum.” Bu kod 2. Şube Müdürü Saip Gözet’e aitti. Aynı anda Beyoğlu Emniyet Amiri Kemal Eröge de makamında bu anonsu duydu. Karaköy kendi bölgesiydi ve hiç beklemeden olay yerine gitti.
EĞİTİMLİ POLİSTİKemal Eröge sıradan bir polis değildi. Amerika’da narkotik eğitimi almış, İngilizce'yi akıcı konuşan, sahada aktif çalışan bir emniyet amiriydi. Hızla olay yerine geldi. Durumu değerlendirip beklemeden harekete geçti. İçeride silahlı bir katil, karanlık ve panik vardı. Buna rağmen geri durmadı. Amerikalı katile seslenerek “Tek başıma konuşmaya geliyorum” dedi. Yanındaki komiser “Müdürüm yapmayın” diyerek engel olmaya çalıştı ancak Eröge bu uyarıyı dinlemedi.
Ahmet Vardar o anı şöyle anlatıyor: “Kendi sorumluluk bölgesinde bulunduğu için Beyoğlu Emniyet Amiri Kemal Eröge olay yerine geldi. Önce kısa bir bilgi aldı, sonra elinde silahı ‘Yukarı çıkıyorum. Durumu bir göreyim’ dedi ve fırladı. Ama Liman Han’ın karanlık koridorlarında kimse kimseyi göremiyordu. Sanki ölüm canavarı karanlık bir köşede pusu kurmuş, bekliyordu. Aşağıda birileri ‘İşte geliyooor’ diye bağırdı. O anda kaçışmalar oldu. Onun hissedildiği yerde panik çıkıyor, herkes birbirini ezercesine başka tarafa kaçıyordu.”
VURULDU “ÇOCUKLAR MÜHİM DEĞİL” DEDİ“Kemal Eröge çıktığı merdivenden 15 dakika sonra kasığını tutarak indi. Yanındaki memurlar koluna girip, yolcu salonunun önündeki kalabalığı yarmaya çalışıyorlardı. Bu arada aynı homurtular yükseldi. ‘İşte yakalandı, götürülüyor. Linç edelim.’ Halbuki götürülen yaralı Emniyet Amiri Kemal Eröge idi. Cankurtarana bindirilirken bize dönüp ‘Bir şeyim yok çocuklar, mühim değil, mühim değil’ diyordu. Beyoğlu İlkyardım Hastanesi’ne götürüldü.”
ŞEHİT OLDU HABERİ GELDİYaralanan emniyet amiri Eröge hastaneye götürülürken çatışma devam ediyordu. Yıllar sonra adına polis akademisi açılacak olan Kemal Eröge’nin şehit haberini Ahmet Vardar şöyle anlatıyordu: “On dakika sonra bir haber geldi. ‘Çocuklar, bir şeyim yok’ diyen Eröge kurtarılamamıştı ve şehit olmuştu. Böylece Gary’nin aldığı can sayısı dördü bulmuştu.”
“Peş peşe üç yaralı daha çıkarıldı. Fakat bunlar ölümcül yara almadığı için kurtarıldı. Çılgın Gary üst katta karanlık bir köşedeydi. Hava artık iyice kararmıştı. Yolcu salonu ve Liman Lokantası’nın bulunduğu bina dört taraftan sarılmış, caninin kaçmasına engel olmak için bina karadan itfaiye araçlarının projektörleri, denizden de römorkörlerin projektörleriyle aydınlatılıyordu.”
“BİZE SERİ ATIŞLI SİLAH GÖNDERİN”Olay yerinde zamanın 2’nci Şube Müdürü Saip Gözet de vardı. Bu kanlı olaya tanık olan gazeteci Ahmet Vardar, tüm detayları şöyle anlatıyordu: “İçeride acaba neler oluyordu? Zamanın 2’nci Şube Müdürü Saip Gözet telefonla Emniyet Müdürüne bilgi veriyordu. ‘Sayın müdürüm, sevgilisini yakaladık. Daha da çıldırdı. Şu anda tespit ettiğimize göre hanın içindeki asansör boşluğunda gizlenmiş durumda. Bize seri atışlı bir silah gönderin. Bu lazım...’”
