Ankara24.com
close
up
Menu

Muhammed Emin Gül: Stadımızın olmayışı bir mazeret değildir!

Bir yılda 7 defa üst geçitten atlamak isteyen şahıs, bu defa inşaatın tepesine çıktı Adıyaman Son Dakika Haberleri Habertürk Yerel Haberler

Eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett tan seçim sonrası ilk açıklama: Hükümet kurmak için görüşmelere başladık bile

Ne sürünüyor ne zıplıyor: Bu yılan tekerlek gibi ilerliyor Sözcü Gazetesi

Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yılmaz, yeni dönemin yol haritasını açıkladı Manisa Haber Habertürk Yerel Haberler

Joao Pereira: Bizim için mükemmel bir maç değildi!

İsmail Kartal neden ayrıldı? Fenerbahçe nin yeni teknik direktörü kim olacak? İşte gündemdeki isimler Son Haberler

Fikret Bila SÖZCÜ ’de Sözcü Gazetesi

REPUBLIK TÜRKEI VON DER VERKAUFSSTELLE DER FRIEDENSGERICHTE ESKİŞEHİR

Fenerbahçe de teknik direktör gelişmesi! Aziz Yıldırım adayları belirledi

Beze sardığı kaldırım taşıyla telefoncu ve bankanın camını kırıp hırsızlık yapan şüpheli yakalandı; o anlar kamerada Hatay Son Dakika Haberleri Habertürk Yerel Haberler

Spordata da 7 saniyelik bahis gecikmesi 12 milyonluk zarara yol açtı, O.B. tutuklandı

Kararmayan muzlar market raflarında yerini almaya hazırlanıyor Sözcü Gazetesi

Husilerden Epstein hamlesi: Farklı cephede saldırı! Füze savaşının perde arkasında neler oluyor? Planda neler var?

Canlı yayında akılalmaz kaza! Sunucunun tekmesi modeli hastanelik etti

Arnavutköy’de çiçekçi dükkanı alev alev yandı

İsrail de Araplardan Ben Gvir e seçim gecesi mesajı: Yallah Ben Gvir

Kadir İnanır’ın Ordu’daki topraklarına ne olacak? İşte yapılan teklif

Antalya Kültür Yolu Festivali başlıyor! 9 gün boyunca konser, sergi ve gastronomi şöleni

AKP li vekil Asuman Erdoğan ın eşi de aralarında! Pasifik Holding in üç yöneticisinin mal varlıklarına tedbir Sözcü Gazetesi

‘Bir annenin çocuğu için yapabileceği şeylerin sınırı yok’

‘Bir annenin çocuğu için yapabileceği şeylerin sınırı yok’

Hurriyet sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com haber yayımlıyor.

Onunla en son oğlu Civan karnındayken buluşmuştuk. O zaman anneliğe gün saymanın heyecanını yaşıyordu. Bu sefer çekime yanında Civan’la geliyor. O da annesinin kucağında sık sık sohbetimize dahil oluyor hatta arada gülümseyerek adeta sözlerimizi onaylıyor. Funda Eryiğit doğum sonrası çok kilo vermiş, annelik de ona çok yakışmış, her zamanki gibi çok güzel. Başlıyoruz sohbete.

◊ İki buçuk sene önceki röportajımızda hamileydin. Civan şimdi 2 yaşında. Çocuğunu ilk kucağına aldığında ne hissettin?

Açıkçası çok hatırlamıyorum. Sadece doğumdan sonra ten tene temas olayında bir duygu yoğunlu-
ğu oldu, onu da nasıl tarif edeceğimi bilmiyorum. Ama sonra Civan sarılık önlemi için bir ışık tedavisi gördü. İşte orada, kapıdan çıkışını beklerken bir an var, onu hatırlıyorum, kendime “Bu daha önce hiç yaşamadığım bir his” demiştim. Çok değişik bir hasret duygusuyla bekliyor, kapının önünde ‘ne zaman çıkacak’ diye sürekli volta atıyordum. ‘Anneyim ben’ duygusu biraz tanıdıkça, zaman geçirdikçe, o büyümeye başladıkça, ilişki kurma kısmında gelişmeye başladı.

◊ Civan ismini nasıl seçtiniz?

Aslında aklımda iki isim vardı, bunlardan biri Civan’dı. Nereden duyduğumu hiç bilmiyorum ama Berkun’a (eşi Berkun Oya) söyledim. O da isme tutuldu, sonra “Çok mu erken karar verdik acaba, başka isimler de düşünelim” dedik ama Civan içimize çok sindi.

