Bilginin yeniden düzenlenmesi: British Museum’da Filistin adı siliniyor Selçuk Türkyılmaz
Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.
Geçen hafta sonu British Museum’da Filistin adının sergilerden kaldırıldığını öğrendik. Bundan sonra müzede yer alan panolarda ve haritalarda Filistin adına yer verilmeyecekmiş. Haberlerde bu yönde bir adımın atılmasında Siyonist lobilerin etkili olduğu bildiriliyor. Fakat uzun bir zamandır Siyonist lobilerin kendi gücüyle böyle önemli kararlar alınmasına yol açamayacaklarını ifade etmeye çalışıyorum. Dolayısıyla British Museum’da Filistin adının kaldırılmasına yönelik adımı da Siyonist lobilerin marifetine indirgemek doğru olmayacaktır. Nitekim British Museum, İsrail’in Batı Şeria’da “arazi kayıt süreci başlatarak Filistinlilerin topraklarını gasp etmeyi resmî hâle getirme” kararından hemen önce bu adımı attı. Müzenin kararını İngiltere’nin Doğu Akdeniz ve İslam’ın merkez coğrafyası siyasetinden ayrı düşünmek neredeyse imkânsızdır. Zira British Museum ve genel olarak İngiltere, Fransa ve ABD müzeleri Batı ülkelerinin kolonyal tarihinin mirasıdır. Hatta müzecilik üzerine yapılan çalışmaların önemli bir kısmında ifade edildiği gibi müzeler de kolonyal imparatorlukların azametini ve tasarımlarını yansıtması için 19. yüzyılda ortaya çıkmıştı. Bu sebeple kolonyal müzeleri modern imparatorluklardan ayrı düşünemeyiz. Burada elbette British Museum’ın Filistin adını niçin sildiği sorusuna bir cevap bulmamız gerekiyor. Bu adımın bir anlamının olması gerekiyor.
Kolonyal imparatorlukların dünya sergilerini, müze ve benzer kurumları, modern kütüphaneleri ve hatta haritaları bilginin yeniden düzenlenmesi bağlamında ele almak oldukça önemlidir. Fakat bunların içinde British Museum hadisesinin canlılığı dolayısıyla özellikle sergiler ve müzelerle ilgili birkaç tarihi hadiseye atıfta bulunmamız gerekiyor. 1930’larda Afrika kolonilerinden getirilen çocuklar dahi gösteri amaçlı olarak sergilenmişti. Fransa’nın Afrika kolonilerinden görseller ya da İngiliz kolonilerinden getirilen eşyalar farklı amaçlarla birçok defa kullanılmıştı. Hatta reklam panolarında dahi kolonilerle ilgili görsellere yer verilirdi. Bizde sömürü kavramından hareketle “istifade ve istismar” anlamları düşünce dünyamız üzerinde sınırlayıcı bir etkiye sahip olduğu için kolonileştirmenin azameti ve tasarımlar üzerinde çok durulmuyor. Hatta kabahati kendimizde arama gayesi ile kolonyal düzenleme ve tasniflerin düşünce dünyaları üzerindeki etkisine de yaygın bir eleştiri getirilmiyor. Bunun yerine içe kapanmamıza yol açacak kavramsal çerçeveye maruz kalıyoruz. Fakat British Museum’ın Filistin adını silme girişiminde görüldüğü gibi Batı Avrupa ülkelerinin kolonyal mirası, hareketsiz ve durağan kültür ve coğrafyalar üzerindeki imparatorluk azametini gösteren unsurlardan ibaret değildir. Filistin adı geçmişte olduğu gibi imparatorluk adına bir şeyleri göstermiyor; tam aksine bütün yıkımlara, soykırımlara ve sürgünlere rağmen Filistinlilerin varlığına ve direnişine dair çok güçlü mesajlar veriyor. Dolayısıyla İngiliz müzesinden Filistin adının silinmesini Siyonist Yahudilerin gücüyle izah etmek hadiseyi bağlamından koparıp başka bir alana taşımak anlamına gelir.
Müzeler, sergiler, arşivler, kütüphaneler ve benzer kurumlar imparatorluk azametini ve tasarımlarını gösterirken veya bunlara kaynaklık ederken kolonilerden toplanan şeylerin varlığı ve bunların adları herhangi bir sorun doğurmuyordu. Hindistan veya Filistin’le ilgili en ayrıntılı haritaların imparatorluk dönemlerinden kalmasına şaşırmamak gerekir. Hafıza mekânları gibi tanımlara biraz mesafeli durduğumu ifade etmek isterim. Kolonyal miras şeyleri istenilen biçimde tasnif etmeye imkân veriyordu ve şeyler hareketsiz kılındığı için kendi başına bir anlama sahip olamıyordu. Fakat bu düzenleme biçiminin eskisi gibi kalmadığını anlıyoruz. Biçimi değişime zorlayan yeni bir durum olduğu muhakkak. Filistin adının İngilizlere ve Siyonist Yahudilere rahatsız edici bir şeyler söylediği çok açıktır. Bu adın müzeden kaldırılmasının bu rahatsız edici durumdan kaynaklandığını söyleyebilirim. Çünkü Filistin adı bugün Filistin’de yaşayan Filistinlilere atıfta bulunmakta ve bir canlılığa işaret etmektedir. Bu da British Museum’ın varlığı ile tezat oluşturmaktadır.
İkinci Dünya Savaşından sonra Batı Avrupa ülkelerinde ve özellikle Anglosakson dünyada oryantalist çalışmalarda Siyonist Yahudilerin ezici bir hâkimiyeti vardı. Onlar Filistin’le ilgili kolonyal tasarımlarda Filistinlileri yok saymışlardı. Fakat Filistinliler hiçbir zaman yok olmadı. Şimdi de Filistin adını yok saymaya çalışıyorlar. Hadiseler Filistin adının da yok olmayacağını gösteriyor.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:50
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 19 Şubat 2026 04:03 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar


