“O DÖNEM POLİSTE SADECE TABANCA VARDI”“O zamana kadar poliste sadece tabanca vardı. Şimdiki gibi otomatik silahlar yoktu. Teklif kabul edildi ve askeriyeden bir sten tabanca istendi. En yakın Sultanahmet Cezaevi olduğu için oranın komutanına söylendi. Komutan ‘yetkim yok, veremem’ deyince Vali araya girdi ve kesin emrini verdi: ‘Derhal bir sten yollayın.’”
“15 dakika sonra sten tabanca iki şarjör mermisiyle geldi. Gelmiş ama o zamanın polisleri steni kullanmasını bilmiyorlardı. İşte bu sırada Saip Gözet ‘Verin bakayım şu silahı bana’ dedi ve aldı. Yedek subaylığı sırasında sten eğitimi görmüştü. Şarjörü taktı, mermiyi namluya sürdü, çelik yeleğini de giyip asansör boşluğuna çıktı.”
“HEY GARY COME IN”“Karanlığa doğru ‘Hey Gary, come in’ diye bağırdı. Yani Gary’e ‘Buraya gel’ diyordu. Karanlıktan küçük bir kıvılcım ve ‘Pat’ diye bir silah sesi geldi. Kurşun Saip Gözet’in kulağının dibinden geçip duvara saplanmıştı. Tecrübeli polis şefi ‘Günah benden gitti’ diyerek stenin tetiğine bastı. Namludan peş peşe fırlayan mermiler zikzak atışla asansör boşluğuna yağdı. Şarjör boşaldığı zaman diğer polisle ‘Hayırdır inşallah, inşallah müdürümüze bir şey olmamıştır’ diye dua ediyorlardı.”
CAMGÖZ GARY’NİN SONU“Saip Gözet öyle usta bir tarama yapmıştı ki Gary’nin işini bitirdiğinden emindi. Zaten polisler de Camgöz Gary’nin un çuvalı gibi aşağı düşen cesedinin çıkardığı tok sesi işitmişlerdi. ‘Işıkları yakın’ diye bir ses duyuldu. Bu ses de Saip Gözet’in sesiydi. Işıklar yandığında çılgın Gary’nin delik deşik olmuş kanlar içindeki cesedi yerde duruyordu. Ceset alındı, morgun buz gibi taşları üzerine bırakıldı. Sevgilisi Patricia 2.5 yıl ceza yedikten sonra çıktı ve Amerika’ya gitti.”
ADI POLİS OKULUNDA YAŞATILDIBu çatışmada şehit olan Kemalettin Eröge, sadece bir emniyet amiri değil, görev anında geri adım atmayan bir iradenin adı oldu. Eröge, 1968’de Karaköy’deki bu yükselen silah seslerine rağmen beklemedi, karanlığın içine yürüdü. Karşısında kim olduğunu bilerek, geri dönmeyi düşünmeden müdahale etti. Vuruldu, ama görevini bırakmadı. Ambulansa alınırken bile “Mühim değil” diyerek yanındaki polisleri teskin etti.
Bugün onun adı yalnızca bir hatıra değil; Üsküdar’daki Kemalettin Eröğe Polis Eğitim Merkezi Müdürlüğü başta olmak üzere, polis eğitim kurumlarında ve her yıl yemin eden binlerce genç polisin hafızasında yaşamaya devam ediyor. Türk Polis Teşkilatı’nın 181 yıllık tarihinde Kemal Eröge, kurşunun üstüne yürüyen cesaretin, görev uğruna geri adım atmayan iradenin ve meslek onurunun simgesi olarak anılıyor.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:91
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 12 Nisan 2026 09:35 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















