Bilinçli farkındalık alışkanlığı oluşturmanın basit yolları
T24 sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com haber yayımlıyor.
Farkındalık pratiği, düzenli uygulandığında zihinsel dengeyi güçlendiriyor ve günlük hayatta daha sürdürülebilir hâle geliyor. Mindful tarafından hazırlanan çalışmada, her gün saatler süren meditasyonlar yerine kısa ama düzenli uygulamaların alışkanlık oluşturma açısından daha etkili olduğu vurgulanıyor.
Çalışma, farkındalık pratiğine yeni başlayanların yanı sıra bir dönem meditasyon yapıp ara verenlere de sesleniyor. Günlük hayatın temposu içinde farkındalığı sürdürmenin mümkün olduğunu belirten rehber, birkaç dakikalık uygulamaların bile anlamlı etkiler yaratabildiğini aktarıyor.
Günlük hayatta iyi niyetle başlanan pek çok değişiklik, yapı eksikliği nedeniyle sürdürülemiyor. Basit ve tekrar edilebilir bir düzen kurulmadığında, yeni niyetler kısa sürede eski alışkanlıklara yenik düşüyor.
Her gün aynı zamanda yapılan kısa bir farkındalık pratiği, zihnin bu davranışı otomatikleştirmesini sağlıyor. Çalışmaya göre, beynin hatırlaması gereken tek bir net davranış olması, karar yorgunluğunu azaltıyor ve sürekliliği artırıyor.
TIKLAYIN |
“En önemli an, oturup yapmaya karar verdiğiniz andır”Meditasyon öğretmeni ve yazar Sharon Salzberg, düzenli pratiğin neden belirleyici olduğunu şu sözlerle anlatıyor:
“Mediasyon öğretmenlerimden biri, meditasyon pratiğinizdeki en önemli anın, oturup onu yapmaya karar verdiğiniz an olduğunu söylemişti. Çünkü tam o anda kendinize değişime inandığınızı, kendinize özen göstermeye inandığınızı söylersiniz ve bunu gerçek kılarsınız. Farkındalık ya da şefkat gibi bir değeri soyut olarak taşımakla kalmaz, onu gerçekten hayata geçirirsiniz.”
Bilimsel bulgular kısa ama düzenli pratiği destekliyorSinirbilimci Amishi Jha, ABD silahlı kuvvetlerinde aktif görev yapan askerlerle yürüttüğü çalışmalarda farkındalık pratiğinin dikkat üzerindeki etkisini inceledi. Jha’nın araştırmaları, haftada beş gün en az 12 dakika meditasyon yapan kişilerin yoğun stres altında bile dikkatlerini koruyabildiğini gösterdi.
Jha, Peak Mind adlı kitabında bu sonucu şöyle aktarıyor:
“Bu, ‘eğitime maruz kalmanın her türlüsü faydalıdır’ denebilecek bir durum değildi. Fayda sağlamak için düzenli pratik gerekiyordu.”
Kısa uygulamalar da güçlü etki yaratıyorAraştırmalar, farkındalık pratiğinin mutlaka uzun sürmesi gerekmediğini ortaya koyuyor. Çeşitli çalışmalar, beş ila on dakikalık uygulamaların da zihinsel sağlık üzerinde anlamlı etkiler yarattığını gösteriyor.
2024 yılında The British Journal of Health Psychology dergisinde yayımlanan rastgele kontrollü bir çalışmada, dünyanın farklı bölgelerinden katılımcılar her gün yalnızca 10 dakika farkındalık pratiği yaptı. Araştırmanın sonunda bu gruptaki katılımcılar, kontrol grubuna kıyasla daha iyi bir iyilik hâli bildirdi; depresyon ve kaygı düzeyleri de daha düşük çıktı.
Bilim yazarı Misty Pratt, mevcut literatürü şu sözlerle özetliyor:
“Farkındalık temelli programlara dair 200’den fazla çalışmanın incelendiği bir meta-analiz, daha büyük dozların daha faydalı olduğuna dair bir kanıt bulamadı; daha iyi faydaların sıklık ve tutarlılıkla ortaya çıktığı görüldü.”
Çalışma, farkındalığı katı kurallara bağlı bir teknik olarak değil, yargılamadan şu ana dikkat edebilme kapasitesi olarak ele alıyor. Geleneksel yaklaşımların bilimsel temellere dayandığı kabul edilirken, kişisel deneyime uyum sağlayan pratiklerin de önem taşıdığı belirtiliyor.
Travma-duyarlı yaklaşımlar, nöroçeşitliliği gözeten uygulamalar ve kültürel bağlamı dikkate alan yöntemler, farkındalık pratiğinin farklı bireylerde farklı biçimlerde gelişebileceğini ortaya koyuyor.
TIKLAYIN |
“Mükemmel olmak gerekmez, düzenli olmak yeterlidir”Çalışmada, meditasyonun yalnızca ideal koşullarda yapılabilecek bir uygulama olmadığı vurgulanıyor. İş, aile ve sosyal yaşamın yoğunluğu içinde pratiği sürdürmenin mümkün olduğu belirtiliyor.
Çocuk doktoru ve yazar Dr. Mark Bertin, bu yaklaşımı şu sözlerle ifade ediyor:
“Resmî bir farkındalık pratiği, belirli nitelikleri geliştirmeyi hedefliyorsak, onlara günlük hayatta daha kolay erişebileceğimizi kabul etmektir. Daha farkında, daha tepkisiz, duygusal olarak dengeli, şefkatli ya da başka herhangi bir şey olmak istiyorsanız, çaba gerekir. Mükemmel olmayı gerektirmez.”
Zihnin dağılması başarısızlık olarak görülmüyorÇalışma, zihnin dağılmasını pratiğin doğal bir parçası olarak ele alıyor. Dikkatin nefesten kopup düşüncelere kaymasının bir hata değil, farkındalık için bir fırsat olduğu aktarılıyor.
Dr. Mark Bertin, bu durumu şöyle açıklıyor:
“Zihin her zaman meşguldür. Gün boyunca dikkatimizi ve farkındalığımızı başka yerlere çeken şeyler olur ve her ne zaman nefese dönersek, bu bir farkındalık anıdır, bir niyet anıdır.”
Farkındalık öğretmeni ve koçu Caren Osten Gerszberg ise yargılayıcı düşüncelerle ilişkiye dikkat çekiyor:
“Farkındalık, yargılayıcı düşünceleri fark edip kabul etmede, bu düşüncelerin olumsuz duyguları yoğunlaştırmasını engellemede faydalı bir rol oynar.”
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:94
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 09 Ocak 2026 15:36 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