◊ En klişe annelik sorusunu sorayım; annelik hayatında neleri değiştirdi?

İşte bak bu ağlama sesi, mesela bunu değiştirdi (o sırada içeride Civan ağlamaya başlıyor). Onun dışında tabii hayat ritmin, başlı başına rutinlerin değişiyor. Ne zaman parka gidecek, ne zaman yemek yiyecek, gezmeye nereye gidelim, bunlarla geçiyor hayat...

◊ Sevdin mi anneliği?

Sevdim ya, bence iyi.

'Ölü Mevsim'

◊ Bu süreçte mesleğine de hiç ara vermedin...

Evet, aslında haftalık dizi çekimleri başlayana kadar daha rahat bir tempom vardı, ‘Timsah Ateşi’ oyununa devam ettim, Civan 7 aylıkken ‘Adsız Âşıklar’ı çektim, ‘Ölü Mevsim’in tanıtım süreci oldu. Dolayısıyla işimden kopmadım. Civan’ı da mümkün mertebe götürebileceğim her yere götürdüm, tıpkı buraya getirdiğim gibi. Dolayısıyla 'İşimi yapabilecek miyim' gibi bir kaygı yaşamadım. Ama ilk kez bu sefer haftalık bir diziyle yoğun bir tempo başladı (Bu sırada Civan da bize katılıyor. Funda’nın kucağında bizi dinliyor). Alıştık bu duruma, değil mi Civo? (Civan evet dercesine kafasını sallıyor.)

◊ Şimdi ekranda da bir anne karakterini canlandırıyorsun. Daha önce de anne karakteri oynadın. Gerçekten anne olduktan sonra oyunculuğuna yansıyan bir değişim oluyor mu?

Evet, özellikle gençlere bakışım çok değişti. Bir çocuk ya da genç gördüğümde daha anaç duygularla bakıyor, aşırı duygulanıyorum. Bu dizide çok fazla duygusal yoğunluklu sahneler çektik, buna maruz kalmaktan mı yoksa annelikle mi alakalı bilmiyorum ama, rol için ağlamaya başlayınca bir kanal açılıyormuş gibi, ağlamamı durduramıyorum gibi bir durum oluştu. Bunu ödül törenlerinde de
yaşıyorum. Mesela genç birileri ödül almaya sahneye çıkınca ağlıyorum.

‘Sen beni mahallede Civan’la gezerken gör’

◊ Bebek sahibi olmak evliliği nasıl etkiliyor?

Evliliği demeyeyim ama ilişkiyi etkiliyor. Oradaki dengeler de yeniden kuruluyor. Hayatındaki bütün ilişkilerinin, bütün yaşam şeklinin dengeleri yeniden yazılıyor gibi.

◊ Peki, tutku azalıyor mu?

Tutku, çocuk sahibi olmasan da sürekli olacak bir şey değil. Çocuk sahibi olmayanlar da
aynı tutkuyu 10 yıl nasıl devam ettirebilsin? Mümkün değil, işin doğasında yok. Tutku zaman zaman canlandırabileceğin bir şey. Çocukla beraber bir süre sonra o konuda da taşlar yerine oturmaya başlıyor.

◊ İki yıldır evlisiniz. Berkun yönetmen, yazıyor, sen zaten oyuncusun. Siz karı-koca olarak aşırı cool geliyorsunuz bana...

Ne gibi?

◊ Havalı, entel, ulaşılmaz...

Sen beni mahallede parklarda, marketlerde, kasaplarda Civan’la gezerken gör. Eşofman, tişört, kot, gömlek... Saç baş dağınık geziyorum.

◊ Kültür-sanat dolu bir ev mi sizinki?

Genelde çay içip o gün içinde sohbet ettiğimiz küçük bir anımız oluyor. Ben işimle ilgili bir şeyden bahsediyorum, Berkun yazdığı şeyleri anlatıyor. Bu ara çok başka şeyleri izlemeye, onların üzerinde konuşmaya çok da vaktimiz olduğunu söyleyemem.

◊ Sanat konuşurken eve birden bebek ve bebek bezi düştü...

