Ankara24.com
close
up
Bir ruh macerası: Ayşe Şasa

Bir ruh macerası: Ayşe Şasa

Trthaber sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.

Tam adı Ayşe Mihriban Şasa olan usta senarist ve yazar, 1 Şubat 1941'de İstanbul Amerikan Hastanesi'nde Çerkez anne ile diğer taraftan Güney Doğu aşiretine mensup bir babanın çocuğu olarak dünyaya geldi.

Yetişme çağındayken dadılara teslim edilen Şasa, açıklamalarında çok yalnız ve bedbaht bir çocukluk yaşadığını belirtirken doğumundan itibaren yaklaşık 12 yıl süren ve farklı mürebbiyelerin eğitimi altında geçirdiği yabancı dadı yönetimini "çocukluk ülkemde hükmünü sürdüren bir rejim" olarak adlandırmıştı.

Mürebbiyelerle geçen bir çocukluk

Hayatını en çok etkileyen insanlardan birisi olarak dedesini gösteren Ayşe Şasa'nın hayatında dedesinin savaşçı doğası, küçükken kendisine anlattığı savaş hikayeleri, üslubu, dinginliği ve alçak gönüllülüğü izler bıraktı.

Ayşe Şasa, Doğu minyatürlerine karşı ilgisini bu anılardan gelen çağrışımlarla ilişkilendirmiş, minyatürlerdeki evreni dedesinin kişiliği, serüvenciliği ve doğasıyla özdeşleştirmişti.

Mürebbiyelerin sert tutumları ve ailesinin ilgisizliği nedeniyle korkular içindeki bebeklik döneminden çocukluk çağına geçen Şasa'nın daha sonra yaşayacağı şizofreni belirtilerinin temelini de korku figürleri, yalnızlık teması ve aidiyet problemi oluşturdu.

Şasa, ailesinin Batı hayranlığı sebebiyle küçük yaşlardan itibaren bale, piyano ve yabancı dil dersleri aldı.

Şasa, Aydın İlkokuluna bir yaş erken başladı. Yazılarında okulda çok ezik ve zavallı olduğundan bahseden Şasa, arkadaşlarının alay ettiğini, hocaları tarafından da kötü muamele gördüğünü belirtmişti.

Başarısız geçen ilkokul yıllarının ardından ve dadılar döneminin bitmesiyle yatılı olarak, şimdiki adı Robert Koleji olan Arnavutköy Amerikan Kız Kolejine giriş sınavında derece yaparak okulu kazanan Şasa, buradan 1960'ta mezun oldu.

Kemal Tahir ile dostluk kurdu

Ayşe Şasa, yaşadığı zaman diliminde Türkiye'nin en zengin ailelerinden birine sahipken toplumun yoksullukla can çekiştiği bir ortamda servet içinde yaşamasını daima sorguladı.

Kendisinden beklenen zengin kız rolü yerine entelektüel bilgi arayışıyla kainattaki varlığının sebebini, çevresinin sahip olduğu özellikleri sürekli eleştirerek, bir arayış içerisinde oldu.

Usta yazar, henüz 12-13 yaşlarında kendi çapında "Çiftehavuzlar Postası" adında bir dergi çıkardı. Derginin içeriğine karikatürler, gazetelerden kesilmiş kupürler ve resimler yerleştiren Şasa, dergide, arkadaşları hakkında yorumlar ve şaka içerikli yazılar kaleme aldı.

Öğrencilik yıllarından itibaren sinemaya ilgi duymaya başlayan Şasa, "Yaşadığımız Yıllar" adlı ilk oyununu liseden mezun olacağı yıl yazdı. Oyundan tiyatro oyuncuları ve yazarlar tarafından övgüyle bahsedildi. Şasa, 1963-1965 yıllarında Robert Kolej'in İdari Bilimler Bölümü'ne devam etti.

