Bu köye bahar iki kez geliyor: Kanola tarlalarında turistleri ağırlayıp bir yandan de geleneksel yemeklerini yapıyorlar
Halktv kaynağından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com açıklama yapıyor.
Kanola ve buğday tarlaları Trakya'yı agro turizmin yeni merkezi haline getirirken Pomakların bahar geleneği Kupriva, Kırklareli köylerinde imece usulü sofralara taşınıyor.
FOTOĞRAF ÇEKTİRMEK İÇİN AKIN EDİYORLAREdirne, Kırklareli ve Tekirdağ'ı kapsayan Trakya, bu bahar sarıya boyanan kanola tarlaları ve yeşeren buğday arazileriyle doğa fotoğrafçılarının rotasına girdi. İstanbul gibi büyük merkezlere yakınlığı bölgenin cazibesini artırıyor, gün doğumu ve batımında bambaşka bir görünüme bürünen tarlalar profesyonel fotoğrafçılar tarafından doğal stüdyo olarak kullanılıyor.

Kırklareli'nin Pehlivanköy ilçesine bağlı Kuştepe köyünde faaliyet gösteren Pavli Atölye, agro turizme yönelik etkinlikler düzenliyor. Atölyenin sanat yönetmeni Gülşen Gürses bölgenin şu anki görünümünü şöyle aktardı:
"Trakya güzel topraklar, herkesi Trakya'mıza bekliyoruz. Şu an Trakya tam fotoğrafa uygun bir zaman diliminde. Buğdaylarımız başak öncesi dönemde, kanolalar açmaya başladı. Ardından buğday başakları çıkacak. Ayçiçeklerimiz ekilmeye başladı. Çimenler her yerde, papatyalar açıyor. Baharın tüm renklerini bir arada görmek mümkün."

Kocaeli'den gelen fotoğraf sanatçısı Hüseyin Tuna Ay da bölgeye olan hayranlığını dile getirdi:
"Her fotoğrafçının buraya gelip, bu havayı tatması gerekiyor diye düşünüyorum. Burada olmaktan mutluyuz. Cennetin doğadaki bir köşesine gelmiş gibi hissediyorum. Doğası, insanı ve havasıyla çok güzel bir yer."
İstanbul'dan katılan Banu Tubeler ise Trakya'nın kendisine farklı bir özgürlük hissi verdiğini vurguladı:
"Trakya'ya geldiğimde kendimi daha özgür hissediyorum. İstanbul'da bu havayı soluyamıyoruz. Burada nefes aldığımızı hissediyoruz."
ISIRGANIN SOFRASINDA BAHARAynı köyde bir başka gelenek de mevsimle birlikte canlanıyor. Pomak kültürünün bahar ritüeli Kupriva, ısırgan otundan yapılan ve zahmetli hazırlık süreciyle öne çıkan geleneksel bir yemek. Nisan ve mayıs aylarında filizlenen ısırganlar, imece usulüyle bir araya gelen köylü kadınlar tarafından dere boylarından toplanıyor.

Toplanan otlar temizlendikten sonra sıcak suda haşlanıyor; ardından tereyağında kavrulan soğan, kuru biber ve salçayla birleştiriliyor. Un ilavesiyle kıvam verilen yemek yoğun bir püre haline getirilip toprak fırında pişmiş ekşi mayalı köy ekmeğiyle sofralara sunuluyor.

Gülşen Gürses, Kupriva'nın Pomaklarda yalnızca bir yemekten ibaret olmadığını anlattı:
"Bunu yılda 2 ya da 3 defa mutlaka yemeye özen gösteririz. Bunun hem lezzetine hem şifasına hem baharla bize doğanın bahşettiği bir nimet olduğuna inanarak, tam da bu zamanlarda toplarız. Çıkarız böyle dere boylarına, biz onların yerlerini de biliriz. Biz Pomakların geleneksel yemeğidir, geleneksel de aktivitesidir. Böyle salınırız doğaya, geze geze, sohbet ede ede yemeğimizi doğadan toplamaya devam ediyoruz hala."

Köy sakinlerinden 85 yaşındaki Bedriye Fırtın ise yemeği annesinden öğrendiğini, lezzetinin yanı sıra şifa kaynağı olduğuna inandığını söyledi.
(AA)
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:39
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 01 Mayıs 2026 15:37 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