Bizde çok öyle olmadı. Civan hep varmış, çok uzun zamandır buradaymış gibi... Zaman zaman da 'Bu çocuk nereden çıktı' gibi anlar yaşıyoruz ama genelinde hep buradaymış gibi. Hele ilk başlarda, bakıma da muhtaç olduğu için bütün odak noktanız bebek oluyor. Ne yapacağını bilmiyorsun, doğru mu yapıyorsun yanlış mı, kendine çok güvenin olmuyor, o aralar bende biraz daha sis bulutu.


‘Tanımadığım biriyle niye durup dururken aşırı samimi hallerde bulunayım?’

◊ 40’ların en başındasın. Bu sana ne hissettiriyor?

Çok yakında 41 olacağım. Psikolojik ve mental olarak, hiçbir şey değişmiyormuşçasına en rahat girdiğim yaşım 40 oldu sanırım. Sadece 35 yaşında 'Ne oluyor ya!' olmuştum ama onun dışında yaşla ilgili büyük beklentilerim ya da kayıplarım olmadı.

◊ Hayatta 'keşke'lerin mi çok, yoksa ‘iyi ki’lerin mi?

Aslında büyük bir fark yok ama az farkla keşkeler kazanıyor.

◊ Mesleki olarak reddettiğin ama keşke kabul etseydim dediğin şeyler oldu mu?

Öyle birkaç proje oldu ama öyle büyük bir keşke yaşamadım. Daha çok içine girip “Ya bu hiç düşündüğüm gibi olmadı” dediğim şeylerde o keşkeyi yaşadım. “Keşke kabul etmeseydim” benim için daha büyük bir keşke oluyor.

◊ Sence şimdiye kadar en yanlış anlaşıldığın şey ne oldu?

Yok sanırım.

◊ İnsanlar seni biraz mesafeli, soğuk sanıyor...

Evet, insanlarla hemen kaynaşmam.

◊ O duvarın sebebi ne?

O duvardan ziyade, bana tersi, birdenbire biriyle kaynaşmak değişik geliyor. Hele 20’li yaşlarda çok daha sahte gelirdi. İlk kez tanışır tanışmaz, birinin “Canım” falan demesi... Ne saçmalıyorlar derdim, daha keskindim. Yaşla birlikte daha yumuşadım. Ama yine de bence mesafeli olmak da bir samimiyet göstergesi. Tanımadığım bir insanla niye durup dururken aşırı samimi hallerde bulunayım? Tanırsın, birbirini seversin, kısa sürede kaynaşabilirsin, o da mesafelerle kurulan bir ilişki olur.

◊ Peki, bu durumda şöhret olmayı sevdin mi?

Sevip sevmemekle alakalı değil ama ben ilk bu başıma geldiğinde utanırdım. Şimdi onu biraz yönetmeyi öğrendim. Çünkü bu yaptığım şeyin bir sonucu. Bunu yok saymak mümkün değil. Mesela bir gün sokakta Berkun’la dolaşırken tanıdılar, fotoğraf çektirmek istediler, “Tabii” dedim. Sonra Berkun “Nasıl rahat ediyorsun” dedi, ben de “Tanımasalardı daha büyük bir sorun olabilirdi. Bu kadar iş yapıyorsun, kimse seni görmemiş ya da karşılık bulmamış olsa, o daha kötü” dedim. Dolayısıyla kimse seni tanımıyor veya seninle fotoğraf çektirmiyor olsa o daha büyük sıkıntı olabilirdi.

◊ Seni işlerin dışında pek görmüyoruz. Oyunculuk dışında tutkun ne?

Bunu geçen gün düşündüm, benim oyunculuk dışında bir tutkum yok ve bu beni çok üzdü. Yıllar önce de bunu düşünmüştüm hatta bir tenis macerasına atılmıştım, olmadı. Seramikle ilgileneyim dedim, çamurlarla falan oyalandım ama denediğim hiçbir şey oyunculuk kadar tutku duyduğum bir şey olmadı.

‘Güçlü kadınları canlandırmayı seviyorum’

◊ Başrolünde olduğun ‘Ölü Mevsim’ filmi, Altın Koza’da sana En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazandırdı ve film bir sürü başka ödül de aldı. Nasıl bir film?

‘Ölü Mevsim’ birbirine çok bağlıyken mahalle baskısıyla birlikte birbirlerine düşen iki kız kardeşin hikâyesi.

◊ Ben ekrandan para kazanayım, bağımsız filmlerde de özgürce sanatımı yapayım kafasında mısın?