Başarılı senarist, okul arkadaşları vasıtasıyla yazar Kemal Tahir'le tanışıp güçlü bir dostluk kurdu. Kemal Tahir'in kendisine söylediği, "Maskaralık yaptığın sürece seni alkışlarlar. Ciddi bir şey yaptığında kimse suratına bakmaz. Yolunu ona göre seç." sözü, Şasa için dönüm noktası oldu.

1963'te senaryo yazmaya başladı

Yönetmen, yapımcı ve senarist Atıf Yılmaz'a asistanlık yapan Şasa, 1963'te senaryo yazmaya başladı.

"Sinema, yaratıcısının bilinçaltını ayna gibi dışa vuran bir sanat." diyen Şasa, 1972'de yayınlanan "Utanç" filmine imza attı. Şasa, filmde çocukluğunda yaşadığı Yahudi-Hristiyan etkisiyle kendi iç dünyasında yaşanan çalkantılı durumu beyaz perdeye yansıttı.

Şasa, Türk sinemasına 1960 ve 1970'li yıllarda senaryolarıyla yön veren Halit Refiğ ve Lütfi Akad gibi yönetmenlerle de çalıştı.

İlk evliliğini 18 yaşındayken Atilla Tokatlı ile yapan Şasa, ikinci evliliğini yönetmen Atıf Yılmaz ile gerçekleştirdi. İlk evliliğinin ardından Boğaziçi Üniversitesinde İşletme Bölümüne başlayan Şasa, eğitimini yarıda bırakarak sinema dünyasına geri döndü.

Ayşe Şasa, 1980'li yıllarda geçirdiği ağır rahatsızlık sonrası sinema dünyasından 10 yıl uzak kaldı. Bu süreçte üçüncü eşi usta senarist Bülent Oran kendisine destek oldu.

İnziva döneminde düşünsel anlamda kendisini değiştiren Şasa, daha bilimsel, sezgici bir hayat sürmeye başladı ve bu yeni yaşam tarzı, eserlerine de yansıdı.

İbnü'l Arabi'nin "Fusüsu'l-Hikem" kitabıyla hakikatle tanıştı

İbnü'l Arabi'nin "Fusüsu'l-Hikem" kitabının çevirisini 1981'de okuduktan sonra çok etkilenen Şasa, İslam'a ve İslam tasavvufuna yönelmesini, bütünüyle bu kitaba bağlamış ve 18 yıl boyunca yaşadığı ağır sinir hastalığından bütünüyle kurtulduğunu aktarmıştı.

Senaryoları, yazıları ve kitaplarıyla Türk sinemasının ve kültür hayatının merkezinde yer alan usta senarist, 1993'te sinemayla ilgili "Yeşilçam Günlüğü" adlı denemeleri okuyucuyla buluşturdu.

"Son Kuşlar", "Ah Güzel İstanbul", "Utanç" ve "Gramofon Avrat" gibi filmlerin senaryosuna imza atan Şasa, "Bir Ruh Macerası", "Yeşilçam Günlüğü", "Delilik Ülkesinden Notlar", "Şebek Romanı" adlı kitapları kaleme aldı. Şasa, Sadık Yalsızuçanlar ve İhsan Kabil ile "Düş Gerçeklik Sinema", Ömer Tuğrul İnançer ve Berat Demirci ile de "Vakte Karşı Sözler" kitaplarını kaleme yazdı.

Ayşe Şasa, 1963'te "Çapkın Kız", 1965'te "Son Kuşlar" ve "Murat'ın Türküsü", 1966'da "Toprağın Kanı" ve "Ah Güzel İstanbul", 1967'de "Harun Reşid'in Gözdesi", "Balatlı Arif" ve "Kozanoğlu",1968'de "İlk ve Son", "Köroğlu" ve "Cemile",1971'de "Battal Gazi Destanı", "Unutulan Kadın", "Güllü" ve "Yedi Kocalı Hürmüz", 1972'de "Utanç" ve "Cemo", 1973'te "Kambur", 1981'de "Deli Kan", 1982'de "Hacı Arif Bey", 1983'te "Ve Recep ve Zehra ve Ayşe", 1984'te "Ölmez Ağacı", 1986'da "Merdoğlu Ömer Bey", 1987'de "Gramofon Avrat", 1988'de "Arkadaşım Şeytan", 1989'da "Hiçbir Gece", 1992'de "Her Gece Bodrum",1993'te ise "Kanayan Yara Bosna" adlı yapımların senaryosuna imza attı.

"Delilik Ülkesinden Notlar" kitabı Şubat 2003'te piyasaya sunulan Şasa, 2008'de "Dinle Neyden" isimli filmle sinemaya dönüş yaptı. Entelektüel bir kişiliğe sahip olan Şasa, sürekli okuyan ve kendini geliştiren bir kadın profili olarak İslami toplumda da yankı uyandırdı.

Evini bir okul haline dönüştürerek, gençlere kapısını açan usta yazar, bir süre zatürre rahatsızlığı sebebiyle tedavi görmesinin ardından, 16 Haziran 2014'te hayatını kaybetti ve Sahrayıcedid Mezarlığı'na defnedildi.

Ayşe Şasa'nın vefatının 10. senesinde kişisel kitaplığı Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi'ne bağışlandı, kaleme aldığı "Şebek Romanı", "Delilik Ülkesinden Notlar", "Yeşilçam Günlüğü" ve "Bir Ruh Macerası" kitapları ise Ketebe Yayınları'ndan okurlarla buluştu.

"İnsan hakikati ararken aslında kendini arar." ifadelerini kullanan Şasa, 2018 yılında Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'ne değer görüldü.

"Tasavvuf sanata bakışını değiştirdi"

Ayşe Şasa’nın hayat hikayesini yazar Süleyman Gündüz ile konuştuk. 1990'lı yıllarda Şasa ile tanıştığını aktaran Gündüz, "Ayşe Şasa ismine sinema ile ilgili olduğum için aşinaydım. Onunla tanışmamız da hem onun modern dünyanın bunalımları içinde hakikat arayışı içerisinde olması hem de sinemanın usta bir kalemi olması sebebiyle olmuştu. Uzun bir dönem kendisiyle yakın bir ilişkimiz oldu. Bu süreçte Şasa aynı zamanda bir aile dostumuz olmuştu. O dönemler Türk sineması üzerine uzun uzun konuştuğumuz dönemlerdi." dedi. 

Şasa'nın hayatında belli evrelerin olduğunu aktaran Gündüz, "Bu evrelerden bir tanesi sinemada büyük bir senarist olarak yer almasıdır. Özellikle 1960'lı ve 1970'li yıllarda birçok filme imza atıyor. Son dönemlerinde ise Şasa'nın düşünce dünyasında bir farklılaşma oluyor. Bunu bir anlamda da modern insanın psikolojik bunalımlarının sonucu gelişen durumdan kurtulmaya çalışması söyleyebiliriz. Bu dönüşümü daha çok tasavvufla ve özellikle İbnü'l Arabi'nin "Fusüsu'l-Hikem" kitabı üzerinden yapar.

Daha sonra hem Muzaffer Ozak hem de Safer Dal ile tanışması onun ruh dünyasında büyük değişimlere sebep olur. Çünkü Batı düşüncesinin insanı parçalanmış bir varlık olarak gördüğünü, İslam irfanının ise insanı bütünlüğüne kavuşturduğunu keşfeder. Bundan sonrasında Ayşe Şasa'nın sinema dünyasına bakış açısı değişmiştir. Yerli sinema ve hakikat merkezli sanat icra etmek gayesinde olmuştur." ifadelerini kullandı.

"Modern krizlerden hakikate yolculuk yapabilmiş bir mütefekkir"

Gündüz, sözlerine şöyle devam etti:

"Ayşe Şasa, her alanda ilişki geliştirebilmiş bir insandı. Toplumun her kesimiyle bir ilişki geliştirebilen aynı şekilde de saygı gören bir şahsiyet olarak karşımıza çıkıyor. Hem dil yeteğinin gelişmiş olması hem aldığı eğitim neticesinde bu konuda çok yetkin olduğunu söyleyebilirim. Şasa, sanatı insanın kendini tanıma yolculuğuna eşlik bir enstrüman olarak görürdü. Sinemanın kendisine Batı'yı örnek almasını eleştirmeye başlamıştı. 

Ayşe Şasa'yı yalnızca Yeşilçam'ın bir senaristi olarak değil modern çağın ruhsal krizlerini yaşamış ve bu krizlerden hakikate doğru yolculuk çıkarabilmiş mütefekkir bir sanatçı olarak hatırlıyorum. Onun hayatı insanın ideolojilerden irfana, yalnızlıktan manaya, parçalanmışlıktan bütünlüğe doğru yürüyüşünün hikayesidir. Şasa, sinemanın yalnız görüntüden ibaret olmadığını, insan ruhundan da söz etmesi gerektiğini bize hatırlayan nadir isimlerden biridir. Hem yaşamı hem kendisinin örnekliği bize ciddi anlamda büyük bir miras bırakmıştır."

Durumu takip etmeye devam edin, Ankara24.com her zaman en yeni haberleri sunuyor.
seeGörüntülenme:110
embedKaynak:https://www.trthaber.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 16 Haziran 2026 10:22 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Kılıçdaroğlu ile aday öğrenci arasında çarpıcı diyalog: Siyaset tehlikeli bir şey Sözcü Gazetesi

31 Temmuz 2026 00:33see206

Carlos Espi, Real Madrid ile anlaştı!

31 Temmuz 2026 00:02see201

Borsa İstanbul’da gong Masfen Enerji için çaldı

31 Temmuz 2026 01:01see199

Miraçıların yıllardır beklediği kanun çıktı Son Haberler

31 Temmuz 2026 02:15see196

Trump ilan etti! Resmen silah bıraktılar, İsrail geri çekilecek! Sürpriz Türkiye detayı

31 Temmuz 2026 01:58see195

UEFA Avrupa Ligi nde ikinci eleme turu maçları tamamlandı!

31 Temmuz 2026 00:22see191

John Stones, Inter’e transfer oldu!

31 Temmuz 2026 00:02see190

Kastamonu da ormanlık alana düşen yabancı cismin patlaması sonucu yangın çıktı Kastamonu Haberleri Habertürk Yerel Haberler

31 Temmuz 2026 01:26see185

Kur endişesi hesapları dövizle doldurdu Sözcü Gazetesi

31 Temmuz 2026 04:53see185

Resmi Gazete de yayımlandı: En düşük emekli aylığı 23 bin 552 lira oldu

31 Temmuz 2026 01:01see181

Gerçek Fikri Ne? 30 Temmuz 2026 (Yeni Parti CHP den Farklı Mı?)

31 Temmuz 2026 04:03see177

CHP’li eski vekil hayatını kaybetti!

31 Temmuz 2026 04:22see174

BETİMAR anket sonuçlarını ilk kez ÜLKE TV canlı yayınında açıkladı! Yeni Parti ye anket şoku

31 Temmuz 2026 02:40see169

Filistin Esirler Cemiyeti: İsrail cezaevlerindeki Filistinlilere yönelik tıbbi ihlaller tüm şiddetiyle sürüyor

31 Temmuz 2026 00:03see168

Fatih Terim’in suçu ne? Sözcü Gazetesi

31 Temmuz 2026 00:05see168

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Lübnan Silahlı Kuvvetlerine desteğimiz sürecek

30 Temmuz 2026 18:20see165

Bursa da Soruşturma: Bozbey ve 62 Sanık Yargılanıyor

31 Temmuz 2026 01:47see162

Donald Trump: Hamas silahsızlandırılacak Dış Haberler

31 Temmuz 2026 01:41see161

İsrail den beklenmedik Türkiye açıklaması! Netanyahu kafayı yiyecek: Türkler bölgeyi...

31 Temmuz 2026 19:09see148

TCMB den Döviz Dönüşüm Desteğine Yeni Düzenleme

01 Ağustos 2026 01:48see142
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları