Bizimkisi samimi bir aşk
Hurriyet sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.
◊ Sizde bayramlar nasıl geçer?
- Aylin Özer Tepe: Çok neşeli geçer. Önce Denizhan’la biz kalkarız. “Hadi gel babanın bayramını kutlayalım” derim, elini öptürürüm. Ben de öperim. Çok hoşuma gider. Sonra aile büyüklerine gidilir.
- Gökhan Tepe: Denizhan örf ve âdetlerimize göre büyüsün istiyoruz. Onun o bayram heyecanını hissetmesi için konuşmalar yapıyoruz. İşin içine bazen şeker giriyor, bazen harçlık. Çocukluğumuzda hayalini kurduğumuz ne varsa ona yaşatmaya çalışıyoruz.
◊ Aklınıza kazınan bir çocukluk anınız var mı bayrama dair?
- Gökhan Tepe: Çocukluğumdaki bayramlardan aklımda kalan, aile büyüklerimizin evindeki o kalabalık, coşkulu dakikalar. O eğlenceleri çok özlüyorum.
- Aylin Özer Tepe: Biz Karadenizli bir aile olarak çok kalabalıktık. En büyük dedeyi beklerdik. Dedem de hepimizi tek tek harçlık vererek mutlu ederdi.
◊ Sizce eski bayramların tadı kalmadı mı?
- Gökhan Tepe: Ya da biz mi büyüdük? Aynı yaşta kalamıyorsun. Eskisi kadar coşkulu, heyecanlı hissetmeyebiliyorsun. Ama Denizhan vesile oldu; şimdi onun adına heyecanlanıyorum.
Fotoğraflar: Levent KULU
30’UNCU YILA ÖZEL SÜRPRİZLER GELİYOR
◊ Gökhan Bey; kariyerinizin 30’uncu yılı ve özel hazırlıklarınız var. Detayları dinlemek isterim...
- Gökhan Tepe: 1996 yılında “Dönmem” adlı şarkıyla ilk çıktığımdan bugüne birçok sevenimle beraber yol yürüdük. Onların hayatına dokunabilmiş olmaktan dolayı kendimi çok şanslı addediyorum. Birçok sevilen şarkımı sahneye taşıyacağım 30’uncu yıl konseriyle sevenlerime bir selam vereceğim. 5 Haziran’da Swissotel The Bosphorus’ta bahçede yapacağız bunu. Başka projelerim de var.
◊ Onlar neler?
- Gökhan Tepe: Haziranda paylaşacağım sıcacık bir yaz şarkısı geliyor. Sözlerini Şebnem Sungur’la birlikte yazdık. Hiç bu kadar pozitif bir şarkım olmamıştı. Uzun süre sonra elime kalem aldığım bir şarkı oldu.
◊ Neden uzun süredir yazmıyordunuz?
- Gökhan Tepe: Yazma motivasyonumu kaybetmişim herhalde... Sürprizler bununla da bitmiyor, sonbahara planladığım bir projem daha var. Bugüne dek sanatçı arkadaşlarıma vermiş olduğum bestelerimden kalbime en çok dokunanları seçip akustik bir proje haline getireceğim. 10-12 şarkılık bir proje olacak.
DAYANDIĞIM TEMEL NOKTA: SAMİMİYET
◊ Sizin şarkılarınız eskimeyenlerden. Yıllar sonra da bıkmadan dinliyoruz. Nedir bunun sırrı?
- Gökhan Tepe: Hiçbir şarkıda plan, proje yapmadım. İçimden geleni kâğıda döktüm. Bazıları gün yüzü göremedi, bazıları “Yürü Yüreğim” oldu, “Gel Aşkım” oldu, “Can Özüm” oldu, “Veda Makamı” oldu, insanlarla buluştu. Aslında benim dayandığım temel nokta samimiyet. Kalpten çıkan kalbe gidiyor. En büyük şükrüm Allah’a, bana beste yapabilme yeteneğini verdiği için çok şanslıyım.
◊ Yazma motivasyonunuzu kaybetmenizin sebebi neydi?
- Gökhan Tepe: Çok yoğun bir iş hayatım, konser tempom oldu. Konsantre olacak, vakit ayıracak gücü bulamadım kendimde. Ama melodi içimde hiç susmadı. Ayla Çelik’in, Şebnem Sungur’un, Hakkı Yalçın’ın yazdığı sözlerin besteleri hızlı akmaya başladı. Haftada üç beste falan yaptık.
◊ 30 yıl, dile kolay... Mesleğe ilk başlayan Gökhan’a şimdiki aklınızla dönüp ne derdiniz?
- Gökhan Tepe: “Motivasyonunu hiçbir zaman kaybetme. Her ne olursa olsun mutlaka geçer. Canını sıkma” derdim. Çok da kopya veremezdim zaten. Çünkü bildiğini okurdu. Hep öyle oldu.
MADDİ İMKÂNSIZLIKLARLA BOĞUŞTUM
◊ Canınızı sıkan dönemler oldu o zaman...
- Gökhan Tepe: 30 yılda olmaz mı? Sektör zor. Ben ailesi zengin bir çocuk değilim. Maddi açıdan gücümün olmadığı zamanlar oldu. “Yürü Yüreğim” albümü çıktığı dönem, “Artık bu işi yapamayacak mıyım?” diye korktuğum yıllardı. Ama üretimi hiç bırakmadım. Yıllarca maddi imkânsızlıklarla boğuştum, pes etmedim. Bunun sebebi de içimdeki sanat aşkı. Motivasyonum da kırılsa o aşkla toparlanıp yine bestelere sığındım.
◊ Aylin Hanım, evde nasıl bir Gökhan var?
- Aylin Özer Tepe: Gökhan hem nettir, hem samimidir. Durup durup bir espri patlatarak bizi kırıp geçirir. Evdeki Gökhan huzur, neşe kaynağımız diyebilirim.
◊ Sizinki nasıl bir aşk?
- Gökhan Tepe: Romantik başlayan, temiz, saf, güzel bir aşk.
- Aylin Özer Tepe: Sohbet edebildiğimiz, dost olabildiğimiz, birbirimize alan açabildiğimiz bir evliliğimiz var. Evlilikte kendine alan açmak önemli. Bu aradaki bağı güçlendiren bir şey.
- Gökhan Tepe: Bu benim için de çok kıymetli. Üretmek için yalnızlığa ihtiyacım var. O konuda bana alan açtığı için Aylin’e teşekkür ediyorum. Benim üreten bir insan olduğumu her zaman gözetti, önemsedi. Ben de hep onun hayallerine eşlik ettim.
◊ Nasıl hayallerdi onlar?
- Gökhan Tepe: Anne ve çocuklarla ilgili çok güzel bir proje hazırlamıştı dört şarkılık. Adı da “İçimden Geldi”. Onun stüdyo aşamasında da, yapımcılığında da, fikir aşamasında da yanındaydım.
EŞİMLE GURUR DUYUYORUM
◊ Aylin Hanım sizin müzik okulunuz var, değil mi?
- Aylin Özer Tepe: Müzik atölyem var. Şu anda aktif değil. Anne-bebek müziği üzerine yoğunlaştım. Bu alan Türkiye’de az biliniyordu. Ben aynı zamanda konservatuvarda öğretim görevlisiyim. Denizhan’dan sonra çocuklara, bebeklere müziği nasıl öğretebiliriz diye merak ettim ve bunun Avrupa’da, Amerika’da yapılan bir şey olduğunu keşfettim. Eğitimini aldım, Türkiye’ye uyarlamak istedim. Çok ilgi gördü açıkçası.
- Gökhan Tepe: Ülkemizin üreten, özgüvenli kadınlara ihtiyacı var. Daima destek olmamız gerekiyor kadınlarımıza. Eşimle gurur duyuyorum. Hem annelik yaparak, hem üreterek hem de doktorasını bitirip doktor olarak bir imza attı. Onunla evli olduğum için kendimi şanslı hissediyorum.
ÇOCUKLARIN YÜZÜNÜ GÜLDÜRELİM
◊ Okurlarımıza nasıl bir bayram mesajı vermek istersiniz?
- Aylin Özer Tepe: Herkesin sevgiyi hissettiği, bunu keyifle, neşeyle paylaştığı bir bayram diliyorum. Büyüklerimize hürmet ettiğimiz, çocuklarımızın onları sevdiğini hissettireceğimiz ortamları hazırladığımız çok tatlı bayramlar olsun inşallah.
- Gökhan Tepe: Ben büyüklerimin ellerinden, küçüklerimin gözlerinden öpüyorum. Herkese mutlu bir bayram biliyorum. Çocukların yüzünü güldürelim.
BEN ROMANTİĞİM GÖKHAN RASYONEL
◊ Hanginiz daha romantik?
- Aylin Özer Tepe: Ben tabii. Gökhan Kova burcu, çok bilişsel ve rasyonel bir adamdır. Ben de daha böyle ruh haliyle falan ilgilenen biriyim. Bazen bunun çok dalgasını geçiyoruz.
◊ Hanginiz daha disiplinli?
- Aylin Özer Tepe: Gökhan...
- Gökhan Tepe: Çok sevdiğimiz bir emekli amcamız var, beni ona benzetiyorlar. Evde “Burası niye böyle, şu niye öyle, burayı ne zaman yapacaksınız” falan derim hep. Titizimdir yani. Dağınıklığa tahammülüm yoktur, düzeni çok severim.
◊ Tartışmalarda ilk adımı genellikle kim atar?
- Gökhan Tepe: O değişiyor.
- Aylin Özer Tepe: Sanki Gökhan daha olgun. Ben biraz fevri olabiliyorum. Ama Gökhan çok güzel gönlümü alır.
- Gökhan Tepe: Ben de öyle değildim eskiden. Denizhan’dan sonra bir olgunluklar silsilesi başladı. Yaş olarak da belli bir yere geldikten sonra iletişimin nasıl doğru kurulması gerektiğiyle ilgili çok düşünmeye başladım. Tartışmaları yönetebilmek, doğru dili kullanabilmek önemli. Egolarından arınman gerekiyor bu dile dönebilmen için. Kibrini bir kenara bırakman, sağduyulu düşünmen gerekiyor. Buralara gelmek benim için çok zordu yani. Ama artık galiba dönüştürmeye başladım kendimi.
90’L ARIN ŞARKIL ARI DA ÖNCEKİ NESLİN ELEŞTİRİSİNİ ALMIŞTI
◊ Hani hep denir ya “90’lardaki şarkıların tadı artık yok” diye, siz ne düşünüyorsunuz günümüz müzikleriyle ilgili?
- Gökhan Tepe: 90’larda yaşadığım ve o şarkılarla büyüdüğüm için çok şanslı hissedenlerdenim. Türkçemizin muhteşem kullanıldığı, bestecilerin, aranjörlerin, yönetmenlerin çok nitelikli olduğu güzel yıllar yaşadık. Çok özel şarkıların yapıldığı bir süreçtir 90’lar. Bugünün müziğine gelirsek; benim oğlum dinliyor. Ben nasıl tu kaka diyebilirim ki şimdi yapılan müziğe? 90’larda yapılan bazı şarkılara da bir önceki neslin büyük eleştirileri olmuştu. Hafif bulanlar olmuştu. Her devrin bir müzik anlayışı oluyor.
◊ Şimdi bir rap furyası var, siz dinliyor musunuz o şarkıları?
- Gökhan Tepe: Ben dinlemiyorum. Bunu eleştirel bir yerden söylemiyorum. Bana tarz olarak uymuyor. Benim dinlemeye ihtiyacım yok, kimsenin de benim bunu dinlememe ihtiyacı yok. Müzik duyguya, ihtiyaca cevap verir.
SABIR VE EMPATİYİ BANA DENİZHAN ÖĞRETTİ
◊ Baba olmak sizde neleri değiştirdi?
- Gökhan Tepe: Kendimi dünyanın en sabırlı insanlarından biri zannederdim, meğer öyle değilmiş. Ben çok sabırsız bir insanmışım. Sabrın ne demek olduğunu, empatinin ne kadar önemli olduğunu bana Denizhan öğretti.
- Aylin Özer Tepe: Çocuklar bizi dönüştürmeye geliyor bence hayatlarımıza. Ve neresinin dönüşmesi gerekiyorsa oraya bir ayna tutuyorlar. Hayatın bambaşka bir tadını almaya başlıyorsun. Çocukla da onu paylaşıyorsun. Ruhunun da büyüdüğünü hissediyorsun.
◊ Denizhan’ın müziğe ilgisi var mı?
- Gökhan Tepe: Çok ilgisi var. Sahnede beni çok izledi.
- Aylin Özer Tepe: Hayran babasına.
- Gökhan Tepe: Yazları konserlerde, çocukların da katılabildiği aktivitelerde, sahne aldığım otel konserlerinde çokça izledi, çok seviyor. Müzik dolu bir evde yaşıyor. Piyano eğitimine de başladı. En azından canı sıkıldığında, mutsuz olduğunda müzik yapabilecek kadar bir potansiyeli olsun isterim. Mesleği seçer seçmez, kendi bileceği iş. Bu konu biraz tutkuyla ilgili. Ama isterim ki başka bir şeye tutkulu olsa bile bir eli mutlaka müziğin üstünde olsun. Çünkü müzik iyileştirir. Bunun yanına bir de sporu da eklemek lazım. İkisi onda görmek istediğim şeyler.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:86
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 29 Mayıs 2026 10:04 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