Bence hepsi oyunculuk. Televizyon ya da para kazandıracak işler yaptığımda da aynı ciddiyetle yaklaşıyorum. Kitlelere ulaşabilmeyi seviyorum. Tabii hepsinin çalışma şekilleri, çalıştığınız insanlar değiştikçe oyunculukla da ilgili belli bazı teknikler değişiyor. Mesela televizyonda çok hızlı olmak zorundasın. Sinema filminde daha iyi bir prova sürecinden geçiyorsun, tiyatroda o prova süreci, oyunla da beraber devam eden bir çalışma süreci oluşturuyor.

◊ Yeni projelerin neler?

‘Ben Onun Annesiyim’ başlıyor. Canlandırdığım Ayşe ceza alıyor. Hapse girdiğinde bebeğini kayınvalidesine vermek durumunda kalıyor. 10 sene sonra çıktığında kayınvalidesi çocuğunu ona göstermiyor. Öğreniyor ki çocuğu evlatlık olarak verilmiş. Dolayısıyla Ayşe çocuğunun evlat verildiği eve önce bakıcı olarak girip çocuğuna yaklaşmaya, sonrasında da Kemal’i (Caner Cindoruk) tavlayarak çocuğuna üvey anne olmaya çalışıyor. Özellikle televizyonda, güçlü kadınları canlandırmayı seviyorum, bu kadının da oradaki kudreti ve neler yapabileceğini görmek beni heyecanlandırdı.

◊ Sen çocuğuna ulaşmak için sevmediğin bir adamı tavlamaya çalışır mıydın?

Bence bir annenin çocuğu için yapabileceği şeylerin sınırı yok.

◊ Çok zorlu bir kaynanası var Ayşe’nin. Senin kayınvalidenle ilişkin nasıl?

Çok iyi. Aşırı şanslıyım o konuda. Hiç Ayşe gibi değilim, kıyaslanamaz bile.

◊ Sen ‘Son Yaz’da da anneyi oynamıştın. Yaptığım röportajlarda oyuncular, ekranda erkekler yaş alsa da jönü oynarken, kadın oyuncuların belli bir yaşı aştıktan sonra anne rolüne uygun görülmesini eleştiriyor, sen ne diyorsun? Bir de orta yaş erkek oyuncularla kadın oyuncuların yaş farkı meselesi var...

Beni karakterin anne olup olmamasından ziyade hikâyesi ilgilendiriyordu. Ama dediğin şeye katılıyorum. Bu artık çok konuşuluyor. Belki de bu sayede önceden kadın başrol ya da kadın hikâyesi odaklı bir dizi bile yoktu, şu an neyse ki onlar artmaya başladı. Biraz umudum var. Çünkü Avrupa’da da dünyada da biraz bu durum evriliyor. Bunun yanında orta yaş üzeri erkek jönlerin yanında gencecik kızlar görmek... Bana rahatsızlık veriyor, seyirciye de rahatsızlık verdiğini düşünüyorum ve tepki de görüyor. Olgun kadın ve olgun erkek hikâyeleri de artık çoğalıyor.

‘Bir şey yapamadım, susup devam ettim’

◊ Çok güzelsin. 20’li yaşlardaki kadın oyuncuların estetikle birbirlerine benzemesi konuşuluyor. Sen özgün olmaktan mı yanasın, yoksa belli kalıplara girmekten mi?

Kesinlikle özgünlükten yanayım. Bu pompalamayı da biraz reklam, satış, ticaretin artık oyunculukta birinci plana konmasına bağlıyorum. Bence markalar sabit bir imaj üzerine gidiyor. Marka değerini bir karizma ya da bir özgünlükle birleştirmektense tamamen 'Nasıl hızlı ve rahat satarız'a odaklanmalarından kaynaklanıyor. Bunun yanında kültürel olarak artık çok daha başka bir hız ve başka bir tüketimde olmamız da etkili. Buna özellikle kadın oyuncuların düşmemesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü oyunculuk uzun vadeli bir şey. Bugün Nur Sürer’e, Zerrin Tekindor’a, Zuhal Olcay’a baktığımda hâlâ oyunculuk yapıyor olmaları, o özgünlüklerini koruyup oyunculuk adına düşünüyor olmalarından kaynaklanıyor. Bu işi uzun vadeli yapmak istiyorsanız uzun vadeli bir kariyer planlaması yapmak ve dolayısıyla özgün olmak durumundasınız.

◊ 25 yıldır bu işi yapıyorsun. Son dönemde ifşalar ve ‘MeToo’ hareketi gündemde. Kadınlar bu konularda sesini daha rahat çıkarıyor. Sen hiç setlerde psikolojik, fiziksel şiddete maruz kaldın mı?

Tabii. Türkiye’de hangi kadını çevirirseniz çevirin, hangi meslekten olurlarsa olsunlar, taciz, sözlü taciz, psikolojik ya da fiziksel şiddete mutlaka uğramıştır. Bunu yaşamadığını söyleyebilecek bir kadın yok.

◊ Sen maruz kaldığında ne yaptın?

Bir şey yapamadım, susup devam ettim. Ama ‘MeToo’ hareketini aşırı değerli buluyorum. Çok iyi bir gelişim ve çok iyi bir basamak olarak görüyorum, çünkü artık biraz korkuyorlar bunun ifşa olmasından.

Durumu takip etmeye devam edin, Ankara24.com her zaman en yeni haberleri sunuyor.
seeGörüntülenme:148
embedKaynak:https://hurriyet.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 18 Ekim 2025 08:16 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Muhammed Emin Gül: Stadımızın olmayışı bir mazeret değildir!

28 Ekim 2026 00:01see169

Bir yılda 7 defa üst geçitten atlamak isteyen şahıs, bu defa inşaatın tepesine çıktı Adıyaman Son Dakika Haberleri Habertürk Yerel Haberler

28 Ekim 2026 01:24see158

Eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett tan seçim sonrası ilk açıklama: Hükümet kurmak için görüşmelere başladık bile

28 Ekim 2026 02:21see149

Ne sürünüyor ne zıplıyor: Bu yılan tekerlek gibi ilerliyor Sözcü Gazetesi

28 Ekim 2026 00:27see149

Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yılmaz, yeni dönemin yol haritasını açıkladı Manisa Haber Habertürk Yerel Haberler

28 Ekim 2026 02:08see149

Joao Pereira: Bizim için mükemmel bir maç değildi!

28 Ekim 2026 00:01see148

İsmail Kartal neden ayrıldı? Fenerbahçe nin yeni teknik direktörü kim olacak? İşte gündemdeki isimler Son Haberler

27 Ekim 2026 21:01see148

Fikret Bila SÖZCÜ ’de Sözcü Gazetesi

27 Ekim 2026 03:39see145

REPUBLIK TÜRKEI VON DER VERKAUFSSTELLE DER FRIEDENSGERICHTE ESKİŞEHİR

28 Ekim 2026 00:01see145

Fenerbahçe de teknik direktör gelişmesi! Aziz Yıldırım adayları belirledi

27 Ekim 2026 22:31see142

Beze sardığı kaldırım taşıyla telefoncu ve bankanın camını kırıp hırsızlık yapan şüpheli yakalandı; o anlar kamerada Hatay Son Dakika Haberleri Habertürk Yerel Haberler

27 Ekim 2026 20:10see141

Spordata da 7 saniyelik bahis gecikmesi 12 milyonluk zarara yol açtı, O.B. tutuklandı

27 Ekim 2026 17:12see141

Kararmayan muzlar market raflarında yerini almaya hazırlanıyor Sözcü Gazetesi

27 Ekim 2026 21:53see140

Husilerden Epstein hamlesi: Farklı cephede saldırı! Füze savaşının perde arkasında neler oluyor? Planda neler var?

28 Ekim 2026 07:32see140

Canlı yayında akılalmaz kaza! Sunucunun tekmesi modeli hastanelik etti

28 Ekim 2026 08:20see139

Arnavutköy’de çiçekçi dükkanı alev alev yandı

27 Ekim 2026 22:52see139

İsrail de Araplardan Ben Gvir e seçim gecesi mesajı: Yallah Ben Gvir

28 Ekim 2026 00:58see139

Kadir İnanır’ın Ordu’daki topraklarına ne olacak? İşte yapılan teklif

27 Ekim 2026 22:41see139

Antalya Kültür Yolu Festivali başlıyor! 9 gün boyunca konser, sergi ve gastronomi şöleni

28 Ekim 2026 17:34see139

AKP li vekil Asuman Erdoğan ın eşi de aralarında! Pasifik Holding in üç yöneticisinin mal varlıklarına tedbir Sözcü Gazetesi

28 Ekim 2026 01:53see138
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları